Yorumla.Net  


Geri Git   Yorumla.Net > Muhabbet > Ateş Hattı

Ateş Hattı Türkiyede Yaşananlar,Siyasi konular ve Politika Gündeminden Konuları Burada Bilgiler Sunup Tartışabilirsiniz

Yorumla.Net Forum'a Hoşgeldiniz

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !


Yeni Konu Gönder  Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 04-07-2008, 01:23 PM   #1 (permalink)
Üye Bilgileri
Bağımlı Üye
 
CoolbluE kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Sep 2007
Şehir : Belirtilmedi
Mesaj: 1,453
Konuları: 180
Thanks: 178
Toplam 100 Konusuna 209 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 364
Rep Puanı : 36234
Rep Seviyesi: CoolbluE Repin EfendisiCoolbluE Repin EfendisiCoolbluE Repin EfendisiCoolbluE Repin EfendisiCoolbluE Repin EfendisiCoolbluE Repin EfendisiCoolbluE Repin EfendisiCoolbluE Repin EfendisiCoolbluE Repin EfendisiCoolbluE Repin EfendisiCoolbluE Repin Efendisi
Varsayılan İncir ağacı!!




Erdoğan’ın partisi iktidar olmadan önce PKK’nın etkinliği sıfır noktasındaydı; o geldi terör hortladı. Aylarca şehitler verdikten sonra, yalvar yakar eteğine yapıştığımız Amerika’dan izin ve istihbarat aldığımız ölçüde topraklarımızı koruyabildik.



Erdoğan’dan önce toplumsal barış vardı. O geldi, bozuldu... Cumhuriyet bombalandı, yargı üyeleri kurşunlandı... Türbanın ‘siyasi simge’ ilan edilmesi, yargının yıpratılması, solun aşağılanması derken; üniversitelerde silahlı, bıçaklı sağ-sol çatışmaları da başladı. Başbakan’ın kendini eleştiren herkese kin kustuğu, Bülent Arınç’ın Cumhuriyet savcısına musalla taşında yatan ölüyü işaret ederek ‘gideceğin yer burası’ demeye getirdiği bir ülkede, elindeki silahı öğrencilere doğrultan tipsiz kışkırtıcıların üniversite içlerine kadar sokulmasını garipsememek lazım. Üniversitelerin çatışma ortamına sürüklenmesini tetikleyen siyasal kamplaşmaların tek sorumlusu ülkeyi yönetenlerdir.



Hukukla demokrasinin ne alıp veremediği vardı? Erdoğan geldi, mahkemelik oldular. Birinin bulunmadığı yerde, diğerinin hüküm süremeyeceğini söylemek, ‘darbecilik çağrısı’na yoğruluyor artık.



Erdoğan gelmeden önce, üç kuruş maaşla geçinen insanların bile en azından bir emeklilik hayali vardı. Çalışan, tüm zorluklara dişini sıkarak katlanırken, emekliye ayrılacağı günlerin özlemiyle hayata tutunuyordu. Oysa ne hayalleri, ne güvenceleri kaldı. Ne zamandan beri? İkinci Erdoğan hükümeti kurulduğundan bu yana...



Gecesi gündüzü, bayramı seyranı, başı sonu belli olmayan bir mesai düzeni içinde çalışanlar, ‘yıpranma payı’ ile teselli ediliyordu. Başbakan Erdoğan tuttu, kaldırdı.



Ulusumuzun madenleri, limanları, Telekom’u, alkolü, petrolü, kâğıdı, kömürü, demir-çeliği, bankaları, hazine arazileri vardı. Ne zaman hepsini birden kaybettik? ‘Görevim ülkemi pazarlamak’ diyen Başbakan Erdoğan’ın ekonomi politikalarıyla.



Önüne mikrofon koydukları yerde kendinden geçen Başbakan’ın neler dikip neler söktüğü ortada. Son olarak solcuları hedef seçen Erdoğan, başına utanmadan ‘reform’ ibaresi koydukları sosyal güvenliğe karşı çıkanların, ülkede bir dikili ağacı olmadığını söyledi. Şu anda ülkede bir dikili ağaç kalmadıysa, o da ‘dikili’ bulduğunuz her şeyi satıp hazır yediğiniz içindir. Yabancıya peşkeş çektiğiniz onca milli varlığımızı babanız mı dikmişti? Ama Başbakan haklıdır. Artık en azından kendisinin bir dikili ağacı var. Çünkü dayattığı sosyal güven(siz)lik yasasıyla, milletin ocağına incir ağacı dikti! Solcuları suçlaması acaba bunu daha önce akıl edemedikleri için mi?

AlıntıdıR








_Fazla birşey bilmene gerek yok haddini bil yeteR_
CoolbluE Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla
Tags:



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 02:33 AM.


Powered by vBulletin Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

Forums Directory
eXTReMe Tracker Hosting Hizmetleri TOPlist

Clicky Web Analytics Clicky