![]() |
|
|
|||||||
| Ateş Hattı Türkiyede Yaşananlar,Siyasi konular ve Politika Gündeminden Konuları Burada Bilgiler Sunup Tartışabilirsiniz |
|
|
|
|
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Erdoğan-Büyükanıt-Başbuğ dengesi
ismail.kucukkaya@aksam.com.tr Spinoza’ya göre “Adalet, herkese hakkı olan şeyi verme yönünde değişmez bir huydur.” Bir başka deyişle, “Adalet herkese kendi alacağını teslim eden erdemdir” Söze adaletle başlıyorum çünkü o, “bütün erdemlerin ufkudur.” Yaşadığımız günlerin tarihselliğine ilişkin “bir tecrübeli kalemin izlenimlerini” sizlere aktarmaya devam ediyorum. 50 yıllık gazeteci olan Mehmet Ali Kışlalı’nın, 1962’den beri yakından tanıdığı askeri camiaya ilişkin yorumlarını sürdürelim. Kışlalı’nın asker-sivil ilişkilerini analiz ederken Başbakan Erdoğan’a ilişkin tespitleri ilginç ve önemliydi. Gelen tepkilerden olumlu-olumsuz geniş bir yankı yarattığını anlıyoruz. Başbakan’ın Yaşar Büyükanıt’la ve İlker Başbuğ’la kritik tarihlerde yaptığı üç ayrı görüşmeyi Kışlalı “çok faydalı” buluyor. Gerçekten, Büyükanıt’ın Genelkurmay Başkanlığı atamasından önceki spekülasyonlar Erdoğan-Büyükanıt görüşmesiyle sona ermişti. Sonra Dolmabahçe zirvesi oldu. Şimdi benzeri “Başbakan-İlker Başbuğ buluşmasıyla” gerçekleşti. Görüşme sonrasında Başbuğ Paşa’ya yönelik haksız saldırıların kesildiğini görüyoruz. Peki, yıllardır onca kuvvet komutanı, genelkurmay başkanı tanımış olan bir gazeteci olarak Kışlalı, Büyükanıt ve Başbuğ paşaları nasıl değerlendiriyor. “Aynı eğitim sürecinden geçmiş, benzer düşünce sistemine sahip, bin bir türlü planlama ve uzun vadeli hesaplamalarla yetiştirilmiş komutanlar arasında sadece nüanslar olacağı kabulüyle” bunu sordum. İşte Kışlalı’nın yanıtı: “Büyükanıt, şahin, sert bir komutan değil, darbeci hiç değil. O tipik bir genelkurmay başkanıdır. Büyükanıt’ın derdi AKP değildir. Onun vurguladığı konular Cumhurbaşkanlığı makamına dönüktü. Çünkü TSK’nın Başkomutanı seçilecekti. O sözler Silahlı Kuvvetlere mal olmuş görüşleri yansıtıyor. Dolmabahçe’de bunların anlatıldığını düşünüyorum. Zirve sonrasında Erdoğan’ın attığı adımlar görüşmenin faydalı geçtiğini teyit ediyor. Erdoğan’ın da Büyükanıt’ın da karşılıklı olarak niyetleri birbirleriyle çatışmak olmadı hiç.” Başbuğ nasıl bir Genelkurmay Başkanı olacak? Mehmet Ali Bey, sözün burasında herkesin ders alması gereken bir konudan bahsediyor. “Şemdinli olaylarıyla ilgili olarak Büyükanıt’a ilişkin karalama kampanyası başlatılınca, Erdoğan’ın kafası karışmıştı. Ne yapacağını bilemedi. Hilmi Özkök, Büyükanıt’a tam sahip çıkamadı. Olası yanlışlıkları ve askeri atama teamüllerine müdahaleleri, dönemin Cumhurbaşkanı Sezer önledi. Oysa bakın sonrasında Başbakan’la Büyükanıt arasında ilişkiler ne kadar dengeli yürüdü.” Ve İlker Başbuğ... Gerçekten de İlker Paşa kamuoyunun algıladığı gibi “çok iyi yetişmiş, disiplinli, polemiklerden kaçınan, az konuşan, siyasetten uzak duran, entelektüel birikimi yüksek bir komutan” tanımlamasına uyuyor mu? İşte Kışlalı’nın değerlendirmesi: “İlker Başbuğ 1962’den itibaren tanıdığım en yetenekli kurmay subaylardan birisi. Çok iyi bir genelkurmay başkanı olacak. Bugüne kadar siyasileri tedirgin edecek, AKP’yi korkutacak bir şey yapmadı. Tamamen kendi görev tanımı içinde kaldı. Durum çok hassas diye hele son iki yıldır kendini tamamıyla çekti. PKK mücadelesinin komutanlığını bilfiil üstlendi. Bütün mesaisini PKK ile mücadelenin çeşitli boyutlarına ayırdı. Fevkalade özellikleri olan bir komutan. Disiplini ve tabandaki saygısıyla başarılı olacaktır.” Bence hiçbir şekilde tartışma konusu değil, Başbakan’ın Başbuğ’la görüşmesinden sonra atama konusu bitmiştir ama acaba küçük de olsa aksi yönde bir gelişme ihtimali var mı? Kışlalı’ya sordum. “Bir o eksikti, böyle bir şey olmaz. Eğer denenirse o kadar kötü olur ki” yanıtını verdi. Kışlalı’nın Ergenekon’a ilişkin görüşlerini ve onun gözüyle TSK’nın bu meseleye bakışını perşembe yazımda sizlerin dikkatlerine sunmuştum. Kışlalı’nın şu sözlerini ilave etmeliyim: “Süreç uzamasın. Silahlı Kuvvetler rencide oluyor. Yapılan hatalar varsa, delilleriyle birlikte ortaya net olarak bir an evvel konulsun. Şerefli komutanlar bile olmayacak şeylere kalktılarsa yanlışları görülsün. Ona kimsenin itirazı olmaz. Ama bu konunun ne kadar hassas olduğunun Başbakan’a anlatılması gerekiyor.” Kışlalı Türkiye’de bir darbe ihtimali görüyor mu? “Hiç öyle bir ihtimal yok. Rejime ilişkin kaygılar var ama kimse darbeyi aklının ucundan geçirmiyor. Darbeyi konuşanlar TSK’yı hafife alıyorlar. Ülkenin anayasal kurumları işliyor. Yargı çalışıyor. Ordunun pasifize olmasından ziyade yargının pasifize edilmesi tehlikelidir. Böyle bir şey olmadığına göre sistem çalışıyor demektir.” Akşam 12.07.2008 ALDANMA ENDAMINA FANİ CİHANDIR BU! KENDİSİ AŞİKAR ATEŞİ GİZLİ GÜLHANDIR BU; MERHAMETİ ELDEN BIRAK MA MAKAMI İMTİHANDIR BU, GİDEN GELMEZ, GELEN DURMAZ, çÜNKÜ İKİ KAPILI HANDIR BU |
|
|
|
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|