![]() |
|
|
|||||||
| Ateş Hattı Türkiyede Yaşananlar,Siyasi konular ve Politika Gündeminden Konuları Burada Bilgiler Sunup Tartışabilirsiniz |
|
|
|
|
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Bir ülkede elbette darbe yandaşları da olabilir. Darbeden medet umanlar, geleceklerini darbeye bağlı görenler olabileceği gibi. Ancak, bunun suç olduğunu bilirler, açıktan savunmak gibi bir yola girmezler. Darbe yandaşı eğer bir hukukçu ise, Danıştay Başsavcılığı gibi bir makamda bulunuyorsa işinin hukuku korumak ve hakim kılmak olduğunu bilir, bilmesi gerekir. Hukuku korumanın ve hakim kılmanın yolu ise hukukun üstünlüğü ile olur. Bir gece yarısı darbesi ile yönetimi ele geçirip başta Anayasa olmak üzere hukuk kurallarının tümünü sırf elindeki güce dayanarak iptal edenlere arka çıkmak ise hukuk devleti ile bir arada düşünülemez. Bir başka ifade ile bir hukukçu uygulamakla mükellef olduğu kuralları elinin tersi ile bir kenara itmek anlamına gelen bir tavır sergilememelidir. Sergileyemez diyeceğim ama açıkça sergileyenlerin olduğunu göre göre sergileyemez demenin bir anlamı olmuyor. Hele bir de toplumun darbeyi ve özellikle de Menderes ve arkadaşlarının idam edilmesini coşkuyla karşıladığı şeklindeki bir değerlendirme yalanın ötesinde bu topluma iftira atmak anlamına gelir. 27 Mayıs 1960 darbesinde Tarım Bakanlığı’nda çalışıyordum. Bu bakımdan o günleri, kimlerin darbeyi coşkuyla karşıladığını çok iyi biliyorum. Ancak, idamların başlangıçta darbeye destek veren, alkış tutanlar tarafından bile coşkuyla değil üzüntüyle karşılandığını dün gibi hatırlıyorum. 27 Mayıs darbesine alkış tutanların başında CHP’liler geliyordu. Bir de aslında CHP yandaşı olmalarına karşılık DP iktidarından beklentileri olanlar ve bunun için DP’li gibi görünenler. Söz gelimi çalıştığım iş yerinde tanıdığım bir karı-koca vardı.. İhtilal öncesinde Tarım bakanı olan Nedim Ökmen’den hep ağabey diye söz ederler, böylece bakana yakınlıklarını vurgulamaya çalışırlardı. Bu karı-kocayı işe alan da bakandı. Ancak, darbenin arkasından ilan edilen sokağa çıkma yasağının kaldırılması ile işyerine geldiğimizde bakanlığın pencere ve balkonlarından “Ordu ordu çok yaşa” diye alkış tutanların arasında sesleri en fazla çıkanların içinde bu karı-koca da bulunuyordu. Yassıada mahkemesinin idam kararlarının uygulanması ise toplumun tüm kesimlerinde üzüntü yaratmıştır. Elbette başlangıçta darbeye alkış tutanların çok az bir bölümü idamlara sevinmiş olabilirler. Ama, onlar da bu sevinçlerini kesinlikle dışa vurmamışlar sadece kendi içlerinde yaşamışlardır. Bu noktada bir başka hususa daha dikkat çekmek istiyorum. Danıştay Başsavcısı’nın söylediği gibi 27 Mayıs darbesi ve arkasından yaşanan idamlar toplumda coşkuyla karşılandıysa ilk seçimlerde niçin CHP tek başına iktidar olamadı da Demokrat Parti’nin devamı olduğunu iddia eden parti kısa bir süre sonra iktidara geldi? Sanıyorum sadece 27 Mayıs darbesinden sonra değil, bugüne kadar CHP zihniyetinin tek başına iktidar olamayışının temelinde işte bu darbelere alkış tutanların tavrı yatıyor. Demokrasi ve insan haklarını dillerinden düşürmeyenlerin, kendilerinden başka herkesi demokrasi düşmanı ilan edenlerin gerçek niyetini bu halk çok iyi görmüştür. Sırf CHP zihniyetine muhalefet adına zaman zaman insanımızın bir bölümü kendisinin merkez sağ partiler tarafından kandırıldığını bile bile bu partilere oy vermiştir. Çünkü toplumumuz demokrasi şarkısı söylenmesini değil, uygulanmasını istiyor. Çağdaş değerlerin toplumumuzda da hakim olmasını, darbelerin bir daha yaşanmamasını bekliyor ve özlüyor. Danıştay Başsavcısı’nın aktarmaya çalıştığımız açıklamasından iki gün sonra YÖK Başkanı’nın genelgesinin yürütmesini durdurma kararı ister istemez toplumda tereddütlere yol açıyor. Hukuk kurumlarına ve hukukçularımıza karşı güvenin sarsılmasına yol açıyor. Danıştay’ın YÖK Başkanı’nın genelgesinin yürütmesini durdurma kararının doğruluğu ya da yanlışlığını tartışmaya açıyor değilim. Ama, Başsavcı’nın darbeyi öven sözlerinin ardından böyle bir kararın gelmesinin bir talihsizlik olduğunu düşünüyorum. Ve elbette bazı hukuk kurumlarımızın belli bir zihniyetin eline geçtiği duygusunun oluşmasına da sebep oluyor. ALDANMA ENDAMINA FANİ CİHANDIR BU! KENDİSİ AŞİKAR ATEŞİ GİZLİ GÜLHANDIR BU; MERHAMETİ ELDEN BIRAK MA MAKAMI İMTİHANDIR BU, GİDEN GELMEZ, GELEN DURMAZ, çÜNKÜ İKİ KAPILI HANDIR BU |
|
|
|
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|