Yorumla.Net  


Geri Git   Yorumla.Net > Yaşam & İnsan > Aşk ve Sevgi

Aşk ve Sevgi Aşk ve Sevgi Hakkında Her şey Şiirler Hikayeler...

Yorumla.Net Forum'a Hoşgeldiniz

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !


Yeni Konu Gönder  Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 02-22-2008, 08:11   #1 (permalink)
Üye Bilgileri
Banned
 
Giriş: Apr 2007
Şehir : Kocaeli
Yaş: 24
Mesaj: 11,118
Rep Gücü: 0
Rep Puanı : 166623
Rep Seviyesi: KoJiRo RepstarKoJiRo RepstarKoJiRo RepstarKoJiRo RepstarKoJiRo RepstarKoJiRo RepstarKoJiRo RepstarKoJiRo RepstarKoJiRo RepstarKoJiRo RepstarKoJiRo Repstar
KoJiRo kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Kalp BiriLeri Sesini Açsın Dünyanın




dokunduğum her ışık,
göğüs göğüs kan
çek cesedimden ellerini,
ey tufanları yumruklayan!
Azrail'im işkilleniyor



Duvarlarımda yasak gösteriler yapan mısralarla birlikte uygunsuz adımlarla okunduğumu saklayan gölgeler parıltısı ve özgür yansımalar raksının “çok çocuklu” ailesi olan odamda bir sağırın serzenişidir; birileri sesini açsın şu dünyanın…



Manasını suskusunda biriktiren sevgili/siz yokluğum! Bitkinliğimde demlenen aşırı yaşamsallıktan nasipsiz , belki de biraz, ama yok yok salt karanlık, yakalanmasına tek prensin bile gönderilmediği bir Anka’nın paslanmış kanatlarında uykusu kaçan üzgün bir dilek, esarete alışkın bir güvercinin ağzında gevişe oturan vefa saçmalıkları, dudakları büzülmüş çöllerden yalın ayak serapların varlığımsı aleme aldatıldıklarını bile bile şevklenmesi, yaşlardan aşınan simaya sahip bir annenin çıplak elleriyle mezarındaki karları temizledikten sonra oğlunun üşümeyeceğini düşünmesinin yürek sancıtan ağrıları kıvamında hüzün, her şeyin ölçüsünü yankısıyla alan bir dağın çığlıklarımın çarpıntısında şaşkınlığı ve ardında sarkan sesleri toplama telaşı, bir şairin aklına gelen mısrasını ellerinden kaçırınca kalemini kemirmeye durması… yokluğumun sevgilisi, susuzluğum!



Sen Züleyha’nın hep ilk hali! Bilmezsin Her gece tek ölüm hakkı verildi de birden fazla intiharlarla aldattım duygularımı Eşelediğin toprakların birilerinin çatısı olabileceğini yalan dolusu iç ceplerin mora çalan dudaklarından okumadın mı ki, görünmez çitlerle ayrılmışçasına unutturdun kirpiklerime oturup kalkmayı Yanığımın çığırtkan müezzini…



Aşkın çerağı, hırsın çatlak dallarına alev alev konunca;

Aynın kökten aynı “gök”e inlenilen tüm yakarışlar, iri ve kokusuz yabani çiçek yapraklarının tılsımlı kurusuna üfürüldüğünde tutuşacak olan aşk salgınına müptela düşlerimin, dumanına yakalanacak soluğun, damarlarında yavaş yavaş bir isyan olacak sana, ömrün uzunluğunca Ayaklarına inecek suları karalaştıracak mırıltılarım, fırtınalar koparacak her yudumunda Sözüm bir suya geçer benim Her kaşıkta içini zelzeleye vereceğim



Korsan denizcilerin sarhoşça tekmeleri altında yuvarlanan boş fıçılara dönen, ürkek, şaşı sözlerle kekeme bakan, fısıltısızlığında ellerimi neresinde saklayacağımı bilmediğim anlarımı; gün gelecek göz bebeklerine eriteceğim, bizim kaderimiz diye bellemediğimiz zihin kıpraşmalarının ırmak katliamlarında… Ve denizlerin kavrulmuş bir halde su dilenecekler gözlerimden



Aşk şefkat ayarında; sarıp sarmalamak istiyorum dokununca dağıttığın renklerimin beraberinde parmaklarını…



Topladım tüm içimi, içsizliğe, hiçliğin ketumluğuna, kovduğun yerden kovmadığın yerlerime, muhacir bir bensizlikle, tökezleye tökezleye, ölümdaş olduğum yanlarımın tabutları altında tınısız, mecruh gülücüklerin taşınmasına zoraki izinli, her yıl üç yüz altmış dört gece dolusu gözyaşı ile vergilenmiş, yola değil, geri iadeli yol aramaya koyuldum kırık kemik torbası olan bedenimle



Yine de öksüz sokaklara süt emdiren caddeler gibi, tanlarının altında ağzım açık bekleyeceğim Yaşayamayacak, havanın azotuna katlanamayacak kadar anlaşılmazdı, kelebeksi renklerindeki çırpınışlar Çaresiz misin? Islanınca yalnızlıktan ben gibi, güneşe as gözlerini Süreyya’ya bakakaldığın, yıldız yıldız dağıldığın zamanlarda bil ki; sensin çarpıp duran hala, gölgelerde hayat arayan tüm suskularıma



Aşk kendi sultanlığında;

Birileri diyorum, sesini açsın şu dünyanın

ALıNTı


Bu mesaj en son " 02-22-2008 " tarihinde saat 08:52 itibariyle KoJiRo tarafından düzenlenmiştir....
KoJiRo Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Sponsored Links
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 23:18.


Powered by vBulletin Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

Hosting Hizmetleri TOPlist Forums Directory