Yorumla.Net  


Geri Git   Yorumla.Net > Genel Bilgi > Dünya Tarihi

Dünya Tarihi Dünya Tarihi Hakkında Herşeyi Buradan Bulabilirsiniz

Yorumla.Net Forum'a Hoşgeldiniz

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !

Hızlı Üye Ol
Ücretsiz ve HIZLI Bir Şekilde Üye Olara Sizde Yorumlarınızı Yazın

Nick Şifre Şifre Tekrar E-Mail: Confirm E-Mail:
 
Image Verification
Lütfen Resimdeki Harfleri Aynen Yazınız !

  Okudum Forum Kuralları 


Yeni Konu Gönder  Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 04-30-2007, 18:28   #1 (permalink)
Üye Bilgileri
Yorumsuz Bot
 
Yorumsuz kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2006
Şehir : İstanbul
Yaş: 2
Mesaj: 85,787
Rep Gücü: 7662
Rep Puanı : 757473
Rep Seviyesi: Yorumsuz RepstarYorumsuz RepstarYorumsuz RepstarYorumsuz RepstarYorumsuz RepstarYorumsuz RepstarYorumsuz RepstarYorumsuz RepstarYorumsuz RepstarYorumsuz RepstarYorumsuz Repstar
Varsayılan Moğol İmp. ve Timur




MOĞOL İMPARATORLUĞU (1196- 1227)
Moğol İmparatorluğu’nun ortaya çıktığı Asya'nın kuzeydoğu toprakları, Türklerin ana yurdunun bir parçası olarak bilinmektedir.
Hunların, faaliyet gösterdikleri bu sahalarda daha sonra Göktürk Devleti kurulmuştur. Türk kültür tarihi açısından büyük önem taşıyan Orhun Kitabeleri de bu topraklarda meydana getirilmiştir.
IX. yüzyıldan itibaren Türkler buraları yavaş yavaş terk etmişlerdir. Merkezlerini batıya ve güneybatıya kaydırmışlardır. Bununla birlikte Türk boylarının bir kısmı Moğollarla bir arada veya onlarla komşu olarak yaşamaya devam etmişlerdir. Sonuçta Türk boylan ile Moğollar arasında karşılıklı temas ve kaynaşmalar olmuştur. Bugün Moğolistan olarak bilinen bu topraklar yukarda belirtilen sebeplerden dolayı, Türkler için tarihî bir değer taşımaktadır.

MOĞOL İMPARATORLUĞU’NUN KURULUŞU
Göktürklerin komşusu olan Moğollar, güneyde Çin Seddi'nden, kuzeyde Baykal gölüne kadar uzanan topraklarda yaşıyorlardı. Moğollar buralarda birlikten uzak kabile hayati sürdürüyorlardı.
Moğol kelimesi, devlet ve sülâle ismi olarak ilk kez Cengiz Han zamanında kullanıldı. Kelimenin kavim ismi olarak kullanılması ise daha sonraki dönemlerde gerçekleşti.
XII. yüzyılda Moğolistan'da birbirleriyle mücadele halinde olan en güçlü boylar; Keraitler, Naymanlar, Merkitler ve Moğollardı. Göçebe hayat süren bu boylar hayvancılıkla, avcılıkla ve balıkçılıkla geçiniyorlardı.
İmparatorluğa adını veren Cengiz, Moğol kabile reislerinden Yesügey'in oğlu idi. Asıl ismi Temuçin olan Cengiz, 1155 yılında doğmuştu. Babası öldüğünde Timuçin 12 yaşındaydı. Kendisine babasından hiçbir şey kalmamıştı.
Devletinin temellerini tek başına atan Timuçin, bu yüzden fetihlerine çok geç başladı. Onun ismini 50 yaşına kadar Moğolistan dışında kimse bilmiyordu.
Boylar arasındaki savaşlarda basarı kazanan Timuçin, daha sonra Merkitleri, Keraitleri ve Naymanları yendi.
1196 yılında bütün Moğol reislerinin katıldığı “kurultay” da “Cengiz” ismini ve “Han” unvanını alan Timuçin Moğol Devleti’ni kurmuştur.

Moğol İmparatorluğu’nun önemli özellikleri şunlardır:
1-Cengiz Han ilk kez bütün Moğol kabilelerini tek çatı altında birleştirerek önemli bir güç haline getirmiştir.
2-Önce Çin’e sefer düzenleyerek Pekin’e egemen olan Cengiz Han, daha sonra batıya doğru ilerlemiştir. Bu seferler sonunda Moğollar Ön Asya’ya egemen olmuşlar, bir taraftan Doğu Avrupa’ya diğer taraftan Hindistan’a kadar ulaşmıştır.

(Moğol istilasından kaçan Türkmenlerin birçoğu Anadolu’ya göç ederek Anadolu’nun Türkleşmesinde etkili olmuşlardır.)

3-Cengiz Han ölmeden önce ülkeyi çocukları arasında paylaştırmış, bu durum bir süre sonra imparatorluğun parçalanmasına yol açmıştır. Bunlar; Çin’de Kubilay Hanlığı, Türkistan’da Çağatay Hanlığı, Hazar Denizi’nin kuzeyinde Altın Orda Devleti ve İran’da İlhanlı Devleti’dir.
4-Çin’de kurulan Kubilay Hanlığı zamanla Çinlileşirken, Çağatay, Altın Orda ve İlhanlılar Türkleşmişlerdir.
(Moğol devletlerinin Türkleşmesinde, Türklerin çoğunlukta oldukları bölgelerde kurulmaları, Türk kültür ve uygarlığından etkilenmeleri önemli rol oynamıştır. Bu nedenle Moğol İmparatorluğuna “Türk - Moğol İmparatorluğu” adı da verilmiştir.)
Cengiz Han’dan sonra kurulan Moğol Devletleri

1.Çin Moğol İmparatorluğu (Kubilay Hanlığı): Moğolistan’da kuruldu.
2.Çağatay Hanlığı: Batı Türkistan'a ve Afganistan'a egemen oldu.
3.İlhanlı Devleti: Cengiz Hanın torunu Hülagü han tarafından İran'da kuruldu. Bu devlet Abbasi devletine son verdi. Kösedağ Savaşıyla Anadolu Selçuklu Devle¬tini yıkılış sürecine soktu. İran’da kurulan İlhanlılar Kösedağ Savaşı’ndan sonra Anadolu’ya egemen olmuşlar ve Türk birliğini parçalamışlardır (1243). Yaklaşık yüz yıl Anadolu’ya egemen olan İlhanlılar kültürel ve ekonomik yönden Anadolu şehirlerini tahrip etmişlerdir.
4.Altınorda Hanlığı: Sibirya’dan başlayarak Kara¬denizin kuzeyindeki topraklara kadar uzanan coğrafyaya egemen oldu. Timur'un saldırılarıyla parçalandı.

Altın Orda dev¬letinin yıkıl¬ma¬sıyla kurulan hanlıklar:
Kırım hanlığı, Ejderhan hanlığı, Kazan hanlığı, Kasım hanlığı, Sibirya (Küçüm) hanlığı, Nogay hanlığı kurul¬muştur.
Kırım hanlığı Fatih zamanında Osmanlı devle¬tine bağ¬lanmıştır. Diğerleri ise Rus hakimiyetine girmekten kurtulamamışlardır.

DİL, EDEBİYAT VE BİLİM
Moğollar ilk dönemlerinde resmî dil olarak Moğolcayı kullandılar. Ancak daha sonra Çağatay, Altınorda ve ilhanlı Moğolları topraklarında Moğol dili unutuldu. Moğolların Türk ülkelerine yayılarak, kısa sürede Türkleşmeleri sonucunda, Türkçe Moğolcaya galip geldi. Bu topraklarda gelişen Türk lehçesine Çağatay Lehçesi denildi.
Çağatay Lehçesi, Orta Asya Türkçesinin, kısmen Moğolca ile birleşmesiyle ortaya çıktı. Çağatayca Orta Asya, Doğu Avrupa ve ön Asya'da her yerde anlaşılan dil oldu.
Moğollar, Cengiz Han döneminden başlamak üzere en çok Uygur alfabesini kullandılar. Bu durum Uygur alfabesinin, İslâmiyet’in kabulünden sonra da, Arap alfabesi yanında Türkler arasında uzun süre yaşamasında etkili oldu.
Moğollar zamanında, tarih ilmi önem kazandı ve gelişti, îlhanlı veziri Reşîdüddin (1248-1318), Cami-üt-Tevarih adıyla bir Dünya tarihi yazdı. Ona Moğol, Çin ve İranlı âlimlerin yanı sıra, bir Budist ve Fransız rahip de yardım etti. Eserde Türk, Moğol, Çin, Hint, İbranî ve Batı Avrupa kavimlerinin tarihleri anlatıldı. Cami - üt - Tevarih'te Oğuz Kağan Destanı'ndan da bahsedilmişti. Moğol diliyle yazılan eserin, sonra Farsça ve Arapça nüshaları meydana getirildi.
Eserlerini Moğolca, Farsça ve Arapça yazan Cüveynî de bu dönemde yaşadı. Cüveynî, Hülâgü döneminin devlet adamları arasındaydı. Üç ciltlik Tarih-i Cihankûşa, onun Farsça yazılmış ünlü eseri idi. Tarih-i Cihankûşa'da, Orhun Kitabeleri'nden de söz edilmektedir. Eser edebî değeri ve içindeki bilgiler dolayısıyla, daha sonraki tarihçiler tarafından kaynak olarak kullanılmıştır.
Moğolların Gizli Tarihi, adlı eser ise son zamanlarda ortaya çıkarılmıştır. Ögeday Kağan döneminde (1243) yazılan bu eserde Cengiz'in hayatı anlatılmaktadır.


TİMUR İMPARATORLUĞU (1369-1507)
TİMUR’UN ORTAYA ÇIKIŞI VE DEVLETİN’NİN KURULUŞU
Moğol imparatorluğu topraklanılın büyük bölümünde Türk nüfus oldukça fazlaydı. Moğol devletlerinden Çağatay Hanlığı'nda da, nüfusun büyük kısmını Türkler oluşturuyordu. Daha önce de değinildiği gibi Moğollar İslâmiyet’i kabul edip kısa sürede Türkleşmişlerdi. Bu durumun en belirgin örneği de Çağatay Hanlığı'nın Timurlular eline geçmesi ve devletin Moğol karakterini tamamıyla kaybetmesi idi.
Timur Devleti'ni kuran Timur, 1336 yılında Türkistan'ın Keş (Yeşil şehir) şehri yakınlarında doğdu. Barlas boyuna mensuptu. Babası Turgay, boyun başkanı idi. Çağatay Hanlığı bu sıralarda karışıklıklar içerisindeydi. Çağatay soyundan gelen emirler yönetimde etkiliydiler, istediklerini han seçtiriyorlar, kendi bölgelerinde bağımsız hareket ediyorlardı.
Çağatay Hanlığı’nda bir bey olan Timur devletin karışıklık içinde olmasından yararlanarak ülkenin tamamına hâkim olmuş ve törenle bölgenin emiri ilan edilmiştir (1369).

İmparatorluğu’nun önemli özellikleri şunlardır
Timur fetih hareketleriyle kısa sürede İran, Kafkasya, Azerbaycan ve Hindistan’ın bir kısmını topraklarına katmıştır.
Timur Altın Orda Devleti üzerine yaptığı seferlerle bu devletin parçalanmasına yol açmıştır. Bu durum Rusya’nın güçlenmesine neden olmuştur.
Timur’un Türk dünyasının aleyhine sonuçlanan ikinci seferi Ankara Savaşı’dır. Bu savaşla Osmanlı Devleti yıkılma tehlikesi geçirmiş; Bizans İmparatorluğu varlığını elli yıl daha sürdürmüştür.
Timur’dan sonra ülkede iç karışıklıklar başlamış ve Özbekler Timur İmparatorluğu’na son vermişlerdir (1507).
Timur hanedanından Babür, Özbeklerle mücadele ettiyse de Hindistan'a çekilmek zorunda kaldı. Hindistan’ da yüzlerce yıl sürecek olan Babür Devleti'ni kurdu. Timur hanedanı böylece, Babür'ün kurduğu bu devlet sayesinde varlığını koruyabildi.

BİLİM, DİL VE EDEBİYAT
Timur Devleti döneminde bilime önem verildi. Fethedilen yerlerdeki bilginler ve sanatkârlar Semerkant'a getirildi.
İslâm medeniyetinde astronomi ilmi, en parlak devrini Timur'un torunu Uluğ Bey döneminde yaşadı. Ulug Bey'in kendisi de astronomi bilgini idi. Semerkant'ta kurduğu rasathanede pek çok bilgin toplanmıştı. Uluğ Bey burada yapılan gözlemlere yıllarca başkanlık yapmış. Yıldızların Fihristi Cetvelleri adlı eseri yazmıştı. Devrin bilginlerinden Ali Kuşçu da Uluğ Bey'in öğrencisi idi. Daha sonra İstanbul’a giderek, Fatih döneminde Osmanlı hizmetine girmişti.
Timur ve hanedanının dili Türkçe idi. Bu dönemde Uygur yazısı ile gelişen Türkçe edebiyat, Fatih zamanında İstanbul'da da ilgi uyandırmıştı. Fatih'in sarayında Uygurca öğretiliyordu.
Timurlular devrinde Türkçe yazan ve şöhret kazanan bir çok şair yetişti. Bunların çoğunun eserleri kaybolmuş veya henüz ortaya çıkarılamamıştır.
XV. yüzyılın ilk yarısından sonra Timurlu şehzadeler himayesinde Doğu Türkçesi (Çağatayca) daha da gelişti.
Sultan Hüseyin Baykara ve Ali Şîr Nevâî, devletin siyasî ve kültür hayatına damgalarım vurdular. Farsça da yazan Ali Şîr Nevâî, asıl Türk şairi olarak şöhret kazandı. Doğu Türkçesini nazımda en ileri seviyeye ulaştırdı.
Ali Şîr Nivâî (1441 - 1501) Herat'ta doğmuştur. Hüseyin Baykara'nın okul arkadaşı olup, ölene kadar yanında kalmıştır. Nevâî, Osmanlı kültür merkezlerinde, Akkoyunlu, Safevî, Babür saraylarında. Orta Asya ve Kınm dolaylarındaki Türkler arasında yüzyıllarca etkili olan Türk şairidir.
Türkçe’nin Farsça’dan üstün olduğunu ispatlamak için yazdığı ünlü eseri, Muhâkemet-ül- Lûgateyn'dir. Nevâî, bu eserinde iki dili karşılaştırmıştır.

BABÜR DEVLETİ (1526-1858)
Babür Devleti, Hindistan'da kurulmuş olan bir Türk devletidir. Devletin kurucusu olan Babür Şah, Timur soyundan gelmektedir.
1504 yılında, savaşmadan, Kabil'i ele geçiren Babür, burayı başkent yaparak küçük bir devlet kurdu.
Babür'ün amacı, Hindistan'ı ele geçirmekti. Yıllarca süren hazırlıklardan sonra, Hindistan üzerine yürüyen Babür, Delhi Sultanı İbrahim Lodi'yi, Panipat Savaşı'nda yenilgiye uğrattı (1526) . Delhi ve Agra şehirlerini ete geçiren Babür, Hindistan'da büyük bir devlet kurdu. 1530 yılında ölen Babür'den sonra yerine geçen çocukları, imparatorluğun sınırlarını sürekli olarak genişlettiler.
Babür Devleti , en güçlü dönemini Şah Cihan (1627-1656) zamanında yaşadı. Bu dönemde Şah Cihan , ölen eşi Mümtaz Mahal için dünyanın en güzel anıt mezarlarından olan Tac Mahal’i yaptırdı.
Babür Devleti , 1858 yılına kadar devam etti. XVII. Yüzyılda Hindistan’a el atan İngilizler , giderek buradaki hakimiyetlerini güçlendirdiler. 1858 yılında da Hindistan’ı doğrudan İngiltere’ye bağladılar.
Babür ‘ün kurduğu devlet Hindistan’da ilk defa birliği sağlayan Devlet olması yönünden önem taşır.

Kültür ve Medeniyet
Hindistan gibi büyük bir ülkede devlet ve egemenlik kuran Türkler, burada kültür, sanat ve bilim alanlarında da büyük gelişmeler gösterdiler. Babür'ün, kültüre ve bilime önem veren tutumu, devletin resmî politikası hâline geldi. Büyük bir devlet adamı dan Babür, aynı zamanda düşünce ve kültür adamıydı. İyi bir yazar olduğu gibi, güzel sanatların her dalına ilgi göstermiştir. Çağatay Türkçesi ile yazdığı "Babürname" adlı eseri önemlidir. Kendi döneminin olaylarını anlattığı eserinde, kendini de eleştirmiştir. Babür Devleti'nde yönetim ve askerî teşkilât, Timur Devleti örnek alınarak oluşturulmuştu. Türkçe, resmî devlet dili olarak sarayda, ordu ve yöneticiler arasında kullanılmış, sonra Farsça ve bir süre sonra da Urduca dili yaygınlaşmıştır.



Yorumsuz Bot - Siteden Atılan uyelerın Mesajları Bu Bot Tarafından Toplanmaktadır...
Yorumsuz Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 12:24.


Powered by vBulletin Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

Hosting Hizmetleri TOPlist Forums Directory
lida

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210