Yorumla.Net  


Geri Git   Yorumla.Net > Yaşam & İnsan > Aşk ve Sevgi

Aşk ve Sevgi Aşk ve Sevgi Hakkında Her şey Şiirler Hikayeler...

Yorumla.Net Forum'a Hoşgeldiniz

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !


Yeni Konu Gönder  Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 07-29-2006, 14:16   #1 (permalink)
Üye Bilgileri
ÇaReLeR ÇaReSİzz...
 
Serseri_Prens kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jul 2006
Şehir : İstanbul
Yaş: 16
Mesaj: 28,153
Blog Başlıkları: 20
Rep Gücü: 3540
Rep Puanı : 350910
Rep Seviyesi: Serseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens Repstar
Serseri_Prens kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Varsayılan Aşk Nedir?!




*Aşk...
*Üç harften oluşan, kısacık bir sözcük dilimizde... Bu denli kısa olup da,
söylendiğinde, okunduğunda ya da duyulduğunda insanın dikkatini çeken,
içinde bir şeyleri kıpırdatan... Bu denli kısa olup da, uğrunda ölünen,
öldürülen, kişiyi yemeden içmeden kesen ya da deli olunan bir durumu anlatan
kaç sözcük vardır ki... Eğer aşk, salt bir sözcük olsaydı; yaşanan bir
gerçekliğe delalet etmeseydi, bu kadar bizi ilgilendiren ve etkili bir
kavram olabilir miydi ki...
Aşk… ?
Yanıtına sığındığımız bir soru daha…


Aşk her toplumda vardır ama yaşanış renkleri farklıdır. Bunların renklerini
birbirinden ayıran ise, bireylerin içerisinde yaşadığı toplumsal, kültürel
koşullar, bireylerin yetişme tarzları ve çocukluk yaşantıları, kişilik
özellikleri, değerleri ve tercihleridir.


Tarihsel ve güncel anlamda, aşkın yüzlerce, binlerce tanımı yapılmıştır ve
gelecekte de yenileri eklenecektir bunlara. Keza yine aşkı konu alan
binlerle ifade edilecek şiirler, öyküler, romanlar yazılmış; oyunlar
sahnelenmiş, türküler yakılmış, şarkılar söylenmiştir. Ressamlar, ellerinde
fırçaları ve paletlerindeki renklerle, tuvale aksettirmeye yeltenmişlerdir
onu.


Aşk, yalnızca sanatın ve edebiyatın farklı alanlarında değil, felsefede de
işlenmiştir. Filozofların bazıları aşk'ı bir varlık olarak ele alıp, "aşk
nedir" sorusunu yanıtlamaya, onun neliğini ortaya koymaya ve belirlemeye
girişmişlerdir. Bunlardan bazıları makaleler yazmış, bazıları daha kapsamlı
çalışmalar yapmıştır. Schopenhauer'in Aşkın Metafiziği, Afşar Timuçin'in
Aşkın Diyalektiği, yine yaklaşık olarak aynı kapsamda değerlendirilebilecek
olan Alain Finkielkraut'un Sevginin Bilgeliği, Herbert Marcuse'un Eros ve
Uygarlık, Erich From'un Sevme Sanatı, bu çalışmalardan bazı örnekler olarak
sayılabilir.


Bunların yanısıra, bilim alanından da, özellikle psikolog ve psikiyatristler
aşk üzerine çalışmalar yapıp eserler ortaya koymuştur.


İster bilimsel, ister sanatsal, isterse felsefi anlamda ele alınsın, aşkı
bir varlık, bir olgu olarak gören ve belirlemeye yönelen her girişimin
temelinde, buna girişen bireyin, kendi öznel, deneyimleri ya da
deneyimsizlikleri; anlamlandırmaları, yanılsamaları, hayalleri; içerisinde
yaşadığı koşullardaki tercihlerini hem kendisi hem de diğerleri nezdinde
meşrulaştırma çabaları vardır. Bu çaba, kendilerinin, yani öznelliklerinin
paranteze alındığı, hatta, sanki hiç yokmuş gibi algılanmasına olanak veren
genelleşen belirleme ve önermelerde bulur ifadesini... Yapılan tanımlarda
daha da belirgindir bu özellik... Bundan dolayı yapılan her genelleme
öznelliği aşma yada gizleme çabasıdır. Çünkü bilinmesini, sorgulanmasını,
alenileşmesini istemez kendi yaşantısının...
Örneğin;
"Aşk şiddettir."
"Aşk tutkudur."
"Aşk iradedir."
"Aşk iradesizliktir."
"Aşk uysallıktır."
"Aşk sahibine yaltaklanmaktır."
"Aşk kediliktir."
"Aşk ihanettir."
"Aşk köpekliktir."
"Aşk sadakattir."

Tanımlarının her birinde gizlenen bireysel yaşantılar ve bunlara dayanan
öznel anlamlandırmalar vardır. Ancak tanımın genelliğinden dolayı, bunları
okuyanlar, bu tanımları verenlerin/yapanların bireyselliğini düşünmez
bile... Oysa bu tanımlar, gerçekliğini esas olarak, tanımı yapanın, adına
"aşk" dediği ilişkide bulur. Daha ötesinde değil... Acaba yaşanan gerçek bir
aşk mıydı? Okuyan bilebilir mi ki bunu...


Aşk'ı varolana aşkın kılmaya çalışmanın anlamı da gereği de yoktur. Aşk
metafizik bir şey olmadığı gibi, herhangi, sıradan denilebilecek bir şey de
değildir.


*Aşk ilişkidir*


Ne var ki her aşk, karşılıklı yaşanan gerçek bir ilişkiye dayanmadığı gibi,
her ilişki de aşk değildir. Adına aşk denilen ilişki, diğer tüm insan
ilişkilerinden farklıdır. Hem öznesi ve özne/nesnesi hem de yaşanışı
açısından...


Aşk ilişkidir' önermesi, "nedir" sorusuna genel bir yanıt olsa da, kendi
başına açıklayıcı değil elbette. Bundan dolayı sorular sormak gerek yükleme.
Aşk nasıl bir ilişkidir? Aşk neden bir ilişkidir? Bu ilişkiyi diğer insan
ilişkilerinden ayırıcı ve ayrıcalıklı kılan nedir? Soruları çoğaltmak mümkün
ama, gerek yok şimdilik...


Aşk, düşünsel, duygusal, bedensel boyutuyla, öznenin özne/nesnesini bütünsel
anlamda fethetme ve onun tarafından fethedilme isteğine dayanan bir
ilişkidir. Öznenin, özne/nesnesiyle buluşamadığı ya da özne/nesnenin
idealleştirildiği yerde, gerçek, yaşanan bir aşk yoktur. Ki "platonik aşk"
denilen ve giderek hastalıklı bir hal alan bu durumda gerçek bir aşktan
değil, saplantılı bir bilinç halinden söz edilebilir yalnızca... Çünkü
ortada ilişki yoktur. İlişkinin olmadığı yerde de aşk...


İnsanın hem en güçlü, hem de en zayıf olduğu ilişkidir aşk... Çünkü
çırılçıplak yaşanır; düşünsel, duygusal ve bedensel boyutuyla... Teklifsiz,
beklentisiz, çıkarsız ve ikircimsiz yaşanır. Ki orada, ne bir gonca gülün
gölgesine yer vardır ne de bir kuş kanadının...


Eğer bunlar, "acaba", "ama", "ancak" gibi sözcüklerle peydah olursa bir
ilişkide, biline ki aşk sırra kadem basmıştır çoktan... Ve onun adı artık
aşktan başka her şey olabilir... Ama asla aşk olamaz.


--
Sefil düşünceler ve küçüklükler arasında kaybolup, hayattaki büyük sırrı
çözemedik, soru da cevapsız ve acımasız kalakaldı: Nasıl yaşadın, neden öyle
yaşadın, neyi yapabilecekken yapmadın, başka bir yol başka bir anlam
arıyordun, yanlış zilleri, yanlış kapıları çaldın, yanlış yollara saptın,
yanlış insanları sevdin, yanlış yataklarda uyudun, yanlış evlerde yaşadın.
Neden hayal ettiklerini, düşündüklerini bu kadar küçümsüyorsun


Serseri_Prens Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-29-2006, 15:49   #2 (permalink)
Üye Bilgileri
Usta
 
PeNeLoPe kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2006
Şehir : Ankara
Yaş: 19
Mesaj: 31,912
Rep Gücü: 1925
Rep Puanı : 189164
Rep Seviyesi: PeNeLoPe RepstarPeNeLoPe RepstarPeNeLoPe RepstarPeNeLoPe RepstarPeNeLoPe RepstarPeNeLoPe RepstarPeNeLoPe RepstarPeNeLoPe RepstarPeNeLoPe RepstarPeNeLoPe RepstarPeNeLoPe Repstar
Varsayılan

saolasın güzeldi..............


.


Minik uykusuzluklar...
Bedene zarardır belki ama ruha ilaç gibi gelirler.
Tam zamanında zihni açar, vicdanı onarır, bastırılmış arzularla hesaplaşılır.



Karqa'M
PeNeLoPe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-29-2006, 15:53   #3 (permalink)
Üye Bilgileri
Banned
 
ReBeL bOy kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jun 2006
Şehir : Bursa
Mesaj: 41,296
Rep Gücü: 0
Rep Puanı : 189885
Rep Seviyesi: ReBeL bOy RepstarReBeL bOy RepstarReBeL bOy RepstarReBeL bOy RepstarReBeL bOy RepstarReBeL bOy RepstarReBeL bOy RepstarReBeL bOy RepstarReBeL bOy RepstarReBeL bOy RepstarReBeL bOy Repstar
Varsayılan

saol emeğine sağlık güseldi

ReBeL bOy Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-29-2006, 16:02   #4 (permalink)
Üye Bilgileri
Üye
 
godzilla kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jul 2006
Mesaj: 50
Rep Gücü: 3
Rep Puanı : 40
Rep Seviyesi: godzilla Yeni Repci
Varsayılan

süperr eline saglikk ;)

godzilla Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-29-2006, 16:28   #5 (permalink)
Üye Bilgileri
ÇaReLeR ÇaReSİzz...
 
Serseri_Prens kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jul 2006
Şehir : İstanbul
Yaş: 16
Mesaj: 28,153
Blog Başlıkları: 20
Rep Gücü: 3540
Rep Puanı : 350910
Rep Seviyesi: Serseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens RepstarSerseri_Prens Repstar
Serseri_Prens kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Varsayılan

sizlerde saolun

Serseri_Prens Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-23-2006, 14:23   #6 (permalink)
Üye Bilgileri
Yorumcu
 
Axis kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Jul 2006
Şehir : Antalya
Mesaj: 3,549
Rep Gücü: 145
Rep Puanı : 13916
Rep Seviyesi: Axis Usta YorumcuAxis Usta YorumcuAxis Usta YorumcuAxis Usta YorumcuAxis Usta YorumcuAxis Usta YorumcuAxis Usta YorumcuAxis Usta YorumcuAxis Usta YorumcuAxis Usta YorumcuAxis Usta Yorumcu
Varsayılan

eLine sağLıq hariqa..


Olgunluk , bambaşka ...

Legends never die , they just sleep so long ...
Axis Çevrimiçi   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıtlar Son Mesaj
Atatürkçülük Nedir? нσggєт M.Kemal Atatürk 4 11-03-2006 17:51
Programlama Dilleri Nedir? YüCCeL Programlama 8 09-13-2006 15:52
Felsefi Söylem Nedir... Uzaklar Felsefe 0 07-27-2006 14:10
Dİnİ Terİmler Ve Anlamlari wodoo Din ve İslamiyet 0 07-17-2006 21:34
İslam Ansiklopedisi ReBeL bOy Din ve İslamiyet 13 07-07-2006 17:50


Saat 18:27.


Powered by vBulletin Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

Hosting Hizmetleri TOPlist Forums Directory
lida

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210