Hiç dönmeyecek misin
Sevdiğim…Hiç dönmeyecek misin?
……………………….
“Seni sensiz de yaşarım.” diyen şaire kızgınım sevgili! Bu şair gerçekten âşık mıydı ki? Nasıl yaşardım seni sensiz? Nasıl dayanırdım, her gece içimi çizerek odama dolan hayaline? Islak ve yorgun bir sabaha uyandığımda, yanımda olmayışına nasıl katlanırdım? Ayların adını “sen” koymuşken, seni bana getirmiyor diye zamana gücenmişken seni sensiz nasıl yaşardım?
…………………………
Beslediğim tüm duyguların masum bir öpüşmenin ıslaklığıyla sana akışına, kurumuş yüreğime su serper gibi türküler okuyuşuna , gözlerinin “Sevme beni!” der gibi bakışına bile hasretim!
Ben seni nasıl sevdim bilir misin? Gözlerim, yanağının kenarındaki çukura oturduğunda, bir mavzerin namlusu dayanırdı kalbimin ortasına… Bir gülümseme, usulca sokulduğunda dudağının kenarına; bedenim düşerdi yangınlara…
Saçlarının ucuna parmaklarımı bırakırdım gizlice… Bin haz alırdım, alnını okşamak arzusuyla yüzüne döküldüklerinde…
…………………..
Gittiğinden beri, sana şiirler yazarım hastalıklı imgelerimin ardına sığınarak… Hırpalarım seni anlatamayan sözcükleri… Eziyet ederim harflere…Bir gün soğuk mezar taşıma konacaklarını bile bile….
Nasıl anlatabilirim ki, sırtına yıldızları yüklenip gidişini? Bilmeyeceksin asla değil mi, giderken bastığın her yere zulüm ektiğini? Sevdiğim…Hiç dönmeyeceksin değil mi?
……………………
Yeni kahırlar ısmarlıyorum şiirlerime… Gelmeyeceksin diye…Aşkımı haykırıyorum, yaslanıp da keder menşeli dizelerime… Belki de bir çingene çığlığı kadar çirkindir sesim…Bilir misin çok korkuyorum, bir gün seni anlatırken kesilecek diye nefesim…
…………………
alıntıdır
|