Yorumla.Net  


Geri Git   Yorumla.Net > Muhabbet > Din ve İslamiyet

Din ve İslamiyet Dini bilgiler, bilmemiz gereken her şey bu bölümde...

Yorumla.Net Forum'a Hoşgeldiniz

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !


Yeni Konu Gönder  Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 12-14-2007, 06:24 PM   #1 (permalink)
Üye Bilgileri
!! .PSiKoPaT YaZaR. !!
 
Serseri_Prens kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jul 2006
Şehir : İstanbul
Yaş: 16
Mesaj: 20,398
Konuları: 2786
Thanks: 412
Toplam 1,430 Konusuna 3,550 Teşekkür Edilmiştir
Blog Başlıkları: 1
Rep Gücü: 2639
Rep Puanı : 261670
Rep Seviyesi: Serseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens Repstar
Serseri_Prens kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Arrow Kurban ve Av Kitabı




Kurban ve Av Kitabý

Kurbanýn Mahiyeti, Vücubu ve Þer´î Hikmeti

Kurban Yüce Allah´ýn rahmetine yaklaþmak için ibadet niyeti ile kesilen özel hayvandýr. Kurban bayramý günlerinde (ilk üç günde) böyle Allah rýzasý için kesilen kurbana (Udhiyye), bunu kesmeðe de "tazhiye"denilir.

Kurban Bayramýnda ibadet niyeti ile kurban kesmek, hür, mukîm (yolcu olmayan), müslim ve zengin kimseye vacibdir. Zenginden maksad, temel ihtiyaçlarýndan baþka, artýcý olsun olmasýn, en az iki yüz dirhem gümüþ deðerinde bir mala sahib olan, fitre vermekle yükümlü olan kimselerdir. (Zekât bölümüne bakýlsýn!..)

Kurban kesme günlerinde (kurban bayramýnýn ilk üç gününde) kurban kesmeðe gücü varken kurban kesmeyip de sonra fakir düþse, buradaki vücub üzerinden düþmüþ olmaz.

Kurban kesme yükümlülüðü için, Ýmam Azam ile Ýmam Ebû Yusuf´a göre, akýl ve büluð þart deðildir. Bundan dolayý zengin olan bir çocuðun veya bir delinin malýndan bunlarýn velisi kurban keser. Bu çocuk veya bu mecnun o kurbanýn etinden yer. Geri kalan kýsmý da, elbise gibi aynýndan faydalanacaklarý bir þeyle deðiþtirilir.

Fakat Ýmam Muhammed´e göre, kurban yükümlülüðü için akýl ve büluð þarttýr. Bundan dolayý çocuklarýn ve mecnun olanlarýn mallarýndan kurban kesilmesi gerekmez. Fetva da buna göredir. Velileri onlar adýna mallarýndan kesecek olsalar, kurban bedelini onlara ödemeleri gerekir. Ancak bir kimsenin kendi malýndan çocuðu için kurban kesmesi mendubdur.

(Ýmam Malik ile Ýmam Þafiî´ye göre; kurban vacib deðil, müekked bir sünnettir.)

Vacib olan kurban görevi, Hak yolunda fedâkarlýðýn bir niþanýdýr, Yüce Allah´ýn verdiði nimetlere karþý yapýlan bir þükürdür. Bunun sonucu da sevaba ulaþmak ve birtakým belâlardan korunmaktýr.

Þu gerçek de bilinmeli ki, insanlarýn ihtiyaçlan için yeryüzünde yüz binlerce hayvan kesiliyor. Fakat bunlardan yalnýz durumlarý yeterli olanlar yararlanýyor. Kurban Bayramýnda ise, Hak rýzasý için birçok hayvan kesiliyor. Bunlarýn etlerinden ve derilerinden çok fakir kimseler de yararlanýyor. Ýktisadî olan mesele, dinî ve ahlâkî bir mahiyet kazanýyor. Þahýs menfaatý yerine toplumun menfaatý bulunmuþ oluyor. Bunun için kurban kesilmesi, Ýslâma ait insanî ve sosyal büyük bir fedakârlýk demektir.

Kurban kesilmekle, kesilen hayvanlarýn sayýsý çok artmýþ olmaz; çünkü kurban kesilen günlerde kasaplarýn kestiði hayvan sayýsý azalýr ve böylece o günlerde ayný miktar hayvan kesilmiþ olur.

Kendi zevkleri için hergün binlerce hayvanýn kesilmesini çok görmeyenlerin, senede bir defa Allah rýzasý için bir miktar hayvanýn muhtaçlar yararýna olarak Kurban adý altýnda kesilmesini çok görmeleri, doðrusu büyük bir düþüncesizliktir.

Sonuç

Kurbanýn meþru olmasý, din, ahlâk ve toplum yararý bakýmýndan birtakým hikmet ve hacetlere dayanýr. Bunu deðerlendiremeyecek bir akýl sahibi olamaz.


Kurbanýn Cinsi ve Kusurlu Olup Olmamasý

Kurbanlar yalnýz koyun, keçi, deve ve sýðýr cinsi hayvanlardan kesilebilir. Mandalar da sýðýr cinsindendir. Bunlarýn erkekleri ile diþileri eþittir. Ancak koyun cinsinin erkeðini kurban etmek daha faziletlidir. Keçinin erkeði ile diþisi kýymetçe eþit olsalar, diþisini kesmek daha faziletli olur. Ayný þekilde devenin veya sýðýrýn erkeði ile diþisi et ve kýymet bakýmýndan eþit olsalar, diþisinin kurban edilmesi daha faziletlidir.

Koyun ile keçi ya birer yaþýný doldurmalý veya koyunlar yedi sekiz aylýk olduðu halde birer yaþýnda imiþ gibi gösteriþli bulunmalýdýr.

Deve, en az beþ yaþýný, sýðýr da en az iki yaþýný bitirmiþ bulunmalýdýr.

Tavuk; horoz ve kaz gibi evcil hayvanlar kurban olamaz: Bunlarý kurban niyeti ile kesmek tahrimen mekruhtur. Çünkü bunda Mecûsîlere benzeyiþ vardýr. Etleri yenilen vahþî hayvanlar da kurban edilmez.

Koyun ve keçiden her biri yalnýz bir kiþi adýna kurban edilir. Bir deve veya bir sýðýr, bir kiþiden yedi kiþiye kadar kimseler için kurban edilebilir. Ancak bu ortaklarýn hepsi müslüman olup her biri kendi hissesine malik olmalý ve Allah rýzasý için bir ibadet niyeti taþýmalýdýrlar.

Ortaklar kesilen kurbandan hisselerini tartý ile ayýrýrlar, göz kararý ile ayýramazlar.

(Ýmam Malik´e göre bir sýðýr, bir manda veya bir deve bir aile halkýndan yedi ve daha çok kimse için kurban olabilir, bu caizdir. Fakat baþka baþka aileler için, yediden az olsalar da caiz olmaz.)

Kurbanlýk hayvanýn þaþý, topal, uyuz ve deli olmasýnda, doðuþtan boynuzlu veya boynuzsuz veya boynuzunun azý kýrýk bulunmasýnda, kulaklarýnýn delinmiþ veya enine yarýlmýþ olmasýnda, kulaklarýnýn uçlarýndan kesilip sarkýk bir halde bulunmasýnda, diþlerinin azý düþmüþ olmasýnda, cinsel organý bulunmamasýnda, burulmuþ olarak bulunmasýnda bir sakýnca yoktur; bu hayvanlar kurban edilebilirler.

Ýki gözü veya bir gözü kör, diþlerinin çoðu düþmüþ veya kulaklarý kesilmiþ, boynuzlarýnýn biri veya ikisi kökünden kýrýlmýþ, kulaðýnýn veya kuyruðunun yarýdan fazlasý veya memelerinin baþlarý kopmuþ, kulaklarý veya kuyruðu yaratýlýþýnda bulunmayan bir hayvan kurban olamaz.

Kurbanýn semiz olmasý daha faziletlidir. Kemikleri içinde iliði kalmamýþ derecede zayýf veya aksak ayaðýný yere basýp kesileceði yere kadar topal veya aþikâr bir halde hasta bulunan bir hayvan da kurban olamaz.

Kurban kesmekle yükümlü olan bir kimsenin satýn aldýðý kurbanda yukarýdaki kusurlardan biri sonradan meydana gelse, yerine baþkasýný alýp kesmesi gerekir. Fakat fakir bir kimsenin aldýðý kurban böyle kusurlanýrsa, yine kurban olarak kesilmesi caiz olur, yerine baþkasýný almasý gerekmez. Hatta böyle kusurlu bir hayvaný satýn alýp kurban kesmesi de yeterli olur. Çünkü bu kurban o fakir için bir nafiledir. Nafilelerde ise, geniþlik ve kolaylýk vardýr.

(Üç Ýmama göre, zengin için de yeterli olur. Baþkasýný almaya gerek yoktur.)

Zengin kimsenin aldýðý kurban henüz kesilmeden ölse, yerine baþkasýný almasý gerekir. Fakir kimsenin aldýðý kurban ölse, baþkasýný almasý gerekmez.

Zengin kimsenin aldýðý kurban kaybolduktan veya çalýndýktan sonra yerine baþkasý kurban edilmiþ olsa ve ondan sonra da kaybolan kurban bulunsa bunu da kesmesi gerekmez. Çünkü üzerine düþen vacibi yerine getirmiþtir. Fakat bu duruma düþen fakirin o bulunan kurbaný kesmesi gerekir; çünkü fakirin satýn aldýðý kurban, kurban olmak üzere belirlenmiþtir; kendisine vacib olmadýðý halde, bunun kurban olmasýný kendisine gerekli kýlmýþtýr.

Kurban için alýnan hayvan çalýndýktan veya kaybolduktan sonra onun yerine baþkasý, alýnýp ondan sonra nahr (kurban kesme) günleri içinde bulunsa, bakýlýr: Sahibi zengin ise bu iki kurbandan dilediðini keser. Ancak sonradan almýþ olduðu hayvanýn kýymeti ilk hayvandan daha az olur da bunu kesmiþ olursa, aradaki kýymet farkýný sadaka olarak vermesi gerekir. Fakat kurban sahibi fakir ise o iki hayvaný da kesmesi gerekir. Çünkü bu kurbanlar fakir hakkýnda birer adak yerindedir. Bir görüþe göre de, bunlardan yalnýz birini kesebilir.

Kaybolan kurbanlýk yerine alýnan ikinci kurbanlýk hayvan daha kesilmeden nahr günlerinden sonra önceki kayýp hayvan bulunsa, bunlarýn sahibi hiç birini kesmez, bunlarýn en kýymetlisini sadaka olarak verir.

Bir kimse aldýðý kurbanlýk hayvaný satýp onun yerine dengini almýþ olsa, Ýmam Ebû Yusuf´a göre caiz olmaz. Çünkü bunun aynýna Allah´ýn hakký geçmiþtir. Fakat Ýmam Azam ile Ýmam Muhammed´e göre, bu kerahatle caiz olur.

Kurbanlýk bir hayvan kesilmeden önce doðursa, yavrusu da kendisi ile beraber kesilir. Çünkü yavru anasýna baðlýdýr. Eðer yavru kesilmeyip satýlýrsa, parasýný sadaka olarak vermek gerekir.


Kurbanýn Kesilme Vakti

Kurbanýn kesilme zamaný nahr (Bayramýn birinci, ikinci ve üçüncü) günleridir. Fakat birinci günde kesilmesi daha faziletlidir.

Kurbanlar, bayram namazý kýlýnan þehir gibi yerlerde, bayram namazý kýlýndýktan sonra bayram namazý kýlýnmayan yerlerde ise bayram gününün fecrinden sonra kesilir. Ýlk vakti budur. Kurbaný geceleyin kesmek tenzihen mekruhtur.

(Ýmam Þafiîye göre, kurbanlar bayramýn dördüncü günü güneþ batýncaya kadar kesilebilir.)

Kurbanlar kýbleye karþý yatýrýlarak "Bismillâhi Allahü Ekber" diye kesilir. Kurbaný, elinden geliyorsa sahibi kesmelidir, deðilse uygun gördüðü bir müslümana emredip kestirmeli ve kendisi de baþýnda bulunmalý. Þu âyet-i kerimeyi de okumalýdýr:



"Benim namazým, ibadetlerim, yaþayýþým ve ölümüm âlemlerin Rabbý Allâh içindir ki, O´nun ortaðý yoktur." (En´am: 162)

Yalnýz kurban sahibinin Besmelesi yeterli olmaz; onu kesenin Besmele´yi getirmesi þarttýr. "Bismillahi Allahü Ekber" demelidir.

Kasden Besmele terkedilirse, kurbanýn eti yenmez. Kurban sahibinin eli hayvaný kesenin eli üzerinde olarak hayvaný kesecek olsalar, her ikisinin de Besmele çekmesi gerekir. Bunlardan biri Besmele´yi terk ederse, hayvanýn eti yenmez.

Kurban Bayramýnda kesilmek üzere satýn alýnmýþ kurbanlýk hayvan, nahr (kurban kesme) günlerinde kesilmemiþ olsa, o hayvan mevcutsa aynýný sadaka vermek gerekir. Helâk olmuþsa kýymetini sadaka olarak fakirlere vermek icab eder, ertesi seneye býrakýlmaz.

Kurbanýn vacib olmasýna nahr günlerinin sonu esastýr. Bunun için Kurban Bayramýnýn üçüncü günü güneþ batmadan önce zengin olan kimsenin kurban kesmesi gerekir. Daha önce fakir olmasý bunu etkilemez. Aksine olarak o günün güneþ batýþýndan önce fakir düþen veya ölen müslümanlardan bu kurban kesme yükümlülüðü düþer.

Zilhiccenin onuncu günü olduðuna þehadet edilip de Bayram namazlarý kýlýndýktan ve kurbanlar kesildikten sonra, günün henüz arefe günü olduðu anlaþýlsa, müslümanlarýn itaat ve ibadetlerini koruma bakýmýndan, kýlýnan namaz ve kesilen kurbanlar geçerli sayýlýr. Çünkü böyle hatalardan kaçýnmak her zaman için mümkün deðildir.

Zilhicce´nin onuncu günü olduðu zeval vaktinden önce gerçekleþse, Bayram namazý kýlýnýr. Ondan sonra kurbanlar kesilir. Fakat Zeval vaktinden sonra gerçekleþmiþ olsa, o gün Bayram namazý kýlýnmaz, kurbanlar kesilebilir. Ertesi gün de, Bayram namazý kýlýnýr.

Hayvaný, kesim yerine yumuþak bir davranýþla getirmeli ve keskin býçak kullanýlarak hayvana eziyet verilmemelidir. Fazla acý duymamasý için, hareket hali sona erdikten sonra onu yüzmelidir. Kurban sahibi, kurban kesildiði gün, ilk yemeðini kurbanýn ciðerinden seçmelidir, bu mendubdur.


Kurbanýn Eti ve Derisi Üzerine Yapýlacak Þeyler

Adak olarak kesilmeyen kurbanýn etinden sahibi zengin olsun olmasýn, yiyebileceði gibi fakir olmayanlara da yedirip daðýtabilir. Fetva bu þekildedir. Bununla beraber üçte birini fakirlere sadaka olarak vermelidir. Eðer kurban sahibi orta halli olur da, geçimlerini karþýlamak zorunda olduðu kimseler kalabalýk ise, o halde kurbanýn etini onlarýn yemeleri için alýkoyabilir, bu mendubdur.

Diðer bir görüþe göre, kurban bayramýnda kesmek üzere bir fakirin satýn aldýðý kurbandan kendisi yiyemez. Çünkü kendisine kurban vacib olmadýðý halde böyle kurbanlýk alýp kesmesi, bir adak sayýlýr. Adak yapan kimse ise, kendi adaðýndan yiyemez. Onun etini zevcesine, usul ve furüuna ve zengin kimselere yediremez. Bunlara yedirirse, yedirdiðinin kýymetini fakirlere vermesi gerekir.

Kurbanlýk hayvanýn sütünden yararlanmak, etini veya postunu satýp parasýný almak veya demirbaþ olmayacak bir þeyle deðiþtirmek mekruhtur. Böyle bir iþ yapýlýrsa, kýymetini sadaka vermek gerekir. Kurbanlýktan kasab ücreti de verilmez.

Kurbanýn postu sadaka diye verilir veya ondan seccade ve sofra gibi evde kullanýlacak eþya yapýlýr. Kurban edilecek hayvaný kesilmeden önce kýrkmak mekruhtur. Yünleri kýrkýlacak olursa, sadaka olarak verilmelidir. Fakat hayvan kesildikten sonra yünlerý kýrkýlabilir ve kullanýlabilir.

Birkaç kiþi yanlýþlýkla birbirinin kurbanýný kesecek olsalar, her kesilen hayvan, sahibinin kurbaný olmak üzere caiz olur. Birbirlerine bir þey borçlu olmazlar. Bu durumda herkes kendi hayvanýný, eðer mevcutsa, alýr. Kesilen hayvanlar yenmiþ veya daðýtýlmýþ ise, aradaki kýymet farkýný birbirlerine helal ederler. Eðer cimrilik gösterirler de helal etmezlerse, her biri diðerine ait kurban etinin kýymetini öder. Bu durumda, bu kýymet farkýný da sadaka olarak vermek gerekir. Çünkü bu, kurban etinin bedelidir.

Bir kimse, kendisine býrakýlan bir kurbaný, sahibinin izni olmaksýzýn bayram günü sahibi adýna kesecek olsa, bunu ödemesi gerekmez. Sahibinden kurban yükümlülüðü düþer. Çünkü buna delâlet yolu ile izin vardýr.

Bir kimse zorla ele geçirmiþ olduðu bir hayvaný kendi adýna kesecek olsa, diri halindeki kýymetini ödemek þartý ile, sahih olur.

Fakat bir insan, kendisine emanet sureti ile býrakýlan bir hayvaný böyle kurban kesecek olsa, sahih olmaz; çünkü hayvana kesimden önce tazmin etme hükmü ile sahib olmamýþtýr. Rehin olarak býrakýlan hayvan da, rehini elinde bulunduran kimseye nazaran kurban hususunda bir görüþe göre gasbedilen (zorla alýnan), diðer bir görüþe göre de emanet (vedia) hükmündedir.

Bir kimse kendi malýndan sevabýný ölüye baðýþlamak niyeti ile bayram günü kestiði kurbanýn etinden yiyebilir, baþkalarýna da verebilir. Tercih edilen hüküm budur. Fakat bir kimse, murisin emri ile murisi adýna keseceði kurbanýn etinden yiyemez. Bunun tümünü sadaka vermesi gerekir.

Bir kimse, tek baþýna kesmek niyeti ile satýn aldýðý kurbanlýk bir deve veya sýðýra sonradan altý kiþiyi ortak yapmaya razý olursa, bunu birlikte kurban olarak kesmeleri caiz olur. Ancak bunda kerahet vardýr. O kimse verdiði sözden, caymýþ sayýlýr. Ortaklarýndan alacaðý parayý sadaka olarak vermelidir.

Bir görüþe göre de, adam fakir olduðu takdirde baþkalarýnýn ortak olmasýna razý olamaz. Çünkü onun keseceði bu kurban, bir adak yerindedir. O fakir bu kurbaný satýn almakla onu vacib kýlmýþtýr.

Udhuyye´nin (Kurban kesmenin) rüknü kan akýtmaktýr. Hayvan boðazlanmadýkça vacib olan kurban ibadeti yerine getirilmiþ olmaz. Onun için kurbanlýk hayvanýn kesilmeden sadaka olarak verýlmesi caiz olmaz. Fakat alýnan kurban herhangi bir sebeple bayramýn kurban kesme günlerinde kesilemezse, bunun diri olarak sadaka edilmesi gerekir. Çünkü bu halde, kan akýtma iþi sadaka vermeye dönüþmüþ olur. Artýk bunun etinden sahibi yiyemez.

Bir kurbaný kitab ehlinden olan birinin (bir gayr-i müslimin) kesmesi mekruhtur. Mecûsîlerin, put perestlerin kesmesi ise caiz deðildir. Fakat kurban etinden herhangi bir gayr-i müslime baðýþ yolu ile vermekte bir sakýnca yoktur.

Kurban, Hicretin ikinci yýlýnda meþru kýlýnmýþtýr. Bunun meþru olmasý, kitab, sünnet ve icma ile sabittir.

(Þafiîlere göre, kurban, tek bir þahýs için sünnet-i ayndýr. Bir aile halký için ise, sünnet-i kifayedir. Ailenin geçimini saðlayan kimse, kurban kesince, artýk diðerlerinin üzerinden sünnete uyma borcu düþer.)
Serseri_Prens Çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla
Tags:



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 06:52 PM.


Powered by vBulletin Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

Forums Directory
eXTReMe Tracker Hosting Hizmetleri TOPlist

Clicky Web Analytics Clicky