Yorumla.Net  

www.filmindireyim.com

Geri Git   Yorumla.Net > Yaşam & İnsan > Aşk ve Sevgi

Aşk ve Sevgi Aşk ve Sevgi Hakkında Her şey Şiirler Hikayeler...

Yorumla.Net Forum'a Hoşgeldiniz

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !


Yeni Konu Gönder  Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 12-06-2007, 01:42 PM   #1 (permalink)
Üye Bilgileri
Yorumla.net
 
Gül_hilal kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jul 2006
Şehir : İzmir
Mesaj: 24,596
Konuları: 5289
Thanks: 1,130
Toplam 2,680 Konusuna 6,086 Teşekkür Edilmiştir
Rep Gücü: 5385
Rep Puanı : 535995
Rep Seviyesi: Gül_hilal RepstarGül_hilal RepstarGül_hilal RepstarGül_hilal RepstarGül_hilal RepstarGül_hilal RepstarGül_hilal RepstarGül_hilal RepstarGül_hilal RepstarGül_hilal RepstarGül_hilal Repstar
Post Ağlamak







Geceler uzayıp gider, sabah oluvermez. Saatler yıl olur, yıllar asır ve zaman donuverir.

Uyku da girmez bir türlü göz bebeklerine, alabildiğine geniş bilinen gökyüzü de daraldıkça daralır. Ve gönül sadece hüzün şarkılarına bırakır kendini.

İnsan bu kasvetli zaman dağarcığında sadece ve sadece hüznü yudumlamak ister. Çünkü; hızla koşuşturan notalardan oluşan neşeli şarkılara eşlik edecek güç yoktur artık dizlerde.

Kim bilir bu satırlar okunurken bile etrafta kaç gönül öylesine kanıyor, kim bilir kaç göz böylesine ağlamaktan kör oluyor?

Ağlamak, hıçkıra hıçkıra ağlamak....

Ağlamak bazıları için rahatlamanın vazgeçilmez, belki de tek adresi. Kimileri duygulandığında, kimileri üzüldüğünde, kimileri gamdan, kimileri sevinçten, kimileri ise ayrılık acısından ağlar...

Duygularına söz geçiremeyen bazısı uluorta ağlarken, bazısı kimsenin önünde ağlamayacak kadar duygularına gem vurmayı öğrenmiştir. Duygulara gem vurmak, belki de Ferhat’ın dağları delmesinden çok daha müşkülatlıdır. Ama hayat insana bu alışkanlığı kazandıracak kadar çetin ve bir o kadar gaddar!

Bu alışkanlığı edinenler; sevindiklerinde kahkaha yerine tebessümle yetinirler, kahredici bir hadise karşısında ise acıyı yüreklerine gömerler. Tabiri caiz midir bilinmez ama, bu tip insanların gönül dünyası tıpkı bir mezar gibidir. Kimse çarkların orada ne şekilde işlediğini tam olarak kestiremez.

Ayrılık adamı vurur

“Ayrılık ayrılık aman ayrılık, her bir dertten âla yaman ayrılık...” diye dilden dile dolaşan o meşhur şarkının sözleri, insanı kasıp kavuran ayrılığı anlatan bir serzeniştir sanki.

Birçok kişiye göre huzur kaynağı olan “ağlama limanına” en fazla yanaşanlar çoğu kez ayrılığı çekenler olur. Ayrılığın sızıdan sakınmak için, ipeksi kalbini lahuti rüzgarlara bırakanlar genellikle kendilerini bu limana, yani “ağlama limanına” bırakırlar. Bu rıhtıma demir attıktan sonra bütün ıstıraplar yerini, beyaz incileri temsil eden gözyaşlarına bırakır.

Ayrılığın dışında bizleri ağlatacak cinsten olaylar günümüzde o kadar fazla yaşanmaya başlandı ki; insan bu olaylar karşısında ağlayıp içini dökmediği taktirde, bir volkan misali sıkışan gönül dünyasının patlamaması mümkün değil.

Dolayısıyla bazen hıçkıra hıçkıra dağlara meydan okurcasına, bazen de “çocuksu” bir masumiyetle kuytu bir köşede sessizce hüznü gözyaşları ile tedavi etmek aslında fena fikir değil. En azından şöyle düşünün; hiç kimsenin kalbini kırmadan rahatlamış oluyorsunuz.

Sevinçten veyahut tasadan mutlaka her birimiz göz yaşı dökmüşüzdür ve dökeceğiz de. Ancak bu tür nedenler dışında bir de insanın yanlışlarına, yanılgılarına pişman olup ağlaması yok mu!

İşte bu nedenle dökülen gözyaşları hıçkıra hıçkıra olmalı...



"PaPaTyAm"
(kankim) YOSHİMATO
Gül_hilal Çevrimdışı  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla
Tags:



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları



Saat 07:52 AM.


Powered by vBulletin Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

Forums Directory
eXTReMe Tracker Hosting Hizmetleri TOPlist