Yorumla.Net  


Geri Git   Yorumla.Net > Kültür & Sanat > Fan Club

Fan Club Hayranı olduğunuz ünlüler gruplar sanatçıların fan clublarını kurabilir, yazı röportaj resim paylaşabilirsiniz

Yorumla.Net Forum'a Hoşgeldiniz

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !


Yeni Konu Gönder  Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 12-01-2007, 01:40 PM   #11 (permalink)
Üye Bilgileri
Forumcu
 
DİRİLİŞ_MAK kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2007
Şehir : Sakarya
Mesaj: 2,495
Blog Başlıkları: 6
Rep Gücü: 1342
Rep Puanı : 133813
Rep Seviyesi: DİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK Repstar
DİRİLİŞ_MAK kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Varsayılan




BU KONUYA YORUM YAPMAK İÇİN HEMEN ÜYE OLUN
170.000 UYE YORUMLARINIZI OKUSUN





















Bu büyük ideallerin gerçekleşmesi için karınca gibi didinirler. Bunlar, çakalların cirit attığı ortamlarda bir aslan asaletiyle hedefi kollarlar.

DİRİLİŞ_MAK Çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-01-2007, 06:17 PM   #12 (permalink)
Üye Bilgileri
Forumcu
 
DİRİLİŞ_MAK kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2007
Şehir : Sakarya
Mesaj: 2,495
Blog Başlıkları: 6
Rep Gücü: 1342
Rep Puanı : 133813
Rep Seviyesi: DİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK Repstar
DİRİLİŞ_MAK kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Varsayılan Savaş Yılları

BU KONUYA YORUM YAPMAK İÇİN HEMEN ÜYE OLUN
170.000 UYE YORUMLARINIZI OKUSUN


Savaş Yılları
Karadağ' da çıkan savaş, Sırbistan, Bulgaristan ve Yunanistan' ın da katılmasıyla birdenbire bütün Rumeli' ye yayılmış, Osmanlı Orduları İşkodra, Yanya, Edirne savunmaları dışında her yerde bozguna uğrayarak çekilmeye başlamıştı. Mustafa Kemal bu haberleri alır almaz Mısır, Trieste, Romanya üzerinden İstanbul' a geldi, ama o gelinceye kadar bütün Rumeli kaybedilmiş, Selanik düşmüş, Bulgarlar Çatalca savunma hattına kadar ilerlemişlerdi. Osmanlı genelkurmayı İstanbul' u tehdit eden Bulgar birliğini durdurmak için Bolayır Yarımadası' nda kuvvet toplamayı, bu kuvvetle Bulgar hattının gerisine saldırmayı, bu saldırıyı Şarköy' de yapılacak bir çıkarma ile desteklemeyi planlamıştı. Mustafa Kemal Bolayır' da kurulan kolordunun harekat şubesi müdürlüğüne atandı (25 Kasım 1912). Fakat bu plan başarıya ulaşamadı, çünkü Şarköy' de çıkarma yapacak kolordu (kurmay başkanı Enver) zamanında yetişememiş ve araç yokluğu yüzünden karaya çok az asker çıkarılabilmişti. Kolordunun kurmay başkanı Fethi Bey (Okyar) bu sırada askerlikten çekildi. İttihat ve Terakki genel sekreteri oldu. Yerine Mustafa Kemal geçti ve kolordu Edirne' nin geri alınması hareketine katıldı. 22 TEmmuz 1913 tarihinde Edirne' ye ilk giren kuvvetler bu kolordunun atlı birlikleriydi. Fakat tıpkı Trablusgarp' ta yararlılıkları görülen subaylara Osmanlı Meclisi Mebusanının teşekkürlerini bildiren kararda olduğu gibi, Edirne' nin geri alınması olayında da Mustafa Kemal yerine Enver' in (Paşa) adı geçti.
'27 Ekim !913' te Fethi (Okyar) Sofya elçiliğine, Mustafa Kemal de Sofya askeri ateşeliğine gönderildi. Bu 1905' te Harbiye mektebini bitirdikleri zamankine benzer bir sürgün cezasıydı. Fakat Mustafa Kemal ve Fethi Bey bu cezayı değerlendirmesini bildiler. Mustafa Kemal Bulgaristan' lı Türkler konusu üzerinde durdu ve onlar arasında milli şuuru uyandırmak için çalıştı. Türkçe olarak basılan iki gazeteyi elçilik yoluyla kontrol altına aldı. Birgün Türkler tarafına geçmeleri mümkün olan Bulgaristan' daki Makedonyalılar derneği ile yakın ilişkiler kurdu, onlara para yadımları yaptırdı. Arkadaşı Şakir Zümre' nin yardımıyla Bulgar parlamentosuna devama başladı. Şakir Zümre, parlamentodaki 17 Türk mebustan biriydi. Mustafa Kemal bu tartışmaları dinlerken çok partili bir parlamentonun nasıl çalıştığını inceliyor, siyasal taktikleri öğreniyordu. Bunların dışında Sofya uzun süre kaldığı ilk yabancı başkent olarak da onu ilgilendiriyordu. Sofya' nın önemli siyasal şahsiyetlerini tanımış, sosyete tarafından iyi kabul görmüş, kralla tanışma fırsatını bulmuştu.


Bu büyük ideallerin gerçekleşmesi için karınca gibi didinirler. Bunlar, çakalların cirit attığı ortamlarda bir aslan asaletiyle hedefi kollarlar.

DİRİLİŞ_MAK Çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-01-2007, 06:17 PM   #13 (permalink)
Üye Bilgileri
Forumcu
 
DİRİLİŞ_MAK kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2007
Şehir : Sakarya
Mesaj: 2,495
Blog Başlıkları: 6
Rep Gücü: 1342
Rep Puanı : 133813
Rep Seviyesi: DİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK Repstar
DİRİLİŞ_MAK kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Varsayılan

BU KONUYA YORUM YAPMAK İÇİN HEMEN ÜYE OLUN
170.000 UYE YORUMLARINIZI OKUSUN


BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI


28 Haziran 1914' te Avusturya veliahtı arşidük Franz Ferdinand Saraybosna' da öldürülmüş, bundan bir ay sonra da Avusturya-Sırbistan savaşı başlamıştı. Bu, Birinci Dünya Savaşı' nın başlaması demekti. Mustafa Kemal Osmanlı Devletinin Almanya yanında savaşa girmesine şiddetle karşıydı. Almanya savaşı kazanırsa Osmanı Devleti ister istemez onun uydusu olacak, kazanamazsa herşeyini birden kaybedecekti. Onun inancına göre devlet tarafsız kalıp kuvvetlenmeye bakmalıydı. Bu savaş er geç büyüyecek, belki de Amerika bile savaşa katılacaktı. Şu durumda iki taraf arasında bir denge kurup beklemek ve savaşa katılma bir zorunluluk durumunu alırsa hangi tarafı tutacağına o zaman karar vermek gerekiyordu. Enver Paşa ise bu düşüncenin tam karşısındaydı. Savaşın kısa süreceğini ve savaşa karşı çıkmak isteniyorsa derhal Almanya' nın yanında savaşa girmek gerektiğini savunuyordu. Bütün düzenleri ona göre kurdu ve yürüttü; nitekim bir süre sonra, 29 Ekim 1914' te Alman zırhlıları Goeben ve Breslau Karadeniz' e geçerek Rus limanlarını topa tuttu ve Osmanlı ülkesi adeta bir oldu bittiye getirilerek Birinci Dünya Savaşı' na girdi. Ama bir kere savaşa girilince, inançları ne olursa olsun, Mustafa Kemal kendine düşeni yapmayı kabul etti. Şimdi orduda faal bir görev istiyordu. Birçok çabadan sonra 2 Şubat 1915' te Tekirdağ' da kurulmakta olan 19.tümen komutanlığına getirildi. İstanbul' a dönmeden evvel Enver Paşa tarafından gönderilmiş bir aracı Mustafa Kemal' in ağzını aramış ve ona İran üzerinden Hindistan' a gidecek üç alaylık bir kuvvetin komutanlığını önermişti. Bu alaylar, Hint Müslümanlarını İngiltere' ye karşı ayaklandıracaktı. Mustafa Kemal' e göre bu, Enver Paşa' nın malum ve olmayacak rüyalarından biriydi ve daha savaşın başında onun zihninin bu yollara işlemesi durumun vehametini gösteriyordu. Mustafa Kemal öneriyi "Ben bu kadar kahraman değilim" diye geri çevirdi. Sonra "Böyle bir iş için üç alaylık kuvvetin gereksiz olduğunu, gittiği yerde gönüllü toplayabilecek tek bir subayın bu ayaklanmayı çıkarabileceğini" savundu. Bu sırada batılı müttefikler Almanya karşısında zor bir durumda olan Rusya' ya en kısa yoldan yardım ulaştırabilmenin hazırlığı içindeydiler. Bunun için de Türklerin elinde bulunan Çanakkale boğazını zorla geçmeye karar vermişler, Rus donanması birçok defa Boğazın dış tabyalarını bombardıman etmişti. Bir çıkarma ihtimalinin gün geçtikçe yaklaştığı anlaşılıyordu.


Bu büyük ideallerin gerçekleşmesi için karınca gibi didinirler. Bunlar, çakalların cirit attığı ortamlarda bir aslan asaletiyle hedefi kollarlar.

DİRİLİŞ_MAK Çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-01-2007, 06:18 PM   #14 (permalink)
Üye Bilgileri
Forumcu
 
DİRİLİŞ_MAK kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2007
Şehir : Sakarya
Mesaj: 2,495
Blog Başlıkları: 6
Rep Gücü: 1342
Rep Puanı : 133813
Rep Seviyesi: DİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK Repstar
DİRİLİŞ_MAK kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Varsayılan

BU KONUYA YORUM YAPMAK İÇİN HEMEN ÜYE OLUN
170.000 UYE YORUMLARINIZI OKUSUN


Savunma düzeni dış, orta ve iç bölgeler olmak üzere 3 gruptu ve komutası Miralay Cevat Bey' deydi. Savaş ilanından birkaç gün sonra 3 Kasım 1914' te İngilizler Seddülbahir ve Kumkale tabyalarını topa tuttular. 19 Şubat 1915' te boğazın dış tabyaları yok edilmişti. Yunanlılar' ın İstanbul' a girmesini istemeyen Ruslar 40.000 kişilik bir yardımcı kuvvet göndermeyi teklif etti. Bunun üzerine İngilizler ve Fransızlar boğazları Ruslar' a vermeyi önerdiler. Düşman, savunma tabyalarını etkisiz hale getirdiği gibi boğazdaki mayın tarama ve temizleme işini de başarıyla gerçekleştiriyordu. Ama 7-8 Mart gecesi Yüzbaşı Hakkı Bey komutasındaki Nusret Mayın Gemisi, sezdirmeden liman bölgesine tekrar mayın döşedi. Gerek mayınlar ve gerekse bataryaların atışlarıyla İtilaf kuvvetleri birçok gemi kaybederek geri çekilmek zorunda kaldı.
18 Mart hücumu karadan yardım görmedikçe Çanakkale' nin geçilemeyeceğini gösterdiğinden İngiliz, Fransız ve Anzak ( Avusturya ve Yeni Zelanda Ordusu) lardan oluşan 70.000 kişilik bir kuvvet 25 Nisan 1915' te Seddülbahir ve Arıburnu bölgelerinden karaya çıkarıldı. Bu karasal kuvvete 109 savaş, 308 taşıt gemisi ve özel çıkarma taşıtları destek verdi. Türk Ordusu ise bu kuvvetlere karşı savunma görevini 5.Orduya verdi.
Bütün bunlara karşın düşman kuvvetleri başarılı olamıyordu. Çıkartmanın ilk günü Mustafa Kemal 17.piyade alayını Conkbayırı' nda durdurdu ve Kocaçimen Tepesi' nin düşman eline geçmesini önledi. Ardından Alçıtepe ve Arıburnu' na yapılan diğer bir saldırıyı da 5.Ordu kuvvetleri büyük kayıplar vermek pahasına geri püskürttü.
Savaş tüm hızıyla sürdü ve deniz üzerinde de devam etti. Türk ordusunun Nurulbahir gemisi battı, Gülcemal vapuru yara aldı. Buna karşın İtilaf kuvvetlerinin Goliath zırhlısı batırıldı.
Haziran ayında Kanlı Siper Savaşları başladı. 50.000 kişilik Fransız ve İngiliz ordusu 25.000 kişilik Türk ordusu üzerine top ateşi desteğinde hücuma geçti. Bu hücum Çanakkale' deki en kanlı savaş olmuştur. Çıkarmanın başlangıcından o güne değin Türk ordusu 70.000' e yakın kayıp vermişti. Herşeye rağmen düşman ilerlemeyi başaramadı. Yeni hedef Anafartalar Platosu' nu ve Kocaçimen' i ele geçirmekti.
Anafartalar Zaferi
İngilizler 6-7 Ağustos 1915' te Arıburnu' nda yeniden saldırıya geçti ve Suvla kıyılarına baskın halinde çıkarma yaptı. Mustafa Kemal' in emriyle başlatılan süngü hücumunun peşisıra düşman, siperlerinde bastırıldı ve ağır kayıplar verdirilerek geri püskürtüldü. Sonuçta Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal 9-10 Ağustos' ta Anafartalar Zaferi' ni kazanmış oldu. Bu zaferi 17 Ağustos' ta Kireçtepe, 21 Ağustos' ta 2.Anafartalar zaferi takip etti. Başlangıçta 3 gün içinde Çanakkale Boğazı' nı geçeceklerini sanan İtilaf Devletleri bunu başaramadığı gibi çok ağır kayıplar vermişti.
Bu savaşlar Mustafa Kemal' in askeri deha ve yeteneklerini ortaya çıkarması açısından büyük önem taşır. O, bu savaşları tarihin en çetin savaşları olarak nitelemiştir. Savaş yorgunluklarına eklenen ağır bir sıtma da bu sırada Mustafa Kemal' i çok hırpaladı. Buna rağmen kesin sonucu almadan Çanakkale' den ayrılmak istemiyordu. 21 Ağustos savaşlarından sonra bütün cephede saldırıya geçerek düşmanı denize dökmek istedi. Bunun için ikmal ve desteğe gereksinimi vardı. Fakat ordu komutanlığı "harcayacak tek bir erimiz bile yoktur" gerekçesiyle bu saldırıya izin vermedi. Bunun üzerine Mustafa Kemal grup komutanlığından istifa etti. İstifası kabul edilmedi ve hava değişimine çevrildi. Üzüntü içinde ve hasta olarak döndüğü İstanbul' da İngilizlerin bir gece sessizce Gelibolu yarımadasını boşaltıp çekildiklerini öğrendi (19 Aralık 1915). Mustafa Kemal' in rütbesi artık albaydı.
Çanakkale savaşları 8,5 ay sürdü. Savaşlar iki taraf için büyük kayıplara neden oldu. İtilaf devletleri, Çanakkale' ye önce 70.000 kişi göndermişlerdi. Sonradan bu kuvvet 500.000' e çıkarıldı. Bunun 400.000' i İngiliz, 79.000' i Fransız ordusundandı. İngilizlerin kaybı 115.000 ölü, yaralı, esir ve memleketine gönderilen 90.000' i hasta olmak üzere 205.000 idi. Fransızların kaybı 47.000 idi. Türklerde ise ölü, yaralı ve hasta sayısı 252.300' ü buldu.


Bu büyük ideallerin gerçekleşmesi için karınca gibi didinirler. Bunlar, çakalların cirit attığı ortamlarda bir aslan asaletiyle hedefi kollarlar.

DİRİLİŞ_MAK Çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-01-2007, 06:19 PM   #15 (permalink)
Üye Bilgileri
Forumcu
 
DİRİLİŞ_MAK kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2007
Şehir : Sakarya
Mesaj: 2,495
Blog Başlıkları: 6
Rep Gücü: 1342
Rep Puanı : 133813
Rep Seviyesi: DİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK Repstar
DİRİLİŞ_MAK kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Varsayılan Kurtuluş Savaşı

BU KONUYA YORUM YAPMAK İÇİN HEMEN ÜYE OLUN
170.000 UYE YORUMLARINIZI OKUSUN


İzmirin İşgali

13 Kasım 1918, müttefiklerin İstanbul' a giriş günlerine rastlıyordu. Mustafa Kemal, İtilaf donanmasına bağlı gemilerin İstanbul' a girmesi üzerine yanındakilere: "Geldikleri gibi giderler" diyerek ülkenin birgün bağımsızlığa kavuşacağına olan inancını belirtti. Gerçi şehir resmen işgal edilmiyordu, siyasal ve idari kontrol Türkler elindeydi, ama bu tamamen nazari bir durumdu, gerçekte İstanbul işgal edilmiş demekti. Enver, Cemal, Talat Paşa' lar memleketten kaçmış, hükümet ve meclis üyeleri birbirine düşmüştü. Sultan, şeyhülislamın, Cavit ve Fethi Beyler' in hükümetten çekilmesini istiyordu. Sadrazam İzzet Paşa bu isteği kabul etmedi ve hükümeti ile birlikte istifa etti. Yeni hükümeti kurma önerisi Tevfik Paşa' ya yapıldı. Mustafa Kemal ve Rauf Bey, Tevfik Paşa' nın sadrazam olmaması, hükümeti yine İzzet Paşa' nın kurması için yoğun bir çalışma yaptılar, fakat başaramadılar. Mustafa Kemal İstanbul' da kaldığı bu altı aylık dönem içinde vatanın kurtuluşuna en küçük yardımı dokunabilecek olan herkesle ilişki kurdu, görüştü. Düşüncelerini daha kolay yayabilmek daha etkili olabilmek için Fethi Bey' in (Okyar) çıkardığı Minber gazetesine ortak oldu. Savaştan yeni çıkan komutan ve subayların morallerini yükseltmek için Sofya' da askeri ateşe iken yazdığı Zabit ve Kumandanla Hasbihal adlı eserini yayımladı. Onun bu çok yönlü çalışmaları işgal kuvvetleri yetkililerini ve hükümeti kuşkulandırmaya başlamıştı. Onu herhangi bir nedenle tevkif de edemiyorlardı. Çünkü kazandığı zaferlerle ordu ve halk arasında sevgi ve takdir elde etmişti. Onu tevkif etmenin halk çoğunluğu üzerinde kötü etkileri olacaktı. Şu halde Mustafa Kemal' i İstanbul' dan uygun bir görevle uzaklaştırmak gerekiyordu. Bunun için de yeterli bir neden vardı. İngiliz raporlarına göre, Samsun ve dolaylarında Türkler, rum ahaliye baskı yapıyorlardı. İngiliz işgal makamları Osmanlı hükümetine, bu durumun önüne geçilmezse kendilerinin işe el koyacağını bildirmişti.

İzmir' in İşgali

Hükümet bir önlem olarak Mustafa Kemal Paşa' yı 9.Ordu müfettişliğine atadı. Ordu merkezi Erzurum' daydı. Mustafa Kemal Paşa durumu yerinde inceleyecekti. Mustafa Kemal Paşa öneriyi sevinçle kabul etti. Çünkü İstanbul' a geldiği günden beri resmi bir görevle Anadolu' ya geçmenin olanaklarını arıyordu. 9.Ordu müfettişliğine Sivas' ta bulunan 15.Kolordu (Kazım Karabekir) bağlıydı. Üstelik Mustafa Kemal, genelkurmay ikinci başkanı Kazım Paşa' nın (İnanç) yardımıyla, hükümetten çok geniş yetkiler alarak gidiyordu.

Bu yetkiye göre Mustafa Kemal müfettişlik sınırları dışındaki bütün komutanlarla ve sivil makamlarla doğrudan doğruya yazışma yapabilecek ve gereken emirleri verebilecekti. Mustafa Kemal Paşa yol hazırlıklarını büyük bir gizlilik içinde yaptı. Hükümetin veya müttefiklerin O' na verilen yetkilerden pişman olup her an geri çağırabileceklerinden korkuyordu. Kendisi ve kalabalık maiyeti için İngilizlerin vereceği vizeyi heyecanla beklemeye başladı. Bu bekleyiş sırasında 15 Mayıs günü Yunan birlikleri 20.000 kişilik bir kuvvetle İzmir' de karaya çıktı. İstanbul halkı da bütün memleket gibi İzmir işgalinden şaşkına dönmüştü. Tarihi Sultanahmet mitingi bu şaşkınlığa eklenen nefret ve isyanın bir sonucuydu. Böylece Türk Kurtuluş Savaşı 15 Mayıs 1919' da Yunanlıların İzmir' i işgali sırasında düşmana ilk kurşunun sıkılmasıyla fiilen başlamış oldu.


Bu büyük ideallerin gerçekleşmesi için karınca gibi didinirler. Bunlar, çakalların cirit attığı ortamlarda bir aslan asaletiyle hedefi kollarlar.

DİRİLİŞ_MAK Çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-01-2007, 06:19 PM   #16 (permalink)
Üye Bilgileri
Forumcu
 
DİRİLİŞ_MAK kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2007
Şehir : Sakarya
Mesaj: 2,495
Blog Başlıkları: 6
Rep Gücü: 1342
Rep Puanı : 133813
Rep Seviyesi: DİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK Repstar
DİRİLİŞ_MAK kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Varsayılan

BU KONUYA YORUM YAPMAK İÇİN HEMEN ÜYE OLUN
170.000 UYE YORUMLARINIZI OKUSUN


Bu arada İngilizler "Padişahın Mustafa Kemal Paşa' ya güveni vardır" gerekçesiyle beklenen vizeyi verdiler. Mustafa Kemal böylece, 16 Mayıs' ta küçük ve eski bir şilep olan Bandırma ile yola çıktı. Her an İngilizler tarafından yolunun kesileceğinden kuşkulanan Mustafa Kemal, bu kuşkusunda haksız değildi. İşgalciler, sonunda Mustafa Kemal' in nasıl bir amaçla Anadolu' ya geçtiğini anlamışlardı ve Yüksek İşgal Komisyonunda askeri ateşe olarak çalışan Wyndham Deeds bir gece yarısı o sırada sadrazam olan Damat Ferit' i uyandırarak bu husus hakkındaki endişesini bildirmişti. Gerçekten de Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919 günü fırtınalı bir havada Samsun limanına çıktı.
Anadolu, İzmir' in işgali ve bunun doğuracağı sonuçlar hakkında çok az bilgiye sahipti. Bu yüzden Mustafa Kemal ilk çalışmalarını şu iki nokta üzerinde topladı:
2. Abdülhamit' in kurduğu telgraf şebekesinden yararlanarak yetkisi altındaki askeri ve sivil makamlarla sıkı bir ilişki kurmak; halka protesto mitingleri yaptırarak Babıali' ye ve müttefiklere karşı milletin cephe aldığını belirtmek. Bu arada İstanbul' dan aldığı yetkileri kullanarak iki yoldan çalışmaya başladı: Askeri alanda, Anadolu ve Trakya' da ayakta kalmış birliklerle derhal ilişkiye geçti; siyasal alanda ise, yer yer kurulmakta olan Müdafaai Hukuk ve Reddi İlhak grupları arasında bağlantı kurmaya başladı. Aslında İstanbul kendisini bu grupları dağıtmakla görevlendirmişti. İlhak ve işgalleri önlemek için kurulan bu dernekler ve Batı Anadolu' da Yunan İşgalini durdurmak için Kuvayı Milliye adı altında toplanan silahlı halk kuvvetleri daha çok bölgesel endişelerden doğduğu ve aralarında ilişki kurulamadığı için vatanı kurtaracak ve milleti bağımsızlığa kavuşturacak bir güç kazanamıyordu. Mustafa Kemal Harbiye nezaretine mütareke şartlarına uymayan, kuvvetlerini arttıran ve Anadolu içlerine girmeye hazırlanan müttefiklerden ve özellikle İngilizlerden şikayet telgrafları çekerek hükümeti uyarıyordu.


Bu büyük ideallerin gerçekleşmesi için karınca gibi didinirler. Bunlar, çakalların cirit attığı ortamlarda bir aslan asaletiyle hedefi kollarlar.

DİRİLİŞ_MAK Çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-01-2007, 06:20 PM   #17 (permalink)
Üye Bilgileri
Forumcu
 
DİRİLİŞ_MAK kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2007
Şehir : Sakarya
Mesaj: 2,495
Blog Başlıkları: 6
Rep Gücü: 1342
Rep Puanı : 133813
Rep Seviyesi: DİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK Repstar
DİRİLİŞ_MAK kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Varsayılan

BU KONUYA YORUM YAPMAK İÇİN HEMEN ÜYE OLUN
170.000 UYE YORUMLARINIZI OKUSUN


Vatanın bütünlüğüi milletin bağımsızlığı tehlikededir,
İstanbul Hükümeti, üzerine aldığı sorumluluğun gereklerini yerine getirememektedir. Bu durum, milletimizi adeta yok olmuş gösteriyor.
Milletin bağımsızlığını kurtaracak olan yine milletin azim ve kararlılığıdır.

Milletin içinde bulunduğu durum ve şartlara göre harekete geçmek ve haklarını yüksek sesle dünyaya duyurmak için her türlü etki ve kontroldan uzak milli bir heyetin varlığı zorunludur.
Anadolu' nun her bakımdan en emniyetli yeri olan Sivas' ta milli bir kongrenin acele toplanması kararlaştırılmıştır.
Bunun için illerin her sancağından milletin güvenini kazanmış üç temsilcinin mümkün olduğu kadar çabuk yetişmek üzere hemen yola çıkarılması gerekmektedir.
Her olasılığa karşı, bu sorunun bir milli sır durumunda tutulması ve temsilcilerin, gerek görülen yerlerde , yolculuklarını kendilerini tanıtmadan yapmaları gereklidir.
Doğu illeri adına, 10 Temmuz' da Erzurum' da da bir kongre toplanacaktır. Bu tarihe kadar diğer illerin temsilcileri de Sivas' a gelebilirlerse, Erzurum Kongresi' nin üyeleri, Sivas genel kongresine katılmak üzere hareket ederler.


Bu büyük ideallerin gerçekleşmesi için karınca gibi didinirler. Bunlar, çakalların cirit attığı ortamlarda bir aslan asaletiyle hedefi kollarlar.

DİRİLİŞ_MAK Çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-01-2007, 06:20 PM   #18 (permalink)
Üye Bilgileri
Forumcu
 
DİRİLİŞ_MAK kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2007
Şehir : Sakarya
Mesaj: 2,495
Blog Başlıkları: 6
Rep Gücü: 1342
Rep Puanı : 133813
Rep Seviyesi: DİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK Repstar
DİRİLİŞ_MAK kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Varsayılan

BU KONUYA YORUM YAPMAK İÇİN HEMEN ÜYE OLUN
170.000 UYE YORUMLARINIZI OKUSUN


Erzurum Kongresi
Milli sınırlar içinde bulunan vatan parçaları bir bütündür. Birbirinden ayrılamaz.

Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı ve Osmanlı Hükümeti' nin iş yapamaz duruma gelmesi durumunda, millet topyekün kendini savunacak ve direnecektir.

Vatanı korumakta ve istiklali elde etmekte İstanbul Hükümeti başarılı olamadığı taktirde bu gayeyi gerçekleştirmek için geçici bir hükümet kurulacaktır. Bu hükümet üyeleri milli kongrece seçilecektir. Kongre toplanmamışsa, bu seçimi Heyet-i Temsiliye yapacaktır.
Kuvayi Milliye' yi kuvvet tanımak ve milli iradeyi hakim kılmak temel prensiptir.
Hıristiyan azınlıklara siyasal hakimiyet ve sosyal dengemizi bozacak imtiyazlar verilemez.
Manda ve koruma kabul olunamaz.
Milli Meclis' in derhal toplanmasını ve hükümet işlerinin meclis tarafından kontrol edilmesini sağlamak için çalışılacaktır.
Sivas Kongresi
Miili sınırlar içinde bulunan vatan parçaları bir bütündür, birbirinden ayrılamaz.
Her türlü işgal ve müdahaleye karşı, millet birlik olarak kendisini koruyacak ve karşı koyacaktır.
İstanbul Hükümeti, bir dış baskı karşısında memleketimizin herhangi bir parçasını terk zorunluluğunda kalırsa, vatanın bağımsızlığını ve bütünlüğünü koruyacak her türlü önlem ve karar alınmıştır.
Kuva-yı Milliye' yi tek kuvvet tanımak ve milli iradeyi hakim kılmak temel prensiptir.
Manda ve koruma kabul olunamaz.
Milli iradeyi temsil etmek üzere Millet Meclisi' nin derhal toplanması zorunludur.
Aynı gaye ile milli vicdandan doğan dernekler "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Derneği" adı altında birleştirilmiştir.
Milletimiz çağdaş gayelerin büyüklüğüne inanır ve teknik, sınai ve ekonomik durumumuzu ve gereksinimimizi takdir eder.
Mukaddes maksadı ve genel örgütü idare için kongre tarafından bir Heyet-i Temsiliye seçilmiştir.


Bu büyük ideallerin gerçekleşmesi için karınca gibi didinirler. Bunlar, çakalların cirit attığı ortamlarda bir aslan asaletiyle hedefi kollarlar.

DİRİLİŞ_MAK Çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-01-2007, 06:20 PM   #19 (permalink)
Üye Bilgileri
Forumcu
 
DİRİLİŞ_MAK kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2007
Şehir : Sakarya
Mesaj: 2,495
Blog Başlıkları: 6
Rep Gücü: 1342
Rep Puanı : 133813
Rep Seviyesi: DİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK RepstarDİRİLİŞ_MAK Repstar
DİRİLİŞ_MAK kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Varsayılan

BU KONUYA YORUM YAPMAK İÇİN HEMEN ÜYE OLUN
170.000 UYE YORUMLARINIZI OKUSUN


Erzurum ve Sivas Kongreleri' nde saptanıp olgunlaştırılan ilkeler doğrultusunda 28 Ocak 1920' de son Osmanlı Mebuslar Meclisi' nin gizli oturumunda oybirliği ile kabul edilen ve Türkiye' nin kabul edebileceği barış koşullarını açıklayan 6 maddelik bildiridir. Misak-ı Milli temelde Ulusal Kurtuluş ve Bağımsızlık Savaşının bir programı niteliğindedir.
6 maddelik bildiri özetle şöyleydi:
Arap kökenli halkın oturduğu ve Mondros Mütarekesi imzalandığı tarihte yabancı devletlerin işgali altında bulunan bölgelerin geleceği, halkın serbest oyuyla belirlenecektir; mütareke sınırları içinde Osmanlı-İslam çoğunluğun yerleşmiş bulunduğu kısımların tümü, gerçekte ya da hükmen hiç bir nedenle birbirinden ayrılamayacak bir bütündür.
İlk serbest kaldıkları zamanda kendi istekleriyle anavatana katılan Kars, Ardahan ve Batum illerinde gerekirse yeniden halkoylaması yapılabilecektir.
Batı Trakya' nın hukuksal durumu da, halkın tam bir özgürlük içinde verecekleri oylarla saptanmalıdır.
İstanbul ve Marmara Denizi' nin güvenliği her türlü tehlikeden uzak tutulacak, Boğazların ticaret gemilerine açık tutulması, ilgili devletlerin aralarındaki antlaşmalarla sağlanacaktır.
Antlaşmalarla belirlenen ilkeler çerçevesinde azınlıkların hukuku, komşu ülkelerdeki müslüman halkların aynı haklardan yararlanmaları koşuluyla güvence altında olacaktır.
Türkiye' nin siyasal, adli, mali tam bağımsızlığı kabul edilecektir; bu konularda hiçbir kayıt ve kısıtlama getirilemez.


Bu büyük ideallerin gerçekleşmesi için karınca gibi didinirler. Bunlar, çakalların cirit attığı ortamlarda bir aslan asaletiyle hedefi kollarlar.

DİRİLİŞ_MAK Çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-01-2007, 06:21 PM   #20 (permalink)
Üye Bilgileri