![]() |
|
|
|||||||
| Ateş Hattı Türkiyede Yaşananlar,Siyasi konular ve Politika Gündeminden Konuları Burada Bilgiler Sunup Tartışabilirsiniz |
|
|
|
|
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
25 ocak 2005 ( yazı 3 yıl öncesinden olsada geçerliliğini hala korumaktadır.) Yahudi Kürdistanı kurulurken yazan : Serdar Kuru Genelkurmay ikinci başkanı sayın Orgeneral Başbuğ uzun zamandır hasretle beklediğimiz açıklamaları yaparak Türkiye’nin Kerkükte yaşanan Kürt göçünden büyük rahatsızlık duyduğunu ve bunun Türkiye için bir güvenlik sorunu yaratabileceğini söyledi. Sayın büyüklerimiz bizden daha iyi bilirler ama bence bu açıklamalar gözümüzün önünde gelişen olayların oldukça eksik bir yorumudur. Ortada sadece “rahatsızlık” duymamızı gerektiren bir durum değil bir an önce gerekirse askeri gücümüzle bölgeye müdahele etmemizi gerektiren çok vahim bir kriz vardır. Evet sayın büyüğümüzün sözleri kalplerimize biraz su serpmiştir ama sadece sözler yetmez bu sözlerin açık eylemlere de dökülmesini bekliyoruz aksi takdirde Kuzey Irakta kurulan Yahudi-Kürt devletini sadece sinirli sözler ve alınan notlarla durdurmak imkansız olacaktır. Kuzey Irakta oluşturulan devlet yapılanmasını alışıldığı gibi sadece Kürdistan olarak değil de Yahudi-Kürdistanı olarak nitelendirmemin oldukça somut verileri ve delilleri bulunmakta. Şimdi gerek siz değerli dostlarımla ve gerekse de bu olayları yakından takip ettiklerini söyleyen büyüklerimle bu verileri paylaşmak isterim. Kuzey Irakta kurulma aşamasında olan devlet yapılanmasının itici motoru İsrail devletiysede esas yaptırım gücüne sahip kuvvet şu an Irak’ı işgal etmiş bulunan Amerika Birleşik Devletleridir. Bu projenin ön planında Barzani ve Talabaninin bizlere sunulması son derece komik bir yalandan başka bir şey değildir çünkü bu iki aşiret reisinin sıfırdan bir devlet kurma konusunda hiçbir donanımları yoktur ve olamaz. Bu işin arkasında Amerikanın 1996 senesinde Washintonda kurduğu Washington Kürt Enstitüsü bulunmakta. Tüm Kürdistan projesinin arkasındaki düşünce kuruluşu ve strateji merkezi olarak hareket eden bu kurumun başında da Amerikanın atadığı Mike Amitay isimli bir şahıs bulunuyor. Şimdi işin ilginç noktası geldi. Benim Kuzey Iraktaki Kürdistan projesinin arkasında siyonist Yahudilerin bulunduğu iddiamı “komplo teorisi” olarak görenlerin Washington Kürt Enstitüsü gibi tüm Kürdistan projesinin arka planında bulunan stratejik bir oluşumun başındaki şahsiyetin neden Yahudi olduğuna da mantıklı bir açıklama getirmeleri lazımdır. Evet sevgili dostlar Mike Amitay bir Yahudidir. Orjinali “Amittai” olarak yazılan soyadı Tevrat’ta Yunus peygamberin babasının adı olarak geçen bu kişi hakkında bundan bir sene önce ayrıntılı bir yazı yazmıştım. Buna göre Mike Amitay senelerce Amerikan dış işlerinde çalışmış, pek çok Amerikalı ve Avrupalı heyetle birlikte defalarca Güneydoğu Anadolu bölgemizde “inceleme gezisi” süsü verilen istihbarat faaliyetlerinde yöneticilik görevi yapmıştır. Tüm bu seneler boyunca gerek Güneydoğu Anadolu’da gerekse de Kuzey Irakta beraberinde getirdiği heyetlerle beraber bölgenin önde gelen aşiret liderleri ve siyasi şahsiyetleriyle görüşmelerde bulunan Amitay bugünkü Kürdistan projesinin kaba taslağını o günlerde çıkarmıştır. Ne acıdır ki Avrupa Güvenlik ve İşbirliği konseyi adına yapıldığı söylenen bu gezilerde biz bu kişileri devlet protokolüyle karşıladık ve girmek istedikleri tüm yerlere girmelerine izin verdik. Amerika ve Avrupa’ya gösterdiğimiz (hadi hafif konuşalım) “safça” yaklaşım yüzünden bugün ülkemiz çok ciddi bir bölünme tehditinin altına girmiştir. Yönetim kurulunda geçenlerde Leyla Zana ve arkadaşlarının skandala dönüşen Basın Bildirgelerinin planlayıcısı olarak adı geçmiş olan, Avrupa’da faaliyet gösteren Kürt enstitüsünün başı ve Bayan Mitterandın uzatmalı sevgilisi Kendal Nezanında bulunduğu Washington Kürt enstitüsü şu sıralar harıl harıl çalışmakta. Amerikanın Irak işgalinden hemen sonra Enstitü Kuzey Iraktaki faaliyetlerini maksimum seviyeye çıkararak bölgeye 1996 senesinden beri özel olarak yetiştirdiği onlarca çalışanını yolladı. Şu an Irak Kürdistanı Programı adı altında açık açık faaliyet gösteren Enstitü bu iş için biri Erbilde diğeri de Süleymaniyede iki ayrı büro kurmuş durumda. Büro dediğime bakmayın buralar her tür teknoloji imkanıyla donatılmış ve bizzat Amerikan askerleri tarafından korunan büyük tesisler. Bu operasyonun başına Enstitünün atadığı şahıs Christian Gessner. Bu kişinin cep telefonları Erbil için (760 1539) ve Süleymaniye için (752 7115) not alan dostlar arayıp sorsunlar bakalım biz komplo teorisi mi kurarmışız yoksa doğrularımı söylermişiz. Peki bu kişiler şu anda neler yapıyorlar Kuzey Irakta. Öncelikle 1997 senesinde bu Enstitü bünyesinde Kürtçe dil kursları adı altında özel eğitim seansları başlatıldı. Aslında Kürtçe falan öğretilmiyordu. Kuzey Irak,Avrupa,Türkiye ve İran gibi ülkelerden seçilen yetenekli Kürtler bu kurslarda işgal sonrası yapılacak operasyon için özel olarak yetiştirildiler. Bir kısmı oyların nasıl değiştirileceği, nüfus kayıtlarının nasıl sabote edileceği ve Kerkük gibi kentlere yapılacak göçmen kaydırmaların nasıl oluşturulacağı gibi “ince işler” öğrendi. Kısacası bugün bizim yeni uyandığımız olayları gerçekleştirenler daha o zamanlardan özel olarak yetiştirilmişti. Buradan Türkmen kardeşlerime seslenmek istiyorum Adaletli bir sonuç çıkacağını umut ederek girme kararı aldığınız seçimlerden çıkacak sonucu da bu hatalı kararla kabullenmiş oldunuz. Hadi bu hata yapıldı bari şimdi özellikle oy verme sürecinde biraz önce bahsettiğim yetiştirilmiş Enstitü ajanlarına çok dikkat edin. Washington Kürt enstitüsünde açılan okullarda yetiştirilen ikinci kısım elemanlarsa kurulacak Kürt devletinin ihtiyaç duyacağı bürokrasiyi oluşturmak üzere yetiştirildi. Bu kişiler yıllarca bir devletin tüm temel oluşumlarını sıfırdan kuracak ve gerekli memurlara da eğitim verip sonra onları da yönetecek şekilde eğitim gördüler. Yoksa Amerikanın Kürdistanı kurduktan sonra iki peşmerge aşiretine mi bırakacağını sanmıştınız. Barzani ve Talabani gibi kişiler sadece görüntüde bulunacaklar ve esas devlet aygıtı Amerika’da Yahudi Mike Amitay gözetmenliğinde özenle yetiştirilen bu kadroların elinde olacaktır. Şimdi gelelim işin en önemli kısmına. Washinton Kürt Enstitüsü gibi bir kurumun yönetim kurulunda Avrupa’da etkin olan PKK üyesi Kendal Nezanın olması mide bulandırıcı bir durum. Bu bize Kuzey Iraktaki çalışmalar bittikten sonra yeni operasyonun Avrupa Birliği üzerinden Türkiye’de yapılacağını göstermekte. Enstitü bünyesinde kurulan okullarda sadece Kuzey Irak için eleman yetiştirildiğini hiç sanmıyorum büyük bir olasılık tam şu sıralarda Amerikanın PKK üslerinden alarak Amerika’ya götürdüğü ve yetenekli görülen kişiler eğitim görmekte. Bu konunun istihbarat birimlerimizce kesinlikle savsaklanmadan incelenmesi hayati bir konudur. Şimdi bazı arif okuyucularım “Peki madem durum böyledir hala Amerika’yı dostumuz olarak görüp bizim Amerika’yla çok derin müttefik ilişkilerimiz vardır demenin ne alemi var” diye sorarlarsa cevabım :“Yorum sizin” sevgilerimle Serdar Kuru
|
|
|
|
|
![]() erdemlibjk Kullanıcısına Teşekkur Edenler |
kazuki (01-09-2008) |
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|