Yorumla.Net  

www.filmindireyim.com

Geri Git   Yorumla.Net > Muhabbet > Ateş Hattı

Ateş Hattı Türkiyede Yaşananlar,Siyasi konular ve Politika Gündeminden Konuları Burada Bilgiler Sunup Tartışabilirsiniz

Yorumla.Net Forum'a Hoşgeldiniz

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !


Yeni Konu Gönder  Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 05-16-2008, 04:12 PM   #1 (permalink)
Üye Bilgileri
Bağımlı Üye
 
Panikatak kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Feb 2007
Şehir : İstanbul
Yaş: 27
Mesaj: 1,072
Konuları: 86
Thanks: 120
Toplam 86 Konusuna 251 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 356
Rep Puanı : 35357
Rep Seviyesi: Panikatak Repin EfendisiPanikatak Repin EfendisiPanikatak Repin EfendisiPanikatak Repin EfendisiPanikatak Repin EfendisiPanikatak Repin EfendisiPanikatak Repin EfendisiPanikatak Repin EfendisiPanikatak Repin EfendisiPanikatak Repin EfendisiPanikatak Repin Efendisi
Panikatak kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Varsayılan örtünmek Moda Oldu!




Komünistlerden, solculardan, demokratlardan, milliyetçilerden sonra liberal İslamcılar da zamanla mollaların hedefi oldu.
Sanmıştık ki, mollaların gerici yasalarına/kurallarına halk karşı çıkacak.
Halbuki tersi oldu; MOLLALAR YASAK, SANSÜR GETİRDİKÇE ARKALARINDAN
GİDENLERİN SAYISI ARTTI.


Merhaba, Benim adım BAHMAN NİRUMAND. iRANLI BiR GAZETECi -YAZARIM,

Şah'ın devrilmesinde aktif rol oynayanlardanım.

Ve aynı zamanda mollaların, demokrasi ve özgürlük getireceğine

inanan milyonlarca solcu, demokrat, liberal ve milliyetçi insandan biriyim.

Evet, Humeyni yeryüzünde cenneti vaat etti bize. Demokrasi gelecek, kimse
fikirleri ve siyasal görüşleri yüzünden tutuklanmayacak, işkence
yapılmayacak, kadınlara eşit haklar verilecek, giyim serbest olacaktı.

Şah'ı devirdikten sonra mollaların camiye geri döneceklerinden emindik.
Devleti yönetecek durumda olduklarına inanmıyorduk.

Yanıldık. Kitaplardan ezberlediğimiz cümleleri, içi boş kavramları
birbirimize söyleyip duruyorduk.

ÜZERİNDE DURMADIK

Her şey 14 Ocak 1979 tarihinde değişti. Şah, İran'ı terk etti. Ardından
İran tarihinin en büyük yürüyüşü Tahran'da yapıldı. Sansür, yasak yoktu,
istediğimiz gibi bağırıyorduk.

Fakat mitingde ilk dikkatimi çeken, kim liberal Musaddık ya da solcu
Şehitlerin resimlerini taşıyor ise mollalarca dövülüyordu.

Pek üzerinde durmadık bu olayın, "Hele bir kurtlarını döksünler, sonra
sakinleşirler" diye düşündük.

Ertesi gün gazetede, bir hırsızın genç mollalar tarafından yakalanıp, adına
"İslam Mahkemesi" denilen bir mahalli heyet tarafından 35 kamçı cezasına
çaptırıldığı haberini okuduk.

Haberi ciddiye almadık; "üç beş sapsızın işi" dedik.

Bu arada bira-şarap fabrikalarının yakılması, sinemaların tahrip edilip
filmlerin sokaklara atılması gibi olayların üzerinde hiç durmadık. "Ufak
tefek şeylerin" toplumun demokrasi ve ulusal bağımsızlık yolundaki çabaları
etkilemesini istemiyorduk.

Biz bunları söylerken, mollalar tarafından, kadın ve erkeklerin yan yana
yüzemeyecekleri; okullarda aynı sınıflarda olamayacakları; birlikte spor
yapamayacakları gibi gerici kararlar ardı ardına alınmaya bağlandı.

"Müslüman kadınların yanında ******ların yeri yoktur" denilerek kadınlara
örtünme zorunluluğu getirildi. özellikle üniversitelerde bu yüzden
çatışmalar çıktı.

Bu çatışmalardan rahatsız olduk; kadın sorununun güncelleşip ön plana
geçmesini istemiyorduk! "Asıl mücadele, emperyalizme ve kapitalizme karşı
verilmelidir" diyorduk. Kadın sorunu bir yan çelişkiydi, ana çelişki
sömürüydü. Kadının giyim sorunu, emperyalizme karşı verilen mücadeleyi
baltalamamalıydı!

Peçesiz, başörtüsüz sokağa çıkan kadınlar artık açıkça, gözümüzün önünde
dövülüyordu. Bazı kadınların yüzüne kezzap atılıyordu.

Biz ise hâlâ büyük laflar ediyorduk; bu tür olayları devrimin kaçınılmaz
sancıları olarak görüp umursamıyorduk! "İttifak" "Eylem Birliği" gibi
terimlerin peşinden koşup duruyorduk.

GEÇİŞ SANCILARI SANDIK


Humeyni, "Bütün sorunlarımızın sebebi, cemiyetimizdeki ahlaksızlıklardı r.
Bunların kökünü kazımalıyız" diyor; genç mollalar terör estiriyordu.
Kitapevleri yağmalanıyor; gazete bayileri ateşe veriliyordu.

Biraz'da "İslam Mahkemesi" eşcinsel ve fahişe olduğu gerekçesiyle dört
kişiyi idam ediyordu. Benzer olay Tahran'da da gerçekleşiyor, üç fahişe ve
üç eşcinsel kurşuna diziliyordu.

Sesleri ve görüntüleriyle erkekleri tahrik ettikleri için kadın spikerler
televizyondan kovuluyor; uyuşturucu olarak görülen müzik yasaklanıyordu.
Alkol içen, kırbaç cezasına çaptırılıyordu.

Şimdi düşünüyorum da, insan zamanla her türlü aşağılanmaya alışıyor galiba.
Hiçbirini görmüyorduk; basmakalıp analizlerimizin doğru olduğuna o kadar
inanıyorduk ki!..

Oysa toplum hızla dincileştiriliyordu. Alınan her kararda "Tamam bu
sonuncusu" diyorduk. Ama arkası hep geliyordu.

Kızların evlenme yaşı 18'den 13'e düşürüldü.

Parfüm, ruj, saç boyası, mücevher gibi kadın malzemelerinin yurda girişi
yasaklandı.

Kadın çamaşırı satan mağazaların vitrinlerine sutyen, kombinezon vs.
koymasına bile izin yoktu.

Kamu dairelerinde kadın memurlara tesettüre girme emri çıkarıldı.

Aslında birçok aydın kadının üye olduğu kadın dernekleri vardı. Onlar kendi
küçük çevrelerinde "hamilelik tatilinin uzatılması", "eşit işe eşit ücret"
gibi talepleri tartışıyorlardı.

Biz aydınlar hep aynı düşüncedeydik: Demokrasi ve özgürlüğe geçiş
sancılarıydı bu tür vakalar! Abartmaya gerek yoktu.

Hepimiz "ana çelişki" üzerinde duruyorduk; öncelikle dışa bağımlılık ve
ekonomik krizden kurtulmalıydık.

REFERANDUM OYUNU!!!


Üç ay önce Humeyni, Paris'te komünistler de dahil olmak üzere her görüşün
rahatça örgütleneceği bir demokrasiden, özgürlükten bahsederken,Şimdi tüm
solcu, milliyetçi ve liberalleri İslam düşmanı ilan etmişti.

Bu sözler üzerine ilk protestomuzu yaptık. Mitingimize bir milyonu aşkın
insan geldi.

Mollaların en iyi siyasi stratejileriydi; işlerine gelmediği zaman hemen
gündemi değiştiriyorlardı .

Referandum meselesini gündeme getirdiler.

Halka soracaklardı:

"İSLAM CUMHURİYETİ'Nİ İSTİYOR MUSUNUZ, İSTEMİYOR MUSUNUZ?"

Kuşkusuz bu bir oyundu; halkın yüzde 65'inin okuryazar olmadığı bir ülkede
kim ne anlardı cumhuriyetten?

Yapılan propaganda belliydi; dediler ki: "İslam'a evet mi, hayır mı
diyorsunuz?"

Biz bu oyunu biliyorduk ama şöyle düşünüyorduk:

"ÖNEMLİ OLAN CUMHURİYETTİR;

serbest seçimlerdir; demokratik haklardır; özgürlüklerdir.

İslam Cumhuriyeti bunu sağlayacaksa neden karşı çıkalım?"

Ancak bazı küçük kesimler bu oyuna gelmemek için referandumu boykot ettiler.

Sonuçta, "evet" diyen 20 milyon, "hayır" diyen ise sadece 140 bindi.

Mollalar bu referandum sonucunu çok iyi kullandılar. Güya tüm ülke
yaptıklarını onaylıyordu. Artık televizyondan sonra basın da ellerine
geçmişti. Sanki tüm muhaliflerin sayısı 140 bin kişi gibi gösterdiler.
HALBUKİ 20 MİLYON İÇİNDE BİZİM OYUMUZ DA VARDI. Ama artık bizim sesimizin
çıkmasına izin verilmiyordu.

HALKI ANLAYAMADIK

Mollalar güçlendikçe saldırganlaştılar.

Örneğin, tirajı bir milyon olan liberal "Ayendegan" Gazetesi'ni
kapattırdılar.

Sıra sonra "Keyhan" Gazetesi'ne geldi; muhalif yazarların işten
çıkarılmasını sağladılar.

Tüm bu olanları protesto etmek için mitingler düzenlemeye başladık. Ama iş
işten geçmişti artık; insanlar yılmıştı, korkuyordu.

Özgürlük, demokrasi ve bağımsızlık için ayaklanan halkın, bu kadar kısa
sürede değişeceğini düşünememiştik.

Sanmıştık ki, mollaların gerici yasalarına/kurallarına halk karşı çıkacak.
Halbuki tersi oldu;
MOLLALAR YASAK, SANSÜR GETİRDİKÇE ARKALARINDAN
GİDENLERİN SAYISI ARTTI.


ÖRTÜNMEK MODA OLDU!

Tüm bunlara "gelip geçici bir fırtına" diye bakmak ne büyük yanılgıydı.

Komünistlerden, solculardan, demokratlardan, milliyetçilerden sonra liberal
İslamcılar da zamanla mollaların hedefi oldu.

Şah döneminden daha çok insan cezaevlerine konuldu; idam edildi.

Milyonlarca insan canını kurtarmak için yurtdışına kaçtı.

KAÇANLARDAN BİRİ DE BENDİM.

Umarım bizim hatalarımızdan birileri ders çıkarır.

Alintidir.. Bahman Nirumand'ın "İran" kitabından derlenmiştir .



Olması Gerekenlerin Adını..!!
İyilik Koymuşlar...
Panikatak Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
The Following 2 Users Say Thank You to Panikatak For This Useful Post:
seckince (05-16-2008), yunus_54 (05-16-2008)
Eski 05-16-2008, 06:52 PM   #2 (permalink)
Üye Bilgileri
Banned
 
seckince kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jan 2007
Şehir : İstanbul
Mesaj: 3,131
Konuları: 387
Thanks: 229
Toplam 246 Konusuna 570 Teşekkür Edilmiştir
Blog Başlıkları: 38
Rep Gücü: 0
Rep Puanı : 35108
Rep Seviyesi: seckince Repin Efendisiseckince Repin Efendisiseckince Repin Efendisiseckince Repin Efendisiseckince Repin Efendisiseckince Repin Efendisiseckince Repin Efendisiseckince Repin Efendisiseckince Repin Efendisiseckince Repin Efendisiseckince Repin Efendisi
Varsayılan

Bunlar Zıdd-ı İnkılabî olan kişilerdendir.İslam İnkılabına karşı olmaları sebebiyle İslamî İran'da tutunamamışlar;ancak böyle dışarlardaki yandaşları ile birlikte bir şeyler yapma gayretindedirler bunlar..Bunlardan sağda solda bol miktarda var.Büyük Şeytan ABD taraftarı olan bu kesim guya İslam İnkılabı'ndan rahatsızdırlar..Bunun karşıtı ise amerikancılıktır;gayriislamiliktir,gayrimillilikti r,kökü dışarda olmaktır..Başka bir şey değil..Yani bu kabil kişilerin insanlara,insanlığa ve bizlere vereceği yeni bir şey yoktur..Bir heyecan da verdikleri yoktur..Çürümüş,bitmiş,fosil olmuş zihniyetlerin köhnemiş söylemlerini savunuyorlar...
seckince Çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla
Tags:



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 09:10 AM.


Powered by vBulletin Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

Forums Directory
eXTReMe Tracker Hosting Hizmetleri TOPlist