Yorumla.Net  


Geri Git   Yorumla.Net > Muhabbet > Ateş Hattı

Ateş Hattı Türkiyede Yaşananlar,Siyasi konular ve Politika Gündeminden Konuları Burada Bilgiler Sunup Tartışabilirsiniz

Yorumla.Net Forum'a Hoşgeldiniz

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !


Anket Sonuçlarını Görüntüle: Sizce.. En iyi Yönetim Şekli Hangisidir ?
ABSOLUTİZM 0 0%
ARİSTOKRASİ 0 0%
CUMHURİYET 5 50.00%
DEMOKRASİ 3 30.00%
DİKTATÖRLÜK 1 10.00%
KOMİNİZM 0 0%
PARLEMENTER REJİM 0 0%
MONARŞİ 0 0%
İSLAM CUMHURİYETİ 1 10.00%
RAŞİDİ HİLAFET 0 0%
Oylayanlar: 10. Bu ankette oy kullanamazsınız

Yeni Konu Gönder  Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 06-18-2007, 05:26 PM   #1 (permalink)
Üye Bilgileri
Bağımlı Üye
 
Panikatak kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Feb 2007
Şehir : İstanbul
Yaş: 27
Mesaj: 1,072
Konuları: 86
Thanks: 120
Toplam 86 Konusuna 251 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 356
Rep Puanı : 35357
Rep Seviyesi: Panikatak Repin EfendisiPanikatak Repin EfendisiPanikatak Repin EfendisiPanikatak Repin EfendisiPanikatak Repin EfendisiPanikatak Repin EfendisiPanikatak Repin EfendisiPanikatak Repin EfendisiPanikatak Repin EfendisiPanikatak Repin EfendisiPanikatak Repin Efendisi
Panikatak kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Varsayılan Sizce.. En iyi Yönetim Şekli Hangisidir ?




ABSOLUTİZM
Mutlak hükümet idaresi prensibine verilen ad. Halkın devlet idaresinde ne temsil etmek hakkı, ne oy vermek, ne de başka bir hakkı vardır.

ARİSTOKRASİ
Sınıf farkı güden memleketlerde, soylu sayılan sınıfın idaresi. Yunanca bir kelime olan Aristokrasi (Aristocratie), “en iyinin saltanatı” anlamına gelir. Türlü zamanlarda, birçok bilginler tarafından çeşitli tarifleri yapılmıştır.

Yunan felsefesinde aristokrasi, hükümetin, insan olgunluğu ülküsüne en çok yaklaşan kimseler tarafından idare edilmesi, kafaca ve ahlâkça üstün olanların saltanatı demektir. Bir doktor nasıl hastalarının iyiliği için çalışırsa, aristokratlar da, idare ettikleri toplumun yararları için çalışırlar.


CUMHURİYET
Devlet Başkanının millet tarafından belirli süreler için seçildiği devlet şekli. Yeryüzünde bulunan çeşitli devletlerin idare biçimleri, türlü şekiller gösterir. Bir kısım ülkelerde bütün idare, tek bir İnsanın elinde toplanmıştır. (mutlakiyet idaresi). Bir kısım ülkelerde de idare, bir kişinin elinde değil küçük bir topluluğun elinde toplanır, (oligarşi). Bir kısım ülkelerde de idare, bir kişinin ya da bir topluluğun elinde değil, o ülkenin sınırları içinde bulunan bütün vatandaşların elidedir. Halkın, halk tarafından, halk için idaresi diye özetlenen bu idare şekli de “demokrasi” dir. Demokrasi ile idare edilen devletlerde, iki şekil görülür. Meşrutiyet ve Cumhuriyet. Meşrutî demokrasilerde, milletin oyu ile meydana gelmiş bir Millet Meclisi ve bu Meclisin kontrolü altında bulunan bir hükümet ve idare mekanizması olmasına karşılık, devlet başkanlığı, “kral” tarafından temsil edilmektedir. Kralın yetkileri ve vazifeleri, kısıntılar içindedir ve devleti yönetme yetkisi, Meclis'le bu Meclisin kontrolü altında bulunan Bakanlar Kurulunda toplanmıştır.

Demokrasi ile yönetilen ülkelerdeki öbür şekil de “Cumhuriyet” tir. Cumhuriyet idaresinde, kesin olarak, “bir halk idaresi” görülür. Bu idare şeklinde halk, kanun yapmak kudretini doğrudan doğruya kullanabileceği (vasıtasız hükümet) gibi, bu kudreti, bizzat seçtiği bir heyete de verebilir (temsilî hükümet). Her iki şekilde de devletin temsilcisi, belli bir süre için seçilmiş bulunan “Cumhurbaşkanı” dır. Cumhuriyetlerde yürütme (icra kuvveti) erki, halk tarafından seçilmiş olan başkan ya da diktatör gibi bir şefe bırakılmış ya da bir heyete verilmiş olabilir.


DEMOKRASİ
Halk egemenliğine dayanan yönetim şekli. Bu deyim Yunanca “demokratla” kelimesinden gelmektedir. Yunanca demos halk, kratos iktidar demektir.

Mutlak demokrasi'de halk devleti doğrudan doğruya yönetir. Temsili demokrasi'de ise idare, halk tarafından seçilen ve zaman zaman değişen temsilcilerin elindedir.

Uzun tecrübeler ve düşünceler demokrasi mefhumunda zamana ve mekâna göre başka başka şekiller meydana getirmiştir. Böyle olmakla beraber, demokraside değişmeyen genel fikirler şunlardır:

a) — Demokraside, toplumun idaresinde çoğunluğun menfaatine uygun bir yol tutulur. Bunu bir kişiye ya da bir sınıfa bırakmak doğru değildir. Böylece, bir toplumun idaresinde, o topluma bağlı her ferdin bir sözü ve bir oyu bulunur ve yönetim çoğunluğun isteğine göre yürütülür.

b — Toplumda, sosyal, iktisadî ve siyasî alanlarda herkese tam bir eşitlik sağlanır.

c — Kanun karşısında herkes tam bir eşitlik altında bulunur. Kanun karşısında herkes eşittir ve kanunlar her ferde aynı surette uygulanır.

Tarih : Demokrasi fikri, kök saldıktan ve yayıldıktan sonra, tatbiki, her memlekette şartlara göre değişik şekiller göstermiştir.


DİKTATÖRLÜK
Bir devletin idaresinin, kayıtsız şartsız bir kişinin elinde bulunduğu yönetim şekli. Yöneten kimseye de “diktatör” adı verilir. Kelimenin aslı, Lâtince “dictator” kelimesidir. Bu yönetim şekli, ilkin Roma Cumhuriyeti devrinde kullanılmıştır. Memleketin güvenliğini ilgilendiren acele bir durum karşısında, bir kimse senato tarafından yedi yıl süresince “diktatör” olarak tâyin edilir ve memleket bu yıllar içinde, o kimsenin, kayıtsız-şartsız idaresinde bulunurdu. Bu devrenin sonunda ise, çekilmeye mecburdur.

KOMÜNİZM
İnsanların saadeti için, herkesin ihtiyacına göre her türlü mala ortak olması gerektiği fikrini güdenlerin mesleği. Komünizm, istihsal vasıtalarının birlikte kullanılmasını savunan “kollektivizm” den daha ileri olarak, servetin bölünmesinde de beraberlik fikrini kabul eder. Komünizm, Rus Bolşeviklerinin elinde türlü gelişimler göstermiş, sonunda Sovyetler Birliği'nin dünyayı tek bir devlet haline getirebilme ihtirasında bir alet haline gelerek hür dünya milletleri için bir tehlike durumuna girmiştir.

PARLAMENTER REJİM
Bir devlet yönetiminin bir yandan sorumsuz bir devlet başkanı, öte yandan parlâmentoya karşı sorumlu olan bir Bakanlar Kurulu kanalı ile belli şartlarda ortaklaşa yürütülen yönetim sistemidir. Parlamenter rejimlerde, devlet başkanlığında bir kral bulunsa bile yönetim şekli, parlâmentoya karşı sorumlu bir Bakanlar Kurulunun olması halinde, parlamenter rejim olur.

Parlâmento, devlet başkanlığı ve bakanlar kurulunun sorumluluk dereceleri ve yetkileri, her devlette değişiklikler gösterebilir.


MONARŞİ
Bütün siyasî kuvvet ve nüfuzun, hiç kimseye karşı sorumlu olmayan bir şahısta toplanması rejimi.

İSLAM CUMHURİYETİ
Bu yönetim şekli bazı İslam ülkelerinde geçerlidir; Afganistan, İran, Moritanya, Pakistan gibi. İslami yasaların anayasanın üzerinde olduğu, bunun yanında yönetimin monarşik olmayıp yöneticilerin seçimle işbaşına geldiği bir düzeni amaçlar.

RAŞİDİ HİLAFET
İslâm şeriatının hükümlerinin hakim kılınıp İslâm davetinin tüm insanlığa taşınması için yeryüzündeki tüm müslümanların önderliğidir,İslami siyasi ve hukuki yönetim şeklidir bir bakıma...



Olması Gerekenlerin Adını..!!
İyilik Koymuşlar...
Panikatak Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-18-2007, 09:02 PM   #2 (permalink)
Üye Bilgileri
| ~ EsKi FıRTıNa ~ |
 
uychar kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jul 2006
Şehir : İstanbul
Yaş: 20
Mesaj: 9,285
Konuları: 4016
Thanks: 2
Toplam 636 Konusuna 1,540 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 608
Rep Puanı : 59769
Rep Seviyesi: uychar Repstaruychar Repstaruychar Repstaruychar Repstaruychar Repstaruychar Repstaruychar Repstaruychar Repstaruychar Repstaruychar Repstaruychar Repstar
uychar kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Varsayılan

Tam Doğru Yönetim Anlayışını Bulmak Ve Bunu Özellikle Her Dönemde Tam Doğru Halde Uygulamak Gerçekten Mümkün Değildir
O Açıdan Öncelikle Şunu Diyim,En Doğru Yönetim Anlayışı Yoktur,
Bu Yüzden Esnek Ve Kendini Güncelleyen Sistemler Kurmak Gerekir,

Baskıcı Sistemler En Kolay Sistemlerdir Politika Bilimini Bilmeni Ve Uygulamanı Fazla Gerektirmez Basit İnsan Psikolojisi Kuramları İle Sürü Yaratman Yeterlidir Peşinden Koşacak Kitle Genetik Süreklilikte Kendini Sürekli Olarak , Anti-Gen Benzerliği Taşımaya Doğru Başlayan Zincirin Kırılacağı Yere Oranla Daha Üstün Tutar ,Devamında Koyun-Çoban İlişkisinde,Doğ-Yaşa-Öl Direktifiyle Dikte Edilen Halkla Aranı Uçurum Gibi Açarsın Kimsenin Karışmayacağı Bir Düzeni Kurarsın,Ama Eninde Sonunda Denetçisi Ve Muhalifi Olmadığı İçin Çatırdar Yıkılır,
Ve Sonunda Zincir En Zayıf Halkasından Kopar
Yönetim Gereklimidir?
Gereklidir İşler Bir Yerde Çözümsüz Kalır Ve Sarpa Sarar,Ve Kendini Geliştiren Bazı İnsanlar Yönetim Katına Gelir,Onunda Çözümsüzlükleri Yokmudur ? - Vardır

Yani Devlet Aslında BİREY'dir,Yönetimin Çoğulculuğu İşte Buradan İhtiyac Olarak Açıkca Görülür , Tek BİREYle Tek Bir Hayatı Yaşatırsan, Açıkcası Görüp Görebileceğin,Öğreneceğin Yönetileceğin Her Şeyde TEK Elde Olur,Onun Çözümsüzlüğü Senin Çözümsüzlüğün Olur ,

Burda Duraksayıp Erkil Yönlendirici Ve Monarşik Hükmedicilerin Belkide En Büyük Örneği Olan Başarıya Ulaşmış Osmanlı İmajını Sorgulamakta Fayda Var,3 Kıtada Adını Duyurmak ve Bunu 600 Yıl Sağlamış Bir Yönetim Geleneğini İncelemekte Fayda Var,
Osmanlı Devleti Bu Konuda Başarılıydı,Çünkü ...
Osmanlı devleti çok karmaşık bir yönetim geleneğine sahiptir ... Ne laiktir, ne de laik değildir... Ne din devletidir, ne de din devleti değildir... Mesela Hukuk olarak Osmanlı Şer'i ve Örfi Hukuk uygulayarak hem dini hemde örfi bir sistem yaratmıştır, ancak şu da var ki, birçok imtiyaz verilmiş devlet, Osmanlı ülkesinde yaşayan kendi tüccarlarını falan, kendi hukuklarına göre yargılamışlardır. Yani Osmanlı ülkesinde, yabancı devletlerin Hukuk uygulamaları bile görülmüştür. Bu bir yana "Dini Temsilci" sıfatı olan "Halife" ünvanı, Yavuz Sultan Selim'le beraber alınmasına rağmen, Osmanlı devleti yıkılana kadar sadece İKİ KERE kullanılmıştır; ilk Kırımın kaybedilmesiyle yapılan anlaşmada, Kırım halkının, Osmanlı halifesine dini ve kültürel bağla bağlı olduğunu belirtmek için, ikincisi de Birinici Dünya savaşında "Cihat İlanı" için, ki bu ikincisinin işe yaramadığını biliyoruz... Yani "Din Devleti" olarak nitelediğimiz bir devlet, nedense o ünvanı sadece iki kere kullanmıştır... Başka bir açıda, şu ünlü "Vergi" meselesi... Osmanlı'yı "Yönetim Geleneği" açısından ele alacaksak eğer, Osmanlı "Vergilendirme" açısından "Şer'i" bir devlettir diyebiliriz, Hukuk olarak ele alacaksak eğer kesinlikle bir "Din Devleti Değildir". Fetih anlayışı açısından ele alacaksak, Osmanlı devletinin Fetih anlayışı, Türklerin "Dünya Hakimiyetinden" alır temelini... Bir genelde Osmanlının "Fetih" anlayışını "Cihat"a dayandırsakta, nedense Cihat yaptığını düşündüğünümüz bu devlet, 400yıl kadar hakimiyetinde bulundurduğu hıristiyan toplulukların dinlerine kesinlikle dokunmamıştır... Osmanlı Fetih geleneği bakımından, İslam'ın Cihat Anlayışı ile, Türklerin "Dünya Hakimiyeti" anlayışını sadece örtüştürmüşlerdir, Kesinlikle, İslam2ın öngördüğü halde bir Cihat anlayışı tam anlamıyla olmamıştır... Yani Osmanlı Fetih anlayışı yine Dini değildir... Yönetimsel olarak ta, Osmanlı'da En yüksek karar verme yetkisine Padişah sahiptir. Şeyh'ül-islam ne kadar dini yetkiye sahipsede, Yönetim Padişahta, Dini işler Şeyh,ül-islam'dadır... Yani bugünkü hali ile olmasada Laikliğin basit bir örneğidir. Aynı işleyiş Eski türk devletlerinde ve özellikle Selçuklularda da vardır... Osmanlı Padişahı "Halife" ünvanını taşımasına rağmen, Dini kararları "Şeyh,ül-islam"a bırakmıştır, ilginçtir... Ayrıca Laikliğin Tarihsel geçmişindeki manasını tam anlamıyla bugünkü manasını içereceğini düşünmek çok mantıksız... Eğer siz geçmişte "Laik1 bir yönetim arıyorsanız, o çağın düşünsel yetisine uygun bir Laik uygulama aramalısınız. Geçmişte, bugünkü anlamıyla Laik bir uygulamaya rastlamanız imkansızdır. O yüzden Eski Türk devletlerinin, Selçuklunun ve Osmanlının uygulamaları Laikliğin ilkel şekliyle uygulamalarıdır diyebiliriz. Ayrıca Laiklik "Fikri" olarak Avrupa temellidir, ancak geleneksel olarak daha önceki yönetimlerde görülmüştür. Buna en büyük örnek, sizin yukarıda "Laik olamayacağını" iddia ettiğiniz Hz. Muhammed'de görülmüştür... Hz. Muhammed'in kendisinin bizzat yazdırdığı 622 Medine Sözleşmesini kursanız "İlk İnsan hakları sözleşmesi" niteliğinde olduğunu ve uygulandığı döneme uygun bir Laik anlayışa sahip olduğunu görürsünüz...
Özetleyecek olursak Osmanlı her açıdan farklı farklı yönetim anlayışına sahip bir Devlet olmuştur... Farkı alanlarda, farklı uygulamaları olmuştur... Mesela bugün Ülkücüler Osmanlı devletini çok çok severler ve Komünist felsefeyi canları pahasına yadırgarken, ismini hatırlayamdığım bir Osmanlı Araştırmacısı Bilim adamı şu nu söylemiştir: "Biz komüzimi Rusya'da aradık, ancak Osmanlıyı anladıkça görüyorum ki asıl komünizm Osmanlıdaymış" burada komünizmi Rusya'nın uyguladığı komünizm olarak algılanmamalıdır Zira rus komunizmi,sovyetler birliğini kobay olarak kullandığında asıl amacının amerikan emperyalizmi değil ama gene emperyalizm olan sadece renk farklılığı(KIZIL) içermiş olmasıdır... yani Osmanlı devleti Ne Dini bir devlettir ne de Materyalist bir devlettir... ne Örfi bir devlettir ne Şer'i bir devlettir... ne laik bir devlettir ne da başka bişey... 600 yıllık Osmanlı devletinde, 600yıl içersinde bir çok ve farklı yönetim anlayışı ortaya konmuştur... Osmanlı yönetim geleneği tek bir açıdan ele alınamayacak kadar geniş ve ölçüsüz olduğu için epey büyük başarılara imza atmıştır 600 yıl içerisinde .

Ve Ardından Geçelim Sosyal , Sosyalliğe Yakın Ve Üst Sosyal Devlet Yönetim Biçimlerine,
İşte Her İnsanı Etkin Bir Toplum Ferdi Kılan Sistemlerde Aslında Bunlardır,
Ve Olması Gerekende Budur,
Sınıf Anlayışının Ya da Sömürünün Olmadığı,Yöneticinin Bir Zümreye,Zorbaya Ya da Geleneğe Bağlı Olmadığı Sistemlerdir,
İnsanın Dünyaya Geldiğinde Kendi Hakkını Kendi Arayacak Şekilde,Serbest Politika Düşüncesine Sahip Olma Hakkı, Bunu Serbest İfade Edebilme Özgürlüğü,Sosyal Olguları Ve İnsanlar Arası Sosyal Yaşantıyı Gözlemleyerek Sistemin Bir Yerinden Dahil Olabileceği Açık Sistemler Olması Dolayısıyla İnsan Olmak Adına İnsanlık Adına En Hitap Eden Yönetim Türüdür,

Hala Dünyada Pek Çok Ülke Diğer Ülkelerin Yönetim Biçimini Alıp Olduğu Gibi Kendi Ülkesine Monte Etmesinden Dolayı Pek Çok Sorun Yaşıyor Ve Daha Asrını Doldurmadan Rejim Yıkılıyor,
Bu Böyledir Halka Ve İnsanına Uygun Olmayan Bir Şablon Yönetim Biçimini Kesin Çizgilerle Al Buna Uy Diyemezsin,
İşte O Yüzden Esnek Ve Halk Yönetimi Her Zaman beraber Yola Çıktığın İnsanlarla Olduğundan Daha Kolay Rayına Oturur Daha Kolay Uzlaşma Sağlanır
Kuzey Ülkelerindeki Soğuk Ve Çetin Doğa Koşulları İle Sert Mizaca Sahip İnsan Tipleri Ve Disiplini Komunizme Uygundur,Belli Bir Ahlak Ve Erdem Potansiyelini Standart Hale Getirirsen İnsanlara Devlet Sadece Paylaşımda Eşit Dağıtımı Sağlayacak,Herkes Eşit Haklara Sahip Güvencesini Verirse o Doğru Uygulanmış Seviyeli Komunizmdir,
Ancak Komunizmi Başta Karl ve Sovyetler Birliğide,Renk Değişikliği Dışında Emperyalizm Şeklinde Uygulamıştır,Çıkış Noktası İle Doğru Uygulanması Arasında Çok Zorlu Bir Çizgisi Vardır,o Çizgide Yürümek Ondan Oldukça Zordur
Ancak Ortadoğu Ve Arap Bölgesine Ve Bölgenin Hakim Olduğu İklime Bakıldığında Kurak,Sıcak Karasal İklimlere Baktığında Şeriat Hükümleri Ve Teokratik Hükümler Görünür Sadece,Ortadoğuda İsrailinden Arabistanına Kadar O Yoğun Hat Boyunca Hep Teokrasinin Hükmettiği Görünmektedir,
Bu Bölgede Tarih Boyunca Pek Çok Sapkınlıklar Ve Yağmalamalar Çeşitli Cahiliye Dönemleri Din Devleti Esas Alınarak Çözülmüş Ve Reçetesi Teokrasi Olmuştur .
Ve Bugün O Teokratik Liderler Ve Hareketçiler,Büyük Ortadoğu Projesinde Elele Kolkola Strateji Çizerken Bugün Hala İnsanlar Din Yüzünden Birbirini Acımasızca Öldürmektedir,Bu da İşin En Tutarsız Yönüdür,Neyse Ortadoğuda Böyle Bir Çoğrafya İşte,
Bakacak Olursak Zaten Aslında En Büyük İpucu, Irk Ve Çoğrafik Konumlarda Uygunluğu Denenmemiş Hiç Bir Sistemi Alıp Kendinde Uygulamanın Mümkün Olmadığı Ya da Standart Başarıyı Yakalayamacağı,Ve İnsan Önyargısınında Bu Konuda Kırılamayacağını Gösterir .
Demokrasi ,Teoride En Kolay Uygulanacak Ve Başarıya Ulaşacak Sistemdir,Dünyada Hala Demokrasi Tam Ağırlık Kazanmadı,Ve Demokrasi Çoğu Yönetilen Sınıfına ,Pazardan Bir Kilo Ananas Aldım Masaya Koydum Gibi Konulup Bırakıldı,Ama Ananas Bilinmiyordu Nasıl yenecekti,Kimi Dışını Yemeye Başladı,Kimi Kabuğu Bile Soyamadı,
Anlatmak İstediğim Demokrasi ,Sosyal Olmadığı Sürece Çoğu Kişi Daha onu Anlamadan Sofradan Kalkar,Ya da Başka Arayışlarda Bulunur,Yanında Sosyal ibaresi İle Perçinlememiş Demokrasi Çözüm Değil,Çözümsüzlükleri Beraberinde Getirir
En Güzeli Sosyal Demokrasidir,Bir Başkadır Bu Sistem Uygulayabilen İçin,Ne Kapalı Kutululuk,Ne Saldım Çayır'acılık,Ne Zorba Hükmedişi Ne de Sürekli Ayak Uyduralamaycak Ağır Reform Ve Devrim Kültürü .
Ne Kadar İyi Uygularsan Elinde O Kadar Şekillenebilcek Geniş Çözüm Sistemidir,Sadece Birilerini Bir Arada Tutmayı Değil O Birarada Tuttuğun İnsanları Nasıl Daha Erdemli Kişiler Olarak yetiştirirsin Daha Seviyeli Hale Getirirsin Bir de Bunları Düşünen Sistemdir,Devletin Sosyal Yükümlülüklerini Bilmesi,Doğan Her İnsanın Sosyal Açıdan Sağlığından Eğitimine Yerleşimine İş Bulmasına Yuva Kurmasına vs. Etkin Ve Yol Gösterici Olması,Bireyin Doğar Doğmaz Bir Topluluk İçinde Sosyal Bir Vazifesi İçinde Olduğunu Bilmesi , Devletin Onu Savunmak İçin Olduğunu Ve Kendisininde Devletin Yükünü Hafifletmesi Gerektiğini Bilerek Aktif Rol Oynaması,

Amaç Ne Olursa Olsun Demokrasi Bir Kez Askıya Alındımı İşler Rayından Çıkar ,

Unutmadan Türkiyede Uygulanan Yarının da Yarısında Bir Demokrasidir,Sosyallik Ve İnsan Hakları ise Devede Kulak Misali,O Yüzden Böyleyiz Dememe Gerek Yok Sanırım .


İnan Değil Sana Kastım Cahille Sohbeti Kestim!!
uychar Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Sponsored Links
Eski 07-04-2007, 12:36 PM   #3 (permalink)
Üye Bilgileri
Yeni Üye
 
Giriş: Jul 2007
Şehir : Belirtilmedi
Yaş: 17
Mesaj: 1
Konuları: 0
Thanks: 0
Toplam 0 Konusuna 0 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 0
Rep Puanı : 10
Rep Seviyesi: baskoylu Yeni Repci
Varsayılan diktatörlük

ben türkiyenin diktatörlükle yönetilmesini istiyorum.yani her dediğini yapan kimseya danışmadan yapan bi lider gerek türkiye ye
baskoylu Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-04-2007, 12:50 PM   #4 (permalink)
Üye Bilgileri
Banned
 
seckince kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jan 2007
Şehir : İstanbul
Mesaj: 3,131
Konuları: 387
Thanks: 229
Toplam 247 Konusuna 572 Teşekkür Edilmiştir
Blog Başlıkları: 38
Rep Gücü: 0
Rep Puanı : 35138
Rep Seviyesi: seckince Repin Efendisiseckince Repin Efendisiseckince Repin Efendisiseckince Repin Efendisiseckince Repin Efendisiseckince Repin Efendisiseckince Repin Efendisiseckince Repin Efendisiseckince Repin Efendisiseckince Repin Efendisiseckince Repin Efendisi
Varsayılan

İngiltere'den bir adam da Turkiye'nin padişahlıkla yönetilmesini istiyor..Türkiye padişahlarla her zaman dunya ülkesi olmuş;daha sonra ise emperyalizme kuyruk olmuştur diyor..Padişahlar döneminde de başarısız kaldığı dönemlerde padişahın yönetimsel olarak etkisinin azaldıgı,yani sistemin bozuldugu zamanlardır,devrelerdir diyor..Padişahlığa karşı olanlar ne zaman iktidarı ellerine aldıysalar ulkeyi geri göturduler,maglubettiler,en sonunda da yıkılmasına sebep oldular..sonra da götürüp memleketi batıya kuyruk yaptılar........diyor arkadaş..
seckince Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 09:45 AM.


Powered by vBulletin Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

Forums Directory
eXTReMe Tracker Hosting Hizmetleri TOPlist

Clicky Web Analytics Clicky