![]() |
|
|
|||||||
| Ateş Hattı Türkiyede Yaşananlar,Siyasi konular ve Politika Gündeminden Konuları Burada Bilgiler Sunup Tartışabilirsiniz |
|
|
|
|
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Ergenekon soruşturmasında gözaltına alınanlar arasında kamuoyunun yakından tanıdığı bir isim de var. O isim ATO Başkanı Sinan Aygün'dü... Aygün, "neden gözaltındasınız" sorusuna "Atatürk'ü seviyorum diye" karşılığını verdi.
Sabah saatlerde ATO Genel Merkezi'ne gelen çalışanlar, başkanlık katında ATO Başkanı Sinan Aygün'ün odasına emniyet güçleri tarafından girilmesine izin verilmediğini gördü. Odaya giriş ve çıkışlar yasaklanırken, ATO'ya çevik kuvvet ekipleri sevk edildi. Aygün'ün evinde de polis ve jandarma ekiplerince arama yapıldı. Arama sonunda Aygün'e ait olduğu bildirilen bazı CD'ler, bilgisayar kasası ve not defterleri ekiplerce götürüldü. Daha sonra polislerin gözetiminde evden çıkarılan ve polis otomobiline bildirilen Aygün, bir gazetecinin "Neyle suçlanıyorsunuz?" sorusunu Aygün, "Atatürk'ü sevmekle suçlanıyorum" diye yanıtladı. Aygün, başka bir gazetecinin "Evden neler alındı?" sorusuna da "Bilgisayarıma bile el koydular" karşılığını verdi. Evden ATO'ya getirilen Aygün, kapıda oda meclisi üyelerince alkışlarla karşılandı. Aygün'ün polis otosundan indirilişi sırasında gazetecilerle güvenlik güçleri arasında arbede yaşandı. Aygün, daha sonra güvenlik güçleri tarafından ATO'daki odasına çıkarıldı. Gazetecilerin ATO binasına girişi ise polislerce engellendi. ATO binası önünde mensuplarının yanı sıra oda meclis üyeleri ve vatandaşlar bulunuyor. Bazı vatandaşların elinde Türk bayrakları olduğu dikkat çekti. |
|
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Biz 'Atatürk'ü seviyorum' diyen bir çok yanlış adam gördük..Hepsi de yanlışı yaparlar sonra da 'Ben Atatürkçü olduğumdan böyle oldu' derler..mesela yakın zamanların en hızlı Atatürkçüsü geçinen T.Özkan nam kişi..Tutuyor bir partiden(chp) yasadışı para alıyor.Ama sözde çok hızlı bi Atatürkçü kendisi..Artık Atatürk bir geçim vasıtası haline getirilmek,bir rant aracı haline getirilmek,yanlışı perdelemek aracı haline getirilmek istenen bir söylem oldu.Sinan Aygün de Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan bir kişi.Neymiş ''Atatükçüyüm diye gözaltına alındım'' istismarını yapıyor.Ne yapalım yani Atatürkçü isen? Sen sorulan sorulara cevap ver kardeşim...Atatürkçü olanların suç işleme özgürlüğü mü var bu memlekette? Eruygur tutuyor bayrak ve silah üstüne yemin ediyor..İnsanları fişliyorlar..Gizli darbe örgütlenmesiş yapıyorlar.Meşru iktidara karşı kalkışma ve darbe çalışmalarına giriyorlar.Sonra da 'Biz Atatürkçüyüz'' diyorlar..Hadi ordan iftiracılar!! Atatürk Darbeci miydi?
|
|
|
|
|
|
|
#4 (permalink) | |
|
Alıntı:
NOT:Sözüm Atatürk'ü kendi yanlış politikalarına alet eden densizleredir.Ne dediğim yazımda yazdıklarımdır.Altında başka anlamlar araştırılmasın!!Sözüm de meclisten dışarıdır.Burada böyle densizler ve halk düşmanları yoktur ki onlara olsun lafım!!Bakın baştan açıklıyorum.Anlama özürlüler var da onun için..selamlar.. |
||
|
|
|
|
|
#5 (permalink) | ||||
|
Alıntı:
Alıntı:
Tuncay ÖZKAN'ın yaptıkları tüm ATATÜRKÇÜLERİ bağlamaz! Alıntı:
Alıntı:
------------- GenelKurmayın her açıklamasından sonra borsa dağıldı diye feryat edenler, şimdide konuşsunlar. Bu operasyonu başlatanlara beddua oksunlar yine borsa dağılmış... |
|||||
|
|
|
|
|
#7 (permalink) |
|
Atatürk'ün arkasına ne de güzel saklanıyorlar hemen...
Prensiplerim yoktur... ama seviyesiz değiLim... içe kapanık değiLim ama gerekmezse konu$mam...Kinci değiLim ama unutmam...$efkat gösteririm ama $ımartmam..Ciddiye aLırım ama kapıLmam... Sahip oLurum ama ait oLmam... |
|
|
|
|
|
|
#9 (permalink) |
|
Cumhuriyet savcıları Atatürk’ü dinlemeliydi!..
HATIRLATMAYA, “Bu metin, Yargıtay’ın internet sitesinde ATATÜRK VE HUKUK başlığı altında kitaplaştırılan konuşmalar içerisinde yer almaktadır...” uyarısı ile başlamış “Emceto” ve okumamızı istemiş... Okuduk!.. Mustafa Kemal Atatürk, 9 Ekim 1925’de, Cumhuriyet savcılarına hitaben bir konuşma yapmış ve “Türk Devrimi, çağımızın uluslara yaşama ve yükselme yeteneğini veren en son ve en uygar ilkelerinin bir ifadesi ve Türk Ulusu’nun büyük fedakârlıklarıyla sürdürülen ve kazanılan büyük mücadelesinin eseridir. Devrimlerin gerçekleşmesi, kararları ve kanunlarıyla, ulusal irade ve ulusal egemenliğin bir görünümü; bütünü itibariyle de Türk Ulusunun bütün haklarıdır. Devrimlerin her biri, ulusun emeği ve hakkı ile gerçekleşmiştir. Cumhuriyet savcılarımızın, devrimin gerekleri etrafında, en kıskanç ve uzakları gören hassas nöbetçiler olmalarını, asıl görevlerinden sayarım...” demiştir. Mustafa Kemal Paşa,”Kurtuluş- devrimleri” elbette sadece Cumhuriyet savcılarına değil, hem millete, hem de kurduğu devletin yönetimine talip olan tüm katmanlara emanet edip “Hassas nöbetçiler” olmamızı istedi... Bu “Kutsal nöbeti” ne kadar “Hassas” tuttuğumuzu, bugün hem Mustafa Kemal Paşa’ya hem de kurduğu Cumhuriyet’e yapılan saldırılardan anlayabiliriz!.. Özürlüyüz!.. Oysa, “Cumuhuriyet Savcıları”na hitabından tüm katmanlar azıcık pay çıkarabilseydi, Türkiyemiz’in üzerinde böyle kara bulutlar asla olamazdı... Bakın “1925” hitabı ne kadar “Tazedir” bugün bile... Atatürk, savcılara diyor ki; “Türk Cumhuriyeti, ulusun kaderini yıllarca hastalıklı ve korkunç gelenekleriyle, zulüm ve baskının kan ve yangınları içinde sürükleyen saltanat ve hilâfet tarihini yıktı. Bu mücadelenin asıl amaçlarından biri de, zayıf olanları zorbaların baskısından ve entrikacıların âleti olmaktan kurtarmak ve ulusu kendi kaderine sahip kılmaktır. Çağdaş ve uygar bir ulusuz. Ulusumuz, Batı uygarlığını kayıtsız şartsız kabul etmiştir. Hayatta başarılı olmanın tek yolu budur. Yılmaz ve kesin kararlı devrimlerimiz, Türk ulusunun yaradılıştan gelen büyük yeteneğinin gelişmesi ve artırılması için gereken zemini hazırlayarak hızla ilerlemektedir. Yüksek amaca yönelik herhangi bir suikast failinin durmaksızın kovuşturulması ve kovuşturmanın, ulusun bütün hakları tatmin ve tazmin edilinceye kadar, hakim önünde de kaygı ve ısrarla sürdürülmesini ve sonuçlandırılmasını isterim. Bütün düşüncelerin üzerinde olan kamu hukuku ve kamu yararının korunmasının, devlet ve hükümet gücünün mutlaka sağlanması ve korunmasıyla mümkün olabileceğini önemle hatırlatırım. Cumhuriyette devlet ve hükümet gücü, ulusal irade ve ulusal egemenliğin en kesin ve en temel ifadesi ve görünümüdür. Türk yasalarına dayanan bu yetki ve güce engel olacak en küçük bir girişimin dahi, ulusun egemenlik hakkına açık bir saldırı olarak değerlendirilerek, buna yeltenenlerin mutlaka mahkeme huzuruna çıkarılmasını talep ederim. Özgürlüğü ve yasaları bir alet gibi öne sürerek, ulusun en küçük bir yararını bile tehlikeye atmak hakkına hiç kimse sahip değildir. Devlet halinde yaşayan uygar uluslarda, özgürlük ulusun emrindedir; yüksek yararlarının gerektirdiği şekilde genişletilir, sınırlanır ve belirlenir. Yakın tarihimizde ve eski zamanlarda, dinlerin zorba hükümdarların, rahipler ve çıkar sağlayanların elinde bir baskı aracı olması gibi, çağımızda kesinlikle izin verilemez ve hoş görülemez. Devrime karşı koyan muhalefetin özgürlükten ve yasadan yararlanmaya hakkı yoktur... Bireyin değil, bireylerin tamamını ifade eden toplumun ve devletin yararı her düşünce ve kaygıdan önce gelmelidir. Sınırsız bireysel özgürlük ve kişisel çıkar peşinde olanlar, kendi emellerini, çıkarlarını ulusun yüksek çıkarları ve özgürlüğünden üstün tutanlardır. Sınırsız kişisel özgürlükler, kişisel çıkarlar, uygar ve üzenli toplumları, devletleri yıkarak anarşiyi ve çoğunlukla da zorbalığı yaratır. Anarşi ve zorbalık, doğrunun yanlışa, zayıfın güçlüye yenilmesi sonucunu doğurur...” Bu muazzam “Tembihlerin” devamı da var... Behiç Kılıç |
|
|
|
|
|
|
#10 (permalink) | |
|
Behiç Kılıç kafasına göre yorum yapıyor.Kendi statukocu ,baskıcı ve dayatmacı zihniyetine dayanak olsun diye Atatürk'ün bir konuşmasını(kaynağı belirsiz ve orijinali belli değil) alıntılamış.Bu alıntının dahi tartışılabilir çok yönü vardır ama sadece şu tümceyi alıyorum ve bir sual soruyorum:
Alıntı:
Orada Atatürk Cumhuriyet Savcıları'na görevinizi yapın demiştir.Yani bir görev olursa onu en iyi şekilde yapın demiştir.Savcıların ise görev alanı bellidir.O konuşmalarda millete vesayet etme,baskı kurma,özgürlükleri sınırlama veya serbes bırakma görevini verirken milleti kasdetmiştir.Yani ''Ey millet bu Cumhuriyete sahip çık!'' demiştir. Atatürk 'Egemenlik Kayıtsız Şartsız Savcılarındır' mı demiştir yoksa 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' mi demiştir? Şu cunta şakşakçıları bi de bunu açıklasınlar.Laf kalabalığı yapıp da konuyu saptırmasınlar. NOT:Sözüm genel siyasetedir.Bu forumdaki arkadaşlarımızı veya şahısları kasdetmiyorum.Bazı anlama özürlüler burdaki bazı sözcüklerimi yanlış anlamasın sakın.Bu saadece benim genel bir siyasi yorumum.Baştan açıklıyorum.seckin |
||
|
|
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|