![]() |
|
|
|||||||
| Ateş Hattı Türkiyede Yaşananlar,Siyasi konular ve Politika Gündeminden Konuları Burada Bilgiler Sunup Tartışabilirsiniz |
|
|
|
|
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
170.000 UYE YORUMLARINIZI OKUSUN
Biraz usun ama keyifle okuyabileceğinizi düşünüyorum...
Türkiye’deki yolsuzluk ve soygun düzeni son yıllarda“Ali Dibo” adıyla özdeşleşti. Ali Dibo ise AKP'yle.. PEki nedir Ali Dibo; Osmanlı’nın son döneminde Hatay’da yörenin tek balık tüccarı, yakın eyaletlere balık satarak servet edinmiş. Hayırseverliğiyle de ünlenmiş, evsizlere ev, topraksızlara toprak bağışlamış, bürokratlar üzerindeki nüfuzuyla ipten adam bile almış. Kuvayı Milliye’yi desteklediği için Fransızlar tarafından ‘çeteci’ diye aranmış. Kurtuluştan sonra Atatürk mebusluk teklif etmiş, Ali Dibo mebusluğu reddetmiş. Hataylılar, “eş, dost, aile mensupları” arasındaki dayanışmayı kısaca ‘Ali Dibo’ diye adlandırmışlar.... İşte bu Ali Dibo, yolsuzlukların simge ismi haline geldi.... Yolsuzluklar da AKP'nin... AKP Milletvekili Fuat Geçen, Hatay’da AKP döneminde açılan 271 kamu ihalesinin AKP il yöneticileri arasında paylaştırıldığını belgeleriyle açıkladı. İhale paylaşımındaki ‘eş, dost, aile’ dayanışması, Hataylılar arasında “AKP’liler Ali Dibo şirketi kurmuş” diye yorumlandı. AKP üst yönetimi ise olayı soruşturmak yerine Fuat Geçen’i partiden kovdu. İzleyen aylarda ortaya çıktı ki, ‘Ali Dibo’ sadece Hatay’da değil her yerdedir. İstanbul, Çorum, Trabzon, Sinop, Karaman, Kırklareli, Sakarya, Hakkari ve öteki illerde kamu ihaleleri Ali Dibo dayanışmasıyla paylaşılmıştır. Son olarak, Ankara’da ‘Protokol Yolu’ olarak bilinen Esenboğa yolu üzerindeki 7 kavşağın ihalesinin de Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın bacanağına ait ‘Biat İnşaat’a verildiği ortaya çıktı Özetle, Bal tutan parmağını yalar yasası hükmünü icra etmekte, ‘Ali Dibo’ düseninde, ‘AKP’ adıyla örgütlenen asınlığın bireyleri, parti hiyerarşisindeki yerlerine göre kamu kaynaklarından paylarına düsheni almaktadır. Ali Dibo’nun kızları ve torunları, babalarının adının temize çıkması için dava açmaya hazırlanmaktadır. (Zaman, 24 Temmuz 2006). Yıllarca ülkesinden uzak kalmış İranlı ülkesine döndüğünde, havaalanından evine gitmek için taksiye biner... Yolda şoföre ilk tütüncüde durmasını söyler. Taksici, “Tütüncüde ne yapacaksınız beyim?” diye sorar. - Sigara alacağım... - Sigarayı artık camide satıyorlar beyim. - Camide mi? Yahu cami Allah’ın evidir, oraya ibadet etmeye gidilmez mi? - Hayır beyim hayır! İbadet etmek için artık üniversiteye gidiliyor. - Allah allah! Peki o zaman öğrenim nerede yapılıyor? - Öğrenim hapiste yapılıyor beyim. - Hapiste hırsızlar yok mu? - Hırsızlar artık hükümette beyim... Yanlış anlaşılmasın. Fıkra İran’da geçiyor. Orası İran, ee burası da Türkiye! Türkiyeye gelincede başbakanın kurucusu olduğu parti bize Ali Dibo fıkralarından dumur haller yaşatıyor... "Yolsuzlukların ümüğünü" sıkacağını söyleyen AKP döneminde "ali dibo" yolsuzluk markası yaratıldı. Başbakanın serveti tartışılırken, kimi kabine üyelerinin yolsuslukları, onların çocuklarının akçeli yükselişleri, damatları, enişteleri, kız kardeşlerinin zenginleşmeleri karanlığın içinde kalmıştı. Hazırlanan raporlarda, resmi belgelerde, hayali ihracatla, gümrük kaçakçılığıyla, devlete yalan bilgi vermekle, naylon fatura düzenlemekle suçlanan bakanlar ülkeyi yönetti. Siyasi geçmişinden milli görüş gömleğini çıkartarak kurtulduunu düşünenler, ekonomik geçmişlerinden de kendi iktidarları döneminde çıkardıkları yasalarla kurtuldu. Erdoğan'ın kaç lirası vardı ki serveti hâlâ tartışılıyor?-İktidarları döneminde olmayacağı ya da bitirileceği söylenen ne kadar olumsuzluk varsa hepsi bu dönemde yaşanmıştır. Hortumların kesildiği söylenirken gün ışına çıkarılan elle tutulur bir tek yolsuzluk yoktur. Ama yaratılan bir yolsuzluk markası "ali dibo" var. Artık gazete sayfalarına bile yansımaya başladı, "Ali dibo Hatay'da görüldü, Denizli'de ali dibo" gibi ilginç bir yolsuzluk modeli ortaya çıktı. Oysa biz eskiden yolsuzluğa yolsuzluk diyorduk. Şimdi bir marka var, ali dibo. 1994'te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı milat kabul edersek, göreve başlarken Erdoğan'ın 5 milyar 110 milyon lirası vardı. Ekonomik bunalım dönemleri de dahil Erdoğan'ın serveti hep katlanarak artmıştır. Mahkumiyeti nedeniyle başkanlık görevinin sona erdiği 1998'de ise Erdoğan'ın serveti 66.5 milyar liradır. Oysa başkanlıktan 4 yıl boyunca aldığı maaşların toplamı 15 milyar liradır. Tek kuruşuna dokunmamış olsa bile servetinde dört yılda 13 katlık artışı açıklayamayız normal koşullarda. Milyon dolarlık servetine dayanak gösterilen takıların ayar ve gram dökümlerine ilişkin belgeye baktığınızda, hepi topu 29 kilo 139 gram altındır!-Oğlu Ahmet Burak Erdoğan'ın çürük raporu alarak askerliğini yapmaması eleştiriliyor. Oğul Erdoğan ne işle uğraşıyor, babası gibi ticarete yatkınlığı var mı? -Oğul Erdoğan "çekirdek"ten tüccar aslında. Başbakan babasından ticarette daha hızlı. Henüz 22 yaşındayken babasına 220 bin dolar, 55 bin mark "borç" verebilecek güçtedir. Ama aynı Ahmet Burak, babasının başbakanlık koltuğunda otururken kurduğu şirkette "500 YTL" maaşla çalışan bir personeldir. Yüzde ellisine sahip olduğu şirketinin kuruluşunun kırkı bile çıkmadan 6 Şubat 2007 tarihinde "500 bin peşin 36 ay taksitle" gemi satın alan da Ahmet Burak'tır. Babasının deyimiyle "gelen gideni seyretmek ya da iş takibi yapması" gerekiyordu sanki başka seçeneği yokmuş gibi. O da gidip gemi satın aldı. Ahmet Burak, Dünya Bankası'nda çalışan kardeşi Bilal Erdoğan ile de 2006'da 1 milyon YTL'ye İstanbul'da villa aldı. Hatta aynı kompleks içerisinde Erdoğan'ın kız kardeşi Vesile Erdoğan'ın eşi Ziya İlgen de 1 milyon YTL'ye villa aldı. Ahmet'in ilk evi ama Bilal Erdoğan 261 bin 500 dolara ABD'den de bir ev satın almıştı. Oysa milyon dolarlık servete ulaşan babaları Tayyip Erdoğan'ın 13 yıl boyunca verdiği mal bildirimlerine göre bir evleri bile yoktu! Üsküdar'daki evi derseniz oranın da ruhsatı yok, kaçak!-AKP yolsuzlukla mücadeleden zoraki de olsa neyi anlıyor? Unutulmaması gereken, yolsuzluklar yapıldıktan sonra tespit ve cezalandırılmasından çok, yolsuzluk üreten sistemin değiştirilmesidir. Hükümetimiz tarafından yapılmakta olan da budur". Yani iktidar döneminde yolsuzluğun bilinmiyormuş gibi yalnızca tanımı geliştirebilmiştir diyebiliriz! Erdoğan'ın servetindeki artış için belki de şu örnek yetebilir; 2003'te 12 milyar lira vererek ortak olduğu şirketin değeri iki yıl sonra yüzde 3 bin 300 artarak 400 milyar liraya ulaştı.-Oğullar, enişteler, damatlar, eş dost... Hanedanlık gibi. "Hesabını ben vereceğim kime ne?" diyerek yapılan atamalar ve daha niceleri...-Yalnızca parasal zenginleşmeler değil ki, makam zenginleşmeler de AKP dönemine damgasını vurdu. Kurum ve kuruluşların başına eş dost ya da yakın hısım-akrabalar atandı. Bir anlamda aynı siyasal görüşü benimseyen kişilerin yer aldığı bürokrasi kolonisi oluşturuldu. Erdoğan yönetimde soy ismi benzerliği görmek istemediğini söylüyor ama kardeşi, eniştesi, kayınbiraderi, çocukları devlet kademelerinde önemli görevlerine getirilmeyen başbakan yardımcıları, bakanlar, milletvekilleri kalmadı. Yüz bine yakın çeşitli isimler altında atama yapıldı. İki binin üzerinde atamayla bürokrasi vekillere bırakıldı. Neredeyse bir o kadar da bürokrat idare mahkemesine haksız yere alındığı gerekçesiyle dava açtı. Sayın Cumhurbaşkanı resmi bir yazıyla Başbakanı uyardı; "Devlet memuru hükümeti değil, devleti temsil etmektedir" diye. AKP döneminde; yüs bine yakın çeşitli isimler altında atama yapıldı. İki binin üzerinde atamayla bürokrasi vekillere bırakıldı. Neredeyse bir o kadar da bürokrat idare mahkemesine haksız yere alındığı gerekçesiyle dava açtı. Sayın Cumhurbaşkanı resmi bir yazıyla Başbakanı uyardı; "Devlet memuru hükümeti değil, devleti temsil etmektedir" diye. Başbakanlık maaşı ile geçinemediğini söylerken, asgari ücreti dahi zenginlik olarak gören milyonlarca yurttaşı yok sayan; tarikat-siyaset-ticaret üçgenindeki ilişkiler ağının odağındaki Erdoğan bugün ülkesinin dahi topraklarını acımadan satarak önemli kurumlarını özelleştirme adı altında talan ederek aslında ALİDİBOCU KALKINMA PARTİSİNİ temsil etmketedir. Hee bi de BOP Eşbakanıdır kendisi Séni Séviyorum Göкhánıм |
|
|
|
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|