Fatima Olayı ya da Kehanetleri
Fatima, bir insanın ismi değil, bir kasabanın adıdır...
13 Mayıs 1917 tarihinde Portekiz'in Fatima Kasabası'nda üç köylü çocuk Meryem Ana'yı gördüklerini iddia eder. İddialarına göre, Meryem Ana altı ay süre ile her ayın 13'ünde kendilerine görünmüş ve bazı şeyler söylemiştir.
13 Ekim 1917'deki son görünüşünde, kasabaya akın eden 70 bin kişinin gözünün önünde 'güneşin dans ettiği' öne sürülür. Kilise önce bu iddiaları ciddiye almaz. Fakat Salazar'ın siyasal olarak kabinedeki yetkileri elinde topladığı 1930 yılında, olaydan tam 13 yıl sonra, kasabanın bağlı olduğu Leiria yöresinin Piskoposu, Meryem Ana'nın çocuklara görünme 'mucizesinin' 'inanılır nitelik taşıdığını' ilan eder. Papa IX. Pius yöreyi ziyaret edenleri takdis eder. Meryem Ana'nın çocuklara göründüğü öne sürülen yerde bir manastır inşa edilir. Papa VI. Paul, 'mucizenin' gerçekleşmesinin ellinci yıldönümünde Fatima'ya gider ve ayinleri idare eder.
Papa II. John Paul, Fatima mucizesinin, 13 Mayıs 1981'deki suikastta (mucizeden tam 64 yıl sonra aynı gün) kendi hayatını da kurtardığını söyler ve Mehmet Ali Ağca'nın sıktığı, bindiği cipe saplanıp kalmış olan kurşunu, müzeye konmak üzere Fatima'nın bağlı olduğu Leiria Piskoposu'na verir. Papa'nın bu davranışının altında Fatima mucizesine dayalı olarak efsaneleşen üç sır yatmaktadır.
İnanışa göre, Meryem Ana çocuklara göründüğü zaman onlara üç sır vermiştir. Birinci sır, kıyamet gününde günahkârlar cehenneme giderken, kendisine inanarak ibadet edenlerin ve tövbekârların cennete alınacağıdır. İkinci sır, dünya barışının ancak Sovyetler Birliği'nin çöküşü ve Rus milletinin yeniden Katolikliğe dönüşü ile sağlanacağıdır. Üçüncü sır, Vatikan tarafından yeni açıklandı: Papa'ya suikast düzenleneceğini haber vermiştir Meryem Ana.
Bizzat Papa II. John Paul, Meryem Ana'nın kurşunun yolunu değiştirdiğini söylemiştir, onu Piskopos'a verirken... Fatima mucizesinin birbirinden farklı iki boyutu var: Birinci olarak, Fatima kasabası umutsuz hastaların şifa aradığı bir ziyaret alanı haline gelmiş ve pek çok kişi Meryem Ana mucizesinin kendisini iyileştirdiğini öne sürmüştür. Böylece kasaba için müthiş bir gelir kaynağı olmuştur. İkinci olarak, Fatima mucizesi, Katolik Kilisesi'nin, Sovyetler Birliği'ne karşı açtığı savaşın bir aracı olmuştur. Çünkü Meryem Ana'nın sırları doğrudan doğruya Katolik Kilisesi'nin Sovyetler Birliği'ne karşı olan tutumunu dile getirmektedir. Mehmet Ali Ağca da, tam Meryem Ana'nın göründüğü 13 Mayıs günü, 'mucize'den 64 yıl sonra Papa'ya ateş etmiştir. Ağca, Abdi İpekçi'yi öldürdükten sonra girdiği hapisten kaçırılmadan önce, hiç kimsenin anlam vermediği bir biçimde, 'Hapisten kaçacağım ve Papa'yı vuracağım' demişti.
Bu arada 'üçüncü sırrın' Meryem Ana'yı gördüğünü öne süren Lucy Dos Santos tarafından 1957 yılında Vatikan'a aktarılmış olduğu ve Vatikan bu sırrı o zamandan 2000 yılına dek gizli tutmuştur. Üçüncü sırrın ise Papa II. Jean Paul'ü hedef alan suikast girişimi olduğu belirtiliyor...
3 kehanetten ilk ikisi I. Dünya Savaşı'nın sonu ve II. Dünya Savaşı'nın başlangıcı, Sovyetler'in yükselişi ve çöküşü hakkındaydı. Sırların üçüncüsünün ise kıyametle ilgili olduğu sanılıyordu.
Ancak 13 Mayıs 2000 tarihinde Vatikan, bir basın toplantısıyla Fatima'nın üçüncü sırrının tam metnini açıklamış ve kehanetin kıyametle değil, Papa suikasti ile ilgili olduğunu belirtmişti.
Aslında, 13 Mayıs 1981'de Mehmet Ali Ağca'nın suikast girişiminde bulunduğu Papa 2'nci John Paul, aynı yıl Fatima'da düzenlediği ayinde üçüncü sırrın suikastla ilgili olduğunu ima etmiş ama bu resmi bir dille açıklanmamıştı.
Papa'nın emriyle 2000 yılında açıklanan üçüncü sırda, "vurularak yere düşen beyaz giysili rahip" biçimindeki ibare, Vatikan yetkilileri tarafından 1981'deki suikastın yıllar öncesinden Hz. Meryem tarafından haber verildiğinin göstergesi olarak yorumlanmıştı.
Yorumsuz Bot - Siteden Atılan uyelerın Mesajları Bu Bot Tarafından Toplanmaktadır...
|