![]() |
|
|
|||||||
| Ateş Hattı Türkiyede Yaşananlar,Siyasi konular ve Politika Gündeminden Konuları Burada Bilgiler Sunup Tartışabilirsiniz |
|
|
|
|
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#21 (permalink) | |
|
Alıntı:
Bülbül meşe dalına konmuş, şakır dururmuş. Atmaca duymuş sesini. -Aman ne güzel, demiş. Açlıktan karnım zil çalıyor; şu bülbülü yiyeyim de açlığımı dindireyim. Sektirmeden çullanmış bülbüle, kıskıvrak yakalamış. Bülbül: -Bırak beni atmaca kardeş, demiş. Benden ne olur sana? Bir lokmacık bir kuşum ben. Etim ne budum ne? Dişinin kovuğuna bile gitmem. Beni bırak da sen daha büyük kuşlara git, onları avla, karnını doyur. Atmaca, bıyık altından gülmüş: Beni kandıramazsın, demiş. Ben tutacağımı tutmuşum. Şimdi seni bırakayım da bilmediğim, görmediğim başka avın derdine mi düşeyim? Yağma yok bülbül! demiş... Ne dersiniz? Anlamlı di mi? |
||
|
|
|
|
|
#23 (permalink) |
|
Yaz zamanı karınca gece gündüz ağır çalışırken ağustos böceği vur patlasın çal oynasın şarkı türkü söyleyip takılmış. hikayemiz gereği tabi kış gelmiş, karınca sıcacık evinde afiyet içinde yaşiyorken bir gün kapısı çalmış. Bakmış ağustos böceği.
Tamam demiş, yaz boyunca saz çaldin simdi aç kaldın ve benden yemek istemeye geldin değil mi? Saz çalacağına biraz çalışmış olsaydın böyle aç kalmazdın. Ağustos böceği de "yoo. yanlış anladın demiş. Biz yaz boyunca saz çalınca, ayıptır söylemesi biraz para yaptık da . Hatta meşhur da oldum, şimdi avrupa turnesine çıkıyorum. Belki oralardan istediğin birşeyler vardir, diye sormaya geldim" demiş. Karınca bir bakmış ağustos böceğinin hiç öyle aç bir hali yok. üzerinde bir kürk var, arkada da kocaman bir limuzin, önünde de şöförü ile onu bekliyor. "yok, birsey istemiyorum" demiş. "Ama Fransa'ya uğrayacaksın değil mi?" -."Evet" -"iyi o zaman" demis, karınca "Paris'e gidince orada La Fontaine diye biri var, onun yüzüne bir tükür benim için, oldu mu?" ![]() я тебя люблю SVETLANA
|
|
|
|
|
|
|
#24 (permalink) |
|
Yani konumuz fabl ve üstad Lafontaine değil mi? Buyur bi tane daha yazıvereyim:
BACAKLAR MI? BOYNUZLAR MI? Susuzluktan dili damağı kuruyan bir geyik, suya inmiş. Kana kana içmiş. Tam gidecek, sudaki yansımasını görünce durmuş. Aman Tanrım, o ne güzel boynuzlar, çatal çatal, ay ay. Geyikçik vurulmuş boynuzlarının güzelliğine, varsa yoksa boynuzlarım demiş, başka dememiş. Ama gözleri kalem bacaklarına erişince coşkunluğu duman olup uçuvermiş. Nerde ay çatalı boynuzlar, nerde o kalem gibi çırpı bacaklar ... Kahırlanmış, kararmış. Kös kös durmuş. O, öyle dururken köşelerden bir yerden bir aslan harr diye bir fırlamış üzerine: geyikçik, tez toparlanmış ok gibi ileri atılmış. Ağır . vücutlu aslan ne yapsa, geyik kısmının koşmasına yetişemez. Geyik, göz açıp kapayıncaya kadar şu başından ormanı buldurmuş. O korkuyla kaçarken ay çatalı boynuzları ağaç dallarına takılmış, yolunu engellemiş. Aslan da bir koşu yetişip geyiği oracıkta paralamış. Geyikçik son soluğunda: - Ah, ah! demiş. Bir de kalem gibi diye bacaklarımı karalıyordum, boynuzlarım gibi var mı diyordum. Karaladığımdan iyilik gördüm de, övdüğüm bana edeceğini etti işte! Yaaaa!! İşte böyle..Boynuzlarla fazla övünmemek lazım!!! Kalem gibi bacaklar varken... |
|
|
|
|
|
|
#26 (permalink) | ||||
|
Alıntı:
Evet çok güzel. Tebrik ederim, çok beğendim. Ya ne harika bir fıkra... Alıntı:
Tüh, bak kapak oldum ![]() ![]() Alıntı:
Alıntı:
Başka fıkra yazmak isteyenler var mı ![]() Ne Var ki Pazarlığa Girişecek Ecelle Sermayem Tek Kelime: AZZE ve CELLESonum Yokluk Olsa Bu Varlık Niye..?
|
|||||
|
|
|
|
|
#28 (permalink) |
|
Yaz yaz... Sizinle bizim farkımız başka türlü nasıl belli olacak değil mi?
Fıkraları okumuyorum bile, ve hiçbirini de okumayacağım.... Ne Var ki Pazarlığa Girişecek Ecelle Sermayem Tek Kelime: AZZE ve CELLESonum Yokluk Olsa Bu Varlık Niye..?
Bu mesaj en son " 05-10-2008 " tarihinde saat 13:49 itibariyle gökçen_kız tarafından düzenlenmiştir.... |
|
|
|
|
|
|
#29 (permalink) | |
|
Alıntı:
Sivrisinek vız vız uçarken, ,aslanı görmüş. Aslan da kurum kurum kurumlanıyormuş. Kolay mı bunca hayvanın kralı olmak? Kurumlanır elbette. Sivrisinek, aslanın bu kurumuna bozulmuş. Karşısına dikilmiş, elleri belinde meydan okumuş: - Ne kurum kurum kurumlanıyorsun? demiş. Aslansan aslanlığını bil. Önüne geleni pençelemek, ona buna homurdanıp kükremek de ne oluyormuş? İşte; evlerde karılar kocalarına da aynı şeyi yapıyorlar kral mı onlar da şimdi? Senin bu ettiklerin canımıza tak dedi artık. Erkeksen çık karşıma da dövüşelim, bakalım kim kimden yavuzmuş? Kanatlarını germiş, iğnesini sivriltmiş, vız vız diye saldırmış aslana. Aslanın en yumuşak yeri burnu ya, ordan sokmuş iğnesini, şişirtmiş. Aslan, sivrisinekten kurtulayım derken pençeleriyle burnunu paralamış, kan içinde komuş. Bakmış sivrisinek zorlu, bir şey yapamıyor ona. -Tamam, sensin! demiş. Sivrisinek, aslanı yendim diye bir gönenmiş, bir sevinmiş, sormayın. Başı dönmüş uçarken, örümceğin ağına düşmüş. Çabalayıp durmuş, canını kurtaramamış. İnim inim inlerken: - Hey yüce Tanrım! demiş. Şu işe bak, koskoca aslanı pes ettirdim de, şimdi şuracıkta pis bir örümceğin ağında can veriyorum. Hak reva mı yani? Yaaaaaa..Bazı kişiler bazı kişileri pes ettirmeye çalışmasın..Bu da başka bir fabl yani.. |
||
|
|
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|