![]() |
|
|
|||||||
| Ekonomi & Borsa Ekonomi ve Borsa'dan Haberler Tüyolar... |
|
|
|
|
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Bilecik'teki modern tesislerinde üretim yapan Porland Porselen'in kapısından içeri giriyoruz. Şirketin sahibi Süleyman Pamukçu Siirtli. Diyarbakır'da Yabancı Diller Yüksek Okulu'nda son sınıfta okurken, arkadaşından etkilenip, 1976'da memleketi Siirt'e züccaciye mağazası açar. İlk mallarını arkadaşından alır. Bu arada okulu bitirir, İngilizce öğretmeni olarak tayini Şırnak'a çıkar. Orada öğretmenlik yapar. Ama öğretmenliği sürdürmez. Gönlü, aklı, kendi deyimiyle ruhu ticarette, üretimdedir. Mağazası için Paşabahçe'yle de çalışmaya başlar, cam, porselen gibi ürünler alır. Bu arada, işleri büyütmeye başlamış bira, meşrubat bayilikleri almıştır. Bira firmaları ürünlerle beraber promosyon bardak vermektedir. Bira firması temsilcisine bardağı daha ucuza vermeyi teklif eder. Paşabahçe'den kül tablası, bardak alıp logolayıp Siirt'ten fatura keserek Tuborg'a satmaya başlar. Siirt'te baskı atölyeleri olmadığı için İstanbul'a gelmek zorunda kalır. 1983'te İstanbul'da İmge Ticaret şirketini kurar. Logolu bardak işinden iyi para kazanır.
TURİZMLE BİRLİKTE İŞİ PATLADI Süleyman Pamukçu, bardakla uğraşırken turizm sektörü büyük patlama yapmıştır. Otel ve restoranlar, logolu bardak, tabak çanak istemektedir. O kadar büyük ilgi vardır ki, müşteri seçmektedir. Pamukçu'nun kaderini değiştiren olaylardan biri de, 1990 yılında en büyük tedarikçisi İstanbul Porselen'in kapanmasıdır. "Ya firmayı kapatacaktık ya da porseleni biz üretecektik" diyen Pamukçu, Paşabahçe'nin bir kuruluşu olan İstanbul Porselen'in makine ve ekipmanlarını satın alır. Porland Porselen'i 1992'de kurar. Gebze'de ilk porselen üretimini gerçekleştirir. 'BİZİMKİNİN DAHA İYİSİ YOK' Ayda 250 bin parça mal üretimiyle başlar. Otelcilik sektörü hedeflenirken, rakip firma ev sektörüne girince üretimin bir kısmı ev kesimine yönlendirilir. Artan talebi karşılamak için, 1996'da Bilecik'te 150 bin metrekare arazi alınır. Ayda 500 bin parçayla üretime geçilir. İhracata ağırlık verilir. 20 milyon Euro yatırımla kapasite 4 milyon adede çıkarılır. Pamukçu, "2-3 kişiden bin 200 çalışana, sıfır denilebilecek bir sermayeden 70 milyon dolar cirolu bir şirkete ulaştık. Bütün Avrupa ve ABD'ye mal gönderiyoruz. Porland Porselen dünyanın en iyi porseleni. Daha iyisini üretiyorum diyen karşımıza çıkamaz. Model ve tasarım farklılıkları var ama kumaşı derseniz, daha iyisi yok" dedi. |
|
|
|
|
![]() violet Kullanıcısına Teşekkur Edenler |
clekesh (07-24-2007) |
|
|
#2 (permalink) |
|
Mozaikleri kiliseleri süslüyor
Dekomer,eskitilmiş mermer ve malzemesi doğal taş olan mozaikle dekoratif ürünler üreten bir şirket. Sahibi Haldun Aynur. İtalya'da gezerken sokaklarda gördüğü mozaiklerin ilgisini çekmesi ile bu işe başlamış. Kiliselerde Hz. İsa, Meryem Ana figürlerinin sıkça kullanıldığını görünce de, atölyesinde bu figürlerin mozaikten üretimine geçmiş. Haldun Aynur, "Amacımız Bilecik'i bir mozaik merkezi haline getirmektir. İki milimetrekarelik taş kesimleri yaparak ürettiğimiz Hz. İsa ve Meryem Ana portreleri Avrupa'nın birçok ülkesinde kiliseleri süslüyor. İmzamızı taşıyan projeler arasında Dubai Emiri'nin evindeki mozaikler, Amerika'da Claudia Schiffer, Shaquille O'Neal, Shakira gibi ünlü isimlerin evlerindeki mozaikler de bulunuyor" dedi. |
|
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Babamı dinleyip memurluk yapsaydım, mutsuz olurdum
Süleyman Pamukçu'nun ticarete atılması hiç de kolay olmamış. Ticaretin zorluklarını yakından bilen esnaf babası, ticarete karşı çıkıp öğretmenlik yapmasını istemiş. Süleyman Pamukçu, şöyle anlatıyor: "Babam, memur olup rahat etmemi, çek-senetle, borç-alacak ile uğraşmamamı, huzur içinde yaşamamı istiyordu. Fakat bendeki sanayici ruhu ister istemez işe itiyordu. Memurluk yapamayacağımı biliyordum. Gençlere tavsiyem şu; Sonuçta bu hayatı siz yaşayacaksınız. Elbette sizi en çok seven anne ve babanızdır, kötülüğünüzü istemezler. Sizi sevenleri, değer verdiğiniz kişileri dinleyeceksiniz ama onların dediklerini harfiyen uygulamak zorunda değilsiniz. Beyin süzgecinden geçirin, doğru ve size uygun ise onu yapın. Benim de yaptığım buydu. Hayatınızı ne anneniz ne babanız yaşayacak. Hayatımı ben yaşayacağım, ne istediğimi herkesten daha iyi ben bilirim düşüncesiyle hareket ettim. Allah'tan da öyle yapmışım. Yoksa şu anda istemeyerek memuriyet yapmış olacaktım, mutlu olamayacaktım. Topluma, çevreme, ülkeme fayda sağladım. En büyük vatanseverler, ülkeye iyilik yapanlar, istihdam sağlayan ve üretim yapanlardır." |
|
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Toto ikramiyesi vinç kralı yaptı
Cesan Elektrikli Vinç Sanayi şirketinin sahibi Mustafa Şadoğlu Rizeli. 1956 doğumlu. İlkokulu zor bitirdi. Baba mesleği bakkallıkla iş hayatına atıldı. Çini imalatı, İstanbul'da oluklu mukavva imalatı derken, askerlik dönüşü 1981 yılında Spor Toto'da 13 artı 1 bilerek, en büyük ikramiyeyi kazandı. 4 kişi bilmişti. Eline net 2 milyar 300 milyon lira geçti. Piyango parasıyla 1982 yılında bambudan yazlık mobilya ürünleri imal etmeye başladı. Filiz Bambu markasıyla, bu alandaki en büyükler arasına girdi. VİNCİN ROLLS ROYCE'UYUZ 1985 yılında maddi zorluk içine giren komşusunun şirketine ortak olarak, vinç işine adım attı. Bilecik'te 200 tona kadar sanayi kuruluşlarında kullanılan vinç imal edip 36 ülkeye ihraç ediyor. 150 kişi çalışıyor. Yıllık cirosu 30 milyon YTL. Piyasada çalışan 15 bin adet vinçleri var. Şadoğlu, "Bu büyüklük ve kalitede 4 firma var. En iyisi biziz. Vinç işinin Rolls Royce'yuz" iddiasını dile getiriyor. |
|
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Ekstra ikramiye buharlaştı
Mustafa Şadoğlu, 2.3 milyar lira net ikramiye parasını alır almasına ama bir konu içinde uhde kalmıştır. Spor Toto 1981 yılında, Atatürk'ün doğumunun 100'üncü yıldönümü dolayısıyla 5 milyar lira fazla para verecektir. Ama nedense, bundan payını alamaz. Kendisini o tarihte "saf" biri olarak niteleyen Şadoğlu, ekstra ikramiyeden, 'kura çekildi bir kişiye çıktı' denilerek yararlandırılmadığını, hakkını da arayamadığını söyledi. Ankara'da o tarihte toto ikramiyesini ödeyen bankayı bulana kadar canı çıkmış, bankanın genel müdürüne yanında getirdiği 5 paket çayı uzattığında "Bana rüşvet mi veriyorsun" dediğinde de korkmuştur. ![]() |
|
|
|
|
![]() |
| Tags: okuyor |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|