İnsan hiç yaşamadığı birşeyi özler mi?
Tatmadığı bir duyguyu özler mi? Gözleri kapalıyken kurduğu hayallerden yaşantıları özler mi?
Geceleri yattığında saçını okşayan birinin kollarında uyumayı, yatarken o tarafa bu tarafa döndüğünde yanında bir beden olduğunu hissetmeyi, sabah uyandığında yanında bir nefesin olduğunu bilmeyi insan hiç yaşamasa da özler mi?
Bütün bir gün çalışıp yorulmayı ve eve geldiğinde seni izleyen bir çift gözün, ufacık bir öpücüğün, sıcacık bir dokunuşun bütün yorgunluğunu almasını insan hiç tatmasa da özler mi?
Yılbaşı gecesinde, sevgililer gününde sevgi dolu sözcükleriyle, tutku dolu dokunuşlarıyla, ateşini sönündürürcesine seni senden alırcasına öpüşmelerle bir geceyi devirmeyi insan hiç yaşamasada özler mi? Sabah gecenin yorgunluğunun verdiği mutlulukla uyanmayı insan hiç yaşamasada özler mi?
Elini sıkıca tutup hastalıkla ve sağlıkta, iyi günde ve kötü günde ölene kadar yanında olacağına dair söz vermeyi insan özler mi?
Eğer onu cok seviyorsan, varlığı dünyalara bedel ise insan onunla olacak olan yaşanacak olan iyi kötü herşeyi özler..
Gercekten özler mi?