Yorumla.Net  


Geri Git   Yorumla.Net > Yaşam & İnsan > Aşk ve Sevgi

Aşk ve Sevgi Aşk ve Sevgi Hakkında Her şey Şiirler Hikayeler...

Yorumla.Net Forum'a Hoşgeldiniz

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !


Yeni Konu Gönder  Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 02-15-2008, 10:05   #1 (permalink)
Üye Bilgileri
Usta
 
ShêkiL kullanıcısının avatarı
 
Giriş: May 2007
Şehir : Kocaeli
Yaş: 16
Mesaj: 32,134
Blog Başlıkları: 11
Rep Gücü: 3168
Rep Puanı : 313458
Rep Seviyesi: ShêkiL RepstarShêkiL RepstarShêkiL RepstarShêkiL RepstarShêkiL RepstarShêkiL RepstarShêkiL RepstarShêkiL RepstarShêkiL RepstarShêkiL RepstarShêkiL Repstar
ShêkiL kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Varsayılan Ruyalarimda




ve simdi...
bir konaklayıp bir göçen
göçebe takvimlerin çadırı mıdır yüreğine kurulan...
boynu bükük başaklar ağladı düsümde
yağmurunu arandı, ben ağlayamadım...
bozkır yalnızlıkları yasatan bu günler
Avestadan mı miras bana?
yürürken adımlarımın dolasması
düşmemek için karo taşlarını hiza almasi
o günden beri...
sen
içime girdigin günden beri...

yalancı bir bahar serilmis eteklerine Ankara’ nın bu gün
en görkemli dallarını uzatmıs
... görememişim
içimdeki uğultunun nabzı
bileklerimi burkan yalnızlık
geçmisin cam kırıkları göz bebeklerimde
görememisim...
dip not: AKLIMDASIN!...
bir kuş kanatlarını suya değdiriyor
Abdi İpekçi parkının
mavi boyalı havuzunda
aklımdasın...
yorgunluğum bir bankta ıslansın
o küçük kuşlar bile farkında sahteliğin!
ama aldırmadan degdirip kanatlarını
uçuyorlar gökbulutlara..
gözlüklerim olsaydi simdi pembe..
çocukken takmalara kıyamadığım
Gençlik Parkında şans oyununda kazandığım
ve çerçevesini,
boyası dökülene dek altın sandığım gözlüklerim olsaydı..
daha bir güzel görünürdü
bu hızla kirlenen gökyüzü...

adın... yüzün...
gecenin siyahına çekilen bir çarsaf gibi aklımda sevgili...
şöyle bir haykırsam
bu kısık ses açılır belki
ama korkarım..
haykırmamla
lime lime olup çarsaf yırtılır sanki.
’ her seyi bilmek ne kadar da kötü..’
demiştin bir seferinde.
günlerce bu cümlede konakladı
zihnimdeki kervan
bir bilsen bu cümlede ne çaresizlikler saklı
benim harita tutmaz çizgilerim
nereye çıkıyor bilmiyorum.
bu karmasık günler yumagı
hangi çarmıhta çözülür bilmiyorum..

yürüyorum..
bu insan seli..
eziyor kanatlarımın en ezik yerlerini..
içimde ki anlatı :
ağır bir kapta kaynayan suyun
taşıp
kuracağım tüm heceleri yakmasi gibi...
yanımda olmanı ne cok dilerdim..

ve kaç sabaha sensiz açtım gözlerimi
her seferinde günaydın!
günün aydın olsun dedim..
eminim duymussundur..
ve kaç kez dokundum,
bir sis duvarının ardında beliren yüzüne
kaç kez ağladım huysuzluğumdan...
yalnızlığı kıramamaktan..
eminim duymussundur..
duymadıgın bir tek sey var artık,
bu benim hep korunaklı görünen bedenim
ağlayarak çıkacağını sandığım cam kırıkları...
acıtıyor artık hasretin parmak uçlarını!

tutunacak tek bir dal dahi kalmadı bizlere..
en iyi sen biliyorsun..
o yüzden ki
gözlerindeki sisi
yüreğindeki nemi
silmeni ne cok istedim..
çünkü ben beceremedim!

yanımda olmanı ne cok dilerdim
döndüğümde eve seni bulmak isterdim.
seni aramaktan karmakarışık olan çekmecelerimi düzenlerdim..
gece sarkılarını dinler
çizdigim resimlere güler
karmakarışık ettigim elbise dolabıma gülümserdin.
ayakkabılıkta bile bir siir kitabı bulabilirdin..
ve her siir kitabında bir otobüs bileti..
bulanıklaştığında renkler,
kollarında saklanmak isterdim..
iste o zaman
yasamak bu olmalı deyip
çocukluğumda kalan yüzüme gülümserdim..
alıp elindeki can çekişen gözlüğü
boyası dökülen çerçevesinden öperdim..

suyun gizemini ögrendim..
rüyalarımdaçııÖÖçşİçimdeki Mülteciye Mektuplar


Kaybettiğim FIRAT’ a..
ve Ulucanlarda ve Diyarbakırda
yakınlarını kaybeden tüm gözü yaslı annelere ithafen..



ve simdi...
bir konaklayıp bir göçen
göçebe takvimlerin çadırı mıdır yüreğine kurulan...
boynu bükük başaklar ağladı düsümde
yağmurunu arandı, ben ağlayamadım...
bozkır yalnızlıkları yasatan bu günler
Avestadan mı miras bana?
yürürken adımlarımın dolasması
düşmemek için karo taşlarını hiza almasi
o günden beri...
sen
içime girdigin günden beri...

yalancı bir bahar serilmis eteklerine Ankara’ nın bu gün
en görkemli dallarını uzatmıs
... görememişim
içimdeki uğultunun nabzı
bileklerimi burkan yalnızlık
geçmisin cam kırıkları gözbebeklerimde
görememisim...
dip not: AKLIMDASIN!...
bir kuş kanatlarını suya değdiriyor
Abdi İpekçi parkının
mavi boyalı havuzunda
aklımdasın...
yorgunluğum bir bankta ıslansın
o küçük kuşlar bile farkında sahteliğin!
ama aldırmadan degdirip kanatlarını
uçuyorlar gökbulutlara..
gözlüklerim olsaydi simdi pembe..
çocukken takmalara kıyamadığım
Gençlik Parkında şans oyununda kazandığım
ve çerçevesini,
boyası dökülene dek altın sandığım gözlüklerim olsaydı..
daha bir güzel görünürdü
bu hızla kirlenen gökyüzü...

adın... yüzün...
gecenin siyahına çekilen bir çarsaf gibi aklımda sevgili...
şöyle bir haykırsam
bu kısık ses açılır belki
ama korkarım..
haykırmamla
lime lime olup çarsaf yırtılır sanki.
’ her seyi bilmek ne kadar da kötü..’
demiştin bir seferinde.
günlerce bu cümlede konakladı
zihnimdeki kervan
bir bilsen bu cümlede ne çaresizlikler saklı
benim harita tutmaz çizgilerim
nereye çıkıyor bilmiyorum.
bu karmasık günler yumagı
hangi çarmıhta çözülür bilmiyorum..

yürüyorum..
bu insan seli..
eziyor kanatlarımın en ezik yerlerini..
içimde ki anlatı :
ağır bir kapta kaynayan suyun
taşıp
kuracağım tüm heceleri yakmasi gibi...
yanımda olmanı ne cok dilerdim..

ve kaç sabaha sensiz açtım gözlerimi
her seferinde günaydın!
günün aydın olsun dedim..
eminim duymussundur..
ve kaç kez dokundum,
bir sis duvarının ardında beliren yüzüne
kaç kez ağladım huysuzluğumdan...
yalnızlığı kıramamaktan..
eminim duymussundur..
duymadıgın bir tek sey var artık,
bu benim hep korunaklı görünen bedenim
ağlayarak çıkacağını sandığım cam kırıkları...
acıtıyor artık hasretin parmak uçlarını!

tutunacak tek bir dal dahi kalmadı bizlere..
en iyi sen biliyorsun..
o yüzden ki
gözlerindeki sisi
yüreğindeki nemi
silmeni ne cok istedim..
çünkü ben beceremedim!

yanımda olmanı ne cok dilerdim
döndüğümde eve seni bulmak isterdim.
seni aramaktan karmakarışık olan çekmecelerimi düzenlerdim..
gece sarkılarını dinler
çizdigim resimlere güler
karmakarışık ettigim elbise dolabıma gülümserdin.
ayakkabılıkta bile bir siir kitabı bulabilirdin..
ve her siir kitabında bir otobüs bileti..
bulanıklaştığında renkler,
kollarında saklanmak isterdim..
iste o zaman
yasamak bu olmalı deyip
çocukluğumda kalan yüzüme gülümserdim..
alıp elindeki can çekişen gözlüğü
boyası dökülen çerçevesinden öperdim..

suyun gizemini ögrendim..
rüyalarımda
çöl iklimlerin kumlara gömdüğü günlerden beri
yalvaç olsun yazgı
yakarsın varolan herseye
bir bedevi gibi döne -yakara
’sana kavusmak ilmindeyiz bütün fasıllar’

alıntıdır




Sabahlari Okullarda , Akşamları Stadlarda

Hodri-89-Meydan

ShêkiL Çevrimiçi   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 18:54.


Powered by vBulletin Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

Hosting Hizmetleri TOPlist Forums Directory
lida

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210