![]() |
|
|
|
#1 (permalink) |
|
CANIM SEVGİLİM
Sauna'ya giden bir grup genc erkek, soguk havuzda dinlenirlerken bir cep telefonu calar. Bir adam telefonu acar. Ortam cok gurultuludur; telefonun obur ucundaki kadin sesini zorlukla duyar. Sevgilim. Meltem'le disardayim. Biraz once cok guzel bir kurk gordum. 400 milyon liracik. Senin kredi kartindan alabilir miyim? N'oooolur, alabilir miyiiiiimmmm? Tabi canim. Al. Ah sevgilimmmm! Cok sekersin. Biseycik daha var ama kizmayacaksin, degil mi? Hayir, kizmam...Buraya gelmeden once Akmerkez'deydik. De Beers'de bir tane tek tas pirlanta yuzuk gordum. Cok guzeldi sevgilim. Butun arkadaslarimda var. Senin kredili kart hesabindan alabilir miyim? 650 milyon liracik. Gelecek ay ikramiye alacaksin. O zaman odersin. N'ooooluuurrrr. Alabilirmiyim?" Peki, al canim. Sevgilim benim. Bi tanem. Cok sekersin. Bu aksam sana harika bir gece yasatacagim. Caniiiim, bi sey daha var. Ama kizarsin diye korkuyorum... Kizmam, soyle bakiyim. Son kazadan sonra arabamdan iyice sogudum. Galeride bi tane Peugeot 206 gordum sevgilim. Cok guzeldiiii... 9 milyara birakacak. Senin adina bankadan bi kredi actirsak diyorum sevgilim. Nuran'in kardesi bankada sube muduru... Kefil-belge-imza falan istemiyor, sen tamam dersen hemen yapicak islemleri. N'ooolurrrr sevgilim, seni cok seviyorum....Peki, peki. Tamam. Olur. Al bakalim.Tatli sevgilim benim. Canim sevgilim. Seni coook seviyorum. Hadi by, aksama gorusuruz.Genc adam telefonu kapatir ve arkadaslarina sorar: Bu telefon kimindi yahu?... - TETANOS Seksenlik koca, evden çıkmak üzere paltosunu giyerken onu gören yaşlı karısı seslenir: Bu saatte nereye gidiyorsun? Doktora gidiyorum Ne oldu? yine neren agrıyor? Yaşlı adam sırıtır: Yok hanım yok, doktora söylicem bana bi VIAGRA yazsın Bunu duyan kadın ayaga kalkar ve o da sokaga çıkmak için hazırlanmaya başlar. Ihtiyar şaşırır: Eee hanım, sen nereye? Doktora gidiyorum der ve adamın şaşkın bakışları altında devam eder: Eger o eski, paslı şeyi benim üzerimde kullanacaksan ben de tetanos ignesi yaptırayım bari..! - MUTLULUK Büyük bir kedi, kuyruguyla oynayan küçük bir kediye sormus: "Neden kuyrugunu kovaliyorsun?" Yavru kedi yanit vermis: "Bir kedi için en güzel seyin mutluluk, mutlulugun da kuyrugum oldugunu ögrendim. Bu nedenle onu kovaliyorum, yakaladigimda mutluluga kavusacagim. "Bunun üzerine yasli kedi söyle demis: "Gencken ben de mutlulugun kuyrugum olduguna karar vermistim. Ama sunu farkettim; ne zaman onu kovalasam benden uzaklasiyor, ne zaman kendi isime baksam hep pesimden geliyor." - PERFORMANS Adamin biri, seks hayatindaki sorununa çare bulmak için doktora gider ve sikayetlerini anlatir: Doktor bey, bana bir seyler oluyor. Sevisirken bir sicak basiyor, terliyorum, bir soguk basiyor, üsüyorum. Yapilan tahlillerde hiçbir sey çikmamasi üzerine, doktor kütüphanesindeki tüm tip kitaplarina bakar ve benzer bir olguya rastlayamaz. Adama hitaben: Beyefendi, bir de esinizi çagirip onunla konusalim...Ertesi gün, adamin esi gelince doktor durumu kadina anlatir: Sevisirken esiniz bir terliyormus, bir üsüyormus. Kadin: Aman körolasica herif, bir Agustosta sevisir, bir de Ocakta!!! - BEKARET KEMERİ Sovalyelerin gozupek oldugu eski zamanlarda bu sovalyelerden biri Hacli Seferlerine cikmaya karar verir. Yola cikmadan once kahyayi yanina cagirir: Hacli Seferlerine katilacagim. Karimin bekaret kemerini sana veriyorum. Sana guveniyorum. 10 yil icinde donmezsem anahtari kullanabilirsin. Sovalye bastan asagi donanir, tozlu yollara revan olmadan once donup son bir kez satosuna bakar. Birden kahyanin, bagirarak nefes nefese satodan disari kostugunu gorur: Durun! Durun! Majesteleri. Oh, iyi ki size yetisebildim. Yanlis anahtar vermissiniz. - İNTİKAM Bir Yüzbaşı ile emir eri bir trende yolculuk ediyorlar. Aynı kompartmanda çok alımlı bir kız ile annesi de var. Başka kimse yok. Bu iki grup birbirlerini tanımasa da yolculuk sırasında tanışırız diye çok yakın oturmuşlar. Derken tren bir tünele giriyor, ortalık kararıyor. Bir öpücük sesi ve ardından -şırraaak- diye çok şiddetli bir toktat sesi duyuluyor. Tren tünelden çıkıyor. Ortalık aydınlanınca herkes şaşkın şaşkın ne oldu diye birbirine bakıyor. Genç kız düşünüyor; (Salaklar benim yerime annemi öperlerse, işte böyle annemden şamarı yerler..) Kızın annesi düşünüyor; (Aferin benim kızıma, askerlerden biri kızımı öptü ama, tokatıda hemen yedi..) Yuzbaşı düşünüyor; (Ulan bizdeki şansa bak, bizim asker kızı öptü, tokadı ben yedim..) Ve Asker kıs kıs gülüyor; (Komutanım'dan intikamımı nasılda aldım Havaya bir öpücük yüzbaşıya bir tokat!!) - YARDIM Temel bir gün dağda giderken ayağı kayar ve uçuruma düşer. Başlar bağırmaya: "Kimse yok miduur? Kimse yokmiduur?" Böyle bağırırken gece olur. Tanrı bakar kulu çok acı bağırıyor, kendi kendine: "Şu kulum düzelirim desin kurtaracağımm yahu." Neyse gökten bir ses, Temel'e: "Ben tanrıyım, sen kulum! Ömrün boyunca içki içtin, kumar oynadın, zamparalık yaptın, bunları bırakacağına bana yemin et seni kurtaracağım" der Temel düşünür ve başlar: "Başka biri yok miduur? Başka biri yokmiduur?" - GEÇEN SENE Genç is adami uçaga binmek üzere havaalanina gelir ve bilet kontrolü yapilan masaya giderek, elindeki valizleri teslim eder. Görevli; "Biletinizi alabilir miyim?" Adam biletini verir ve ekler; "Biletimden göreceginiz gibi New York'a gidiyorum. Ancak, verdigim yesil valizin Londra'ya, mavi olanin da Paris'e gitmesini istiyorum". Görevli kiz saskinlikla; "Özür dilerim, ancak bunu yapmam mümkün degil". Bunun üzerine genç adam; "Bunu duyduguma çok sevindim. Geçen sene yapmistiniz da! - REFERANS BOL Arkadaslari isadamini evlendirmek istiyorlar. Sonunda uygun bir hanim bulunuyor ve isadamina haber veriliyor. "Ben isadamiyim", diyor adam, "Numune görmeden böyle bir ise karar veremem." Genc kadina durumu iletiyorlar: "Ben de is kadiniyim", diyor hos hanim, "Numune veremem ama istedigi kadar referans gösterebilirim " - KÖTÜ BIR HABER VERMENIN EN AKILLICA YOLU NEDIR?... Istanbul'da üniversitede okuyan genç kiz Ankara'daki babasina telefon etmis: "Baba, meraba. Ben Lale...." "Ooooo. Güzel kizim benim. N'abersin bakalim?..." "Hiç sorma babacigim. Hiç keyfim yok valla..." "Hayirdir? Bi sorun mu var?...Kiz aglamaya baslar; babasi ise üzüntü ve meraktan kafayi yemektedir: "N'ooldu kizim? Anlatsana..." "Murat evi terketti. Bosanmak istiyormus..." "Ne evi lan? Ne bosanmasi? Sen ne zaman evlendin de bosaniyorsun?..." "Hani senin hiç hoslanmadigin esrarkes çocuk vardi ya. Ben onunla evlendim." "Iyi halt ettin, zilli. Neyse, artik yapacak bi sey yok. Versin mahkemeye, hemen bosanin..." "Bosanalim ama benden 10 milyar istiyor. Eger vermezsem, iyi zamanlarimizda çektigi çiplak fotograflarimi Internetten herkese yollayacakmis...." "Püüh. Rezil... Çiplak fotograf çektirdin, öyle mi?" "Ama babacigim. O benim kocamdi. Ne biliyim böyle bir pustluk yapacagini." "Peki. Olan olmus artik. Yarin havale ederim parayi...Ögleden sonra Bankaya gidip çekersin; sonra da alip yakarsin o kahrolasi fotograflari..." "Sagol baba. Eeee. Sey...Bi de kürtaj için 2 milyara ihtiyacim var..." Adam artik iyice fenalasir. Boguk bir sesle konusur: "Kürtaj mi? Bi de hamile mi kaldin o çocuktan sen?..." "Aslinda ondan degil... Zenci bi çocuk vardi...Zaten o yüzden ayriliyoruz ya...." Adam bayilmak üzeredir. Nabzi yükselir, tansiyonu düser, artik inleyerek konusmaktadir: " Biz seni oraya okumaya yollamistik. Sen ne haltlar çevirmissin. Allahim. Nedir bu basimiza gelenler...Okulu bititir bitirmez Ankara'ya dönüyorsun, yoksa kirarim bacaklarini..." "Istersen hemen dönebilirim babacigim. Ben geçen yil okuldan atildim çünkü..." Adam masanin üzerindeki soguk su dolu sürahiyi basindan asagiya devirir ve ancak bu sekilde konusmasini sürdürebilir: "Okuldan mi atildin? Hani birlikte avukatlik yapacaktik, zilli?...Eh ulan? Sen hele bi gel buraya. Ben sana yapacagimi bilirim. Evden disariya adim attirmiycam sana. Ilk isteyenle de evlendiricem...." "O is zor be baba. Biliyorsun, moda oldu, artik evlenmeden önce esler birbirlerinden saglik raporu istiyorlar... Pek iyi bi rapor sunacagimi zannetmiyorum ben..." "Allahim, çildiracagim... Bir de cinsel hastaliklar haaa.....Kesin o zencidendir..." "Çok pis arkadaslari vardi. Bilmem artik hangisinden kapmisimdir..." Güm diye bir ses duyulur. Adam kisa bir süre için kendinden geçmistir; ancak hemen kendisini toparlayip tekrar telefonu alir. "Hemen bu aksam dayini yolluyorum oraya. Seni alip gelecek. Adresini ver bakiyim..." " Mahmutpasa Karakolu'ndayim... Gelirken kefalet için de biraz para getirsin yaninda..." "Karakol mu?...Bi de karakola mi düstün layyynnn? Ne yaptin?...." "Dün kafam çok bozuktu, çok içmisim. Araba kiralayip dolasmaya çiktim. O kafayla Arnavutköy'de kokoreççi dükkanina girdim. Ama neyse ki kimse ölmedi. Dükkan sahibiyle kiralik araba firmasina biraz para vermek gerekir sanirim..." Adam artik iyice fenalasmistir. Hatta fenalasmak ne kelime; adeta kahrolmustur. Telefonda kisa bir sessizlik olur. Kiz tekrar konusmaya baslar: "Babacigim. Sakin üzülme. Bütün bunlar bir sakaydi. Ben sadece sinifta kaldigimi söylemek için aramistim..." Bunun üzerine adam sevinçle ve mutlulukla haykirir: "Canin sagolsun be güzelim, bosveeerrr. Okul da neymis? Hiç mühim degil, tatli canin sagolsun senin...." - AFRIKA Bir adam ucagiyla Afrika'nin uzerinde gezerken birden ucagi arizalanir ve ormanlik bir alana duser. Adam ne yapayim ne yapayim diye dusunurken birden bir Afrika kabilesinin ona dogru yaklastigini gorur. Adam icinden "Iste simdi boku yedik" der. O anda dusuncesinde Nur yuzlu dedenin sesini duyar. Hayir evladim boku yemedin. Peki ne yapmam gerek. Suradaki mizragi goruyor musun? Evet. Al onu ondeki renkli giysili adamin tam kalbine batir. Adam mizragi alir ve adamin tam kalbine batirir. Evladim iste simdi boku yedin. NASIL DÜNYAYA GELDIM? Ali babasina sormus: Baba ben nasil dünyaya geldim? Gece annenle yatmaya gittigimizde yatagin çevresine seker koyduk. Sabah kalktigimizda sen gelmistin. Bu fikir Ali'nin ilgisini çekmis ve denemeye karar vermis. Yatarken yataginin çevresine seker koymus. Sabah bütün karinca, böcekler, vs yatagin çevresindeymis. Ali: Ulan demis, simdi size elimin tersiyle bir korum. Ama baba yüregi iste! NE GİYERSEN GİY! Adamı, vergi dairesine çağırmışlar.. Yanında bütün defterlerini ve hesaplarını da getirmesini istemişler.. Adam korku içinde, mali danışmanına gitmiş.. Sormuş: Vergi dairesine giderken nasıl giyineyim?. Ne tür bir izlenim bırakırsam, bana daha az vergi cezası keserler? Mali danışman öğüt vermiş: En eski elbiselerini giy.. Yoksul, muhtaç bir görüntü ver ki, sana az ceza kessinler.. Adam güvenemeyip, bir de avukatına danışmış.. Avukat, mali müşavirin tam tersi bir öğüt vermiş: En yeni, en pahalı elbiseni giy.. Güvenli, kendinden emin bir görüntü ver ki, az ceza kessinler vergiciler.. Adamı bu öğütler tatmin etmemiş.. Aklına güvendiği, filozof bir arkadaşına aynı soruyu sormuş.. Bu akıllı arkadaş bir hikaye anlatmış.. Şöyle demiş: Bir gelin, zifaf gecesi ne giymesi gerektiğini bir arkadaşına sorar.. O da, gırtlağa kadar kapalı, koyu renk bir gecelik giymesini tavsiye eder.. Bir başka arkadaşı ise, dekolte, şeffaf bir gecelik giymesini söyler.. Vergi dairesine giderken ne tür bir elbise giymesi için arkadaşından öğüt bekleyen adam, bu hikayeyi dinledikten sonra, sorar: Zifaf gecesi ne giyeceğini bilemeyen gelinle, vergi dairesine giderken ne giyileceğini soran benim aramda ne gibi bir ortak yan var ki? Adamın akıllı arkadaşı gülerek, izah eder: Ne giyersen giy, başına gelecek şey aynıdır.. 4 MÜHENDİSLER Bir makine mühendisi, bir elektrik mühendisi ve bir de bilgisayar mühendisi binmişler bir arabaya gidiyolar. Yolun yarısına geldiklerinde araba bozuluyor ve makine mühendisi 'ben hallederim' deyip yatıyor arabanın altına, bi kaç yere çekiç vuruyo, vida sıkıyo falan, biniyorlar arabaya, hala bozuk. Bu sefer elektrik mühendisi hemen atlıyo, 'bana bırakın' diye. Kabloları kontrol ediyo, elektrik aksamına bakıyo, biniyolar arabaya ama tık yok gene. Makina ve elektrik mühendisi bilgisayar mühendisine dönüyorlar. sıranın kendisine geldiğini anlayan bilgisayar mühendisi: -eee..şey...arabadan çıkıp bi daha girsek? Bu sırada elemanlarla ilgili gözlemlerini sürdüren endüstri mühendisi, etüd çalışmaları sonucunda her üç elemanın da verimsiz çalıştığına kanaat getirerek üçünü de arabadan indirir ve direksiyona geçerek diğerlerine arabayı ittirir. - OĞLUM BENİM Genç bir adam süpermarkette dolaşırken yaşlı bir kadının kendisini izlediğini fark eder. Fazla umursamadan alışverişine devam eder. Bir şeyler alır ve kasaya gelir. Bu sırada yaşlı kadın adama: "Size bakmamdan rahatsız oldunuz ama yeni ölen oğluma çok benziyorsunuz bu yüzden size bakıyorum" der. Bunun üzerine adam üzülerek: "Oğlunuzu kaybetmenize çok üzüldüm. Yapabileceğim bir şey varsa çekinmeyin söyleyin." Der Yaşlı kadında "Marketten çıkarken bana güle güle anne derseniz bu beni çok mutlu eder." Ve kadın marketten çıkar. Adam da ona "Güle güle anne" diyerek veda eder. Kasadaki tezgahtar alışverişinin 100 milyon tuttuğunu söyler. Adam şaşırır ve "Ama nasıl olur ben sadece bir kaç ufak şey aldım." diye çıkışır. Bunun üzerine tezgahtar kız "Anneniz onun aldıklarını da sizin ödeyeceğini söyledi." 3 ARKADAŞ Adanali Cemal, Kayserili Kemal ve Temel bu uc arkadas Bogaz Koprusunde tamir yapiyorlarmis ve karilarida bunlara yemeleri icin bir seyler hazirliyormus. Ama hep ayni seyler. Kayserili yemek torbasini aciyor pastirmali ekmek. Adanali aciyor kofte ekmek. Temel aciyor ekmek arasi hamsi. Bu hep boyle devam ediyormus. Neyse gunlerden birgun bunlarin canina tak etmis ve demisler yine ayni seyleri hazirladilarsa kendimizi kopruden atalim. Adanali bakmis ekmege kofteli hop assaga atlamis, Kayserilininki de pastirmali,oda atlamis asagi. Temel bakmis hamsili, o da dayanamamis ve atlamis.Bunlarin evlerinde de agit yakiliyormus. Adanalinin karisi: Vah zavalli kocacigim kofte ekmegi ne cok severdi hep kendi ellerimle hazirlardim. Kayserili Vah zavalli kocacigim pastirmali ekmegi ne cok severdi hep kendi ellerimle hazirlardim Karadenizli ise Vah zavalli kocacigim hamsi + ekmegi ne cok severdi her sabah kalkip kendi hazirlardi.. KARISIKLIK Temel oksurukten Dursun da kabizliktan sikayetcidir. Beraber doktora giderler. Doktor Temel'e oksuruk surubu Dursun'a da mushil verir. Bunlar ilaclari karistirirlar. Bir hafta sonra doktor Temel'e: Nasil oldu? Hala oksuruyor musun? oksurmeye cesaret bile edemiyorum doktor bey. - NEDEN Genc deve annesine sormus , anne niye bizim ayaklarimiz bu kadar büyük? Anne cevap vermis , çölde kuma batmamak için.. Genç deve tekrar sormus , peki kipiklerimiz niye bu kadar gür. Anne tekrar cevap vermis , çölde kum firtinalarinda kum kaçmasin diye. Meraki yatismamis olan genç deve bir soru daha sormus, bizim niye hörgüçlerimiz var. Anne deve sabirla yanitlamis , çölde çok uzun süre susuz idare edebilme için suyu hörgüçlerimizde depolariz. Sonunda dayanamayan genç deve sormus , Peki biz Ankara Devlet Hayvanat Bahçesinde ne bok yiyoruz??? - HOMOSEKSÜELLİK Temel 20 senedir Almanya'da yasiyormus. Bir gun gocmen burosuna gidip Almanya'dan kesin donus yapacagini soylemis. Gocmen burosundaki Almanlar Temel'i taniyorlar, seviyorlar. Sormuslar; "Niye donuyorsun" diye. Temel "homoseksueller yuzunden" demis. Burodakiler sasirmis ; "Seni rahatsiz filan ediyorlarsa hemen bir sikayette bulun, geregini yapariz. Buradan bu yuzden ayrilmana degmez demisler" Temel ; "Beni rahatsiz etmiyorlar" demis. Burodakiler yine sasirmis ; "Peki neden gidiyorsun?" Temel cevaplamis : "Burada 20 yil once homoseksuellik yasakti, 10 yil once serbest oldu, 5 yil oncede evlenmelerine izin cikti. Homoseksuellik MECBUR olmadan donmek istiyorum." - BULMACA Temel uçağa binerken merdivende bir bakmış önünde Sharon Stone haltetmiş bir dilber..Muhteşem de bir mini..Temel içini çekerken bir bakmış, yeri dilberin tam yanı..Oturmuşlar.. Uçak havalanmış. Dilber çantasına uzanmış. İçinden bir bulmaca dergisi, bir kurşun kalem çıkarmış. Başlamış çapraz bulmacayı çözmeye..Temel heveslenmiş.."Şimdi bir yerde takılır, bana sorar, böylece muhabbete başlarız" diye..Beş dakika geçmeden dilber Temel'e dönmüş, gerçekten..Kısık, seksi bir sesle sormuş: "Beş harfli bir kelime. Sonu arak..Başına bir harf koyarsanız kadınların en sevdiği alet olurmuş, biliyor musunuz?" diye.."Aman Tanrım" demiş Temel, Amerikan filmlerindeki gibi.."Aman Tanrım.. Bu güzel kadına o kelimeyi nasıl söylerim ben..Mutlak bir başka kelime olmalı.." Başlamış düşünmeye..Beş dakika sonra jöton "Dank" diye düşmüş.. Kadına dönmüş: "Tarak olabilir mi, hanımefendi?..Tarak!.." "Harikasınız" demiş dilber.."Silginiz var mı acaba? MİGROS Temel tarikata girmek icin muracaat etmis, tarikat seyhi "Bize katilmak icin sinavlardan gecmen gerek. Ilk sinavin.. Kadinlara uc hafta yaklasma..Dayanabilirsen, uc hafta sonra gel goruselim!" demis...Temel uc hafta sonra gelmis seyhin onune.. Suklum, puklum.."Ilk hafta kolay gecti" demis, "Ikinci hafta biraz zorlandim, son hafta Fadime ile Migros'a gittik...Fadime ust raftaki konservelere uzaninca icim gitti..Konserve yere dusup Fadime yere egilince de kendimi tutamadim..""Yoo" demis seyh "Bu durumda seni tarikata katiyyen alamam..""Yahu! Ne Tarikati. Ben ondan coktan vazgectim" demis Temel "Beni Migros'a almiyorlar artik!.. Derdim o!.." GÜVENSİZLİK Büyük bir kasa soygunundan sonra çalıntı otomobille yol alan üç soyguncu, kent dışında otomobilden inip tarlalar arasında geldikleri yöne doğru hızla ilerlediler. Uzun süren bu iz kaybettirme yürüyüşünden sonra ıssız bir yer bulup oturdular. İçlerinden biri: Haydi sayalım artık, dedi. Kaç milyon kaldırdığımızı merak ediyorum. İkincisi elini şöyle bir salladı: Yorgunluktan öldük yahu! Şimdi o kadar parayı saymakla ne diye uğraşalım. Yarın gazetelerde okur, biz de öğreniriz kaç milyon kaldırdığımızı. Üçüncüsü öfkeyle yerinden fırladı: Deli misin be! Yarın her gazete ayrı bir rakam verir, biz de birbirimize gireriz! SOGAN Temel eczacilik fakultesini bitirmis.fakat eczane acacak parasi yok, Girmis bir eczaneye: Beyefendi sizde sogan var mi? Adam Temel'i basindan savmis. Temel bu durur mu? Hergun yeni sacma sorularla geliyormus.Birgun eczaci Temel'e: Kardesim senin derdin ne? Burayi bana sat. Eczaci kurtulmak icin eczaneyi satmis,birkac gun sonra Eczaneyi satan adam iceri girmis,Temel'e: Siz de sogan varmi? demis... Temel adama: Bizde sogan var ama senin receten var mi? demis... MANTIK Temel birgün yolda giderken arkadaşın prof. idrise rastlar idrisin kolunun altında kalın kalın bi sürü kitap temel idrise sorar ula idris o kitaplar ne kitabudur? MANTIK KİTABUDUR. mantık ne demek valla temel sana nasıl anlatayım. senin evde akvaryum var mı? var. o zaman sen balıkları seversin çok severim. balıkları çok sevdiğine göre balık tutmayı ve yemeyi de seversin. bayulurum özellikle hamsiye balık sevdiğine göre balıkta bol miktarda fosfor azot vs bulunur bunlarda bir erkek olarak seni çok kuvvetlendirir dolayısıyla sen tam bir erkeksin işte mantık ilmi bunu açıklar. bu cevap temelin çok hoşuna gider hemen kitapçıya koşar bir sürü mantık kitabı alır ve okumaya başlar tabi okuduğundan pek bişey anlamaz ama yine devam eder bir gün kolunun altında bisürü kitapla dursun temeli görür. ula temel o kitaplar nedir. temel kasılarak cevap verir mantik kitabudur ula temel mantik ta ne oliyi valla sana nasıl anlatayım ula dursun senin evde akvaryum varmı? yook. temel şaşkınlıkla dursuna bakmış, ve ula dursun yoksa sen i.nemisin? KİM VERECEK? Paris'in ünlü müzikholüne gitti, müdürün karşısına çıktı: Efendim ben, masaj uzmanıyım. Bu alanda benim gibi bir uzman daha bulamazsınız. Memnun oldum. Bize niye geldiniz? Ayda onikibin frank karşılığında, müzikholünüzde çalışan bayan sanatçılara masaj yapmayı öneriyorum. Müdür gülümsedi: Onikibin frankı peşin verirseniz, hemen başlayabilirsiniz! KARA BULUTLAR Öğretmen Hayat Bilgisi dersinde bulutların yeryüzündeki suların buharlaşmasından oluştuğunu uzun uzun anlattıktan sonra ön sıralarda oturan öğrencilerden birine şu soruyu sordu : Söyle bakalım oğlum, kara bulutlar neden olur? Çocuk düşündü , yutkundu, birşey diyemedi.Onun yanında oturan küçük kız çocuğu parmak kaldırarak şu cevabı verdi : Kirli sulardan olur öğretmenim!.. GÜZELLİK Meliha, komşusu Zülbiye'ye: Sabah sana uğradım, dedi. Evde yoktun. Güzellik salonundaydım Melihacım. Meliha, Zülbiye'nin yüzünü dikkatle inceledikten sonra dudak büktü: Demek bu kadar bekledim, hala sıra gelmedi. BELEDİYE DAMGASI Çok mutaasıp bir aile çocuğu yine kendi gibi mutaasıp eline el değmemiş bir kız bulur ve onunla evlenmeye karar verir, kız da kaşarmı kaşar, yatıp kalkmadığı erkek kalmamış. Delikanlının ailesi ne hikmettirse tutturmuş kızlık muayenesi yaptıracağız diye, kız kendinden emin değil ama zoraki kabul etmiş ve kara kara düşünmeye başlamış ben ne diyeceğim diye, en samimi arkadaşına durumu anlatmış oda "canım bundan kolay ne var,git kasaba rica et herhangi bir etin üzerindeki zarı soyup sana versin,tanıdık bir doktor var,ona rica ederiz sana bir kızlık zarı yaparız" demiş. Kızda dediğini aynen yapmış,artık içi rahat muayene olmaya gitmiş.Delikanlı orda, ailesi orda, doktor "uzan kızım demiş "kız uzanmış, doktor birden kafasını kaldırıp ordakilere bakmış "allah allah "demiş. Ordakiler "ne oldu" demiş, "bir problemmi var doktor "doktor" bir dakika deyip raftan ansiklopedileri indirmiş bakmış bakmış sürekli şaşkın şaşkın kıza bakıp "allah allah" deyip duruyormuş. Delikanlı dayanamayıp sormuş "doktor bey yoksa kız değilmi? "Doktor" kız olmasına kız ama benim anlayamadığım belediyenin damgasının burda ne işi var?" TANRI Zengin bir is adaminin kizi, kendisiyle evlenmek isteyen erkek arkadasini anne ve babasiyla tanistirmak icin evlerine yemege cagirdi. Yemekten sonra zengin is adami damat adayiyla basbasa konusmak istedi ve onu calisma odasina goturdu. Senle söyle erkek erkege konusalim yavrum, dedi. vlendikten sonra aileni gecindirmek icin ne is yapmayi düsünüyorsun? Damat adayi duraksamadan yanit verdi: Aslinda benim elimden her is gelir efendim, evlendikten sonra bir yerde kesinlikle bir is bulurum. Sonra da nasil olsa, Tanri yardim eder. Damat adayinin bu yanitini kuskuyla karsilayan is adami, bu kez daha somut bir soru sordu: Peki icinde kizimi oturtabilecegin bir eve nasil sahip olmayi düsünüyorsun? Damat adayi yine duraksamadan cevap verdi: Ben aslinda cok caliskan bir insanimdir, dedi. Gece gündüz demez calisir, para biriktiririm. Sonra da nasil olsa Tanri yardim eder, bizde bir ev sahibi oluruz. Kız babasinin nesesi iyice kacti. Bu kez sesini yükselterek sordu: Peki oglum ilerde cocuklariniz olunca onlara nasil bakacaksiniz? Damat adayi o soruyu da yanitladi: Biraz önce söyledim ya, gece gündüz calisir kazandigim tüm parayi biriktiririm. Sonrada nasil olsa Tanri'nin yardimiyla cocuklarimizi büyütürüz. Damat gittikten sonra kizi kosarak babasinin yanina geldi: Damadini begendigini gözlerinden anliyorum babacigim, lütfen söylermisin onun en cok neyini begendin? Babasi kizinin yüzüne dik dik bakti: Onun en cok hosuma giden yani benim hakkimdaki görüsü, dedi ve ekledi: Beni Tanri saniyor! MİGROS Temel tarikata girmek icin muracaat etmis, tarikat seyhi "Bize katilmak icin sinavlardan gecmen gerek. Ilk sinavin.. Kadinlara uc hafta yaklasma..Dayanabilirsen, uc hafta sonra gel goruselim!" demis...Temel uc hafta sonra gelmis seyhin onune.. Suklum, puklum.."Ilk hafta kolay gecti" demis, "Ikinci hafta biraz zorlandim, son hafta Fadime ile Migros'a gittik...Fadime ust raftaki konservelere uzaninca icim gitti..Konserve yere dusup Fadime yere egilince de kendimi tutamadim.." "Yoo" demis seyh "Bu durumda seni tarikata katiyyen alamam.." "Yahu! Ne Tarikati. Ben ondan coktan vazgectim" demis Temel "Beni Migros'a almiyorlar artik!.. Derdim o!.." OLACAKSA OLSUN İki Laz birer turist tavlamışlar ve bir tenhaya çekilmitler. Tam birlikte olacakları sırada iki kızda Lazlardan prezervatif kullanmalarını istemiş ve çıkarıp birer tane vermişler. Lazlar ilk defa gördükleri prezervatiflere bakarak : Ne yani, şimdi bunları takınca çocuk olmayacak mı ? Evet Bunun üzerine Lazlar kabul etmişler ve prezervatifleri takmışlar. Aradan bir altı ay geçtikten sonra bir gün tarlada çalışan iki Lazdan biri aniden elindeki kazmayı yere atarak : Yeter daa ! Ben çıkartıyorum artık, çocuk olacaksa olsun ! ARARSA Hafif meşrep kadina sorarlar: Sevişirken kocanizla konuşur musunuz? Kadin siritarak cevap verir: Ararsa neden konuşmayayim? BALONLA CENNETE YOLCULUK Johny annesiyle birlikte banyo yaparken,gögüslerini göstererek sorar; "Anne,bunlar nedir?" Nasil cevaplayacagini bilmeyen annesi, "yarin kahvaltida babana sorarsin" der -unutmasini umud ederek- Ama johny unutmaz ve ertesi gün kahvaltida babasina sorar, Babasi söyle yanitlar, "Onlar balon çocugum, annen öldügü zaman o balonlari sisirecegiz ve annende cennete uçacak". Birkaç hafta sonra johny'nin babasi eve birkaç saat erken gelir. Johhny aglayarak babasinin yanina kosar. - "Baba kos annem ölüyor." Babasi çocugu sakinlestirmeye çalisirken sorar, "Neden annenin öldügünü düsünüyorsun?" Çocuk aglamaya devam ederken anlatir, "Harry Amca annemin balonlarini sisiriyordu, ve annem de söyle bagiriyordu," "Tanrim geliyorum" VİCDANININ SESİ Doktor John hastasıyla ateşli bir seks yaptıktan sonra, oturup düşünmüş: "Keşke yapmasaydım ama olsun.. Tüm doktorlar meslek hayatında hastasıyla yatmıştır" Der ve kendini avutmaya çalışır. O sırada vicdanından bir ses gelir: "Ama John sen bir veterinersin." İKİ DENİZCİ Iki denizci oturmus sohbet ediyorlar; Sana iki haberim var, biri iyi, digeri kotu. Once kotusunu soyle. Biz seninle zamanimizin cogunlugunu seferde gecirirken karilarimizin dostlugu cigrindan cikti, ikiside lezbiyen oldu!. Vay canina!, Peki iyi haberin nedir?. Senden hoslaniyorum!... MİNİ ETEK Temel Dursun'a arabasinin öyküsünü anlatiyordu: "Bir gün otostop yapiyordum ki önümde, bu arabayla, mini etekli güzel bir bayan durdu ve beni arabasina aldi. Bir süre gittikten sonra kadin arabayi kuytu bir köseye çekti. Mini etegini iyice yukari çekip, Benden ne istersen alabilirsin' dedi, ben de arabasini aldim. Dursun : "İyi etmişsin Temel, zaten mini etek sana hiç yakismazdi." LASTİK Belediye otobusu agzina kadar dolu, yasli bir adamcagiz ayakta. Elindeki bastonu otobusun her kalkisinda ve durusunda kayiyor ve adamcagiz dusmemek icin olanca gucunu harciyor. Bu sirada oturmakta olan genclerden biri kustahca akil veriyor: Baba, baba, bastonunun ucuna lastik taksan kaymaz! Ah oglum, demis yasli adam, senin baban o lastigi zamaninda taksaydi ben simdi bu otobuste oturacak yer bulurdum! YÜZÜNÜ KAPAT Temel bir gun denize girmis ama cirilciplak. Koyun cocuklari saka olsun diye Temel'in butun elbiselerini alip kacmis, zavalli Temel de denizde oylece kalakalmis. Beklemis gelen yok giden yok. Yardim edecek kimse de yok. Hava biraz kararinca ne yapsin bizim Temel cikmis denizden. Hemen az ilerdeki otlarin arasindan usulca koyune dogru gitmeye baslamis. Otlak bitince evine de az kaldigi icin on tarafini eliyle kapatarak evine dogru kosmaya baslamis. O sirada O'nu goren babasi bagirmis: "Ula salak usak orani kapayacagina yuzunu kapasana, kim taniycak orani?" LEZBİYEN Temel bara gitmis. Yanindaki kadinla sohbet ederken kadin: "Ben lezbiyenim" demis. Temel lezbiyenin ne oldugunu sorunca kadin: "Ben yalnizca kadinlarla beraber olurum" demis. Temel' in hosuna gitmis. "Pen ta sizin cibu lezbiyenum" demis. GOZLUK Adamın teki bi bara girer, yaslanır bara ve elini vurarak Bana 3 viski" der Barmen viskileri verir adam arka arkaya tak tak tak götürür viskileri, hadi bana ii günler der bardan çıkmaya hazırlanır. "Hoopp kardeşim nereyee" diye seslenen barmene "Param yok" diye yanıt verir ve barmeni şöyle bi süzüp "Ama sana bi teklifim var, bak şimdi cebimde 20 santim boyunda bir piyanist var eğer istersen sana ne istersen çalar biz de ödeşiriz" der. Şaşıran barmen merak ederek "Göster bakalım" der, adam cebinden çıkartır, gerçekten de 20 santim boyunda bi adamcık, geçer piyanonun başına, barmeni iyice eğlendirir. Barmenin çok hoşuna gider bu ve bu piyanisti nereden bulduğunu sorar adama.. Bunun üzerine adam ona piyanisti veren "cin"i çağırır. Barmen bi bakar cinin ahı gitmiş vahı kalmış, yaşlııı, eğilmişşş, bemmbeyaz sakallı bi dede.. Bastonuna dayanmış zar zor ayakta duruyor. "Dile benden ne dilersen" demiş cin ve barmen yanıt vermiş: Yıllardır bu barda sigara, içki ciğerlerim mahvoldu bana iki yeni ciğer ver" demiş. Kulağını daha da barmene yaklaştıran cin "Ha??" diye sormuş, barmen bağırmış "iki yeni ciğer!!!" "Ha peki" demiş cin ve parmaklarını şıklatmış, hoppp barmenin arkasında zebella gibi iri yarı, parabıyıklı, kılıçlı cengaver. "Yahu ben yeni ciğer dedim.. yeniçeri demedim ki!!" diye isyan etmiş barmen.. Adam da gülmüş: "Hah sanki ben de 20 santimlik piyanist istedim!!!" 3 KIZ Üç kiz ölmüs, cennetin kapisinda siraya girmisler. En büyük melek, kizlari karsilamis ve sormus: "Cennetin kapisinidan girmeden önce size küçük bir sorum var. Hayattayken iyi kizlar miydiniz?" Ilk kiz atilmis: "Sayin melek hazretleri! Inanin ben daima iyi bir kiz oldum. Evlenmeden önce kimseyle olmadim gibi evlendikten sonra da olmadim" Büyük melek yardimcisina donmus: "Tamam bu kiza altin anahtari verin" Ikinci kiz; "Sayin melek hazretleri! Ben evlenmeden kimseyle olmadim ama evlendikten sonra dayanamadim!" "Bu kiza da gümüs anahtari verin" demis melek hazretleri. Sira üçüncü kiza gelmis; "Sayin melek ben her önüme gelen erkekle evlenmeden önce ve sonra doyasiya birlikte oldum" demis... Büyük melek söyle bir saginaa ve soluna baktiktan sonra yardimcisina fisildamis: "Buna da benim odanin anahtarini verin" DİLE BENDEN NE DİLERSEN Yaslica bir bayan evindeki koltugunda oturup uzun gecmis hayatini gozden gecirirken birden bir peri karsisina cikiverir ve ona 3 dilekte bulunabilecegini soyler. Peki der yasli kadin "Zengin olmak istiyorum" Peri bir el hareketiyle kadinin koltugunu som altina ceviriverir. "Ikinci olarak ta sanirim guzel ve genc bir prenses olmak istiyorum" der. Birden basinda paha bicilemez bir taci olan dunya guzeli bir prenses oluverir. "Ucuncu ve son olarak olarak ne istersin ?" diye sorar peri. O sirada yasli kopegi agir bir sekilde kafasini kaldiriverir ve zayif bir "hav" sesi cikartir. Prenses cok sevdigi kopegine bakar ve soyle der "Kopegimi yakisikli bir prense donusturebilirmisin?" Tam o anda, simdi guzel bir prenses olan yasli kadinin onunde dunyada hic kimsenin gormedigi kadar yakisikli bir prense donusur kopek. Hic kimsenin hayal bile edemeyecegi kadar yakisiklidir bu prens. Kadin ona buyuk bir hayranlikla bakar ve o anda ona asik oluverir. Prens ona dogru yaklastiginda kadinin heyecandan dizleri titremeye baslar. Prens ona dogru egilir ve dudaklari neredeyse kadinin kulagina degecek sekilde soyle fisildar: "Eminim simdi, zamaninda beni hadım ettirdigine cok pismansin." DON MESELESİ Temel ile Fadime lunaparka giderler. Dolasirlarken bir ara Fadime donme dolaba binmek ister. Temel karsi cikar, "olmaz, donun gozukur" der. Fadime susar. Az sonra Temel balonlara tufek atarken Fadime caktirmadan yanindan ayrilir. On dakika sonra Temel'in yanina doner. Temel sorar: "Neredeydin?" "Donme dolaba bindim" deyince Temel sinirlenir. Ben sana binme donun gozukur demedim mi? Dedin ama gozukmedi. Cikardim oni?.. KAHRAMAN ER Erler sabah yoklamasında, çavuş içlerinden birine soruyor; Söyle bakalım nerdensin Maraş'lıyım komutanım.. Çavuş sinirleniyor ve askere okkalı bir tokat atıyor. Ardından tekrar soruyor bir daha söyle bakalım nerdensin ? Maraş'lıyım komutanım.. Çavuş bu sefer iyice hiddetleniyor ve askere okkalı bir tokat daha atıyor. Ardından tekrar soruyor ulan sona son defa soruyorum nerelisin ? Kahramanmaraş'lıyım komutanım.. Hah şimdi oldu diyor çavuş ve yanındakine soruyor, Oğlum sen nerelisin ? Kahramansinop'luyum komutanım ! AYSE BALKONDA Kari-koca tatil gunu evde televizyon seyretmekten SIKILMIS, yatak odasina gecmeye karar vermisler.. Ama ne mumkun..7 yasindaki oglan evde. Oglum, hadi biraz sokaga cik, gez, oyna! Ihhhhh. Israr faydasiz. Afacanin sokakta gozu yok. Oyleyse, diyor baba, annenle ben odamiza gecelim, sen de balkona. Etrafta neler olup bitiyor, yuksek sesle bize rapor et ! Oglan biraz miziklanmakla birlikte caresiz balkona geciyor. Bizimkiler de yataga. Ve afacan canli yayina basliyor: Su an bizim sitenin otoparkina yabanci bir arac park etti. Simdi de Aygaz arabasi sokaga giris yapti. Yasli bir kadin markete giriyor.....Kisa bir sessizlik...Ve rapora devam: Yan komsumuz Ahmet Bey amcayla karisi Necla teyze yatak odasinda sevisiyorlar. Yataktakiler sok vaziyette. Baba sesleniyor: Oglum, nereden cikardin simdi bunu ? Hicc. Kucuk kizlari Ayse balkonda dikiliyor da. ALTIN ANAHTARLI TAKSİCİ iki adam ölür ve cennetin kapisina gelirler. Cennetin kapisinda Aziz Peter beklemektedir. Aziz Peter ilk adama sorar: - Hayattayken ne is yapardin?- Ben rahiptim, ömrümü Tanri'ya verdim, karima sadiktim, her gün dua ettim, insanlara yardim ettim, çocuklari sevdim, der. - Çok iyi, der Aziz Peter, al sana cennetin gümüs anahtari. Ikinci adama sorar: - Hayattayken ne is yapardin? - New Yorkta taksi soförüydüm, der adam. Çok iyi, al sana cennetin altin anahtari. Rahip bunu görünce öfkelenir. - Aziz Peter, nasil olur bu? Ben ömrümü Tanri' ya adamis bir insanim, bana gümüs anahtari bu taksi soförüne de altin anahtari uygun gorüyorsunuz? Aziz Peter gülerek: - Oglum, der. Sen vaaz verirken herkes uyuyordu, bu adam araba kullanirken herkes dua ediyordu. İNATÇILIK ŞAMPİYONASI Karadeniz sahilinde bir kahvede inatçilik sampiyonasi düzenlenmis. Üç müsabik ortaya çikmis, baslarindan çikan birer olayi anlatip, kahve sakinlerinden sampiyonu seçmesini istemisler. Birinci müsabik: "Bir aksam isten eve döndüm, kapiyi çaldim, hanim kim o dedi, kim olacak bu saatte, kapiyi baska kim çalar ki! Kizdim. Kapiyi ben çaldim, hanim israrla kim o dedi. Bu sabaha kadar böyle devam etti. Sabah oldu ise gittim." Ikinci müsabik: "Agriyan disimi çektirmek için disçiye gittim. Disçi hangi disin agriyor diye bana sordu. Madem koskocaman disçi, agriyan disimi o bulsun diye inat ettim. Disçi bütün dislerimi çekti. Sira agriyan disime gelince, yine agriyor demedim ve agzimdaki bu tek dis inadimdan kaldi." Üçüncü müsabik: "Evlendigim ilk gece hanim bana dokunma dedi. Ben de inadim tuttu. Aradan 17 yil geçti, hala dokunmadim." Bu arada jüri baskani "Ama senin üç tane kocaman çocugun var, nasil olur?" diye sorunca: "Inadimdan onlarin bile nasil oldugunu sormadim." VAHŞİ PUMA Kizilderili kabilesinin liderinin küçük oğlu babasina çekinerek sordu: neden bizim isimlerimiz beyazlarin isimleri gibi değil? reis "bizim isimlerimizin birer hikayesi vardir. bu bir gelenektir" dedi oğlan: "nasil yani" dedi reis "sana bir kaç tane örnek vereyim" diyerek açiklamaya başladi. "mesela ben doğduğumda çadirimizin etrafinda vahşi bir puma dolaşiyormuş benim adimi vahşi puma koymuşlar. ağabeyin doğduğu anda gök gürledi adini gök gürültüsü koyduk. ablan doğduğunda ay dolunaydaydi. adini dolunay koyduk. kardeşin doğduğunda gökkuşaği çikmişti. adini gökkuşaği koyduk. anladin mi şimdi patlak prezervatif" MEDYA Laz hamama peştemal yerine gazete sarınmış olarak girmiş. Bunu görenler: - Ne lan bu halin ? - Medya herseyi büyütüyormuş. GOZLUK Temel Uzak Dogu'ya gider. 250 $ verip bakinca insanlari ciplak gosteren gozluklerden alir. Takar bakar ciplak, cikarir bakar giyinik. Cok hosuna gider. Ikide bir takip, cikarir. Eve gozunde gozluk gider, bakar Fadime'yle sutcu ciplak. Gozlugu cikarir bakar ciplak. Takar bakar ciplak. Muthis cani sikilir ve Fadime'ye der ki: - Ula Fadime 250$ verdim hemen bozuldu..!!!! KAYSERİLİ Taksinin yokusta frenleri patlamis, muthis bir hizla asagi iniyor. Kayseri'li musteri bagirmis.. - "Durdur su arabayi.." Sofor panik icinde haykirmis..- "Durduramiyorum!.." - "O zaman taksimetreyi durdur hic degilse" demis, Kayserili. KAZA Bir araba yasli Temel'e çarpar. Arabanin soförü bagirir, - Suç sende ben 20 yillik soförüm!..Temel karsilik verir, - Pen de 80 yildir yüreyrum! SERİNLEMEK İÇİN Bir sarisin, bir kizil saçli ve bir esmer kadin çölün ortasinda arabayla yol almaktadirlar. Hava korkunç sicaktir. Arabanin motoru birden stop eder. Inip baktiklarinda, motoru tekrar çalistiramayacaklarini anlarlar. Mecburen çölde uzunca bir yürüyüs yapmalari gerektiginden, her biri arabadan birseyler alir. Esmer, bir sise su; kizil sacli bir paket bisküvi ve sarisin da arabanin kapisini söküp alir. Çölde yürümeye baslarlar ve bir süre sonra dinlenmek için mola verirler. Mola sirasinda sarisin ve esmer kadinlar kizil saçliya döner ve niye bir paket bisküvi aldigini sorarlar. - "Acikirsam yerim, diye düsündüm" cevabini verir kizil saçli "..çölde ne kadar yürüyecegimiz belli degil.." Hepsi de bunun çok mantikli oldugunu düsünür. Ve sonra sarisin kadinla kizil saçli olani esmere döner ve niye yanina bir sise su aldigini sorarlar. - "Eger susarsam, yanimda içecek birseyim olmasi gerektigini düsündüm.." diye cevaplar esmer kadin. Evet, bu çok akillica bir fikir, diye düsünür diger ikisi. En sonunda esmer ve kizil saçli kadinlar sarisina dönerler ve arabanin kapisini niçin söküp aldigini sorarlar. - Seyy.." der sarisin "..çok sicak olursa pencereyi açip serinlerim diye düsündüm de.." UZUN BACAKLI PİLİÇ Adam bara gitmis tam arkasinda bir devekusu..- "Bir bira..!" demis adam.. - "Ben de..!" demis devekusu. Barmen servisi yapmis.. - "Hesap üç dolar kirkiki!" demis. Adam elini cebine sokmus bir avuç para çikarip bara koymus. Saymis barmen.. Kurusu kurusuna 3 dolar 42!.. Ertesi gün - "Viski!" demis adam. - "Ben de!" demis, devekusu. - "Yedi dolar ondört!" demis Barmen..Yine elini cebine atmis adam.. Pat!. Çikartmis parayi. Tami tamina 7 dolar 14.. Günlerce devam etmis bara gelisler.. Içki.. Aynisi devekusuna.. Aynen cepten para.. Merak etmis barmen sonunda..- "Kuzum nedir bunlar..Parayi saymadan tami tamina çikariyorsun cebinden.." - "Ben sihirli bir lamba buldum" demis adam.. - "Ne alirsam.. Bir bardak su veya bir Rolls Royce cebimde kurusu kurusuna parasini buluyorum..!" - "Peki.. Peki bu devekusu?" diye sormus Barmen.. - "Haa o mu?!" demis adam.. "Bir de benimle ayni zevkleri paylasan uzun bacakli bir piliç dilemistim..!" EŞEK BORSASI Bizim koylu Ahmet esegini satmaya karar vermis. Kiymeti tas catlasa 50 milyon lira eden esek icin pazarlik payini da ekleyerek 100 milyon lira fiyat koymus. Komsu koyden acilen esege ihtiyaci olan Mehmet 100 milyon odeyip almaya razi olmus. Koylu Ahmet esegini satmis ama aksam da uykusu kacmis. Dusunup durmus, - "Mehmet 50 milyon liralik esege niye 100 milyon lira verdi?" diye. ici rahat etmeyince ertesi gun esegini geri almaya karar vermis. Pazara gittiginde Mehmet'in esegi 200 milyon liradan satisa cikardigini gormus. Sonunda 200 milyon liraya almak zorunda kalmis. Ayni olay bu kez Mehmet'in basina gelmis. O da ertesi gun esegi geri almaya karar vermis. Bu alisveris hergun fiyat arta arta devam etmis. Birkac gun sonra pazara bir baska koyden Huseyin gelmis. Huseyin pazardaki kalabaligin arasina dalinca bir de ne gorsun: - "Al, al, al, sat, sat , sat" bagrismalari arasinda bir yasli esek ve bu esegin 1 milyar liralik satis fiyati....! Yanindakine sormus - "Hemserim, bu yasli esek 1 milyar lira eder mi yahu?" Adam hemen yanitlamis; - "Valla grafikler ortada. Bu esegin fiyati 50 milyon liradan basladi, 950 milyon liraya geldi. Soyle bir teknigine bakarsan gorursun. Esegin fiyati 1 milyardaki direncini kirarsa, 1.5 milyara kadar yolu var. " KARIM BENİ ALDATIYOR Üç karadenizli bir aksam meyhanede acaip dertli bir sekilde kafa çekiyorlar. Kafalar kiyaklasinca Idris basliyor "Karim nasil beni aldatir ? Hem de bir yazarla " diye söylenmeye. "Nereden anladin bir yazarla aldattigini?" diye sorunca digerleri "Nereden olucak bir aksam eve geldigimde yatagin altinda bir roman buldum" der. Biraz sonra Dursun bir of çeker ve o da baslar derdini anlatmaya "Benim kari da beni bir ahci ile aldatiyor." "Nasil anladin?" diye sorunca digerleri. Dursun "Gecen gün gündüz vakti eve geldigimde bizim yatagin altinda bir kepçe buldum" der. Bunlari dinleyen bizim Temel öyle bir of ceker ki masayi titretir. Hayrola der digerleri. Temel: "Sormayin arkadaslar sizi dinleyince benim derdim on kat daha artti." der. Digerleri buna bir anlam veremez "Nasil yani?" diye sorarlar. Temel "Uzun zamandir bizim karidan supheleneydum. Gecen gun gunduz vakti eve bir baskin yapayim dedim. Bi baktim yatagin altinda bir jokey var. Demekkim bu kari beni bir at ile aldatayi." SÜTANNE Adam evlenir, 10 sene geçer çocuğu olmaz. Yurtdışına göreve gider. Hanımından gelen mektupta hamile olduğu yazılıdır. Yurda döndüğünde ise hanımı doğurmuştur ama çocuk zencidir. Hanımına sorar: "Hanım ne sizin sülâlede ne de bizim sülâlede zenci değil, esmer bile yok; bu iş nasıl oldu?" Hanım "Çocuğu doğurduktan sonra sütüm gelmedi mecburen bir sütannesi tuttuk, onun sütünü emdi. Sütanne zenciydi herhalde bu yüzden böyle oldu" der. Adam ikna olmuşa benzer ama içinde yine de ufak bir kuşku vardır ve "bunu bilse bilse annem bilir" düşüncesiyle annesine sorar. Anne "Olmaz olur mu oğlum, tabii ki olur" der. Seni doğurduğumda benim de sütüm gelmemişti ve inek sütüyle beslemiştim. Bak boynuzların çıkmaya başlamış bile!" ÖNCE SEN BAŞLATTIN Adamin biri isbasvurusunda bulunmus. Görüsmeye çagirmisler; görüsme sonuna dogru ortalama bir tip olan adama yöneticisi sormus; Peki beklentilerin ne? seni ne tatmin eder? Arkadas saymaya baslamis; Öncelikli olarak bir araba istiyorum, ayrica su anda bulundugum dairenin kirasi biraz fazla onu da sirketin karsilamasi iyi olur, maas olarak da 3000$ dan asagi calismam. Sirket yöneticisi, dinler ve ; Biz sana son model bir Cherokee ve Tarabya'da bir villa verecegiz, ayrica bizim bu pozisyonumuz için planladigimiz maas 6000$'di, demis. Bizim elemanin gozleri firlamis; Saka yapiyorsunuz, demis. Sirket Yoneticisi yapistirmis; Önce siz baslattiniz... II DÜNYA SAVAŞI BİTTİ Mİ? Yasli Italyan, kasabanin papazina günah çıkarmaya gitmisti.Ihtiyar adam itiraflarina basladi: "Ikinci Dünya savasinin ilk günlerinde bir güzel kiz kapimi çalip kendisini Almanlardan saklamami istedi. Onu bodruma sakladim.Ve Onu asla bulamadilar. "Bu harika birsey" dedi, papaz.. "Devami var" dedi ihtiyar.. "Ben zayif karakterli bir adamim.Birgün ondan, kendisini saklamamin bedelini bazi arzularimi gidererek " odemesini istedim." Papaz bir süre düsündü,sonra.. "Himmm..Savas yillari. Zor günler.. O kosullarda böyle bir zaaf affedilebilir.çok büyük bir riski göze almissiniz.. Kaldi ki, kiz Almanlarin eline düsse, basina çok daha kötü seyler gelirdi. Allah anlayisli, hos görülü ve affedicidir. Yaptiginiz iyilik ve kötülükleri tartar, sizi sefkatle yargilar.." "Tesekkür ederim peder" dedi, yasli adam.. "Simdi içim rahatlamisken, bir soru daha sorabilir miyim?." "Tabii sorabilirsin oglum" dedi, papaz.."Ona savasin bittigini söylemem gerekiyor mu?.." SIRANI BEKLE Temel, bir haftaligina gittigi memleketten, haber vermeden erken donunce karisini evde baska bir erkekle bulur. Derhal belinde tasidigi tabancasina davranan Temel, yatakta yakaladigi adami alninin ortasindan vurur. Tabancayi tam kendi kafasina dogrultmusken, karisi haykirarak uzerine atlar: Dur Temel'im, kiyma kendine! Temel, sinirden titreyerek haykirir: Sus, sira sana da gelecek!.. NAZİK HANIM Istanbul'a gurbete giden Erzurumlu, dönüste karisina istanbul'lu hanimlarin, aksam eve dönen kocalarini, kapida nasil karsiladiklarini "Hos geldin kocacigim, üsümüssün, yorulmussun!" gibi kibar, nazik laflar ettiklerini anlatmis. Belli ki o da karisinin kendisini öyle karsilamasini istiyor....Aksam eve gelmis, kar, tipi, soguk, karisi kapiyi açmis : Uy kocacigim, it gibi titriyisen... KAMPANYA: 3 ZİNA 100 DOLAR Papaz her pazar oglen kasabadaki ahalinin gunah cikartmasini dinler ve de onlara yol gosterirmis. Olur ya rahibi baska bir kasabadan bir davet icin hafta sonu icin cagirmislar. Papaz hem gitmek istiyor hem kiliseyi kime birakacagini bulamiyormus. Sonunda kilisenin tam karsisindaki sinagoga gidip durumu kasabanin hahamina anlatmis. Haham nasil olur ben sizin kurallari hic bilmem ki dese de papaz ben vaaz verdikten sonra sana ogretirim cok kolay bir iki kere beraber gunah cikartanlara nasil cevap verdigimi gorsen hemen anlarsin demis. Hahamda Tanri katinda bir din adamina yardim edecegi icin boynu bukuk kabul etmis. Pazar gunu gelmis papaz ile haham birlikte odaya girip gunah cikartmaya gelen birinci kadini dinlemisler: - Muhterem peder - Evet yavrum demis papaz. hahamda dinlemede. - Muhterem peder. ben tam uc kez zina isledim. Ama cok pismanim. bana bir yol goster de bu gunahtan arinayim. - Yavrum kudus tarafina don ve Kutsal bakire meryem ana ile ilgili bir dua oku cikarken de kumbaraya 100 dolar at gunahindan arinmis olursun. Ve kadin papazin dedigini yapmaya gider. Derken bir baska kadin gelir. - Muhterem peder. - Efendim kizim. haham bu sefer de sesiz dinliyor. - Muhterem peder. ben tam uc kez zina isledim. Ama cok pismanim. bana bir yol goster de bu suclardan arinayim. - Himmmm. Yavrum Kudus tarafina don ve Kutsal bakire meryem ana ile ilgili bir dua oku cikarkende kumbaraya 100 dolar at gunahindan arinmis olursun. der Kadin tesekkur edip papaz in dedigini yaparken Papaz da hahama doner ve anladin dimi der ve bir kosu arabaya binip yola cikar. Bizim haham odada bir baska gunahkar beklerken bir kizin geldigini duyar. - Muhterem peder. Haham ogrendigi gibi - evet yavrum der...- Muhterem peder. ben tam iki kez zina isledim. Ama cok pismanim. bana bir yol goster de bu suclardan arinayim. Cok utaniyorum der. haham dusunur ve cevap verir. - Yavrum uzulme. Su anda bir kampanyamiz var. Sen git bir zina daha yap.sonra gel kudus tarafina don ve Kutsal bakire meryem ana ile ilgili bir dua oku cikarkende kumbaraya 100 dolar at gunahindan arinmis olursun. NOŞUT Temel Afrika'ya safariye gitmiş. İlk günün sonunda gece otelin lobisinde avcılar konuşuyormuş. İngiliz ben bugün 1 gergedan vurdum demiş. Fransız ben de 1 aslan vurdum demiş. Temel de ben de 1 noşut vurdum demiş. İngilizle Fransız anlamamış ama cehaletleri belli olmasın diye de sormamışlar. Ertesi gün yine ava gidilmiş gece yine toplanmışlar. İngiliz ben 2 kaplan vurdum demiş. Fransız ben de 1 fil vurdum demiş. Temel ben 4 noşut vurdum demiş. İngiliz dayanamamış sormuş: "Kusura bakma ama noşut nasıl birşeydir? Bunca yıllık avcıyım hiç duymadım." Temel de "Ben de ilk defa burda gördüm. Kara kara birşeyler insana benziyorlar. ellerini kaldırıp noşut noşut diye bağırıyorlar demiş. EKMEK VAR MI? Ördek bara girer ve barmen'e: - ekmek var mi - yok - ekmek var mi - yok - ekmek var mi - yok - ekmek var mi - yok dedik ya - ekmek var mi - eger bir daha sorarsan seni duvara civilerim - civi var mi - yok - ekmek var mi YALANCI POLİS Adam trafikte "alcaktan ucarak" giderken polise yakalanir...kenara ceker arabadan iner: Buyrun Memur Bey Beyefendi a$iri hiz yaptiginiz icin sizi durdurmak zorundayim,ehliyetiniz lutfen? Ehliyetim yok, son yaptigim kazada ehliyetime el koydular memur bey Peki aracinizin ruhsatini gorebilir miyim? Araba benim diil memur bey caldim ben bu arabayi Anlamadim nasil yani, siz bu arabayi caldiniz oyle mi??? Evet memur bey, aa durun bi dakka torpido gozunde ruhsat olucakti, silahimi oraya koyarken ruhsat gibi bisi gordum galiba... Polis iyice sasirir: Torpido gozunde silah mi var?!?!?!!?!?!? Evet memur bey, bu arabanin sahibi kadini vurduktan sonra cesedi bagaja koydum silahi da torpido gozune koydum... BI DE BAGAJDA CESET MI VAR?!?!? Evet memur bey..Trafik polisi bunu duyar duymaz amirini arar, arabanin etrafi bir anda polislerle dolar ve adami sorguya alirlar...Ekipler amiri adamin ehliyetini ister, adam ehliyetini cikarir ki ehliyet gecerli temiz hicbir anormallik yok.. bunun uzerine adamin ruhsatini ister, adam cikartir ruhsati da verir, ekipler amiri yine bakar ki araba adama ait.. derken adamdan torpido gozunu acmasini ister, adam acinca ortaya cikar ki orada da silah falan yok... ekipler amiri bir de bagaja bakmak ister adam bagaji acar orada da ne ceset ne bisi yok.. bunun uzerine ekipler amiri "Cok garip" der...."sizi durduran memurun anlattigina gore bu arabanin bi kadina ait oldugunu soylemissiniz, kadini öldürüp cesedi bagaja silahi da torpido gozune koymussunuz..." Adam guler: Inanamiyorum..o simdi benim icin "asiri hizli gidiyodu" da demistir.... TEMEL'İN İNEĞİ Temel'in inegi hastalanmis. Komsusu Cemal'e gitmis. - Ula inegun hastalandugunda ne vermistun? - Tuz ruhi... - Eyi...... Temel ertesi gun kosa kosa geri donmus... - Ula inegum oldi... - O zaman benimci de olmisti... ÇEKİYORUM GÜLÜMSE Savci, morgdaki uc ceseti incelemek uzere gelmisti. Birinci ceset siritiyordu. Savci nedenini sordu. "Milli piyangoda buyuk ikramiyeyi kazandi, sevincine dayanamadi, kalp krizi gecirdi ve oldu", dediler. Ikinci ceset de siritiyordu. Savci sordu; -Bu neden siritiyor? "Bunun da oglu dogmustu. Sevincten kalbine yenik dustu" diye acikladilar. Ucuncu ceset Temel'in komur halindeki cesediydi. O da siritiyordu. "Bu neden oldu?" diye sordu savci. "Efendim, buna yildirim carpti" dediler. -Peki neden siritiyordu? -Fotografini cekiyorlar sanmis. ANLAMSIZ EVLİLİK Cocuk babasina: - Babacigim,annem ile nasil evlendin? Adam esine donuyor: - Goruyormusun,cocuk bile anlam veremiyor. KİM DUYMUYOR Adam doktora gider : -Doktor bey, galiba karimda isitme kaybi basladi. Ne yapabiliriz? Doktor : -Eve gittiginiz zaman, karinizin arkasinda, biraz uzakta durun. Normal bir sesle ona soru sorun. Eger sizi duymazsa biraz daha yaklasin ve sorunuzu tekrarlayin. Hangi mesafede duydugunu tesbit edelim, ona göre bir tedavi uygulariz. Adam eve döner. Karisi mutfakta yemekle ugrasmaktadir. Adam mutfagin kapisinda durur ve normal bir sesle : - Hayatim, ne yiyoruz bu aksam? diye sorar. Karisi cevap vermez. Adam bir iki adim atar ve bir kez daha sorar : - Hayatim, ne yiyoruz bu aksam? Karisi yine cevap vermez. Adam kadinin dibine kadar gelir ve tekrarlar : - Hayatim, ne yiyoruz bu aksam? Karisi öfkeyle dönerek cevap verir : - Üçtür köfte diyorum ya! SUDA KALMA YARIŞMASI Temel, Dursun, Cemal suyun altında en çok kalma yarışması yapıyorlarmış. Dursun 15 dakika, Cemal 10 dakika durmuş çıkmışlar. 10 saat olmuş 20 saat olmuş Temel in cesadi karaya vurmuş.Dha sonra Fadimeye baş sağlığı dilemişler. - "Üzülme" diye tesellietmek istemişler.Fadime: - "Önenli değil yarışı kazandı ya önemli olan o"demiş. PARASUT Temel ile Dursun parasut kursuna yazilir ve hafta sonlari egitim gormektedirler.Aradan aylar gecer ve egitim tamamlanir. Yapilacak bir gosteri icin prova yapmaktadirlar.Ucaktan atlarlar lakin Dursunun parasutu acilmaz, Temel sorar "Dursun, parasutun acilmadi ne dusunuyorsun?". Dursun : "Ula önemli degul ya demis,gercek degul ki prova yapayruz.". YILAN Iki laz yilan olan Temel le Idris yolda gidiyorlarmis. Birden Temel Idris'e donup : - Ula Idris biz zehirli miydik yoksa zehirsiz mu diye sormus. Idris sasirmis - Ula ne oldu gene demis. Temel de : - Ula piraz once dilumi isirdim da,demis SARIŞIN DEDEKTİFLER Üç sarisin detektif olmak üzere polis teskilatina müracaat etmisler. Yapilmasi icap eden bir sürü imtihandan birini idare etmek de Komiser Kâzim'a düsmüs. Komiser Kâzim birinci kiza bes saniye müddetle bir dosyadan çikarttigi bir resmi göstermis ve "Söyle kizim" demis "Bu bir suçlunun resmi, bu adamin bariz ne özelligi var? Bunu ileride nasil tanirsin?" Kiz söyle bir durmus ve "Çok kolay" demis "Adam tek gözlü" Komiser Kâzim resime bakmis ve "Kizim bu resim profilden, yani yandan çekilmis. Tabi tek göz göreceksin..." demis ve ayni resimi ikinci kiza gösterip ayni suali sormus ve "Bana bak" diye ilave etmis "Dogru dürüst bir cevap ver" Ikinci kiz "Bu adami tanimak çok kolay" demis "Çünkü adamin tek kulagi var" Komiser Kâzim "Kizim" diye bagirmis "Bu resim profilden dedik yaa!...Adamin suratinin öbür yanini göremiyoruz. Onun için kaç gözü, kaç kulagi oldugunu bilemeyiz..." Kâzim üçüncü kiza "Kizim lütfen akilli bir cevap vermeye çalis. Beni çildirtma. Bu adamin bariz özelligi nedir, bu adami ileride nasil tanirsin?" diye sormus Kiz "Bu adam lens takiyor" diye cevap vermis. Komiser Kâzim saskin, saskin resime bakmis ama adamin lens takip takmadigini bir türlü anlayamamis. Merak etmis adamin dosyasini açip okumus, dosyadaki bilgiye göre hakikaten adam lens takiyormus. Komiser Kâzim üçüncü kiza hayranlik içinde "Aferin be kizim" demis "Dogru bilmisin. Simdi söyle bakalim bu adamin lens taktigini resimden nasil anlayabildin?" Kiz "Çok kolay" diye cevap vermis: "Tek gözlü, tekkulakli bir adamin gözlük takacak hali yok ya !!" BU KIŞ ÇOK SOĞUK OLMAK Beyaz gocmen Kanada'nin ucsuz bucaksiz ormanlarinda bir kulube yapmis, kisa hazirlaniyordu. Tam odun keserken bir kizilderili gecti. "Hey kizilderili", diye seslendi, "Kis nasil olacak?" "Soguk" dedi kizilderili ve yoluna devam etti. Yerlilerin doga bilgisine buyuk guven duyan gocmen epey endiselendi ve her ihtimale karsi daha fazla odun kesti. Aksam kizilderili tekrar gecerken "Hey arkadas", diye beyaz gocmen bir kez daha seslendi. "Kis gercekten cok mu soguk gececek?" "Cok hem de cok soguk", dedi kizilerili ve yoluna devam etti. Gocmen artik fena halde korkmustu. Cilginlar gibi odun kesip istifledi. Ertesi sabah kizilderili seslendi, gecerken: "Bu kis, insan oglunun yasayamayacagi kadar soguk olmak!" "Nereden biliyorsun?" diye nefes nefese butun gece odun durmadan odun kesip bitkin dusen gocmen sordu. "Eski bir kizilderili sozu var, beyaz adam cok odun kesmek, kis cok cok soguk olmak" KUMARBAZIN ÖLÜMÜ Cemal çok kumarbazmış, bir gün kahvede ölmüş. Karısına anlatacaklar. Temel bu görevi üstlenmiş. - Cemal kayıp, demiş Cemalcin Karısına - Cehennemin tipine citsun, demiş Cemalcin karısı. Temel gayet sakin: - Cittu, demiş. ELYAZISI Laz niye yazı yazarken eldiven takar ? - Elyazısı tanınmasın diye. BOYA KOVASI Laza karayollarını boyama işi vermişler. Laz başlamış çalışmaya. İlk gün tam 200 metre boyamış. İkinci gün 100 metre, üçüncü gün 50 metre. Artık dördüncü gün 10 metre boyayınca amiri Lazı çağırmış: - Hayırdır evladım iyi çalışıyordun ? - Ben yine iyi çalışıyorum - İyi ama dün 50 metre bugün de 10 metre boyamışsın. - E... haliyle. İlk günlerde boya kovasına gidip gelmek kolaydı, sonraları çok vakit almaya basladı. AMERİKA SEYAHATİ Lazlar Amerika'ya gitmeye karar vermitler ama bir türlü vize alamamışlar Bunun üzerine yüzerek gitmeye karar vererek Karadeniz sahillerinden atlamışlar denize. Aradan aylar geçmiş ve bir gün nihayet Amerikan Özgürlük Heykeli gözükmüş ufukta. Tam o anda içlerinden biri : - Siz devam edin. Ben kesildim, dönüyorum. TOTOCHE KIM Birkac Fransiz kantinde gevezelik ederken iclerinden biri sorar : -Gutenberg kim. Biliyormusunuz? -Hayir, der otekiler. -Guzel, sizde benim gibi gece kurslarina gitseydiniz, Gutenberg'in basim makinasini bulan kisi oldugunu bilecektiniz...Ya Panmentier'i? -Hayir, der otekiler. -Guzel, sizde benim gibi gece kurslarina gitseydiniz, Panmentier'in patatesi bulan kisi oldugunu bilecektiniz.Eger gece kurslarina gitmezseniz yasam boyunca...Iste ozaman, aralarinda lehimci olani ofkelenip patlar : -Oldu, anlastik! Gutenberg'i, Panmentier'i bilmiyoruz. Sen Totoche kim biliyormusun? -Hayir! -Peki oyle iste ogren! Totoche, sen gece kurslarina giderken karinla yatan heriftir! BARBİE BOŞANDI Adam kizina Barbie almak ister ve bir oyuncakciya girer. Vitrindeki Barbie bebek kac para ? diye sorar. Satici Hangisi beyim ? ve devam eder : Barbie spora gidiyor 19.95 usd Barbie alisverisde 19.95 usd Barbie discoda 19.95 usd Barbie plajda 19.95 usd Barbie bosandi 265 usd Adam sasirir. Neden hepsi 19.95 de bosanmis olan 265 usd ? Satici cevaplar : Cok basit Bosanmis Barbie ile birlikte ; Ken'in evini, arabasini, mobilyalarini da aliyorsunuz. MAÇ VAR KALECİ KİM? İki yaşlı dost 70'li yaşlarına gelmiş iki adam, bir ömür boyu birbirlerinin en iyi dostu olmuşlardı... Derken birgün bir tanesi ağır hasta oldu.. Ölüm döşeğindeyken yanında yine en iyi dostu vardı ve ona fısıldadı. "Bana bir iyilik yap olur mu... Cennete gittikten sonra orda futbol oynanıyorsa lütfen bir şekilde bana haber ver.." Öteki "Tamam..."dedi.. "Bütün hayatım boyunca en iyi dostum sendin, bunu senin için yapıcam.." Ve birkaç dakika sonra da adam öldü.... Bir hafta sonra adam uyurken birden arkadaşının sesini duydu "Dostum..... sana bir iyi bir de kötü haberim var..." Öteki hemen sordu. "İyi haber nedir?" "Cennette futbol oynanıyor....." "BU HARİKA...!!! )) Peki kötü haber nedir???" "Yarınki maçta kalede sen varsın..." )))))))) YANINA NE ALIRDIN? Üç mahkum cezaevi yolundadır. Herbirine, hapiste gecirecekleri gunler icin yanlarında tek bir eşya getirmelerine izin verilmistir. Otobuste, biri digerine doner ve sorar: Eeee sen ne getirdin ? Diger mahkum bir boya kutusu cikarir ve bununla her şeyi boyayabilecegini soyler. Ikinci mahkum bir deste iskambil kagidi cikarir Bunlarla poker oynayabilir, fal bakabilir veya herhangi bir kagit oyunu oynayabilirim. Ucuncu mahkuma merakla sorarlar: Sen ne getirdin ? Adı Temel olan üçüncü mahkum bir kutu çıkarır ve gülerek : Bu orkidleri getirdim. der. Diger iki mahkumun kafasi karışır. Merakla sorarlar : Bunlarla ne yapabilirsin ki ? Temel sırıtır ve elindeki kutuyu göstererek, Kutuda yazdığına göre, bunlarla Ata binebilir, Yuzmeye gidebilir, hatta paten kayabilirmişim. BUNLARI DUNYADA BIR TEK TURKLER YAPIYOR "Nerelisin?" sorusuna cevap aldiktan sonra otomatikman "içinden mi?" diye sormak. Amca, hala, dayi, teyze, görümce, kayinço, eniste, elti, bacanak, kaynana, kayinpeder, baldız, yenge, amcaoglu, halaoglu, dayıoğlu, vb. gibi akrabalik terimleri. Sigarayı çoraba veya kulak arkasına koymak. Dügünlerde, eglencelerde, toplantilarda, vb. içip içip olay çıkartmak. Yabancı dil ögrenirken önce küfürleri ögrenmek, yabancılara Türkçe ögretirken önce küfürleri ögretmek. Yolculuk esnasinda yanındakine "Yolculuk nere hemserim?" diye sorarak muhabbete baslamak. Mektuplarda "büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden" öpüp, "kestane kebap, acele cevap" beklemek. Kendini tanıttıktan sonra digğr yarışmacı arkadaşlara başarılar dilemek. Japonları kastederek "Adamlar yapmıs abi!" demek. Ortaokul ve lisedeki anı - hatıra defterlerine yazarken "bana kalbin kadar temiz bu sayfayı ayırdığın için..." diye baslamak. "Bizim askerdeyken bir çavus vardı..." diye baslayan askerlik anılari. "Kim o?" sorusuna "Ben!" diye cevap vermek. Telefonu açan kisiye kendini tanıtmadan "Orası neresi?" veya "Sen kimsin?" gibi sorular sormak. Neredeyse herkese, herseye takma isim bulmak. Misafir gelince hemen çay suyu koymak. "Senin paran burda gecmez!" deyip karsıdakinin eline sarılmak. Dügün, lokanta, vb. gibi yerlerde masaları birlestirerek oturmak. Dügünlerdeki takı merasimleri. Otobüs, uçak, hastane, vb. gibi cep telefonu kullanmanın yasak oldugu yerlerde gizli gizli cep telefonu ile konusmak. Yüzsüzce rüsvet istedikten sonra abartıp "Helal et!" demek. Daha neleeer neler.... Biz, bizi tanıyormuyuz ? SHERLOCK HOLMES Sherlock Holmes ile Dr. Watson kampa giderler. Güzel bir yemek yiyip bir sise de sarabi devirdikten sonra uykuya dalarlar. Birkaç saat sonra Holmes uyanir ve arkadasini dürtükler. "Watson, yukariya bak ve bana ne gördügünü söyle". Watson cevap verir: "Milyonlarca yildiz görüyorum." Holmes sorar: "Bu sana neyi gösteriyor?" Watson bir an düsünür ve yanitlar: "Astronomik olarak milyonlarca galaksinin ve dolayisiyla milyarlarca gezegenin varligini görüyorum. Yildizlarin konumuna bakarak saatin 3'üçeyrek geçtigini çikariyorum. Teolojik olarak tanrinin kudretini ve kendi acizligimizi görüyorum. Meteorolojik açidan da bugün havanin çok güzel olacagini tahmin ediyorum. Neden sordun? Sana ne gösteriyor?" Holmes arkadasini sabirla dinlemistir ama artik dayanamaz: "Ulan hiyar, çadirimizi araklamislar!" TOYOTA KRİKO Japon"un biri Rize"de bir kahveye girmis ve herkese kafa tutmus: - Var mi aranizda delikanli, varsa ciksin disari! Tahmin edeceginiz uzere Temel kapiya dogru yurumus. - Cikiyorum ulan, gorelim bakalim erkekligini! Birkac dakika sonra Temel agzi burnu dagilmis kahveye geri donmus. Pesinden de Japon kasilarak iceri girmis. Temel'i gosterek soylenmis: - Ona ejderin kuyruk sallamasiyla vurdum.. Ertesi gun Japon yine gelmis. Yine meydan okuma. Yine Temel'den rest. Ve birkac dakika sonra kapida yine agzi burnu dagilmis bir Temel! Ve pesinden kasilarak yaptigi oyunu aciklayan Japon: - Ona ejderin yakasusi teknigiyle vurdum Ertesi gun yine ayni hikaye: dayak yemekten ayakta duramaz hale gelmis Temel ve hergun degisik bir stil kullanan Japon: - ona ejderin kimanto teknigiyle vurdum Ve bir sonraki gun Japon yine kahveye gelip, yine herkese kafa tutmus. Japonun restini goren yine Temel olmus. Birkac dakika sonra herkes surati dagilmis bir Temel beklerken bu defa Japon her tarafi kanlar icinde kapida belirmis! Temel de hemen arkasindan gelmis, Japon"u gosterek gulumsemis: - Ona Toyota'nin krikosuyla vurdum... UCAK Amerikalilar yeni bir ucak gelistirmisler. Ve bu ucagi denemek icin Arabistan'a gotururler. Bir arap pilotunu ucaga bindirirler ve ucak havalanir. Arap pilotu ucagi kullanirken 4 motordan biri patlar. Gostergelerde "Don't panic.This is American technology" yazisi gorulur. Pilot rahatlar. Daha sonra bir motor daha patlar ve gostergede ayni yazi gorulur. Biraz sonra iki motor ayni anda patlar ve hic motor kalmayinca arap pilot panikler. Tam bu esnada gostergelerde "Don't panic. This is American technology" yazisi gorulur ve ucak kendi kendine rahat bir sekilde yere iner. Araplar sasirir ve kendileride boyle bir ucak yapmaya karar verirler. Yaptiklari ucagi Amerikalilara denetmek icin bir Amerikan pilotunu ucaga bindirirler. Ucak kalktiktan birkac dakika sonra bir motor patlar. Gostergelerde "Don't panic.This is Arabic technology" yazisi gorulur. Birkac dakika sonra 2. Motorun patlamasiyla ayni yazi gostergede gorununce pilot "Ulan bizim ucagin aynisini taklit etmisler. Ne taklitci adam yav bunlar" dedikten sonra kalan 2 motorda patlayinca ucagin kendiliginden yere inecegini dusunen pilot gostergede su yaziyi gorur. "Don't panic.This is Arabic technology. Please repeat after me; Eshedu enla ilahe İllallah, ve eshedu..." İMAM OSURURSA Bir köyün imami ögle namazini köylüye kildiriyor tam secdeye giderken imam osuruyor.. Tabii bunu bütün köylü duyuyor. İmam bu olayi kendine yediremiyor, köyden ayrilma karari aliyor ve köyden ayriliyor. Aradan 15 sene geçiyor, köyünü özlüyor ve geri dönüyor. Köyün girisinde 18 yaslarinda bir çocukla karsilasiyor : "Sen kimlerdensin?", diyor, cocuk söylüyor. İmam : -"Peki sen kaç yasindasin?" diye soruyor. Genç çocuk: -"Valla pak emin degilim ama imam osurdugunda 3 yasindaymisim" BU BİR Cocuk dedesine sormus: - Dede, nenem ile kac yildir evlisiniz? - 40 yildir evlat.demis dede. - Peki ama dede, ben sizi hic kavga ederken gormedim bunun sirri nedir? - Otur evlat anlatayim. Evlat biz ninen ile evlendigimizde elde avucta bir sey yok, kimsemde yoktu. Ben neneni bizden oldukca uzaktaki koyden aldim, nikahimiz kiyildi, benim at arabasina nenenin uc bes esyasini attik ve bizim koyun yolunu tuttuk. Yolda benim atin ayagi surctu ve tokezledi. Ben "Bu bir" dedim. Devam ederken bir daha tokezledi, ben yine "Bu iki" dedim. Koye de daha epey yolumuz vardi, bizim atin ayagi bir daha tokezleyince "Bu uc" dedim ve cektim belimden pistovu, ati orada vurdum. Ben ati vurunca nenen basladi bana soylenmeye. "Biz simdi nasil gidicez, niye durup dururken ati vurdun. Sende hic akil yok mu. Bu esyalari nasil goturucegiz" Ben de dondum nenene "bu bir" dedim. O gun bugundur, gul gibi gecinip gidiyoruz SİGARA SAĞLIĞA ZARARLIDIR Temel savasta büyük çatismanin hemen ardindan gecenin sessizliginde bir sigara yakar. Arkadasi bagirir, - Ne yapiyorsun bu çok tehlikeli !.. Temel sakin, - Merak etme içime çekmeyrum. KÜPE Adamin biri ofiste bir bakmis yan masadaki calisma arkadasi'nin (erkek) tek kulaginda kupe var... Adam bir anlam verememis cunku arkadasi aslinda cok tutucu ve silik bir tipmis.. o yuzden de dayanamayip sormus: "Hey Joe.. kupelere ilgin oldugunu bilmiyordum..???" "Aaaa abarticak bisey yok, sadece bir kupe iste..." "Sanirim ben yeni farkediyorum.. ne zamandir takiyosun o kupeyi??" "Karim onu yatagimizin icinde buldugundan beri" ANNECİĞİM EVLENİYORUM Genç adam heyecanla eve gelmiş annesinin yanına giderek; "Anneciğim, evlenmeye karar verdim ve hayalimdeki kadını buldum. Ancak senin de aynı fikirde olup olmayacağını merak ediyorum. Eğlence olsun diye yarın sana üç tane hanım arkadaşımı getireceğim. Bakalım hangisi ile evleneceğimi bulabilecek misin?" Anne merakla kabul etmiş, getir bakalım, demiş. Ertesi gün, genç adam yanında üç tane güzel hanımla eve gelmiş. Hep beraber oturmuşlar, sohbet etmeye baslamışlar. Bu arada anne çay, pasta servisi yaparken, sorular soruyormuş. Akşam olunca hanımlar izin isteyip, kalkmışlar. Genç, annesine dönerek; "Tahmin et bakalım. Hangisiyle evleneceğim?" Anne, büyük bir kararlılıkla; "Kızıl saçlı olanla evleneceksin" Genç çok şaşırmış; "Nasıl olur, nasıl tahmin ettin? Tam isabet" "İçlerinden bir tek onu sevmedim" BİLETİ OLAN VAR MI? Mecidiyekoy-I.U Avcilar kampusu otobusune ara duraklarda yasli bir Teyze bindi. Yasli teyze: -Evladim biletim yok bir sonraki durakta inip bilet alabilirmiyim. Sofor: -Tamam ama once iceriye bir sorun. Teyze arkasini doner ve arkaya dogru yuksek sesle: -Pardon acaba bundan sonraki durakta inip bilet alabilirmiyim? HOMOSEKSUEL Temel'e sormuslar, "bir homoseksuelin aklini nasil karistirirsin?" Temel uzun sure dusundukten sonra "58 rakami ile" demis. "O da ne demek hicbirsey anlamadik" denildigi zaman "Bak nasil akliniz karisti sizi homolar sizi" ADVANCED ENGLISH Chicken translation: Pilic cevirme Leave the door december: Kapiyi aralik birak Where is this waiter who I put?: Nerede bu kodumun garsonu? Clean family girl: Temiz aile kizi. Your hand is on the job your eye is on playing: Elin iste gozun oynasta Sensitive meat ball: icli kofte. Urinate quickly, satan mixes: Acele ise seytan karisir There is no saturation to her observations: Onun gozlemelerine doyum olmaz Man doesn't become from you: Senden adam olmaz Enter the desk: Siraya gir Look my ram, I'm an Anatolian child, if I put, you sit.: Bak kocum ben Anadolu cocuguyum bir koyarsam oturursun Aeroplane out of the fart, say hi to that sweetheart: Osuruktanteyyare, selam söyle o yare Master !! do something burning-turning in the middle: Usta !! Ortaya yanardoner bisi yapsana Exploded egypt has escaped to my bosphorus: Bogazima patlamis mısır kacti In every job there is a no: Her iste bir hayir vardir She is such a mother's eye girl: Cok anasinin gozu bir kiz Don't die my donkey, don't die: Olme esegim olme Don't make me number: Bana numara yapma I will sew fig tree to your January! : Ocagina incir agaci dikecegim. HERKESİ UYGUN BİR İŞ VARDIR Adamin biri is ariyormus. Calismak istedigi firma ile gorusmeye girmis. Sorular... sinavlar... adam berbat,hic bir iste calismasi mumkun degil. Ama torpili yuzunden bir oneri getirmeleri de sart!!! "Marketing dusunur musunuz?" diye sormuslar. "Nee?!!" demis adam, "daha iyi birsey yok mu?!" "Peki, satis sorumlusu olur musunuz?" "Olmaz" demis, "daha nitelikli birsey isterim." "Finans isleriyle ilgilenseniz?" "Yok daha neler, hayatta yapmam; daha iyi birsey, daha iyi birsey!!!" diye sizlanmis bu sefer. "Peki o zaman" demisler. "size icinde hem seyahat hem seks olan bir sey onerelim." "Hah!"diye bagirmis adam "aynen boyle birsey ariyorum. Nedir o?" "Siktir git." SEN BENİ NE SANDIN? Adamin biri cok lüks bir restorana girmiş..yemegini ismarlamiş gelmesini beklerken bi bakmiş yan masada sarişin, iri goguslu uzun bacakli bi fistik..Bir sure agzi 5 kariş acik vaziyette baktiktan sonra dayanamamiş garsonu cagirmiş: "Yan masadaki şu nefis yaratigi goruyo musun...ona en pahali şarabinizdan ismarlamak istiyorum" Boylece garson restorandaki en pahali şaraptan 1 şişeyi bizim fistiga goturmuş..kadin bi şişeye bakmiş bi adama bakmiş ve cantasindan bi kagit cikarip bişiler yazmiş, adama goturmesi icin garsona vermiş.... Garson kagidi adama vermiş adam bi bakmiş ki şoyle yaziyor: "Bayim, eger garajinizda son model bir BMW, banka hesabinizda 10 milyon ve bacaklarinizin arasinda da 20 cm.lik bişeyiniz varsa gonderdiginiz şişeyi zevkle kabul ederim..." Adam bunlari okuduktan sonra bi an durmuş, o da bi kagit cikarip bişiler karalamiş ve garsona vermiş "bayana gotur bunu" demiş.. garson notu goturmuş sarişin afet kagidi acmiş ve aynen şoyle yaziyor: "Sadece bilmeni istedim benim garajimda bir Ferrari Testarosa, bir BMW 850iL ve bir de Mercedes 560SEL var, banka hesabimda ise tam 30 milyon dolar.. ama senin gibi muhteşem bi kadin icin bile 3 cm. kestirmeye hic niyetim yok onun icin ŞİŞEYİ GERİ GÖNDER...." HADİ BİRLİKTE ARAYALIM İki adam Akmerkez'de karılarını kaybetmiş hararetle arıyorlarmış. Ortada koşuşturup dururken birbirlerine çarpmışlar. Ne oluyor birader demeye kalmamış,birisi: Kardeş kusura bakma karımı kaybettim de onu arıyorum demiş. Diğeri sende kusura bakma ama bende karımı arıyorum demiş. Adamlardan birinin aklına bir fikir gelmiş ve demiş ki: Arkadaşım madem ikimizde karılarımızı arıyoruz, karılarımızın tipini birbirimize tarif edelim ve ayrı ayrı yerlerde aramaya başlayalım. Eğer rastlarsak saat 12 'de Mac Donalds 'ın önüne gitmesini söyleriz demiş. Diğeri tamam demiş ve başlamış karısını tarif etmeye: - Benim karım sarışın, mavi gözlü, 21 yaşında, 1.75 boyunda, 60 kg, topuklu beyaz ayakkabı ve kırmızı mini etekli tek parça elbise giyiyor demiş. Ve diğer adama "Senin karın nasıl biri ?" diye sormuş. Diğer adam: - S....et benimkini seninkini arıyalım... En yakınımken uzağımdın. Şimdi benden öte bensin ki, ben bana t-uzağım… ![]() Kedi & ReDD ...kardeşliği.. Bu mesaj en son " 10-14-2007 " tarihinde saat 11:27 AM itibariyle bjk_kenan tarafından düzenlenmiştir.... |
|
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
SINEK
Dokuz yasindaki oglan cocugu elinde sineklik, gozunu pencere camina konmus ciftlesmekte olan sineklere dikmis.. - "Anneee!!" diye bagirmis.. "Sineklerin erkegi olur mu?" Anne bu masum sorudan kuskulanmadigi icin "Olur yavrum.." cevabini verince, oglan sorusunu ikilemis: - "Peki sinegin disisi olur mu?" Kadin o zaman sorularin cetrefilli bir yere gidecegini sezip, yan cizmis: - "Olmaz evladim.." Oglan aradigi cevaplari alinca elindeki sinekligi hirsla sineklerin uzerine yapıstırmıs| "Homolar!" AMERİKALILARA UYARILAR Bunlar, cesitli urunlerin uzerindeki kullanma talimatlarindan alinmis cumleler ve espri olsun diye degil, ciddi ciddi yazilmis. Saç kurutma makinesinin uzerindeki talimat: "Uyurken kullanmayin"..Kizarmis patates torbasinin üzerinde: "Kazanan siz olabilirsiniz.. Üstelik, satin almaniz da sart degil.. Ayrintili bilgi torbanin içinde".. Dial sabunlarinin kutusunda: "Kullanim sekli: Normal sabun gibi"..DonmuŞ yemek kutusunda: "Öneri: Buzunu çözün"..Otellerde verilen dus basliginin kutusunda "Icine bir tek baş sığar." Marks/ Spencer'e ait bir puding kutusunda: "Atesin üzerine koyarsaniz isinir." Bir uyku ilacinin uzerinde.."Uyuklamaya sebep olabilir." Roventa ütü kutusunda: "Giysilerinizi uzerinizde utulemeyin".. Ingiltere'nin unlu eczane zinciri Boots'un cocuklar icin hazirladigi oksuruk surubu kutusunda: "Icince Araba kullanmayin".. Çin mali Noel agaci ışıklı süslemelerinde: "Sadece iceride ve disarida kullanilabilir".. Japon mali mutfak robotunun uzerinde: "Baska amacla kullanilmaz." Findik paketinin uzerinde: "Dikkat: Icinde findik var." American Airlines Sirketi'ne ait fistik paketinin uzerinde: "Talimat: Paketi acin, fistiklari yiyin.." Bir elektrikli testerenin üzerinde: "Çalışırken elinizle durdurmaya tesebbüs etmeyin ALDATIYORSAM SEBEBİ VAR Alışveristen sonra evine dönen kadın, kocasını yatakta genc ve guzel bir kadınla yakalayinca dehşete düşer. Ortalığı dagıtmaya kalkışacağı sırada kocası onu durdurur. "..Şöyle aciklayabilirim..." der.. "Eve donerken bu zavalli kizi gordum. Cok yorulmustu. Onu arabama aldım. Karnı da acıkmıştı, o yüzden onu eve getirdim ve senin buzdolabında unuttugun rostoyu pisirdim. Kızın ayakkabıları delinmişti. Modası gecti diye artik giymedigin ayakkabılarından bir cift verdim ona. Üşümüştü, o yüzden sana dogum gününde aldıgım fakat rengini begenmedigin icin hic giymedigin suveteri ona verdim. Kizin pantolonu parca parca olmustu, artık senin kalçalarının sıgğmadıgı bir pantolonunu da verdim. Tam çıkmak uzereyken bana "Karınızın artık kullanmadıgı baska birsey var mi bu evde?" diye sordu.. ve işte buradayız..' PİYANİST Piyanist büyük konser için Viyana'dadır. Çok güzel bir konser sonrası soyunma odasına giderken yolda bir adam çiçeklerle yanına gelir ve : - Bravo hemşerim Karadeniz seninle gurur duyuyor. Piyanist bunun üzerine çok şaşırır ve sorar : - Sen nereden bildim benim Karadenizli olduğumu ? - Valla genelde piyanonun başına oturan piyanist, taburesini piyanoya doğru çeker. Sen piyanoyu kendine doğru çekince anladım. ÇİM BİÇME MAKİNESİ Supermarkete bir eleman aranmaktadır. Elemanın süper tezgahtarlık bilgisine sahip olması on koşuldan biridir. Bunun için her gelen adaya bir de uygulama yaptırılarak performansına bakılmaktadır. Bir gün içeri bir aday daha girer ve işe talip olduğunu söyler. Bunun üzerine oradaki deneyimli tezgahtarlardan biri gelerek sınamak için, - "Evlat şimdi beni iyi izle" der. İlk gelen müsteri "Bir paket çim tohumu istiyorum" der. Bunun üzerine tezgahtar yeşil, sarı, uzun, kısa, çabukbüyüyen, kalın, ince bir sürü çesit çim tohumunu ballandıra ballandır anlatır ve adam sonunda "Bana yeşil ve ince olanından bir paket lütfen" der ve tam parayı ödeyip çikacak bizim kurt tezgahtar, - "Beyefendi bir dakika. Size bir de çim biçme makinesi verelim" diyerek söze girer ve onlarca çesit çim biçme makinesini avantajlarını, ödeme kolaylıklarını, bir daha böyle bir fırsat bulamayacağını adama gene ballandıra ballandıra anlatır ve sonunda adam çim biçme makinesini de alarak mağazadan ayrılır. Bizim kurt "Hadi evlat bi de seni görelim" der ve evlat tezgaha geçer. Yeni gelen bay müşteri bizim adaydan orkid ister. Bunun uzerine eleman bayağı ateşli bir şekilde orkid çesitlerini, renklerini, kalınlıklarını vs. vs. bizim kurt tezgahtardan hiçte aşağı kalmayacak biçimde anlatır. Müşteri en sonunda bilmemne renkte orkidden bir düzine kadar alır. Parayı ödeyip çikacakken bizim aday, - "Beyefendi size bir de çim biçme makinesi satalım" der. Adam, - "Hoppalaaa, niye ki?" diye sorunca bizimki, - "Beyefendi hafta sonu bi iş yapamiyacaksiniz, bari çimleri biçin !" En yakınımken uzağımdın. Şimdi benden öte bensin ki, ben bana t-uzağım… ![]() Kedi & ReDD ...kardeşliği.. Bu mesaj en son " 10-08-2007 " tarihinde saat 04:28 PM itibariyle bjk_kenan tarafından düzenlenmiştir.... |
|
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
MÜESSESE
Temel'in eczanesine genç ve güzel bir kadin girmis. Tartinin üzerine çikip parayi atmis. Begenmemis, manto ve ceketini çikarmis ve para atip tekrar tartilmis. Yine sıkılmış, etegini çikarinca temel atilmis, parayi atmis,- Tevam edin puntan sonrasi müesseseden. İNEK ÇİFTLİĞİ Laz bir inek çiftliği satın alır ve inekleriyle birlikte bir fotoğraf çektirerek ailesine yollar. Aile heyecanla zarfı açarlar ve fotoğrafı görürler. Fotoğrafın altında ise şu yazmaktadır : - Okla işaretli olan benim. İŞ İLANI Laz gazetedeki iş ilanı üzerine gelmiş ve sırası gelince görüşmeye girmiş. İş ilanında üniversite mezunu, iyi fransızca konuşan, pazarlama konusunda tecrübeli bir yönetici arandığı yazıyormuş.- Hoşgeldiniz, hemen başlayalım. Hangi üniversite mezunusunuz? - Üniversite mezunu değilim. - Öyle mi? O zaman yabancı dilinize güveniyor olmalısınız. - Yabancı dil bilmem. - Demek bilmiyorsunuz. O zaman tecrübenize güvenerek geldiniz. - Pazarlama konusundan anlamam. - O zaman niye geldiniz canım kardeşim ? - Bu işte bana güvenmeyin. Onu demeye geldim. BİR TANE DAHA Laz sahilde yürürken bir şişe bulur. Merak edip mantarını çıkarınca birden içinden bir cin çıkar ve : - Beni kurtardın. Üç dilek hakkın var. - Cebimde param hiç bitmesin. Cin parmağını şıklatır. Laz elini cebine atar, para doludur. Bütün parayı çıkarıp tekrar sokar, yine para doludur. Laz ikinci isteğini düşünür : - Bir şişe rakım olsun ama hiç bitmesin Cin parmağını şıklatır ve Laz'ın önünde bir şişe rakı belirir. Laz şişeyi açar ve yere döker ama şişeyi doğrultur doğrultmaz yine dolmuştur. Bir daha döker ve şişe yine dolar. Bunun üzerine: - Bu şişeyi çok sevdim. Bir tane daha istiyorum. En yakınımken uzağımdın. Şimdi benden öte bensin ki, ben bana t-uzağım… ![]() Kedi & ReDD ...kardeşliği.. |
|
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
KEDİ Adam iş için kasabaya giderken bakmış derenin kenarında Laz komşusu bir kedi yıkıyor. Adam Laza : - Bak o kediyi yıkıyorsun ama sonra hayvanı öldürürsün. - Birşey olmaz merak etme. Adam bunun üzerine kasabaya devam etmiş. Birkaç saat sonra dönüş yolunda bakmış ki Laz komşusu toprağa birşeyler gömüyor. Adam dayanamamış ve : - Demiştim ben. Yıkaya yıkaya öldürdün hayvancağızı değil mi ? - Hayır hayır yıkarken değil, sıkarken öldü. TELAFFUZ Belediyeye soför alinacakmis, hiç karadenizli almamislar. Sebebi sorulunca: Bizim otobüsler kalabalik olur , "sıkışın" diye bagirmak gerekir. Dogru söyleyebilen bir karadenizli bulamadik. SİGARA Laz her balık dönüşünde paçaları ıslak vaziyette kayıktan iniyormuş. Bir gün arkadaşları sormuş paçalarını, o da: - Valla oltayı atıp balığı beklerken sıkılıyorum ve bir sigara yakıyorum. Sigaram bitince de sigarayı denize atıyorum, ondan sonrada ayağımla söndürüyorum. KAYIK Balığa çıkacak olan Lazlar konuşuyorlarmış : - Dün balık avladığımız yeri işaretledin mi? - Evet kayı |