![]() |
|
|
|||||||
| Ateş Hattı Türkiyede Yaşananlar,Siyasi konular ve Politika Gündeminden Konuları Burada Bilgiler Sunup Tartışabilirsiniz |
|
|
|
|
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
170.000 UYE YORUMLARINIZI OKUSUN
Amigdala nedir bilir misiniz? Beyin sapımızın üzerinde bulunan ve badem şekli olan bir kütleye deniyor. Bu kütle çok önemli; zira hem duyguların dengelenmesini sağlıyor hem de korkuları yönetiyor. Bir tehlike durumunda amigdala aklın ve vicdanın kontrolünü eline alıyor. Bu nedenle ciddi tehlikeyi hisseden vücut kontrolü gönüllü olarak amigdalaya veriyor ve diğer tüm hisler, dengeler, beden normalleştiğine inanana kadar tasfiye ediliyor. Sözgelimi bir arslanın saldırdığı insan, bildiği tüm şarkıları unutabiliyor. Yahut üzerine son sürat gelen bir arabanın rengi ya da plakasıyla ilgilenmiyor insan, amigdala 'hemen canını kurtar' mesajını veriyor bünyeye. Dolayısıyla amigdalanın esaretine girmiş bir organizmadan akıl, vicdan, muhakeme, hak, hukuk beklemek yanlış ve hatta biraz da haksızlıktır. Nice zamandır Andıç Medyası ve laikçi azgın sınıf bu ülkede amigdalaların hakim olmasını ister bir psikolojik harp yürütüyordu. Halen de öyle... Lakin bu çarpıtılmış korku paranoyasına inanan kesim artık neredeyse yüzde biri bile değil toplumun. Elbette buna samimi olarak inanan bir kesim var. Ancak bunu dillendiren ve gün aşırı servisini yapan kitle ile ilgisi yok. Onlar edilgen bir şekilde her gün bu kara psikolojik savaşın kurbanlarıdır. 'Bilmem kaç el kaosa kalktı' diyenden, 'Mahkemeyi ne kadar övsek azdır' diyene ve hatta 'savcılar az bile söyledi' şeklinde kraldan çok kralcı olanların ve onları ön safa sürenlerin korkusu başka... Evet, başta da söylediğim gibi bu ülkede hakim bir korku var. Lakin bu korkunun laiklikle, şeriatle, din devleti ile ilgisi yok. Hem de hiç... Bu ülkedeki azgın elitin ve yıllardan beri kadrolaşıp, bir yerlere yuvarlanan jakoben sınıfın en büyük korkusu özgürlük! Bu ülkenin özgür olmasından, demokrasiyi tam olarak yaşamasından, çağdaş dünya ile sağlıklı iletişim kurmasından ödleri kopuyor. Uykuları kaçıyor. Bu nedenle amigdalaları onların vicdan, adalet, hak, hakkaniyet hislerini köreltmiş durumda. Her türlü akıl ve mantık dışılığı savunabiliyor, modern dünyaya rezil rüsva olmayı göze alıyor, benzersiz bir komedinin aktörü olmayı kabulleniyorlar. Sadece kavramsal olarak korkuyorlar özgürlükten. Bu özgürlüğü getirmek isteyen kitleden de tir tir titriyorlar. Yıllarca ezip hor gördükleri, dışlayıp aşağıladıkları bir kitlenin artık kendi varlıklarını tehdit ettiğine inanıyorlar. Anadolu insanının yönetimde söz sahibi olması fikri bile ödlerini koparıyor. Bu ülke insanının kendi kaderini tayin etmesi düşüncesi uykularını kaçırıyor, rüyalarını karabasana dönüştürüyor. Bir esnafın oğlunun cumhurbaşkanı olması bu nedenle içlerine sinmiyor. Bir İETT işçisinin başbakanlık koltuğuna oturması, üstelik iyi şeyler yapması ve tüm dünyada kabul görmesini hazmedemiyorlar. Ve tabii yükselen bu sesin, gelen bu kitlenin kendilerinin sonunu getireceğine, düzenlerini tuz buz edeceğine iman etmiş durumdalar. Onlara göre Anadolu insanı bu ülkenin kaderine tesir etmeye başlarsa patronları az para kazanacak, eş-dostları yıllardır kemirdikleri devletten bir tufeyli gibi kazınacak. Bu nedenle onlara kızmamak, öfkelenmemek lazım. Lakin şaşırmamak da... Korkuyorlar elbette... Özgürlüğün, demokrasinin her türlü mülevves çemberi, karanlık noktayı yok etmesinden ödleri kopuyor... Düştükleri acınası mizahi durum da bunun en büyük delili... Yazık onlara! (bir yazıdan bir bölümü alınmıştır..) ::..BeN HüsRaNa KoMşuYuM..:: Gerçekçi olalım, imkansızı isteyelim. (¢нє gυєναяα) Bir yalan, hangi amaç için söylenmiş olursa olsun, her zaman, en kötü gerçekten daha kötüdür. (¢нє gυєναяα) deli kadir uleen..
|
|
|
|
|
| The Following 2 Users Say Thank You to che_bjk For This Useful Post: | seckince (06-11-2008), skn_olmm_lzm (06-11-2008) |
|
|
#2 (permalink) |
|
170.000 UYE YORUMLARINIZI OKUSUN
Linkleri Sadece Kayitli Uyelerimiz Gorebilir. Uye Olmak Icin Tiklayiniz...
Amigdalanın beynimizdeki ana fonksiyonunu keşfeden ve bu güne kadar üzerinde bir çok deney yapmış Nörolog Joseph LeDoux bize bu konuda ışık tutmaktadır. Yaptığı deneylerden biri amigdalanın beyin üzerindeki etkisini keserek beynin diğer kısımlarından ayırmasıdır. Amigdalası alınmak zorunda kalan genç bir insanın yaşamı keskin bir değişime girmiş, olayların duygusal anlamını değerlendirmekte bir yetersizlik, bir anlamda duygusal bir körlük oluşmuştu. İnsanlarla iç içe yaşamayı seven, çok iyi konuşabilen bir yapıya sahip iken, yakın arkadaşlarına karşı kayıtsız hatta anne ve babasını tanıyamaz bir halde, herkesten uzak yapayalnız yaşamayı tercih etmişti. Bu kayıtsızlığına karşı yakınlarının çektiği acılara bile duyarsız kalmıştır. Hissetmeyi hatta hissettiklerini hissetmeyi unutmuş gibiydi. Tüm tutkuların, korkuların,üzüntülerin yerini büyük bir sessizlik ve duygusuzluk almıştı. Ağlamayı bile unutmuştu. ben sadece bilimsel yönü için teşekkür ettim,belirteyim. 18 Ağustos 2008 Pazartesi
yorumlaya veda günü ÖSS sonrası görüşmek dileğiyle... Bu mesaj en son " 06-11-2008 " tarihinde saat 04:42 PM itibariyle skn_olmm_lzm tarafından düzenlenmiştir.... |
|
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
170.000 UYE YORUMLARINIZI OKUSUN
Hard disk gibi bir görev yani..İlginç bir konu..Gerçekten de insanların yaşam tarzıyla çok ilgili bir organ..
Herkesin gittiği yoldan gitme! Hayatı sadece anlamak için değil aynı zamanda değiştirmek için de...
|
|
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
170.000 UYE YORUMLARINIZI OKUSUN
Hard disk gibi bir görev yani..İlginç bir konu..Gerçekten de insanların yaşam tarzıyla çok ilgili bir organ..
Herkesin gittiği yoldan gitme! Hayatı sadece anlamak için değil aynı zamanda değiştirmek için de...
|
|
|
|
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|