Doğum kontrolü, Gebe kalmayı kalıcı ya da geçici olarak engelleyen yöntemlerin hepsine verilen addır.
Aile planlaması, karı kocanın doğum kontrol yöntemlerinden birini ya da birkaçını kullanarak istedikleri zaman ve aralıklarda istedikleri kadar çocuk edinmeleridir.
Nüfus planlaması ise, devletlerin nüfus artışını önlemek için tedbir almalarını ifade eder.
Doğum kontrolüne ve aile planlamasına -bu kavramlarla anlatılmaları hoş olmasa bile- İslam’ın bir ölçüde izin verdiği söylenebilir. Bunun esası, Hz. Peygamber’in (sa) azl’e izin vermiş olmasına dayanır. Azil, bilindiği gibi, geri çekme yöntemidir. Buna dayanarak İslam álimleri de şöyle demişlerdir: Mademki azil ile gebeliğin önlenmesi caizdir, bir sakıncası almayan başka yöntemle de kontrol caizdir. Ancak burada bir nokta gözönünde bulundurulmalı: Bu tür uygulamalar sağlık açısından zararlı iseler, İslam da bunlara zararları oranında sakıncalı olarak bakar. Az zararlı ise mekruh, çok zararlı ise haram der. Bir zamanlar ateist bir doktorun konuyla ilgili yazdıklarından şu mealde bir cümle okumuştum: ‘Tabiatın kendi kanunlarına karşı çıkanlara verdiği bir ceza olmalıdır ki, doğum kontrol yöntemlerinden hiçbirisi zararsız değildir.’ Belki bu sebeple Hz. Peygamber de (sa) ‘Yapın ama, Allah dilerse yine de yaratır’ diyerek sanki çok da hoş olmadığına işaret etmişlerdir. Ama öyle de olsa, meşru olmayan yöntemler kullanılmadıkça, kontrol caizdir.
Nüfus planlaması’na gelince, devletin özel hayata böyle bir müdahalesinin caiz olduğu asla söylenemez. Bu durumun sebep olacağı tehlikeleri bugün Çin’de ve Hindistan’da görmekteyiz. Kaldı ki, Batılı ülkeler sömürmekte oldukları doğu ülkelerinde bunu uygularken, kendi ülkelerinde çok çocuk yapmayı özendirmektedir. ABD’de bize İngilizce öğretirken aslında Hıristiyanlığı öğreten genç bir bayanla bir gün doğum kontrolünü tartışmıştık ve heyecanla bunun bir cinayet olduğunu söylemişti. Yaşı en çok 35’i gösteren bu bayana ben kendisinin kaç çocuğunun olduğunu sorduğumda cevabına şaşırmıştım: Övünerek yedi çocuğunun olduğunu söylemişti.
Çok çocuğun olmasının elbette zorlukları var. Hiçbirimiz de bunu sonuna kadar serbest kılmıyoruz. Ama gördüğüm manzara odur ki, dünyaya hakim olmanın en güçlü sebeplerinden birisi nüfus ve özellikle de genç nüfustur. Bunu yakın gelecekte herkes görecektir. Bununla beraber herkesin istediği kadar çocuk yapmasını İslam yasaklamaz.