Yorumla.Net  

www.filmindireyim.com

Geri Git   Yorumla.Net > Muhabbet > Ateş Hattı

Ateş Hattı Türkiyede Yaşananlar,Siyasi konular ve Politika Gündeminden Konuları Burada Bilgiler Sunup Tartışabilirsiniz

Yorumla.Net Forum'a Hoşgeldiniz

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !


Yeni Konu Gönder  Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 05-15-2008, 12:31 PM   #1 (permalink)
Üye Bilgileri
Bağımlı Üye
 
blackmailer kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Apr 2007
Şehir : Uşak
Mesaj: 1,045
Konuları: 191
Thanks: 122
Toplam 114 Konusuna 238 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 550
Rep Puanı : 54770
Rep Seviyesi: blackmailer Repstarblackmailer Repstarblackmailer Repstarblackmailer Repstarblackmailer Repstarblackmailer Repstarblackmailer Repstarblackmailer Repstarblackmailer Repstarblackmailer Repstarblackmailer Repstar
Varsayılan Meyhane baskısı




Başlıktaki tabir bana ait değil: Mehmet Barlas'ın. "Laik yaşama karşı 'mahalle baskısı' olduğunu ileri sürenlerin, buna karşı 'meyhane baskısı' ile çıkması akılcı bir yol değildir. Laiklik alkolizmin değil, özgürlüğün aracıdır." diyor Barlas.

Bu yazının mürekkebi bile kurumamıştı ki önceki gün Hürriyet "Bir kadeh rakı artık yasak" manşetiyle arz-ı endam ediverdi. Habere göre restoranlarda bir duble rakı dönemi kapanıyordu. Ne var ki, Alkollü İçecekler Üst Kurul Başkanı konuya açıklık getirdi. Başkan'a göre bahsi geçen kanun maddesi içki ruhsatı olmayan, ama içki satışı yapan bakkallar ve büfeler içindi ve sadece bu tip yerler bardakla içki satamayacak, ancak şişeyle satabilecekti. Durum bu. Hal böyle olunca "içki yasağı" yeni bir "rejim krizine" neden oluyor. Dünkü Sabah "Kadeh yalanı", Taraf da "Bu gece barda, içkim kadehte" başlığını kullanıyordu...

Denk gelecek ya; bizim gazetenin dünkü manşeti de alkol üzerineydi. Süleyman Bağ'ın Berlin'den gönderdiği habere göre Alman hükümeti alkole karşı savaş açmış ve bu savaşın bayraktarlığını Almanya Başbakanı Merkel üstlenmişti. Türkiye'deki alkol tartışmalarını bilen biri "Nasıl yani; başbakan alkole savaş açıyor da laiklik elden gitmiyor mu?" diyebilir. Neyse ki Almanya'da bizdeki gibi anlayışı kıt bir sol parti yok. Olsaydı Merkel'in dindar bir insan, hatta bir rahip kızı olduğunu söyleyip "içki düşmanlığını" bahane ederek konuyu üst yargıya götürebilirdi.

Almanya alkole karşı niçin savaş açıyor? Dünya Sağlık Örgütü'ne göre Avrupa'da her yıl 600.000 kişi alkolün yol açtığı hastalıklardan hayatını kaybediyor. Bir hafta önce yayınlanan 2008 Uyuşturucu ve Bağımlılık Raporu'na göre Almanya'da 9,5 milyon kişi "hayatî tehlikeye neden olacak kadar" içki tüketiyor. Hastalık derecesinde 1,3 milyon insan tespit edilmiş.

AB ülkelerindeki alkole başlama yaşı 14'e düştü. "Eurobarometre" araştırmasına göre İtalya ve İrlanda'da 12 olan alkole başlama yaşı, İngiltere'de 14, Almanya'da 15, Yunanistan'da 17. Bu nedenle de Avrupa'nın etekleri tutuşmuş durumda. Korkuyorlar, endişe ediyorlar.

Belki inanmayacaksınız ama Türkiye'de durum daha vahim! Yeşilay'ın 2006'da hazırladığı Zararlı Alışkanlıklar Raporu'na göre bu güzelim ülkede alkole başlama yaşı 11'e düştü. 1930'lu yıllarda kişi başına düşen 1 litrelik alkol tüketimi bugün 20 litreye fırlamış durumda. Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu'nun raporuna göre 46,5 milyon litre rakı, 22,8 milyon litre şarap, 6 milyon litre votka, 40,9 milyon litre bira tüketiliyor bu ülkede.

Rakamlar bu kadar netken ve alkole başlama yaşı bu kadar düşmüşken birilerinin "Şöyle doya doya içki içtirmiyorsunuz" diye efelenip durmasını anlayamıyorum. (Yeri gelmişken söyleyeyim; bizzat şahit oldum ki, sinemalarda çocuk filmlerinin başında bira reklâmları yer alıyor.) İçkili restoranlar, diskotekler, barlar, pavyonlar, birahaneler... Bütün bunlara rağmen içki yasağı haberlerinin ardı arkası kesilmiyor. İçki üzerine uydurulan şehir efsanelerinin yanlışlığı resmî rakamlardan belli. TOBB'un raporunda geçen 128 alkollü içki üretim tesisi var. Bu işletmelerde 5.527 kişi çalışıyor.

Mehmet Barlas doğru söylüyor; "mahalle baskısı" jargonuyla terör estirenler "meyhane baskısı" yapıyor. Daha kötüsünü, yazılmayanı, yazılamayanı söyleyeyim. Devletin birçok kurumunda içki içmeyen insanların meslekî kariyeriyle oynanıyor. Halkın vergisiyle ayakta duran kurumlarda içki içmek istemeyen insanların alınlarına yaftalar yapıştırılıyor ve meslekî ehliyetine bakılmaksızın o insanların yükselmesi engelleniyor. Bu mudur laiklik anlayışı? "İçki içiyorsan laiksin" dayatması o kadar keskin yapılıyor ki koskoca bir eski bakan "Şaraptan çok iyi anlarım; sadece tadını bilmem" diyor. Güler misin, ağlar mısın? Bizdeki absürd laikçiliğin faşist uygulamalarına "baskı" demeyenler, Batı'daki alkolizme savaş açan liderlere de yeni bir yafta bulmalıdır.

Lafı uzatmaya gerek yok; bu ülkede insanlar içip içmemekte kendi özgür iradelerini kullanıyor; kullanacak. Her kim bu konuyu rejim ya da inanç krizine dönüştürürse bu ülkenin temellerine dinamit koyuyor, demokrasiyi kökünden baltalıyor demektir...

EKREM DUMANLI



Prensiplerim yoktur... ama seviyesiz değiLim... içe kapanık değiLim ama gerekmezse konu$mam...Kinci değiLim ama unutmam...$efkat gösteririm ama $ımartmam..Ciddiye aLırım ama kapıLmam... Sahip oLurum ama ait oLmam...
blackmailer Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
The Following 2 Users Say Thank You to blackmailer For This Useful Post:
blackfox (05-18-2008), seckince (05-15-2008)
Eski 05-15-2008, 12:40 PM   #2 (permalink)
Üye Bilgileri
Banned
 
seckince kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jan 2007
Şehir : İstanbul
Mesaj: 3,131
Konuları: 387
Thanks: 229
Toplam 246 Konusuna 570 Teşekkür Edilmiştir
Blog Başlıkları: 38
Rep Gücü: 0
Rep Puanı : 35108
Rep Seviyesi: seckince Repin Efendisiseckince Repin Efendisiseckince Repin Efendisiseckince Repin Efendisiseckince Repin Efendisiseckince Repin Efendisiseckince Repin Efendisiseckince Repin Efendisiseckince Repin Efendisiseckince Repin Efendisiseckince Repin Efendisi
Varsayılan Akılın ve Toplumun En büyük Düşmanı:Alkol...

İçkiyi,sarhoşluk veren maddeleri;alkollü içecekleri yapan da taşıyan da satan da içen de aynı derecede sorumludur..Evimizin merdinelerinde bir pislik gördüğümüzde nasıl süpürüp atıyor ve temizlik yapıyorsak bu zararlı maddelerin de üretiminin,satışının,ithalinin,ticaretinin yasaklanması gerekir..İslam toplumunda bu maddenin kullanımı,ticareti ve üretimi haramdır ve yasaktır..İslam'ın cihanşümul ilkelerinin eriştiği noktaya Avrupalı ancak yeni gelebiliyor..O da henüz tartışma halindedir..Nesillerimizi bu zararlı ve haram maddenin etkilerinden korumak ve kurtarmak zorundayız..Bu da İslam'ın kucaklayıcı,şefkat ve rahmet dolu ilkelerinin geçerli olması ile sağlanacaktır..Ne kadar kutlu ve ufuk açıcı bir dine sahibiz..Akıla,salim düşünmeye bu kadar önem vermesi bile başlı başına bir mucizedir.Alkolle salim düşünce ve akıl birarada duramaz..Müslümanlar da salim akıl sahibi olmayı bu kadar çok önemsemektedir...selamlar..
seckince Çevrimiçi  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-15-2008, 01:35 PM   #3 (permalink)
Üye Bilgileri
Gezgin
 
Giriş: May 2008
Şehir : Belirtilmedi
Mesaj: 361
Konuları: 28
Thanks: 4
Toplam 7 Konusuna 13 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 48
Rep Puanı : 4739
Rep Seviyesi: gencebay Karizma Yıkılıyogencebay Karizma Yıkılıyogencebay Karizma Yıkılıyogencebay Karizma Yıkılıyogencebay Karizma Yıkılıyogencebay Karizma Yıkılıyogencebay Karizma Yıkılıyogencebay Karizma Yıkılıyogencebay Karizma Yıkılıyogencebay Karizma Yıkılıyogencebay Karizma Yıkılıyo
Varsayılan bu muy du yanı yasa

Alıntı:
blackmailer tarafından gönderildi Mesajı Görüntüle
Başlıktaki tabir bana ait değil: Mehmet Barlas'ın. "Laik yaşama karşı 'mahalle baskısı' olduğunu ileri sürenlerin, buna karşı 'meyhane baskısı' ile çıkması akılcı bir yol değildir. Laiklik alkolizmin değil, özgürlüğün aracıdır." diyor Barlas.

Bu yazının mürekkebi bile kurumamıştı ki önceki gün Hürriyet "Bir kadeh rakı artık yasak" manşetiyle arz-ı endam ediverdi. Habere göre restoranlarda bir duble rakı dönemi kapanıyordu. Ne var ki, Alkollü İçecekler Üst Kurul Başkanı konuya açıklık getirdi. Başkan'a göre bahsi geçen kanun maddesi içki ruhsatı olmayan, ama içki satışı yapan bakkallar ve büfeler içindi ve sadece bu tip yerler bardakla içki satamayacak, ancak şişeyle satabilecekti. Durum bu. Hal böyle olunca "içki yasağı" yeni bir "rejim krizine" neden oluyor. Dünkü Sabah "Kadeh yalanı", Taraf da "Bu gece barda, içkim kadehte" başlığını kullanıyordu...

Denk gelecek ya; bizim gazetenin dünkü manşeti de alkol üzerineydi. Süleyman Bağ'ın Berlin'den gönderdiği habere göre Alman hükümeti alkole karşı savaş açmış ve bu savaşın bayraktarlığını Almanya Başbakanı Merkel üstlenmişti. Türkiye'deki alkol tartışmalarını bilen biri "Nasıl yani; başbakan alkole savaş açıyor da laiklik elden gitmiyor mu?" diyebilir. Neyse ki Almanya'da bizdeki gibi anlayışı kıt bir sol parti yok. Olsaydı Merkel'in dindar bir insan, hatta bir rahip kızı olduğunu söyleyip "içki düşmanlığını" bahane ederek konuyu üst yargıya götürebilirdi.

Almanya alkole karşı niçin savaş açıyor? Dünya Sağlık Örgütü'ne göre Avrupa'da her yıl 600.000 kişi alkolün yol açtığı hastalıklardan hayatını kaybediyor. Bir hafta önce yayınlanan 2008 Uyuşturucu ve Bağımlılık Raporu'na göre Almanya'da 9,5 milyon kişi "hayatî tehlikeye neden olacak kadar" içki tüketiyor. Hastalık derecesinde 1,3 milyon insan tespit edilmiş.

AB ülkelerindeki alkole başlama yaşı 14'e düştü. "Eurobarometre" araştırmasına göre İtalya ve İrlanda'da 12 olan alkole başlama yaşı, İngiltere'de 14, Almanya'da 15, Yunanistan'da 17. Bu nedenle de Avrupa'nın etekleri tutuşmuş durumda. Korkuyorlar, endişe ediyorlar.

Belki inanmayacaksınız ama Türkiye'de durum daha vahim! Yeşilay'ın 2006'da hazırladığı Zararlı Alışkanlıklar Raporu'na göre bu güzelim ülkede alkole başlama yaşı 11'e düştü. 1930'lu yıllarda kişi başına düşen 1 litrelik alkol tüketimi bugün 20 litreye fırlamış durumda. Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu'nun raporuna göre 46,5 milyon litre rakı, 22,8 milyon litre şarap, 6 milyon litre votka, 40,9 milyon litre bira tüketiliyor bu ülkede.

Rakamlar bu kadar netken ve alkole başlama yaşı bu kadar düşmüşken birilerinin "Şöyle doya doya içki içtirmiyorsunuz" diye efelenip durmasını anlayamıyorum. (Yeri gelmişken söyleyeyim; bizzat şahit oldum ki, sinemalarda çocuk filmlerinin başında bira reklâmları yer alıyor.) İçkili restoranlar, diskotekler, barlar, pavyonlar, birahaneler... Bütün bunlara rağmen içki yasağı haberlerinin ardı arkası kesilmiyor. İçki üzerine uydurulan şehir efsanelerinin yanlışlığı resmî rakamlardan belli. TOBB'un raporunda geçen 128 alkollü içki üretim tesisi var. Bu işletmelerde 5.527 kişi çalışıyor.

Mehmet Barlas doğru söylüyor; "mahalle baskısı" jargonuyla terör estirenler "meyhane baskısı" yapıyor. Daha kötüsünü, yazılmayanı, yazılamayanı söyleyeyim. Devletin birçok kurumunda içki içmeyen insanların meslekî kariyeriyle oynanıyor. Halkın vergisiyle ayakta duran kurumlarda içki içmek istemeyen insanların alınlarına yaftalar yapıştırılıyor ve meslekî ehliyetine bakılmaksızın o insanların yükselmesi engelleniyor. Bu mudur laiklik anlayışı? "İçki içiyorsan laiksin" dayatması o kadar keskin yapılıyor ki koskoca bir eski bakan "Şaraptan çok iyi anlarım; sadece tadını bilmem" diyor. Güler misin, ağlar mısın? Bizdeki absürd laikçiliğin faşist uygulamalarına "baskı" demeyenler, Batı'daki alkolizme savaş açan liderlere de yeni bir yafta bulmalıdır.

Lafı uzatmaya gerek yok; bu ülkede insanlar içip içmemekte kendi özgür iradelerini kullanıyor; kullanacak. Her kim bu konuyu rejim ya da inanç krizine dönüştürürse bu ülkenin temellerine dinamit koyuyor, demokrasiyi kökünden baltalıyor demektir...

EKREM DUMANLI

ya hu allah askına soyleyın ya bu kadar aptal ca bır yasa olabılırmı.siz hiç bir kadeh rakı veya bır kadeh vıskı satan bakkal gordunuz mu.olmayan yapılmayan seylere karsı kanun cıkarmak ta neyın nesı.mılletın kafasını karıstırmak tan baska bır sey degılsız asıl bundan sonra gunluk 7 ytl olacak otopark paralarının hesabını yapın aylık olarak.300 ev kırası+50 elktrık+50 su+200 evın aylık gıderı(orta dırek ıcın)150 falan okul gıderı+ne yaptı 750 falan.asgarı ucret 450 her ay 300 ıcerıde napacaz bakalım...
gencebay Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-15-2008, 02:44 PM   #4 (permalink)
Üye Bilgileri
Çırak
 
gökçen_kız kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2006
Şehir : Hatay
Yaş: 17
Mesaj: 8,982
Konuları: 719
Thanks: 573
Toplam 524 Konusuna 1,714 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 1328
Rep Puanı : 131835
Rep Seviyesi: gökçen_kız Repstargökçen_kız Repstargökçen_kız Repstargökçen_kız Repstargökçen_kız Repstargökçen_kız Repstargökçen_kız Repstargökçen_kız Repstargökçen_kız Repstargökçen_kız Repstargökçen_kız Repstar
Thumbs up

Alıntı:
gencebay tarafından gönderildi Mesajı Görüntüle
ya hu allah askına soyleyın ya bu kadar aptal ca bır yasa olabılırmı.siz hiç bir kadeh rakı veya bır kadeh vıskı satan bakkal gordunuz mu.olmayan yapılmayan seylere karsı kanun cıkarmak ta neyın nesı.mılletın kafasını karıstırmak tan baska bır sey degılsız asıl bundan sonra gunluk 7 ytl olacak otopark paralarının hesabını yapın aylık olarak.300 ev kırası+50 elktrık+50 su+200 evın aylık gıderı(orta dırek ıcın)150 falan okul gıderı+ne yaptı 750 falan.asgarı ucret 450 her ay 300 ıcerıde napacaz bakalım...
Daha ne söylenebilir bu söz üzerine....
gökçen_kız Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 09:13 AM.


Powered by vBulletin Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

Forums Directory
eXTReMe Tracker Hosting Hizmetleri TOPlist