![]() |
|
|
|||||||
| Ekonomi & Borsa Ekonomi ve Borsa'dan Haberler Tüyolar... |
|
|
|
|
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, "Bankamız, tüm politikalarını 2007, 2008 ve 2009 yılları için yüzde 4 olarak belirlenen enflasyon hedeflerinin gerçekleştirilmesine yönelik olarak uygulamaktadır" dedi.
12 aylık enflasyon beklentilerinin yükseldiğine dikkati çeken Yılmaz, beklentilerdeki bu bozulmanın kalıcı olma ve enflasyonu orta vadede hedeflerden uzaklaştırma olasılığının ortaya çıkması üzerine Merkez Bankası Para Politikası Kurulunun, temel politika aracı olan kısa vadeli faiz oranlarını etkin bir biçimde kullandığını kaydetti. "Bankamız faiz kararlarını alırken enflasyonun bugünkü seyrine değil, orta vadede izleyeceği seyre bakmakta; enflasyonun orta vadedeki seyrinin hedeflerle uyumlu olmasını gözetmektedir" diyen Yılmaz, "Ancak bizim gibi uzun süre yüksek ve kronik enflasyon yaşamış ülkelerde bu orta vadeli bakış açısının yerleşmesi zaman almakta ve bu da enflasyonla mücadelenin önündeki en önemli engellerden birini oluşturmaktadır" dedi. İkinci olarak, Merkez Bankasının enflasyonun orta vadedeki seyrini öngörebilmek için geniş bir veri setinden yararlandığını belirten Yılmaz, "Ancak elbette ki elde ettiğimiz her yeni bilgi ve her yeni gelişme enflasyonun seyrine ilişkin öngörülerimizi ve sayısal enflasyon tahminlerimizi değiştirebilmektedir" diye konuştu. Yılmaz, öncelikle para politikasının sıkı duruşunun, özel tüketim talebini etkileyerek enflasyona düşüş yönünde verdiği desteğin önümüzdeki dönemde devam edeceğini öngördüklerini ifade ederek, şöyle devam etti: "Ham petrol fiyatlarının gelişimi son dönemde olumlu bir görünüm sergilese de petrol ve enerji fiyatları enflasyon hedeflerini her zaman etkileyebilecek önemli bir risk unsurudur. İşlenmemiş gıda fiyatları, mevsimsel koşulların etkisiyle belirsizlik yaratan bir diğer unsurdur. Hizmetler sektöründeki fiyat katılıklarının giderilmesi de enflasyonla mücadelede büyük önem taşımaktadır. Bunun için söz konusu sektörlerde arzı ve rekabeti artırıcı uygulamalara gidilmesi gerekmektedir." Yılmaz, "enflasyonun orta vadede düşüş eğiliminin devamını sağlayan unsurlardan birinin mali disiplinin ve hedeflerle uyumlu gelirler politikasının tereddütsüz devam ettirilmesi olduğu unutulmamalıdır. Bu çerçevede gelirler politikasındaki ayarlamalar ve faiz dışı kamu harcamalarının enflasyona ve enflasyon beklentilerine etkisini yakından takip etmekteyiz" dedi. Yılmaz, dalgalı kur rejiminin, uygulanan enflasyon hedeflemesi rejiminin temel unsuru olduğuna dikkat çekerken, kur rejimi seçiminin hükümet ile birlikte yapıldığını, bu rejim altında kur politikasının tasarımı ve uygulanmasının ise Merkez Bankasına ait olduğunu belirtti. "Merkez Bankası'nın döviz kurunun seviyesine ilişkin açık veya zımni bir taahhüdü veya Türk parasını değerli kılmak yönünde bir politikası yoktur, olamaz da" ifadesini kullanan Yılmaz, dalgalı kur rejiminin uygulanmaya başladığı 2001 yılından bugüne kadar olan döneme bakıldığında döviz kurlarında, en sonuncusu Mayıs-Haziran döneminde yaşanan türden dalgalanmalar yaşanabileceğini bildirdi. Yılmaz, Merkez Bankası'nın, gerektiğinde döviz alım ihaleleri ve doğrudan müdahale yoluyla piyasaya yön verdiğine işaret etti. Yılmaz, Türkiye ekonomisinde dünya ekonomisi ile artan oranda finansal bütünleşme ve makro ekonomik temellerdeki sağlamlaşmanın daha yüksek cari açıkların sürdürülebilmesine imkan tanıdığını söyledi. Safi Milli Hasılanın 2006 yılı ikinci çeyreğinde reel olarak yüzde 8,8 oranında büyüdüğünü, üçüncü çeyrekte ise Haziran ve Temmuz aylarında yapılan parasal sıkılaştırmaya ve finansal piyasalardaki dalgalanmalara bağlı olarak büyüme oranının yüzde 3'e gerilediğini kaydeden Yılmaz, böylece 2001 yılından bugüne birikimli reel büyümenin yüzde 41, ortalama büyümenin ise yüzde 7,6 olarak gerçekleştiğine dikkati çekti. Küresel Rekabet Endeksi'ne göre Türkiye'nin 2006 yılında rekabet gücünü en fazla artıran ülkelerden biri olduğunu ve sıralamada 12 basamak birden yükselerek 125 ülke arasında 59. sıraya yükseldiğini belirten Yılmaz, "Bu ilerlemenin devam etmesi ve sürdürülebilir büyüme sürecinin sağlanması, uygulanan tüm ekonomi politikalarının nihai hedefi olan toplumsal refah artısı için bir gerekliliktir" dedi. Yılmaz, bugün Türkiye'nin, daha çok verimlilik artışına dayalı bir büyüme sürecinde olduğunu, ancak orta ve uzun vadede büyümenin kalıcılığının ve sürdürülebilirliğinin sağlanmasının, verimlilik artışlarının yanı sıra araştırma ve geliştirme faaliyetlerine ağırlık verilmesini ve yeniliklere dayalı bir büyüme aşamasına geçilmesini gerekli kıldığını anlattı. Çemberinden geçirirken felek,bizim kulağımıza fısıldamıştır senin kaderin bu diye Sağol Felek Çayın Ziyade Olsun |
|
|
|
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıtlar | Son Mesaj |
| ÖgrenciLerin İçKi Karnesi | rapdioksit | Muhabbet Café | 12 | 03-05-2008 21:11 |
| 12/26/06 - Üretimde saat başına ücret yüzde 10,8 arttı | snoopytd | Ekonomi & Borsa | 0 | 12-26-2006 19:13 |
| 12/17/06 - Geçen hafta hisse senetleri ortalama %2,25 değer kazandı | PeNeLoPe | Ekonomi & Borsa | 2 | 12-17-2006 18:28 |
| 09/30/06 - Sevişmeyi başlatan kadın ahlaksızdır efsanesi yıkılıyor | ReDD | Yurtiçi Haberler | 0 | 09-30-2006 07:23 |
| İlk dalga dokunmadı, sanayi yüzde 9 büyüdü/11temmuz | blackworm | Ekonomi & Borsa | 0 | 07-11-2006 08:05 |