![]() |
|
|
|||||||
| Ateş Hattı Türkiyede Yaşananlar,Siyasi konular ve Politika Gündeminden Konuları Burada Bilgiler Sunup Tartışabilirsiniz |
|
|
|
|
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Linkleri Sadece Kayitli Uyelerimiz Gorebilir. Uye Olmak Icin Tiklayiniz...(....) öğrendiğime göre ''Atatürk'ün bir üvey babasının ve üvey kardeşlerinin bulunduğunu, annesiyle de arasının pek iyi olmadığını'' yazmam, (....) şaşkınlık yaratmış.
(....) Onlara laf anlatmak mümkün değildir. Sözüm temiz ve dürüst insanlara ve de Atatürk'e tapanlara değil, Atatürk'ü anlayanlara ve sevenleredir: ''Faşistler, Atatürk'ü putlaştırmakla'' ona en büyük kötülüğü ettiler. Onu "uzaydan gelmiş insanüstü bir yaratık" olarak tanıtmaları için de en başta "insani" yanlarını yoketmeleri gerekiyordu. Atatürk içki içmez, üşümez, yorulmaz ve acıkmazdı. Bırakın anayı babayı, bir kız kardeşi olduğu bile unutturulmak istendi. Silinmek, yokedilmek istenen, Atatürk'ün gençliğiyle ve özel hayatıyla birlikte, bütün bir yakın tarihimizdi aynı zamanda. 19 Mayıs 1919 günü Samsun'a gökten zembille inmişti sanki! Peki Çanakkale'de hangi ordunun subayıydı acaba? Yoksa ayrı bir Osmanlı ordusu, bir de ondan ayrı ve bağımsız Türk ordusu mu vardı? "Gazi Mustafa Kemal Paşa" demek bile allerji yaratıyor bazı çevrelerde... Bu ünvan, Sakarya savaşından sonra ona Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin vermiş olduğu "resmi" ünvandır. Bu bile istenmiyor, herif çıkıyor, "ne demek efendim Mustafa Kemal" diye homurdanıyor... "1934 Soyadı Kanunu'ndan önce Atatürk diye bir kimse yoktu, Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal Paşa vardı" deyince çıldırıyor, bu basit ve "banal" gerçek bile rahatsızlık yaratıyor... Sanki biz soyadı kanununu kaldıralım demişiz gibi! Türkiye, bu kafada giden insanların elinde felakete sürüklenmektedir. Aklımızı başımıza toplamazsak Türkiye batacaktır. Türkiye'yi şeriatçılar değil, kendini Atatürkçü sanan, "Atatürk ticareti" yapan faşistler batıracak. Türkiye, diktayla yönetilen, uygar dünyadan dışlanmış, üçüncü sınıf bir Ortadoğu ülkesi olacak. "Fakir ama onurlu" olduğumuzu sanacağız ama onur da elden gidecek. Demedi Demeyin... |
|
|
|
|
![]() seckince Kullanıcısına Teşekkur Edenler |
y7posta (05-16-2008) |
|
|
#3 (permalink) |
|
Resmi Tarih Yorumlarının Neredeyse Tamamı Çarpıtılmış"Psikiyatr Vamık Volkan ile tarihçi Norman Itzkowitz'in 11 yıl uğraşarak yazdığı ' Ölümsüz Atatürk' adlı ' psikobiyografi'yi okusalar, tımarhanelik olacaklar..."
Yalanları deşifre etmek kabahat mi? Toplumsal Tarih dergisinin mayıs sayısında, İş Bankası Müzesi küratörü Prof. Zafer Toprak ile yapılmış bir söyleşi var. Derginin yayın yönetmeni Ahmet Akşit'in sorularını cevaplarken, Zafer Hoca bir yerde şöyle demiş: "Türkiye'nin çağdaşlaşma sürecini hor görmemek gerekiyor. (...) Liberal kültür düne verip veriştiriyor. Oysa ülke 1923'ten bugüne çok yol kat etti." Hocanın, " Liberal kültür düne verip veriştiriyor " sözüne takıldım: Liberal kültürün "dün" ile yani tarihle bir alıp vermediği yok. Liberal-demokrat yaklaşımın ' hasmı', tarih değil, o tarihi bugün " kendi çıkarları için " kullananlar. 70 yaşında bir tanıdığım var. Sürekli gazete okuyor. TV haberlerini ve tartışma programlarını kaçırmıyor. Aklı, mantığı, zekası ve genel kültürü yerinde. Pazar günü görüştük. "Sizin Engin Ardıç yazmış... Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım, meğer ikinci kez evlenmiş. Valla bilmiyordum" dedi. Yukarıda saydığım niteliklere sahip bir insan bunu nasıl bilmez? Evet, bilmez! Özel bir çaba sarf etmeden öğrenemez. Çünkü Türkiye'de yaşıyor ve çocukluğundan beri çarpıtılmış bir tarih anlatımına maruz kalıyor. Bu çarpıtılmış tarihe, ' resmi tarih' diyoruz. Okullarda öğretiliyor, yetkililerce ve medya tarafından dile getiriliyor. Resmi tarihte yer alan somut veriler (isimler, yerler, vb.) doğru elbette. Buna karşılık yorumların neredeyse tamamı çarpık durumda. Resmi tarihte çeşitli olaylar ya 'abartılarak' ya da 'önemsizleştirilerek' bize sunulur. Ya da toptan es geçilir, unutturulur. Engin Ardıç, Zübeyde Hanım'ın hayatından bazı 'kesitler' anlattı ya... Yaygarayı kopardılar: "Hakaret ediyor!" Gerçeği yazmak kabahat oldu. Üstelik Ardıç'ın okurlara sunduğu kesitler arasında, o sırada Eskişehir'de bulunan Mustafa Kemal'in, 14 Ocak 1923'te İzmir'de vefat eden annesinin cenaze törenine gitmeyişi... Yaveri Salih'e (Bozok) telgraf çekerek gerekeni yapmasını isteyişi yoktu mesela. Onu da yazsa, ne diyeceklerdi acaba? Ben geçen yıl burada değinmiştim de; günümüzün moda tabiriyle çıldırmışlardı. Bu pek çılgın zevatın ortak özelliği, o tip konularda cahil olmaktır. Psikiyatr Vamık Volkan ile tarihçi Norman Itzkowitz'in 11 yıl uğraşarak yazdığı ' Ölümsüz Atatürk' adlı ' psikobiyografi'yi okusalar, tımarhanelik olacaklar herhalde. Aslından okusalar da fark etmez: Yanlışlıkla günah işleyen sofu dindarların telaşıyla tövbe edip öğrendiklerini anında unuturlar. Meraklısı için: Yazarları birer Atatürk hayranı olmasına rağmen, 1984'te ABD'de yayınlanan ' Immortal Atatürk'ün Türkiye'ye sokulması önceleri yasaktı. 1998'de Bağlam Yayınları tarafından Türkçeye çevrildi. Başa dönersek... " Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur "... " İstikbal göklerdedir "... " Mevzubahis vatansa, gerisi teferruattır ." Bir uzman olarak Zafer Toprak, dağlara taşlara, spor akademilerinin girişlerine, havaalanlarına, afişlere, ilanlara, kitap kapaklarına yazılan yukarıdaki sözlerin " Atatürk'e ait olmadığını " benden iyi bilir. Bu yalanları dolaşıma sokanların amacı, bize tarihi öğretmek olmasa gerek. Bir yandan " Atatürk, laiklik, çağdaşlık " nutukları atarak, öte yandan tarihimizi istismar ederek, otoriter bir ideolojiyi yaymaya çalışan sahtekarların ipliğini pazara çıkarmanın nesi yanlış? Özetle: Zafer Hoca yanlış biliyor; evet biz verip veriştiriyoruz ama 'düne' değil, ' bugüne'. Gerçeğe değil, yalanlara. Ölülere değil yaşayanlara. Emre Aköz / Sabah |
|
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
atatürk %53'ün Atası değildir şüphesiz arkadaşım. Yazıkki ülkeyi senelerdir yöneten insanlar bugünü hazırlamışlardır.
Ne acıdır ki sahte Atatürkçüler dendiğinde aklıma ilk gelen hükümet ve yandaşları oluyor. Kürsüye çıkıp cumhuriyet adına yeminler ederken aslında içlerinde keskin bir Atatürk düşmanlığı barındıran, en temel maddelerinden biri olan Laikliğe saldıran, ülke topraklarını şeriat kışlasına çevirmeye çalışan ve Amerikaya bugüne kadar en büyük desteği veren AKP hükümeti aslında sahte bir Kemal Atatürk provakasyonu içine girmiştir. Olmayanı var ederek Türkiyeye %47 dayatmasıyla saldıran bu insanlar ne acıdır ki aslında ülkemiz adına haksızlık yapmakatdır.Bu ülkenin bağımsızlığına ve bütünlüğüne göz dikenler işte bu insanlardır aslında... He evet şuna da karşıyım Atatürkü olamdığı biri gibi ilahlaştıran ama ilkelerinden bağımsız anti modern ve anti bilimsel yaşamlar süren insanlar da var. Adını bilip andını unutanlar da var. Sözüm şüphesiz hakedenlere, bu kategoride kendisini uygun görmeyenler üzerinde alınmasınlar. Biliyorum ki herkes bir değil... Ama şu bir gerçektir ki zor kazanılmış bu ülke toprakları yine KIRMIZI TÜRK BAYRAĞI dalgalanırken varlığını sürdürecek. sizlerle alıntı bi yazıyı paylaşmak isterim eblki bir kısmınız okudular ama okumayanlar için diyelim... Gazi gözlerini açti, dogruldu, çevresine bakti, birtakim adamlar toplanmis.. Sordu: -Ne yapiyorsunuz? -Her yil bugün yas tutuyoruz,eglence yerlerini kapatiyoruz,içkiyi yasak ediyoruz Atam.. -Iyi halt ediyorsunuz,baska ne yapiyorsunuz? -Senin kurdugun "CHP" yi kapattik Atam.. Gazi kaslarini çatti: -Neden? -..... -peki baska ne yaptiniz? -Ögretim birligi devrimini yiktik Atam!..Artik iki basli egitim yapiyoruz,imam liseleri açiyoruz. Imamlar öylesine çogaldiki hepsini önemli devlet görevlerine getiriyoruz. -Madem ki böyle isler yapiyorsunuz,neden mezarimin basinda toplaniyorsunuz? -Seni seviyoruz Atam!.. -Susun maskaralar!..Anlatin baska neler yaptiniz? -Senin vasiyetini yirtip,çöp kutusuna attik Atam.. -Yaaa!..Nasil yaptiniz o isi? -Hukuk devleti ilkelerini,Medeni kanunu, miras hukukunu çignedik;özel vasiyetnameni degistirdik; Türk Dil ve Tarih Kurumlarinin özerkligini yok ettik;kisiliklerini sildik.. -Nasil oldu bu? -Oldu bir kere Atam.. -Sonra? -Laik Cumhuriyeti korumak çok zor Atam!..Simdi Türk-Islam sentezini devletin resmi ideolojisi yapmaya çalisiyoruz.. -Yapabildiniz mi? -Direnis var, daha tam basari kazanamadik Atam.. -Sonra? -Atam!..Sen kalk,ben yatam.. -Susun,saçmalamayin!..Nereden çikti bu münasebetsiz laf? -Seni sevenler çikarmis Atam.. -Hay sevmez olaymislar.. -Hayat zorlasti Atam!..Artik sensiz yasiyoruz, ama Amerikasiz yasayamiyoruz.. -O ne biçim laf öyle? -Biçimsiz bir laf Atam.. -peki, neden söylüyorsunuz? -Söyleyene degil,söyletene bak Atam!Amerika artik bizim herseyimiz Atam.. -Ben böyle mi ögretmistim? -Borçlandik Atam,36 milyar dolar dis borcumuz var Atam,ABD'ye teslim olduk Atam. -Teslim mi oldunuz? -Halkevlerinin canina okuduk Atam, eski yaziyi canlandirmak istiyoruz.Atam,siyaset namazi kilip, seçim orucu tutarak iktidar olabiliyoruz Atam. Washington'un desteklemedigi, CIA'in tavsiye etmedigi adam tasfiye ediliyorAtam, Amerika'dan icazet almadan iktidar olunamiyor Atam.. -Söylediklerinizi kulaginiz duyuyormu? -Isler bildigin gibi degil Atam,biz Amerikasiz yasayamayiz Atam,"köseyi dönmek" için baska çare yok Atam.. -Ne demek köseyi dönmek? -Artik ülkede iki temel siyaset var Atam; birincisi "köseyi dönelim",ikincisi "dön baba dönelim, hacilara gidelim" Atam.. -peki, Cumhuriyeti emanet ettigim gençlik ne yapiyor? -Gençligi ezdik Atam!..Çeyrek yüzyildan beri baskaldiran gençleri öldürüyoruz, asiyoruz, iskenceden geçiriyoruz, ceza evlerine kapatiyoruz; geriye kalanlari da ya imam okullarina ya YÖK'e bagliyoruz,ama seni çok seviyoruz Atam,sen kalk,biz yatalim Atam.. Gazi,kalabaliga mavi mavi bakti: -Siz kimsiniz yahu? -Biz Atatürkçüyüz Atam!.. Gazi: -Yaaa!..dedi,öyleyse "Ben ATATÜRKÇÜ degilim!.." Séni Séviyorum Göкhánıм |
|
|
|
|
|
|
#5 (permalink) | |
|
Alıntı:
Bu paylaşılan yazının buraya alıntılanmasını kınıyorum..Ne bu Atamıza yapılan saygısızlık? Atam derken bile adeta alay ediliyor..Olmayan hayali iddialar bir diyalog üslubuyla verilirken adeta Atatürk'ü tahkir ediyor..Bunu buraya -guya- Atatürkçülük endişeleriyle yazıyormuş gibi yapıp da yazmak Atamıza hakarettir..Kınıyorum sizi!! Atatürk'ü işte böyle uydurma yazı ve söylemler icat edenler küçük düşürüyor..Bunlar -guya- Atatürkçü geçinerek yapıyorlar bunu..Bu kişiler aynı zamanda inançlardan kaynaklanan edimlere de karşıttırlar..Mesela başörtüsü gibi..mesela resmi dairelerde namaz gibi ibadetlere de karşıttırlar..Halk iradesine de karşıttırlar..Hem Atatürkçüdürler sözde hem de serbest seçimlere karşıdırlar..Halkın verdiği %47 oyu bunun için küçümsemektedirler..Atatürk o alıntıdaki gibi -mesela- kalkmış olsa bunları sopayla kovalardı..Batıl ve hurafe inançlara sahiptirler..ölülerden medet ummayı yasaklayan Atamızın bu lafına bakmazlar anıtkabri adeta bir türbe gibi kullanmaya kalkarlar..Atamızın naçiz(!) vücudu her canlı gibi toprak olmuştur..Ama onlar hala O'ndan medet umarlar..Her başları sıkıştığında mozoleye koşarlar..Hatta o taş üzerine secde edenler bile vardır..Bazıları da Atatürk'e 'sen bir peygambersin' demişlerdir..Böyle saçma ve hurafe inanışları vardır..İslam'ın rahmet saçan nefesine çok uzaktırlar..Halbuki Atatürk canı sıkıldıkça hafızlardan kur'an dinlerdi..Ama bunlar dinsiz Atatürk istiyorlar..Ama yanılırlar..''Bizim Atatürk'' dinsiz değildir..Onu ancak Rusyada bulabilirler..Adı da Stalin,Lenin vs olabilir..Nazım da onlara koşmuş ve bu millete ölene kadar küfretmişti...Şimdi öz yurdum dediği topraklarındaki bir kilise bahçesinde yatıyor... Bu mesaj en son " 05-15-2008 " tarihinde saat 19:00 itibariyle seckince tarafından düzenlenmiştir.... Neden: başlık eklemesi sebebiyle.. |
||
|
|
|
|
|
#6 (permalink) | |
|
Alıntı:
Bunu hakaret olarak anlayan zihniyeti tenkit etmek için yazılmış güzel ve anlamlı bir yazı. Atatürkü putlaştıran ben ve benim gibilerin zihniyeti değildir. Ben ve benim gibi düşünen insanlar onun düşüncelerini benimseriz. Sen ve senin gibi düşünen insanlar ise onun düşüncelerini yok sayar ve sadece bıyığı sakalı ve kıyafetiyle ilgilenirsiniz. Kimilerinin Ataya takmaya çalıştığınız tüm sıfatlara rağmen bilsinler ki onun sayesinde bu forumda yazabilmektesiniz. Türk vatandaşı ve müslüman ibaresini kimliklerinde taşıyabiliyorlarsa bilsinler ki Atamız sayesindedir.O zaman farz-ı misal Sezgin olan bir isim Akilos olacaktı belkide... Belkide müslüman yerine kimliklerimizde Ermeni yazacaktı. Atama binlerce şükür olsun iyi bir halk önderi olduğu ve ileriyi görebildiği için... Allah mekanını cennet eylesin atamın pervassız, vatan ve cumhuriyet düşmanları ona her ne sıfat takarlarsa taksınlar bu bayrağı dalgalandırdığı için bizler duacıyızdır ona. Bir peygamber değil bir önder olarak, atamız olarak... Séni Séviyorum Göкhánıм |
||
|
|
|
|
|
#8 (permalink) | |||
|
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
|
||||
|
|
|
|
|
#9 (permalink) |
|
Şükür sadece Allaha yapılır şeklinde bana kati bir kaynak sunarsanız saygı duyarım. Amacınız yine saprıtmak ve çelişki yaratmak olduğu için size daha fazla prim vermeyeceğim.
Ben zaten konu hakkında söyleyeceklerimi söylemişim hala eşeleyenin sadece canı sıkılıyordur... Séni Séviyorum Göкhánıм |
|
|
|
|
|
|
#10 (permalink) | ||
|
Alıntı:
Alıntı:
***** Türkçemizde şükür kelimesi daha çok 'teşekkür etmek' sözcüğü ile ifade edilir..Kişilere 'şükür edilmez' ama teşekkür edilir..Bunların da ayırdında olmak gerekir..Muhakkak ki müslüman halkımız hiç bir zaman 'şükretme' ibadetini insanlara hasretmemiştir..Bunun Rabbine edilecek bir karşılık olduğunun bilincindedir..Fakat bazen istemeyerek,veya bu ıstılahi anlamı düşünülmeyerek ve kasdedilmeyerek de olsa bu terkib kullanılmış olabilmektedir..Fakat bu yanlış bir kullanımdır..''Allah'a şükrederiz..'' Bizim gibi beşere ise teşekkür ederiz.. *********** Tabii ki herkes kendi halinden mes'uldür.Biz bazı yanlış inanışlara dikkat çekiyoruz..Kişilerin kişilikleri bizi ilgilendirmez ama inançlar bakımından ikaz da görevimizdir..Allah'ın kullarına verdiği bir görev..'İyiliği tavsiye etmek' görevi(Asr suresi)...selamlar.. |
|||
|
|
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|