![]() |
|
|
|||||||
| Ekonomi & Borsa Ekonomi ve Borsa'dan Haberler Tüyolar... |
|
|
|
|
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Kentte istihdamı artırmak amacıyla ortak şirket kuran Bartınlı girişimciler, ormandan toplanan ekolojik ürünleri fırında kurutup dünyaya ihraç ediyor.. Bartın Girişim Grubu Ekolojik Gıda Sanayi A.Ş., 22 Eylül 2003 tarihinde faaliyete geçtiğinde, örnek bir proje de hayata geçmiş oldu. Projenin arkasında, ortak iş yapma kültürü ve kentin ekonomisine, istihdamına katkı isteği yatıyordu. Bartın Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) üyesi 123 ortakla şirketin temeli atıldı. Odun dışı orman ürünlerini ekonomiye kazandırmak ve bu sayede orman köylüsüne de gelir sağlamak hedefleniyordu. Neler mi yapılacaktı, defne, kekik, ıhlamur, meyan kökü, anason, mazı, mahlep, palamut, çöven, kimyon, ada çayı gibi bitkiler toplanıp kurutulacak, ihraç edilecekti. Ayrıca, hazır çorba yapan gıda kuruluşları için havuç, pırasa, lahana, biber gibi sebzeler kurutulacaktı. 270 bin Euro'ya endüstriyel fırın alındı. Ve işe 2 yıl önce defne yapraklarının kurutulmasıyla başlandı. Bartın'ın 280 köyünden orman işletmesinin her yıl izin verdiği 30-50 köyde defne yaprakları toplatılıyor, fırında işleniyor. KALANI ÇİNLİLER ALIYOR Şirketin İşletme Müdürü İlhan Özgür Yurt, Bartın Merkez, Kozcağız, Kurucaşile ve Amasra'nın köylerinden toplanan defne yapraklarının kurutma ve ayıklama işleminden geçirildiğini söyledi. Yurt, "Bartın'da yıllık bin ton defne yaprağı potansiyeli var. Bu yıl 400 ton işledik. Hedefimiz önümüzdeki sene bin tonu alıp Sinop, Kastamonu, Zonguldak gibi çevre illere de açılmak. Bu alanda Türkiye'deki birkaç firmadan biriyiz. Hammaddenin bulunduğu yerde kurulu tek firmayız" dedi. Kuruttukları defne yapraklarının bir şirket üzerinden 56 ülkeye gönderildiğini kaydeden Yurt, ihracat yapılan ülkenin talebine göre renk, kalite ve büyüklük olarak kalibrelendiğini belirterek, şu bilgiyi verdi: "Örneğin Amerikalılar yırtığı olmayan, lekesiz, düzgün yaprakları talep ediyor. Avrupa ülkeleri biraz daha kırık ve lekeli yaprağa izin veriyor.ı Kalanın tümünü Çin alıyor. Balık yemeklerinde ve baharat yapımında değerlendiriyorlar. Bin tonun üzerine çıkınca ürünü işleyecek fabrikayı kuracağız." ![]() |
|
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Pırasaları Ülker istedi
Defne yapraklarından başka çam kozalağını kurutma işi alındı. Kabuklu haliyle 50-60 ton olan kozalak miktarı 100 tona çıktığında fıstık kırma tesisi de kurulacak. Deneme amacıyla, sebze çorbaları için pırasa, çay için kuşburnu, yemde kullanılmak amacıyla ayva posası kurutuldu. Ülker, kurutulacak tüm pırasaları istediğini firmaya bildirdi. Zayıflama çayında kullanılmak üzere nar çekirdeğini kurutmak da tesisin planları arasında bulunuyor. ![]() |
|
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Kolektif çalışmayla göç tersine çevrilebilir
Bartın Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve şirket ortağı Mehmet Kemik, geçmişte halka açık şirketleri iyi idare edememe nedeniyle birlikte iş yapamama sıkıntısını yıllarca çektiklerini vurgulayarak, şunları söyledi: "Bartın'da en büyük eksiklik kolektif çalışma olmamasıydı. Gelişmiş illerde hep ortaklıklar var. Bu şirketle birlikte iş yapmayı ve istihdamı artırmayı hedefliyoruz. Bartınlıların bankada 500 milyon YTL'si var. İşte bu paranın ekonomiye girmesini istiyoruz. Artık beyaz yakalı da göç ediyor. Göçü tersine çevirebilir, insanların yüzlerinin daha fazla gülmesini sağlayabiliriz. Belki bir Koç bir Sabancı çıkarmak çok zor ama potansiyeli de ortaya koymalıyız." ![]() |
|
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
'101 yılda ilk kadın meclis üyesiyim'
İnkum Tur'un sahibi Nurten Şahiner, Bartın Ticaret ve Sanayi Odası'nın 101 yıllık tarihinde ilk kadın Meclis Üyesi. Konyalı Nurten Hanım'ın hikayesi, tapu ve kadastro müdürü eşi Arslan Şahiner'in 1966'da Zonguldak'a, 1971'de Bartın'a tayiniyle başlıyor. Memleket hasreti çeken Nurten Şahiner'in arkadaşları da Mevlana'yı ziyaret için Konya'ya gitmek isteyince, 1977'de tur organizasyonunun ilk adımı atılır. Kadınları örgütler, 40 kişilik bir kafile olarak Konya turunu yapar. Turun başarısı bu işin başlangıcı olur. ![]() |
|
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Eşleri ocaklarda kadınlar pazarda
Yerel ağızla 'Galla Pazarı' denilen Kadınlar Pazarı, salı ve cuma günleri kuruluyor. Satıcıların hemen tümü köylü kadınları olan Kadınlar Pazarı'nın kuruluşunun arkasında, yıllar önce esnaf ve memur dışındaki erkeklerin yöredeki taşkömürü ocaklarında zorunlu çalıştırılması sonrası kadınların evin günlük geçimini sağlamayı da üstlenmelerinin yattığı söyleniyor. ![]() |
|
|
|
|
|
|
#6 (permalink) |
|
Ahşap gemicilik vatanına döndü
Osmanlı'nın denizlerdeki hakimiyetini sağlayan kalyon ihtiyacını asırlarca karşılayan Bartın'ın kıyılarında ardı ardına ahşap yat ve gemi yapan tersaneler açılıyor.. Bartın'ın Kurucaşile ilçesi kıyıları ve balıkçı köyleri Osmanlı Donanması'nın kalyon ihtiyaçlarını karşılayan tersaneler diyarı olarak biliniyor. Osmanlı'ya yüzyıllarca hizmet eden bu diyarda tersanesi bulunanlardan biri de Armoni Tersanesi ve Armoni Yatçılığın Başkanı Haluk Uçar. Aslında bir hukuk adamı ama o çocukluğundan beri gönül verdiği tekne yapımı işinde. İstanbul Tuzla'da ilk tersane kuranlardan biri olan Uçar, Bartın ve ilçesi Kurucaşile'deki tersanelerinde yaptığı yatları da dünyaya pazarlıyor. Haluk Uçar, "Memleketini seven biri olarak, göçü önlemek için sektörü bu işin sahiplerinin ayağına götürdük" diye özetliyor buradaki yatırımlarını. TERSANE MARKALAŞTI Yaptığı dünyanın en hızlı giden yatıyla dikkatleri çeken Uçar'a göre, yat işi en hızlı gelişen ve markalaşan bir sektör. Ünlü işadamları bu işe girerken, Türkiye bu alanda dünyada 50'incilikten 3'üncülüğe geldi. ![]() |
|
|
|
|
|
|
#7 (permalink) |
|
Ustaları köylerine geri getirdik
Söz kalyonlardan açılmışken, Kurucaşile'deki tersanesinde "Golden Hind"in benzeri korsan gemisi yapan Çoban Denizcilik'in sahibi Hüseyin Çoban'dan bahsetmemek olmaz. Gemi inşa mühendisi Çoban, Safranbolu'yu Safranbolu yapan ahşap ve taş ustalarının köyü Bulak'dan. Dünya denizlerinde yüzen 50 civarı tekneye imza atan Çoban, İstanbul Tuzla'da başladığı yat projeleri ve imalatını Kurucaşile'ye taşıdı. Çoban, "Ahşap tekne yapmak İstanbul'da zordu. Gecekondularda zor şartlarda yaşayan ustaları köylerine geri getirdik" dedi. ![]() |
|
|
|
|
|
|
#8 (permalink) |
|
'Türkili, konservecilik sektörünün Vakkosu'
Türkiye'nin ilk konserve fabrikalarından biri Bartın'da faaliyet gösteriyor. Türkili Konserve'nin 1953 yılında kuruluşunda, 2'nci Dünya Savaşı sonrası Almanya'dan getirilen bir ziraat mühendisinin katkıları var. Alman mühendis bölgede ziraati öğretir. Yetiştirilen ürünler, Zonguldak'ın ihtiyacını karşılar, kömür işletmelerine kamyonlarla gönderilirdi. Ürün fazlalaştıkça, konserve fabrikası kurulması gündeme geldi. Fabrikayı kuran Türkili kardeşler 1982'de işleri ayırınca, fabrika Bahri Türkili'de kaldı. Bahri Bey'in damadı olan şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Serhat Çörek, fabrikanın kurulduğu yıllarda konservede Türk standardının bile bulunmadığını belirterek, "1982-1983 yıllarında Avrupa'ya konserve bizden gidiyordu" dedi. Amerikan gıda standardı FDA'yı da alan şirket, ABD'ye başta dolma olmak üzere pekçok ürün ihraç ediyor. Serhat Çörek, "Korservenin Vakkosuyuz" diyerek iddialarını ortaya koyuyor. ![]() |
|
|
|
|
|
|
#9 (permalink) |
|
Bahçede işe başladı 4 milyon $'ı yakaladı
İsmet Çakır, ilkokul mezunu bir girişimci. 70 yaşındaki Çakır, 58 yıllık iş hayatına şekercilikle başladı. Ofis mobilyası işiyle tanışması, 1970'li yılların başında İstanbul'daki bir firmanın mallarını satışla başlar. "Niçin ben yapmayayım?" sorusu onu evinin bahçesine atölye yapmaya sürükler. Küçük bir presle dolap imal ederek bu işte ilk adımı atar. "Ama hedefim büyüktü" diyen Çakır'ın, ÖzMadeş Madeni Eşya Sanayi adlı şirketi, bugün 95 personelle 3 vardiya çalışarak, yıllık yaklaşık 4 milyon dolarlık ciro gerçekleştiriyor. Üretiminin yüzde 70'ini, İtalya, Fransa gibi AB ülkelerine ihraç ediyor. İhracat geliri 1.5 milyon dolara ulaştı. ![]() |
|
|
|
|
|
|
#10 (permalink) |
|
'Demir çeliği Bartın'a çekmek istiyoruz'
Bartın Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kemik, geçmişte taşkömürü madenlerine endeksli kent ekonomisinde yapısal bir dönüşüm yaşandığını söyledi. Türkiye Kömür İşletmeleri'nin istihdamı azaltmasının, göçü ortaya çıkardığını kaydeden Kemik, yeni yatırım hamlesine dikkat çekti. Kemik'in verdiği bilgiye göre, 1'inci OSB'de yüzde 100 doluluğa ulaşıldı. Alan genişletilirken, mevcudun 3 katı sanayi arsası elde edilmeye dönük çalışmalar yapılıyor. Mehmet Kemik, "Konfeksiyon sanayii iyi durumda. İstanbul orijinli konfeksiyon firmalarında 4 bin 500 kadar istihdam var. Demir çelik yatırımları çekmeye çalışıyoruz. Demir çelik ve orman ürünleri/ahşap yat sektörlerinde sektörel teşvik bekliyoruz. ![]() |
|
|
|
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|