![]() |
|
|
|||||||
| Aşk ve Sevgi Aşk ve Sevgi Hakkında Her şey Şiirler Hikayeler... |
|
|
|
|
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
ve simdi... bir konaklayıp bir göçen göçebe takvimlerin çadırı mıdır yüreğine kurulan... boynu bükük başaklar ağladı düsümde yağmurunu arandı, ben ağlayamadım... bozkır yalnızlıkları yasatan bu günler Avestadan mı miras bana? yürürken adımlarımın dolasması düşmemek için karo taşlarını hiza almasi o günden beri... sen içime girdigin günden beri... yalancı bir bahar serilmis eteklerine Ankara’ nın bu gün en görkemli dallarını uzatmıs ... görememişim içimdeki uğultunun nabzı bileklerimi burkan yalnızlık geçmisin cam kırıkları göz bebeklerimde görememisim... dip not: AKLIMDASIN!... bir kuş kanatlarını suya değdiriyor Abdi İpekçi parkının mavi boyalı havuzunda aklımdasın... yorgunluğum bir bankta ıslansın o küçük kuşlar bile farkında sahteliğin! ama aldırmadan degdirip kanatlarını uçuyorlar gökbulutlara.. gözlüklerim olsaydi simdi pembe.. çocukken takmalara kıyamadığım Gençlik Parkında şans oyununda kazandığım ve çerçevesini, boyası dökülene dek altın sandığım gözlüklerim olsaydı.. daha bir güzel görünürdü bu hızla kirlenen gökyüzü... adın... yüzün... gecenin siyahına çekilen bir çarsaf gibi aklımda sevgili... şöyle bir haykırsam bu kısık ses açılır belki ama korkarım.. haykırmamla lime lime olup çarsaf yırtılır sanki. ’ her seyi bilmek ne kadar da kötü..’ demiştin bir seferinde. günlerce bu cümlede konakladı zihnimdeki kervan bir bilsen bu cümlede ne çaresizlikler saklı benim harita tutmaz çizgilerim nereye çıkıyor bilmiyorum. bu karmasık günler yumagı hangi çarmıhta çözülür bilmiyorum.. yürüyorum.. bu insan seli.. eziyor kanatlarımın en ezik yerlerini.. içimde ki anlatı : ağır bir kapta kaynayan suyun taşıp kuracağım tüm heceleri yakmasi gibi... yanımda olmanı ne cok dilerdim.. ve kaç sabaha sensiz açtım gözlerimi her seferinde günaydın! günün aydın olsun dedim.. eminim duymussundur.. ve kaç kez dokundum, bir sis duvarının ardında beliren yüzüne kaç kez ağladım huysuzluğumdan... yalnızlığı kıramamaktan.. eminim duymussundur.. duymadıgın bir tek sey var artık, bu benim hep korunaklı görünen bedenim ağlayarak çıkacağını sandığım cam kırıkları... acıtıyor artık hasretin parmak uçlarını! tutunacak tek bir dal dahi kalmadı bizlere.. en iyi sen biliyorsun.. o yüzden ki gözlerindeki sisi yüreğindeki nemi silmeni ne cok istedim.. çünkü ben beceremedim! yanımda olmanı ne cok dilerdim döndüğümde eve seni bulmak isterdim. seni aramaktan karmakarışık olan çekmecelerimi düzenlerdim.. gece sarkılarını dinler çizdigim resimlere güler karmakarışık ettigim elbise dolabıma gülümserdin. ayakkabılıkta bile bir siir kitabı bulabilirdin.. ve her siir kitabında bir otobüs bileti.. bulanıklaştığında renkler, kollarında saklanmak isterdim.. iste o zaman yasamak bu olmalı deyip çocukluğumda kalan yüzüme gülümserdim.. alıp elindeki can çekişen gözlüğü boyası dökülen çerçevesinden öperdim.. suyun gizemini ögrendim.. rüyalarımdaçııÖÖçşİçimdeki Mülteciye Mektuplar Kaybettiğim FIRAT’ a.. ve Ulucanlarda ve Diyarbakırda yakınlarını kaybeden tüm gözü yaslı annelere ithafen.. ve simdi... bir konaklayıp bir göçen göçebe takvimlerin çadırı mıdır yüreğine kurulan... boynu bükük başaklar ağladı düsümde yağmurunu arandı, ben ağlayamadım... bozkır yalnızlıkları yasatan bu günler Avestadan mı miras bana? yürürken adımlarımın dolasması düşmemek için karo taşlarını hiza almasi o günden beri... sen içime girdigin günden beri... yalancı bir bahar serilmis eteklerine Ankara’ nın bu gün en görkemli dallarını uzatmıs ... görememişim içimdeki uğultunun nabzı bileklerimi burkan yalnızlık geçmisin cam kırıkları gözbebeklerimde görememisim... dip not: AKLIMDASIN!... bir kuş kanatlarını suya değdiriyor Abdi İpekçi parkının mavi boyalı havuzunda aklımdasın... yorgunluğum bir bankta ıslansın o küçük kuşlar bile farkında sahteliğin! ama aldırmadan degdirip kanatlarını uçuyorlar gökbulutlara.. gözlüklerim olsaydi simdi pembe.. çocukken takmalara kıyamadığım Gençlik Parkında şans oyununda kazandığım ve çerçevesini, boyası dökülene dek altın sandığım gözlüklerim olsaydı.. daha bir güzel görünürdü bu hızla kirlenen gökyüzü... adın... yüzün... gecenin siyahına çekilen bir çarsaf gibi aklımda sevgili... şöyle bir haykırsam bu kısık ses açılır belki ama korkarım.. haykırmamla lime lime olup çarsaf yırtılır sanki. ’ her seyi bilmek ne kadar da kötü..’ demiştin bir seferinde. günlerce bu cümlede konakladı zihnimdeki kervan bir bilsen bu cümlede ne çaresizlikler saklı benim harita tutmaz çizgilerim nereye çıkıyor bilmiyorum. bu karmasık günler yumagı hangi çarmıhta çözülür bilmiyorum.. yürüyorum.. bu insan seli.. eziyor kanatlarımın en ezik yerlerini.. içimde ki anlatı : ağır bir kapta kaynayan suyun taşıp kuracağım tüm heceleri yakmasi gibi... yanımda olmanı ne cok dilerdim.. ve kaç sabaha sensiz açtım gözlerimi her seferinde günaydın! günün aydın olsun dedim.. eminim duymussundur.. ve kaç kez dokundum, bir sis duvarının ardında beliren yüzüne kaç kez ağladım huysuzluğumdan... yalnızlığı kıramamaktan.. eminim duymussundur.. duymadıgın bir tek sey var artık, bu benim hep korunaklı görünen bedenim ağlayarak çıkacağını sandığım cam kırıkları... acıtıyor artık hasretin parmak uçlarını! tutunacak tek bir dal dahi kalmadı bizlere.. en iyi sen biliyorsun.. o yüzden ki gözlerindeki sisi yüreğindeki nemi silmeni ne cok istedim.. çünkü ben beceremedim! yanımda olmanı ne cok dilerdim döndüğümde eve seni bulmak isterdim. seni aramaktan karmakarışık olan çekmecelerimi düzenlerdim.. gece sarkılarını dinler çizdigim resimlere güler karmakarışık ettigim elbise dolabıma gülümserdin. ayakkabılıkta bile bir siir kitabı bulabilirdin.. ve her siir kitabında bir otobüs bileti.. bulanıklaştığında renkler, kollarında saklanmak isterdim.. iste o zaman yasamak bu olmalı deyip çocukluğumda kalan yüzüme gülümserdim.. alıp elindeki can çekişen gözlüğü boyası dökülen çerçevesinden öperdim.. suyun gizemini ögrendim.. rüyalarımda çöl iklimlerin kumlara gömdüğü günlerden beri yalvaç olsun yazgı yakarsın varolan herseye bir bedevi gibi döne -yakara ’sana kavusmak ilmindeyiz bütün fasıllar’ alıntıdır Sabahlari Okullarda , Akşamları Stadlarda Hodri-89-Meydan |
|
|
|
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|