Yorumla.Net  


Geri Git   Yorumla.Net > Yaşam & İnsan > Edebiyat

Edebiyat Türk ve Dünya Edebiyatı Hakkında Herşey

Yorumla.Net Forum'a Hoşgeldiniz

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !


Yeni Konu Gönder  Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 12-08-2007, 14:41   #1 (permalink)
Üye Bilgileri
Usta
 
Giriş: Jul 2006
Şehir : İzmir
Mesaj: 27,161
Rep Gücü: 0
Rep Puanı : 460275
Rep Seviyesi: _AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar_AlMiNa_ Repstar
Post bir reenkarnasyon hikayesi




İnanmak biraz zor ama bir şekilde yeniden doğuş dedikleri yoğunlaşma ve bir su damlası olarak yeni hayatın başlangıcı

“Sürüden ayrılanı kurt kapar” Bu çok göreceli bir söz, aslında bir tercih meselesi. Sürüde kalıp koyun koyun otlamak mı? Yoksa sürüden ayrılıp, kurtlara yem olma pahasına kendi bildiğin yolda yürümek mi? Ben olasılıkları severim, daha doğrusu severdim. Hani ölürken yaşadıklarınız bir film şeridi misali gözünüzde canlanır derler ya işte o anı yaşıyorum şimdi. Her anına değdi doğrusu. Sonuna ulaşamama olasılığı da vardı keşif gezisine çıkmaya karar verdiğimde ama biraz şans, biraz da şansın karesi mutlu sona ulaşmama yardım etti işte.

Arkadaşlarımla birlikte ormanda ilerliyorduk, sonbaharın sarısı hakimdi ormana. Herkes sağa sola dağılıp havalara zıplayıp duruyordu. Neşe içerisinde oraya buraya koşuşturup durduğumuz, binlerce belki de milyonlarca ağacın oluşturduğu ormanda ilerlemek, arkadaşlarınla oyun oynamak, inanılmaz bir duygu bu. Topraktaki mantarlar öbek öbek oyun alanımızın tekdüzeliğini bozmakta bize yardımcı olan tek şeydi. Dönem dönem havada beliren beyaz bir bulut nedeniyle hava kararır gibi oluyordu ve her seferinde arkadaşlarımın çoğu kayboluyordu ama ben neşem yerinde koşuşturmama kalan arkadaşlarımla devam ediyordum.

Ormanın sonunun olduğunu hiç düşünmemiştim. Karşıma çıkan sarımtırak düzlük nedense beni çok şaşırttı. Çoğu arkadaşımın aksine bu düzlük bende macera hissimin uyandığı andı. Cesaret ederek düzlüğe atladığımda beyaz bulut hızla ormanın üstünü kaplamaya başlamıştı bile. Giderek eğimi artan düzlükte ben de kayarcasına aşağı doğru süzülmeye başlamıştım. Artık uçurum misali eğimi artan düzlükten kurtuluşumun olmadığını düşünmeye başlamıştım ki bir çalılığa zor da olsa tutunabilme başarısını gösterdim. Yay şeklinde, bir adayı andıran çalılığın altında bugüne kadar gördüğüm en güzel mavilikte parıldayan bir göl vardı. Etrafı uzun kamışlarla çevrili gölün parıltıları beni çağırıyordu. Sonsuza kadar kalabilmeyi düşündüğüm gölün cazibesini çabucak atlatıp yoluma devam ettim. Kocaman iki mağaranın yan yana durduğu dik yamacın orada biraz dinlendim. Mağaralardan nemli ve ılık esintiler geliyordu. İçleri çok karanlıktı. Bir an içimi bir ürperti sardı. Yoluma devam etmeliydim. Mağaralardan uzaklaştıkça hafif yükseltileri olan sola ve sağa doğru eğimli bir araziye geliyordum. Ne sola, ne de sağa tam ortadan geçerek bu sefer sarı minik otların etrafını sardığı daha geniş ama yatay bir mağara girişinin üstüne ulaştım. Mağara girişi, dik küçük çatlakların girişe doğru uzandığı açıktan koyuya değişen pembe renge bürünmüştü. İlginç bir şekilde aşağı yukarı hareket ediyor, bir açılıp bir kapanıyordu. Mağaradan uzak durmaya çalışarak giriş kapandığı anda yoluma devam ettim. İyi ki de yapmışım, ben aşağı süzülürken beyaz bulut mağaralar bölgesine hızla yaklaşıyordu.

Giderek daralıp, sivrilen bir patikayı andıran yolun, küçük, siyah bir kaya parçasının yanından geçtikten sonra bittiğini, ancak kendimi boşlukta uçarken bulduğumda anladım. Neyse ki uçurumdan aşağı düşüşüm kısa sürdü. Geniş bir vadiye indiğimde uç noktalarında pembe birer kayalığın bulunduğu birbirlerine oldukça benzeyen iki yamacın arasındaydım. Bu sefer yamaçlardan birine doğru yönelip kayalığın tepesine ulaştım. Ufukta, uçsuz bucaksız gibi görünen bir ovanın ortasında bir krater ve devamında hayal meyal görebildiğim küçük bir koruluk vardı. Yorulmuş biraz da kilo kaybetmiş olmama rağmen yoluma devam ettim. Dikkatsizlikle düşülürse sonsuza kadar içinden çıkılamaz derinlikteki kraterin yanından geçip küçük koruluğa ulaştım. Koruluğun diplerinde, ışığın azaldığı bir yerde derin, dar bir vadi başlıyordu. Giderek sıklaşan ağaçlar arasında dolaşmaya başladım, ilerledikçe rutubet artmaya gezdiğim yer yapışkanlaşmaya başladı. Daha önce görmediğim ve benden daha ağır ilerleyen arkadaşlarla karşılaştım. Bazıları yapış yapıştı. Çoğu, vadinin karanlıklarından derinlerden geliyordu. İşte tam aradığım yer, huzur dolu ve sevecen, bana hoşgörü ve sevgiyle yaklaştılar derken o lanet olası beyaz bulutun içinde kendimi hapis olmuş olarak buldum.

Benden başka yakalanan diğer arkadaşlarım da var burada. Beyaz buluta “havlu” adını vermişler. Bir inanışa göre dış dünyadan bize benzer ama bizden daha kalabalık olanlarla bir makinenin içerisinde buluşuluyormuş. Oldukça zahmetli geçen yolculuklar sonrası biraz daha tuzlu ve daha büyük bir topluluğa karışılıyormuş. Siber dünya dedikleri bu yerden ısının da yardımıyla daha serbest dolaşılabilen, sanki uçarcasına hareket edilen, göğe yükseliş yani ultra dünyaya geçiş varmış. Bundan sonrasına inanmak biraz zor ama bir şekilde yeniden doğuş dedikleri yoğunlaşma ve bir su damlası olarak yeni hayatın başlangıcı.

Hay Allah şu havluya yakalanmadan o dar, derin, yapışkan vadiye bir kaçabilseydim

_AlMiNa_ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 05:30.


Powered by vBulletin Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

Hosting Hizmetleri TOPlist Forums Directory

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207