Yorumla.Net  


Geri Git   Yorumla.Net > Yaşam & İnsan > Aşk ve Sevgi

Aşk ve Sevgi Aşk ve Sevgi Hakkında Her şey Şiirler Hikayeler...

Yorumla.Net Forum'a Hoşgeldiniz

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !


Yeni Konu Gönder  Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 03-11-2008, 13:12   #1 (permalink)
Üye Bilgileri
Usta
 
ShêkiL kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Şehir : Kocaeli
Yaş: 16
Mesaj: 32,134
Blog Başlıkları: 11
Rep Gücü: 3168
Rep Puanı : 313458
Rep Seviyesi: ShêkiL RepstarShêkiL RepstarShêkiL RepstarShêkiL RepstarShêkiL RepstarShêkiL RepstarShêkiL RepstarShêkiL RepstarShêkiL RepstarShêkiL RepstarShêkiL Repstar
ShêkiL kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Varsayılan Sen de değmeden geçersen yüreğime




’Sen de değmeden geçersen yüreğime,
vurulduğum dağlardan öfkeyle kalkar,
kınalı saçlarından bir kement yapar,
asarım kendimi yıldızsız bir gecede’..

Sana içimin ürperişleri gibi çağlayan denizlerden bir avuç şiir topladım. Sana sığınışımın alaca karanlık kuşağına belediğim korkularımda, ufkumun sabır ilmeklerini saçlarının incecik tellerine bağlayıp, dağ rüzgârlarının insanın içini titrettiği yayla yollarında hasretini soludum. Yıllara meydan okuyup, aşk’taki bütün sınırları zorlayıp seni aradım, her yaşama sarılışımda.

Sıkıcı bir konserdi yokluğun. Ne düşler görmüştüm oysa seninle, bu sevdanın sancılı kollarında hasretin kopardı gönül salıncağımı. Sen gideli, ekinler taneye oturmadı. Sen gideli kaya oyuklarına gözyaşımı saldım. Acının dalında ağustoslar yaktı ciğerimi sen gideli. Dağlarından yuvarlanmış, sökülmüş tırnaklarım binbir yerinden. Kelepçen sıkar olmuş bileklerimi. Güneş tütsülü gözlerine yüreğimi kurban etmişim sen gideli. Yanmışım, yakılmışım, yalvarıp yakarmışım sırtlan bakışlı, **** gülüşlülere. Sensiz, göğsümü yerinden, etlerimi kaslarından, gözlerimi yuvalarından sökmüşüm.

Yokluğunda, gök mavisini gizlerdi ayın ardına gizlenerek. Çekerdi yalnızlıklara geniş yorganını. Yıldızlar hiddetinden ufalanır yağardı yeryüzünün anlaşılmaz karanlıklarına. Kardelenler ağrılı, sancılı ve kan kızılı bakışlarla uzatırdı gökyüzüne başını. Kısraklar mor memelere yapışır, martılar çığlıklar içerisinde göçlere dururdu. Balıklar nehirlerin bulanığını seçer, tüm çiçekler kuşkulu bakışlarla süzerdi bu yılan duruşlu dünyayı.

Gözlerinin fışkınlarında yeşeren umudumu yanından eksik etme. Ben seni, bulutların kanadında, kurtların yelesinde, heybetle kasılan ulu çınarların gölgesinde, masmavi denizlerin derinliklerindeki gizemli incilerde ve o denizlerin dehlizlerindeki öte dünyaların koynunda taşırım. Nerede bir çift göz görsem seni sararım gönül kuşağıma. Kanayan dudaklarım, kırılan tüm kemiklerim ve saçlarımın tan ağartılarında kıvrım kıvrım hasretini duyarım. Seni anlatan tüm şiirlerimde coşkulu kahkahan duyulur arada bir, ışığın çırılçıplak yürür içerime ve göğsüm yarılır içirdiğin kızılcık şerbetiyle.

Kırılmışım sana. Alnımdan öpmelerin, kardelenlerimi ılık ılık gözlerine gömmenin sonu gelsin artık. Koyacaksan hemen koy bu sevdanın adını, ya da sür vahşi atlarını ülkemin topraklarından başka diyarlara. Yıllardır acının memesine böylesine yapışmışlığımı bitireyim artık, dindireyim senin için çektiğim şu ahiret cezalarını.

Gizli bir sevdanın sancılı nöbetlerindeyim şimdi. Gözlerime her yansımasını çağırdığımda, uçarı bir çocuk gibi oyunlara dalıyor sevdam. Sevgiler sunmak istiyorum ona, hiç üstü açılmamış, hiç yangınları tatmamış, rüyalara karışmamış ve acıları hiç, ama hiç tatmamış. Bal köpüğü gözlerinin gözesinde sular yürüyor içerime, sağanak yağmurlara tutuluyorum ağustos’un bıçkın sıcağında.

Yılanın ininden, yalanın döşünden uzağım şimdi. Çakmak çiğiti gözlerden al yalaz dağların erimiş karları akıyor içime. Kasabalara, kentlere ve karanlığın barındırdığı tüm kıraç mezralara sevda bulutumla yürüyorum. Nehirler dona duruyor aşkımı haykırdığım anlarda. Umarsızlıklarımı, nergis kokulu sevdalarımı, mahpus imgeli aşklarımı sardım çıkınına ve attım paslı, demirden zindanıma.

Bu sevdanın yüreğime sokuluşu tamamlandığında, bitecek somurtkan duruşlarım. Dalga dalga vuruşları tamamlandığında, bu yüreğin kapılarını çaldığında ve ayrılıkları lügatinden sildiğinde, gözlerinin tamtamları ormanlarımı salladığında, yel yüzümü yalar gibi, güneşe yüzümü yeniden döneceğim. Gençliğinin gözesindeki bal çiçeklerini, sevdana vurulduğum yerlere ek dilersen. İçimin yangınlarını görürsen küçüğüm, çiçekli bahçemin havuzunda salınan kuğulara bir avuç yem at. Zeytin gözlerinin masum yuvalarından içime düşen bir çigan müziği olsun istersen dinlediğim. Sen de değmeden geçersen yüreğime, vurulduğum dağlardan öfkeyle kalkar, kınalı saçlarından bir kement yapar, asarım kendimi yıldızsız bir gecede.


alıntıdır




Sabahlari Okullarda , Akşamları Stadlarda

Hodri-89-Meydan

ShêkiL Çevrimiçi   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 19:32.


Powered by vBulletin Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

Hosting Hizmetleri TOPlist Forums Directory
lida

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210