Hep hayal ettiğin gibi dönüşsüz bir yoluculuktu bu seferki.Bir kokun kaldı götüremediğin,birde hüzün yüklü bakan resmin duvarda.İçimde çektiğim tütünde de seni hatırlatan bir duman var sanki.
Bu ağır veda kanımı dondurdu...
Hangi gurbet elleri yurt belledi çocuk yüreğin ,hangi yıkılası şehrin gecesinde sabahı bekliyor uykusuz gözlerin??
Hayatını sana bağımlı yaşamak zorunda zorunda olan hastalık bir yürek mi gitmene sebep??Sahi gittigin yerlerde nefes alabiliyormusn??
Ben alamıyorum .Gidişinle soluğum haca da gitti,su da ekmek de gitti....
Hersey seninle gitti,ardınca uğurladım bitün hayatı.
Dön diye yakmıyorum bu agıtları ,zira ölümüm bile çevirmeyece yetmez bilirim seni çıktıgın yollardan.
Gittin sadece,sana makhüm yüreğimi ezip gittin.Ben sana mahkümum,tıpkı bir kürek mahkumu gibi.Senin gözlerinde yaşlanmaya ,senin sözlerinde yıpranmaya ,senin gecende uyuyup,senin gündüzünde uyanmaya,senin ellerinde oksanmaya makümum...
Yada Mecbur...!!
Susuz bırakıp gittin.Oysa ben aşkının okyanuslarında büyütmüştüm yüreğimi,beni sensizliğin sahiline atıp gittin...
Bak kıyıya vuruyorum gidişinle,sensiz sahillerde..