Yorumla.Net  


Geri Git   Yorumla.Net > Genel Bilgi > Dünya Tarihi

Dünya Tarihi Dünya Tarihi Hakkında Herşeyi Buradan Bulabilirsiniz

Yorumla.Net Forum'a Hoşgeldiniz

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !

Hızlı Üye Ol
Ücretsiz ve HIZLI Bir Şekilde Üye Olara Sizde Yorumlarınızı Yazın

Nick Şifre Şifre Tekrar E-Mail: Confirm E-Mail:
 
Image Verification
Lütfen Resimdeki Harfleri Aynen Yazınız !

  Okudum Forum Kuralları 


Yeni Konu Gönder  Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 06-02-2007, 12:49   #1 (permalink)
Üye Bilgileri
Yorumsuz Bot
 
Yorumsuz kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2006
Şehir : İstanbul
Yaş: 2
Mesaj: 85,787
Rep Gücü: 7662
Rep Puanı : 757473
Rep Seviyesi: Yorumsuz RepstarYorumsuz RepstarYorumsuz RepstarYorumsuz RepstarYorumsuz RepstarYorumsuz RepstarYorumsuz RepstarYorumsuz RepstarYorumsuz RepstarYorumsuz RepstarYorumsuz Repstar
Varsayılan Polonyalı Simeon’un Seyâhatnâmesi




Polonyalı Simeon’un Seyâhatnâmesi’nde Osmanlı Devleti







Seyahatnâmesi ile ilgi çeken Polonyalı Simeon, aslen Kefe’li bir Ermeni ailesine mensûp olup takriben 1584 senesinde Polonya’nın Zamosta (Zamosc) şehrinde doğmuştur. Genç yaşlarında, 1608-1619 yılları arasında Kudüs’e hacca gitmek gâyesiyle çıktığı seyâhatte Venedik ve Roma gibi Akdeniz şehirlerinden, İstanbul gibi medeniyetler şehrine, Anadolu’nun en ücra köşelerini ve o dönemde Osmanlı sınırları içinde bulunan Mısır, Suriye ve Filistin’i görebilmiştir.



Simeon’un seyâhatnâmesi Ermeni Mekhitarist filolog Per Nerses Akinian tarafından, 1932’de Lemberg Üniversitesi yazmaları arasından bulunmuş ve 1936’da Viyana Mekhitarist manastırı matbaasında basılmıştır. Bu eser Türkçe’ye 1964 yılında Hrand D. Andreasyan tarafından “Polonyalı Simeon’un Seyahatnâmesi” adı ile çevrilmiştir.




I. İstanbul’un Tasviri
1. İstanbul’un Demografik Yapısı

Osmanlı Devleti’nin başkenti olan İstanbul şehrinin (1608-1619 yılları arasında) demografik yapısı çok farklıydı. İstanbul’da 40.000 hane Yahudî, 40.000 hane Rum, 10.000 hâne Ermeni bulunduğu söylenirdi. Türk nüfûsunun ise sayısını belirlemek imkânsızdı.

İstanbul o kadar büyük bir şehirdi ki, yangın zuhur edip, on veya yirmi bin ev yanmış olduğu hâlde diğer semtlerdeki halkın haberi olmazdı. Her yerde çeşme bulunduğu gibi, kimseye fenâlık edilmemesi, kavga çıkmaması için yasakçılar ve zabtiyeler mevcûttu.

Bundan başka, şehirde pek çok sayıda cami, misafirhâne, vakıflar, medreseler, tembelhâneler, hastahâneler, aşhâneler, meydanlar, hamamlar, kahvehâneler, saraylar ve bostanlar vardır.

2. Divanhane

Yazar eserinin bir kısmında “Divanhane”den söz etmektedir. Onun belirttiği hususlar dikkatimizi çektiği için onları burada verme lüzumu duyduk.

Divanhaneler, vezir ve paşaların oturduğu yerdi. Burada hükümet ricâlı, çavuş, zaim ve çeşitli milletlere mensûp diğer kişiler toplanırdı. “Divan”ın üst tarafında bir makam vardı ki burada pâdişah otururdu. O herkesi görür, ama, kimse kendisini göremezdi.

Divanhane büyük ve güzel ağaçlarla, selvilerle ve çeşmelerle dolu görülmemiş güzelliği olan bir yer idi. Deniz kıyısında olan büyük köşk ona özellikle hayret edilecek bir güzellik veriyordu.

3. Pazar ve Çarşılar

XVII. yüzyılın başlarında İstanbul şehrinde 80.000 dükkân vardı. Her gün çarşıların birinde Pazar kurulur ve ticâret yapılırdı. Çarşılar âdeta mallarla dolup taşardı.

İstanbul’da eski ve yeni olmak üzere iki Bedestan vardı. Burada bulunan kumaşların, altın ve gümüş eşyaların, çeşitli silahların, baha kılıç ve kalkanların, hancerlerin, nefis yayların, sapları mücevherli bıçakların güzelliğine temaşa edebilmek için insanın bin gözü olması gerekirdi. İstediğiniz malı orada bulabilir ve satın alabilirdiniz.

Bu Bedesten’in dört kapısı vardı. Kapılardan biri hiçbir memlekette bulunmayan mâhir kuyumculara mahsustu. Tahayyul ve arzu edilen her şey bu kuyumcularda bulunurdu. Zümrütler, yumurta büyüklüğünde lâleler, elmas zehkırlar ve bardakların önünde insan hangisine bakacağını ve hangi birini alacağını şaşırıyordu.

Bedesten’ın ikinci kapısında muhtelif milletlerden bir çok esirler satılıyordu. İhtiyar, erkek ve kadın esirler oturmuş vaziyette beklerler; kız ve erkek çocuklar, gençler ve güzel yüzlü kadınlar ise, dellallar tarafından ellerinden tutulup gezdirilir ve satılırlardı. Esirlerden bir kısmı da mandırada birikmiş koyun sürüsü gibi bir sâhada toplanmış bulunuyordu. Alıcılar yaklaşarak bâkir kızların yüz ve gögüslerini açıyor yara bere bulunup bulunmadığını anlamak için vucûdlarını baştan ayağa kontrol ediyorlardı. Sonra da, sessiz sedâsız duran esirlerden beğendiklerini satın alıp ***ürüyorlardı.

Bedesten’in üçüncü kapısında yorgancılarılar, kitapçılar, sırmacılar ve diğer çeşitli dükkânlar vardı.

Dördüncü kapı takkeciler ve kavukçular, az ötede de frenk iskarleti, yetmiş çile, seksen çile ve yüz çile kadifeler gibi muhtelif cins nefis kumaş ve çuhalar satılan mağazalar vardı

Eski Bedesten’de ise çeşit çeşit kumaşlar ve başka yerlerde bulunmayan nakışlı, mücevherlerle süslenmiş çok kiymetli eğer takımları, dizginler, pahalı çadırlar ve selvi ağaçından yapılmış sandıklar satılıyordu.

Simeon’a göre Müslümanlar, Osmanlı Devleti’nde çoğunlukta olan tebaydı. Müslümanlar taptıkları varlığa 'Allah' diye hitâp eder. Hıristiyanlar’da mevcûd olan 'Peder', 'Oğul', 'Rûhülkuds'ten oluşan 'Ekanim-i Selâse'yi inkâr ve İsâ’yı sâdece peygamber olarak tanıyıp inanırlardı. Mukaddes Kitab’ın Tekvin, Mezamir ve İncil kısımlarını kabul ederler, Muhammed’e nâzil olan ve Kur’an denilen dördüncü kitabı hepsinden üstün tutarlardı.


Müslümanların dua ve ibadetlerine gelince, onlar çok dindar insanlar oldukları için beş vakit namazı, yalnız evde değil yolda bile kusûr etmeyip gece gündüz ve hattâ şiddetli kış mevsiminde de buz gibi su ile abdest alarak edâ ederlerdi.


Müslümanlar, Ramazan denilen ayda Yahudî ve Süryanîler gibi otuz gün oruç tutarlar ve akşamları et ve diğer yemeklerle oruçlarını bozarlar. Şarabı haram sayarlar ve içmezlerdi. Bu sebeple Müslümanlar hiçbir zaman sarhoş olmazlar. Müslümanların adâlet, zekât ve sadaka gibi diğer hayır işleri de vardır


Hıristiyanlar'a gelince, Simeon’a göre Osmanlı Devleti’nde Hıristiyanlara, özellikle de Ermenilere çok büyük haklar tanınmıştı. Ermenilerin yaşadığı her köy ve şehirde onlara sosyal hayata katılmaya, kendi ibadetlerini özgür şekilde yapmaya müsaede ediliyordu. Nitekim, İstanbul’da Ermenilere ait beş kilise vardı. Bunlardan Surp Nikoğayos, Surp Asdvadzadin ve Surp Sarkis adlı olan üçü Langa’da, biri Balat’ta, Surp Georg adını taşıyan diğeri Sulumanastır’daydı. Şehirde keşişler hariç olmak üzere, 4-5 vardapet, 3 psipokos ve yüzden fazla papaz mevcûttu.

Fakat, bunlarla beraber, Simeon’a göre yeniçeriler tarafından hıristiyanlar bazan baskıya maruz kalıyorlardı. Özellikle bu türden olan olaylar İstanbul dışında, uzak vilayetlerde cereyân ederdi. Yeniçeriler hıristiyanların ne beygire ne de katıra binmelerine, ne çuha giymelerine, ne de bağ bahçe ve ev sâhibi olmalarına imkân veriyorladı. Zira herşeyi ellerinden alıyorlardı. Rûhânî reislere de kendi nizamlarına göre hareket etmelerine mâni oluyorlardı. Birisi nizama karşı olarak akrabası ile evlenmek isterse, rûhânîlere muracaat etmeyerek bir yeniçeriye giderek rüşvet verir, o da papaza onların nikâhını cebren kıydırırdı. Şâyet papaz dinlemez ise başına büyük dert açar, kilise ve manastırları ağır cezâlarla büyük zararlara sokardı. İstanbul Hıristiyanları nisbeten bahtiyar idiler. Tegannî eyliyerek, âyin icra ederler, ata ve katıra binerlerdi. Yüz çile ve yetmiş çilelik çuha giyerler, büyük evleri, bahçeleri olup, yiyip içerlerdi. Anadolu’da bunların hiçbiri yoktu.

Qiyas Şükürov-Bakü Devlet Ünv.



Yorumsuz Bot - Siteden Atılan uyelerın Mesajları Bu Bot Tarafından Toplanmaktadır...
Yorumsuz Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 16:17.


Powered by vBulletin Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

Hosting Hizmetleri TOPlist Forums Directory
lida

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210