![]() |
|
|
|||||||
| Ateş Hattı Türkiyede Yaşananlar,Siyasi konular ve Politika Gündeminden Konuları Burada Bilgiler Sunup Tartışabilirsiniz |
|
|
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Köşk'te 367 tezi, demokrasiyi ortadan kaldırma girişimi
TBMM Başkanı Bülent Arınç, Cumhurbaşkanı seçimi öncesinde bir basın toplantısı düzenleyerek tartışılan konulara açıklık getirdi. ![]() Arınç, 367 tezinde ısrar etmenin, hukuk kullanılarak demokrasiye müdahale anlamına geldiğini vurgulayarak "367 tezi unutulmayacaktır. İleriki tarihlerde hukuk kullanılarak demokrasi nasıl ortadan kaldırılır? denildiğinde 367 tezi hatırlanacaktır." dedi. TBMM'de bir basın toplantısı düzenleyen Bülent Arınç, Cumhurbaşkanlığı seçim süreciyle ilgili bilgi verdi. Anayasa'nın 101. maddesinde yer aldığı biçimiyle; TBMM üyelerinden, 40 yaşını doldurmuş, üniversite mezunu olan her kişinin Cumhurbaşkanı adayı olabileceğini, 110 milletvekilinin imzasıyla 40 yaşını doldurmuş, üniversite mezunu olan her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının da Meclis dışından aday gösterilebileceğini dile getiren Arınç, Cumhurbaşkanlığına aday olacak kişiler ya da aday gösterilen kişilerin başvurularının, 16 Nisan 2007 günü mesai saatinde başlayacağını bildirdi. 25 Nisan 2007 günü saat 24.00'de kadar TBMM Başkanlık Divanı'na adaylık başvurularının yapılabileceğini anlatan Arınç, adayların belirlenmesi ve turların ne zaman yapılacağının kesinleşmesinden sonra seçime geçileceğini kaydetti. TBMM Başkanı Bülent Arınç, adaylık turlarının nasıl yapılacağını şu sözlerle açıkladı: "Anayasa'nın 102. Maddesi'ne göre aday belirleme sürecinin tamamlanmasından sonra ilk tur seçimlere geçilebilecektir. İlk turda ilan edilen adaylardan herhangi biri 367 karar yeter sayısına ulaşamazsa en az 3 tam gün sonra ikinci tura geçilecektir. Bu turda da adaylardan herhangi biri 367 oyu alamazsa tekrar en az 3 tam gün sonra 3. tur yapılacak ve bu kez salt çoğunluk olan 276 oy sayısı aranacaktır. 3. turda bu sayıya ulaşılamadığı takdirde bu kez en çok oyu alan iki aday arasında dördüncü tur oylama yapılacak ve yine 276 sayısı aranacaktır. Dördüncü turda bu sayıya ulaşılamadığı takdirde Anayasa'nın 102. maddesi gereği milletvekili seçimleri yenilenmek zorunda kalınacaktır. Ancak Meclis aritmetiği göz önüne alındığında yeni Cumhurbaşkanının 3. turda seçileceği yüksek bir ihtimaldir." Cumhurbaşkanı seçimlerinin tamamlanmasını takiben 16 Mayıs 2007 tarihinde yeni Cumhurbaşkanının TBMM Genel Kurulu'nda, Anayasası'nın 103. Maddesi'nde belirtilen yemini edeceğini ifade eden Arınç, "Daha sonra Cumhurbaşkanlığı Köşkü'nde devir teslim yapılacaktır. Böylece, Türkiye Cumhuriyeti'nin 11. Cumhurbaşkanı, yeni görevine başlamış olacaktır. Anayasamızda belirtilen süreç bundan ibarettir ve bu konuda başka herhangi bir şart ve gereklilik bulunmamaktadır" diye konuştu. Bülent Arınç, bu sürecin başarıyla ve sorunsuz bir şekilde tamamlanması için gerekli tüm istişare ve görüşmelerin tamamlandığını dile getirdi. Arınç, Meclis'te grubu olan partilerle görüştüğünü, milletvekili olan ancak grubu olmayan partilerin genel başkanları ile de görüşeceğini anlattı. Bu bağlamda 16 Nisan'da başlayıp 16 Mayıs'ta sona erecek süreçle ilgili yapmayı düşündükleri birtakım düzenlemelerle ilgili bilgi veren Arınç, alınan tedbirleri şöyle açıkladı:"İlk turun başladığı tarihten 16 Mayıs tarihine kadar yasama faaliyeti yapılmayacaktır. Yine tur tarihlerine denk gelen günlerde partilerin grup toplantıları ertelenecektir. Cumhurbaşkanlığı seçim turlarının olduğu günlerde ziyaretçi kabul edilmeyecek ve iç kulislere giriş olmayacaktır. Turların yapıldığı günlerde dinleyici localarına giriş için özel davetiye basılacaktır. Davetiyeler, Meclis'te temsil edilen siyasi partilere, oranlarına göre dağıtılacaktır. Davetiyesi olmayan kişiler localara alınmayacaktır. 16 Nisan-16 Mayıs 2007 tarihleri arasında TBMM kampusü içinde, halka açık panel, seminer, sergi gibi sosyal faaliyetler yapılmayacaktır. Aynı tarihler arasında ziyaretçi giriş çıkışlarında randevulu sisteme geçilerek, milletvekilleriyle randevusu olmayanlar içeri alınmayacaktır. Her yıl düzenlenen halk konseri ve halk yürüyüşü bu yıl TBMM Bahçesi'nde yapılmayacaktır. Türkiye Öğrenci Meclisi 4. Olağan Toplantısı, bu yıla mahsus olmak üzere Mayıs ayı sonunda gerçekleştirilecektir. Her yıl Mayıs ayında başlayan ve Haziran ayında sona eren milletvekillerinin katıldığı TBMM Spor Oyunları, bu yıla mahsus olmak üzere yapılmayacaktır. Alınan bu kararların bir kısmı, dün yapılan TBMM Güvenlik Koordinasyon Kurulu'nda ele alınmış ve karara bağlanmıştır. Karar, Güvenlikten Sorumlu İdare Amirimizin imzasıyla tüm milletvekillerimize ve kamuoyuna duyurulacaktır. Bu arada 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı resmi törenlerinin tamamı 23 Nisan günü hiçbir değişiklik olmadan gerçekleştirilecektir." Bu düzenlemelerimizin tümü Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinin başarıyla ve sorunsuz bir şekilde tamamlanması için yapıldığını belirten Arınç, şöyle konuştu: "Bu konuda olağan üstü bir durum varmış gibi algılanmasını doğru bulmuyoruz. Nitekim tüm güvenlik birimleriyle yaptığımız görüşmelerde önümüzdeki günlerde herhangi bir sorun öngörülmediği bizzat tarafımıza iletilmiştir. Tüm milletimize buradan gönül rahatlığı ve açıklıkla ifade etmek istiyorum ki, yeni Cumhurbaşkanımızı huzur içinde ve sorunsuz bir şekilde yüce Meclisimiz seçecektir. Hiçbir kriz, hiçbir sıkıntı yaşanmayacak ve Meclisimiz Türkiye Cumhuriyeti'nin 11. Cumhurbaşkanını seçecektir. Bu konuda bir kriz beklentisi içinde olanlar, tartışma ile bu sürecin akamete uğrayacağını düşünenler, asla kötü niyetlerinin gerçekleştiğini göremeyeceklerdir." Mevcut Anayasanın yürürlüğe girdiği 1983 tarihinden bu yana yapılan 3 cumhurbaşkanı seçiminde hiçbir zaman toplantı yeter sayısı olarak 367'nin aranmadığına dikkati çeken Arınç, ''Merhum Turgut Özal, Sayın Süleyman Demirel ve Sayın Ahmet Necdet Sezer'in seçimlerinin hiçbirinde 367 sayısı aranmadığı, Meclis tutanaklarımızda sabittir. Böyle olması da normaldir, zira Anayasa ve İçtüzük hükmü bunu gerektirir. Nitekim tartışmalı Cumhurbaşkanlığı seçimleri de dahil, hiçbir siyasi parti bu seçimlerden herhangi birinin sonucunu Anayasa Mahkemesine götürmeyi düşünmemiştir. Ayrıca bugüne kadar toplantı yeter sayısı konusunda ciddi bir tartışma ve itiraz da olmamıştır'' diye konuştu. ''Okuma yazma bilen bir kişinin bile okuduğunda rahatlıkla anlayacağı gibi Anayasa'nın 96. maddesi, toplantı yeter sayısının 184 olduğunu açıkça belirtmiştir'' diyen Arınç, bu konuda emekli bazı savcıların, başsavcıların dile getirdiği hukuk mantığına aykırı iddianın, bazı çevreler tarafından hiç üzerinde düşünülmeden savunulmaya başlandığını ifade etti. -''YÖK, SİYASİ BİR KURUM HALİNE GETİRİLMİŞTİR''- Bazı siyasilerin bu konuda görüş bildirmesini ya da hukuk mantığına aykırı da olsa bu iddiayı sahiplenmesinin ''bir dereceye kadar normal karşılanabileceğini'' belirten Arınç, ''Ancak Anayasal bir kurum olan YÖK'ün özel bir toplantı düzenleyerek bu konuda görüş bildirmesini kabul etmemiz mümkün değildir'' dedi. Bülent Arınç, ''YÖK Rektörler Komitesinin cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili özel bir basın toplantısı düzenlemesi, görüşlerini açıklaması, insanları, kamuoyunu yönlendirmesi ve ardından tamamen hukuk tekniği bilgisi içeren toplantı yeter sayısı konusunda görüşler bildirmesini garipsediğini ve yanlış bulduğunu'' söyledi. YÖK Rektörler Komitesi Kurulması Hakkında Yönetmeliğe göre, bu komitenin sadece üniversitelerin çalışmaları konusunda önerilerde bulunabileceğini ve komitenin görevinin ise eğitim çalışmaları ile sınırlı olduğunu vurgulayan Arınç, şöyle devam etti: ''Buna rağmen bu komitenin cumhurbaşkanlığı seçimi gibi siyasi bir konuda görüş bildirme görevi yoktur ve bildirmesi de yanlıştır. İçinde sadece 4 tane hukukçunun bulunduğu, üyelerinin 44 tanesinin tıp uzmanı olduğu bir komitenin, toplantı yeter sayısı gibi teknik bir konuda görüş bildirmesi ise ayrıca büyük bir hatadır. Elbette üniversite rektörlerimizin birey olarak şahısları adına Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda görüş açıklaması normaldir. Bunu demokrasinin bir zenginliği sayıyoruz. Ancak kurumsal bir organ olan Rektörler Komitesinin cumhurbaşkanlığı seçimine, adayların niteliklerine, Meclisin temsil oranına, meşruluğuna, son seçim sonuçlarına dair bir bildiri yayınlaması bir tek şeyi açıkça ispat etmektedir; YÖK, bilim yuvası olmaktan çıkarılmış ve siyasi bir kurum haline getirilmiştir. Bu, Türk eğitim ve öğretimi açısından büyük bir kayıptır. Siyasallaşmış bir kurumun tarafsızlığını ve bilimsel olma özelliğini koruması mümkün değildir. Bu tarihten itibaren YÖK'ün bilim adına, eğitim adına alacağı kararlar siyasallaştığı için her zaman şüphe ile karşılanacaktır.'' -''TBMM, İRADESİNİ PAYLAŞMAZ''- TBMM'nin, 84 yıldır cumhurbaşkanı seçimi yaptığını vurgulayan Arınç, ''Bu konuda TBMM'nin hiçbir kurum, kişi ya da grupla bu iradesini paylaşmayacağını'' vurguladı. ''Meclisimiz cumhurbaşkanlığı seçiminde, kim ve nereden gelirse gelsin tüm telkinleri ve müdahaleleri reddeder. Seçme hakkı üzerine hiçbir ipoteği ve şartı kabul etmez'' diyen Arınç, Meclisin, demokrasinin sembolü ve hayat kaynağı olduğunu söyledi. Meclis iradesinin olmadığı, kabul edilmediği, meşruiyetinin tartışıldığı bir ortamda demokrasiden bahsedilmesinin mümkün olmayacağına dikkati çeken Arınç, şöyle devam etti: ''Biz, Meclis kararının meşruluğunun tartışılmasına asla izin vermeyiz. Bunu millet adına ve demokrasi adına yapıyoruz. Aziz milletimize bir kez daha sesleniyorum: Huzur, güven ve kararlılık içinde cumhurbaşkanlığı seçimini tamamlayacağız. Hiçbir sorun olmadan, aksaklık yaşanmadan bu seçim gerçekleşecek ve genç Cumhuriyetimizin 11. Cumhurbaşkanı seçilecektir. Meclisimiz, bu onurlu görevi yerine getirmek için hazırdır. Heyecanla, gururla ve özgüvenle yeni cumhurbaşkanımız seçilecektir. Bu seçim nedeniyle mutlu olmalıyız. Çünkü Türkiye'de kurumlar çalışıyor, Meclis görevinin başındadır, rejimimiz güvendedir, demokrasimiz işliyor ve devletimizi temsil eden yeni cumhurbaşkanımız görevine başlayacaktır. Ülkemiz kısa bir süre sonra AB üyesi olacak kadar kendini geliştirmiş, güçlenmiş ve istikrara kavuşmuştur. Yeni yüzyılla birlikte siyaset normalleşmiş, olağan dışı koşulların yaşanmadığı sürece girilmiştir. Bundan geri dönüş de mümkün değildir artık. Herkesin kendini buna göre ayarlaması gerekir.'' -SİYASİLERE ÇAĞRI...- TBMM Başkanı Arınç, Türkiye'nin yakaladığı istikrarı aynı şekilde, daha da artırarak devam ettireceğini belirterek, ''Türkiye demokrasi sevdasından asla vazgeçmeyecektir. Ulu Önder Atatürk'ün çizdiği demokrasi yolu aynı kararlılıkla kat edilmeye devam edilecektir. Meclisimiz Cumhuriyetin kazanımlarının bir tekinin bile kaybedilmesine asla izin vermeyeceği gibi, onların geliştirilmesi için daha da çok çalışacaktır'' diye konuştu. Siyasilere çağrıda bulunan Arınç, konuşmasını şöyle tamamladı: ''Sizlerle birlikte son 4 yıldır Meclisimizin saygınlığının ve itibarının artması için çalıştık. Ve 24 yıldır ilk defa 5. Yasama Yılına başladık. Bugün hepimizin gösterdiği bu gayretlerle Meclisimiz, halkımızın gözünde saygın bir yere sahiptir ve o saygınlık her geçen gün daha da pekişmektedir. Meclisimizin değerli üyeleri kendilerine, Meclisimize ve ülkemize yakışır biçimde bu süreci geçirmelidirler. Tüm dünyanın gözü 16 Nisandan itibaren Türkiye'nin üzerinde olacaktır. Ülkemizin saygınlığı, sizlerin cumhurbaşkanlığı sürecinde göstereceğiniz tavırlardan doğrudan etkilenecektir. Bu günler, tarihin daha koyu harflerle yazıldığı önemli günlerdir. Herkesin söylediği söz, gösterdiği tavır ve davranış tarihe silinmeyecek bir şekilde yazılacaktır. 22. Dönem Meclisi AB sürecinde yaptığı demokratik devrimlerle tarihe geçmiştir. Şimdi de 11. Cumhurbaşkanımızı seçerek bir kez daha tarihi bir rol oynayacaktır. Bu tarihi rolde en önemli görev de milletvekillerimize düşmektedir. Sizlerin Cumhuriyetimizin geleceği için büyük bir olgunlukla üzerinize düşen görevleri yerine getireceğinize inanıyoruz.'' Arınç, konuşmasının ardından gazetecilerin sorusunu cevaplandırdı. "ERUYGUR'UN MİTİNGİNE KATILACAKLAR İYİ DÜŞÜNMELİDİR" TBMM Başkanı Bülent Arınç, 14 Nisan'da yapılacak miting ile ilgili olarak, "ADD Başkanı hakkında çok ciddi iddialar varken onunla birlikte, onun çağrısını yaptığı bir toplantıya katılanlar iyi düşünmelidir" diye konuştu. TBMM'de Cumhurbaşkanlığı seçimi hakkında bilgi vermek üzere bir basın toplantısı düzenleyen Bülent Arınç, gazetecilerin sorularına da cevap verdi. 14 Nisan'da ADD trafından düzenlenecek mitinge ilişkin bir soruya cevap veren Bülent Arınç, toplantı ve gösteri hakkının en geniş şekilde kullanılmasından yana olduğunu söyledi. Mitingi düzenleyen ADD'nin Başkanı Şener Eruygur'un, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek'in günlüklerinde yer alan iddiaya göre, Jandarma Genel Komutanı olduğu dönemde, bir darbe hazırlığı yaptığını, uygun zemin bulunamadığı için darbenin yapılamadığını anlatan Bülent Arınç, bu iddiayı ciddiye aldığını gerektiğini, çünkü muhatabının Meclis olduğunu kaydetti. Darbe hazırlığı yapan bir eski komutanın düzenlediği mitinge katılanların iyi düşünmesi gerektiğini dile getiren Arınç, "Ancak bu mitingi düzenleyen Atatürkçü Düşünce Derneği'dir. Başında da emekli Orgeneral Şener Eruygur bulunmaktadır. Eruygur ile ilgili bir dergi ciddi iddialarda bulunmaktadır. Derbe hazırlığıyla ilgili bu iddiaların ciddi olduğunu düşünüyorum. Çünkü, darbe eşittir Meclis'in kapatılmasıdır. Bunu kim yaparsa yapsın ben Meclis Başkanı olarak bu iddianın araştırılmasını ve bir yargı kararının çıkmasını arzu ederim. ADD Başkanı hakkında çok ciddi iddialar varken onunla birlikte, onun çağrısını yaptığı bir toplantıya katılmak iyi düşünülmelidir" diye konuştu. Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda uzlaşmalar aranmasıyla ilgili bir soru üzerine Bülent Arınç, "Uzlaşma olmazsa olmaz şart değildir. Ama uzlaşma olursa şık olur" diye konuştu. Uzlaşma olmasından sadece Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın sorumlu tutulmasının yanlışlığına işaret eden Arınç, "Ben siyasette şunu öğrendim; sıkılı yumrukla el sıkışılmaz. Bu işin taraflarına seslenmek istiyorum: Neden yumruğunuzu başkan sıktınız" dedi. Kendisinin aday olup almayacağına ilişkin bir soruya cevap veren Arınç, daha önce söylediği gibi aday olup olmayacağını vakti geldiğinde açıklayacağını kaydetti. Arınç, kendisi için önemli olanın Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinin bir sıkıntı olmadan aşılması olduğunu belirterek, aday olup olmayacağının ikinci planda olduğunu söyledi. |
|
|
|
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|