Hayat erkekleri eksiltirken ,kadınları çoğaltıyor.Erkekler geriye sayıyor,kadınlar ileriye.Erkekler hazırdan yiyor,kadınlar biriktiriyor.Tam orta noktadaki buluşmaya da AŞK deniliyor.Sevginin kaynağı ortası.Tükenmeden sonra,büyümeden öncesi değil tam orta noktası..
Aşk noktası.sonrası yok,öncesi zaten yok.Bir nokta o kadar.küçük bir nokta değil ama...Nereden baktıgınızda önemli o noktaya yoksa evrenin bir ucundan baktıgınızda dünya da bir nokta.Hüzünlü şiirler ,birbirine kavuşmayan şarkılar hep o noktadan uzaklaşan farklı yönlere giden iki derbeder farklı dünya için yazılmış.Hikaye yani..Sanal alemlerin elle tutulmayan ağır taşları.
Anladımki;
Kim kimi ne kadar tüketmişse diğeri o kadar çoğalıyor,Tüm acıları diğerine miras bırakmak ilk bakışta acımasızlık gibi gözüküyorsa da aslında insan ruhu ancak kendi mirasından kırılarak hafifliyor.
Anladımki;
Aşk sürekliliği kabul etmiyor.Gelip geçici ,herşey gibi.Orta nokta dedigin bir an,bir saniye...Gözünün önünden geçip gidiyor.Sonrası patlamalar,enkazlar yada bir kaç ana sığıdırılmaya çalışan idare edilen saliseye sığmayan ömürler..
Anladımki;
Her kadın bir yanlızık şiirin başrol oyuncusudur.ve oda başrol oynamış elbette.Kiminde figuran düşen bir hayat hikayesinin ta kendisinde ama her zaman başrolde.Ve bir kadına şiir yazmak için muhakkak tanımak da gerekmiyor.Belki en büyük şiirler ulaşılamayan kadınlar için yazılıyor.
Aşk senin için bir masaldır yatmadan önce sadece
Senin olan vardır gerisi yalandır gördüğün gerçek gerisi rüyadır