![]() |
|
|
|||||||
| Aşk ve Sevgi Aşk ve Sevgi Hakkında Her şey Şiirler Hikayeler... |
|
|
|
|
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
ben ne son gidenim
ne de ilk ben ne son yolculuğum ne de ilk bırak uçumlardan ölümler yazmayı kalk yığıldığın bulutlardan doğrul seviyorsan beni unut... ben son masalın değilim son katilin değilim senin bırak karanlıklarda güneşi aramayı içten içe azdırma dalgalarını bu gece yalnızlığını tadında bırak doğrul düşünme yüreğindeki kırıklıklarını içinden heyecanlı bir dilek tut (benim olmayan) sarıl sımsıkı sarıl papatyayı kokla ellerimden tut beni eğer seviyorsan ne olur unut... yoksa canını acıtacak bu yağmur yoksa canım acıyacak canının yangınında... ![]() nice aşklar yitip gitti yüreğimden tutamadım... tutulabilecek kadar büyütemedim... güneşimi çaldılar... büyüyemedi... büyütemedim... oysa o kadar eşsiz renkleri olacaktı ki gıpta edeceklerdi,kıskanacaklardı ama olmadı... gözlerim rengine kavuşamadı... yiten her bir aşk için feda ettiği incilerle bir nefeslik ışıltısıyla bir yıldız gibi kayıp gitti gözlerimden... durduramadım... yüreğimin paslı kapısını tıklatan herkesi yiğit sandım işte o geldi dedim içimden gönül bahçemi yeniden çiçeklerle donatacak olan yiğit sonunda geldi ve bir tohum ektim yüreklerine onlardan habersiz sadece emin olmak istedim, aslolan mı diye peki ne oldu ha ne oldu...? yeşertemediler bile... oysa ektiğim her tohumda aşk vardı gözlerimin rengi ruhumun nefesi saklıydı... ziyan oldu hepsi ve ben parça parça eksildim yarım kaldım ve tamamlanırmıyım ? bilmiyorum... ![]() Kimse görmedi, hangi kapıdan girdiğini... oysa ben, sabahın ilk saatlerinden beri bekliyordum... Kanatlarınla süzülüp geldin, bahçemin kapısının önünde dinlendin... ve sonra, içeri girdin... Tıkırtıya uyanan yalnızlıklar çoktan ölmüşlerdi... O günden beri notlar biriktirdim düşsel demlerimde... tırnağımdan artırdığım yaşam hücreleriyle[/right] kimsesizliği örten çocuklar görmüştüm. Sokağın rüzgar almayan bir köşesine kıvrılmış mışıl mışıl uyuyorlardı. Fotoğraflarını çekmek istedim önce ama sonra onları an içinde dondurmak yerine, hafızamda canlı tutmayı tercih ettim.... ![]() İnsanoğlunun çelişik çıkarları arasında yerimi bulmaya çalıştım... Aslında bende orada, kaldırım taşları üzerinde, açıks sırtından soğuk bir rüzgarın girdiği çocuklardan biriydim... Bir fısıltıyla gözlerimi açtığımda beni gördüm, bana bakarken... Uyuyormuş gibi yaptım, bana bakan "ben" elindeki fotoğraf makinesini önce üzerime doğru çevirdi, sonra vazgeçti... Herkes bir şeyler bildiğini saklıyordu gözlerinde... Bense okumaya çalışıyordum eksik cümlelerde... Şimdi sana rastlayan yanımla konuşuyorum, üzerimi açık bırakan her bez parçasından usulca girdin, burun deliklerimden, ter gözeneklerimden... Aşkla üşüyen çıplak bir neferim bu kaldırımın kenarında... ![]() akreple yelkovanın kandığı zamani aynı döngüselliğinde yaşamı tokatlıyor... Dakika... Saniye... gün...ay...yıl... Peki dolun-Ay....? Gel de beline dola aşkı mı diyor...? Çaresiz bekleyişlerdir aslında gün içinde yaşananlar... Telefon masanın üzerine koyulduğu şekliyle duruyordur, ekrandan kelimeler geçiyordur, parmakların klavyeyi okşuyordur... Fakat özlem, başka dokulardan da oluşur... Sessizliğin örgülenmesi, dokunma hissinin küstah bir şekilde ben burdayım demesi, .........Kimin ve kimsenin olmadığı dar zamanlarında bir kaç harfin kısır direnişi... "özledim..."... ![]() Ben yapamam dahasını.. Bendenim Yorgun.. Kalbim acısını saklayamıyor daha.. Yüregim eziliyor...Benden bu kadar bırak bırak gide(me)yim!!! -Son kez dene, Son kez bak gözlerime... Ve son kez istiyorum Nolur gitme.. Yüregimin sancısı dursun artık bitanem. Nolur sar beni gönderme, gitmeyeyim, kimselere tek laf söyletme... Ağlamasın Yüregin.. Melegim Kara Sevdamsın.. Hatıran Kalsın Gülüşünde.. Aklımda Sen Varsın! Keske Dokunmasaydın Bana Hani O Masal Gözlerin Varya... ![]() alıntı |
|
|
|
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|