![]() |
|
|
|||||||
|
|
|
|
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Görünüm Modları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Kalbinizin varlığını hissetmediğiniz zamanlar olur mu?
Oradan gelen tek duyum: Sessizlik. O artık Sadece nötr. Artı değil: Öyle deli deli çarpmıyor elini ayağını dolaştırmak için türlü oyunlarını, süprizlerini bir yana bırakmış. Kendi işine bakıyor... Eksi değil: Küskün, kırgın, adeta durgun hiç değil... Kendi halinde işte,. O da diğer organların gibi, işlevini yerine getiriyor. Her gün litrelerce kanı pompalayıp, devri daimini sağlıyor. Böyle bir hal, böyle bir durum, böyle bir süreç geçirdiniz mi hiç? Sanki biraz depresife miAşk m yakın? Değil aslında... Yada kendi kabuğuna mı çekilmiş? O da değil Ama yorgun... Hatta biraz da bezgin... Epeyce de hevesini kaybetmiş... Yada toplamın da yaşanan şu oluyor bu durumda: Üşengeçlik Şimdiler o :Elini eteğini aşktan meşkten çekmiş; isteksiz değil ama hevessiz. Korkak değil ama, cesaret onun için gereksiz. İlk başta istenmeden verilen sözler, alacalı paketler içinde sunulan hoş vaadler, ardından gelsin kaçışlar, kovalamacalar, hep o eski bildik oyunlar... işte tüm bunlar için fazlasıyla isteksiz ve bezginim... “Aşk üç harfli bir bilmece” demiştim aylar, hatta yıllar önce. Sanırım ben bu bilmeceyi çözdüm. Hatta çözmek bir yana: Bir defa çözdükten sonra, tekrarına gerek var mı diye sorarar oldum? Bundan böyle aşk adına; yeni sorular ve yeni yeni cevap kombinasyonları, bir o kadara da (yanısıra ister istemez gelen) onlarca paranoya benzeri olasılık ve varyasyon hesapları çok gereksiz... Hepsi birbirine benziyor. Bir başlangıç ve bir son kesinken, aradakiler için bunca emek, bunca heves, bunca bile bile lades niye? Ee o halde: Aşkmı? Kalsın koy bir köşeye... KeLimeLere anLam yükLemekten Vazgeçtim..... AnLatasımm yok....AnLAyasımm yokkk..!!!! ÖyLesine İşte...!!!
|
|
|
|
|
| The Following 5 Users Say Thank You to yüzsüzyüreq For This Useful Post: | By_SuHuTLu (01-30-2008), fenerlicadii (09-10-2008), gishem (09-05-2008), Laina (09-04-2008), poem34 (01-30-2008) |
|
|
#3 (permalink) |
|
Kalbininizin varlığını hissetmediğiniz zamanlar olur mu?
Oradan gelen tek duyum: Sessizlik. O artık Sadece nötr. Artı değil: Öyle deli deli çarpmıyor elini ayağını dolaştırmak için türlü oyunlarını, süprizlerini bir yana bırakmış. Kendi işine bakıyor... Eksi değil: Küskün, kırgın, adeta durgun hiç değil... Kendi halinde işte,. O da diğer organların gibi, işlevini yerine getiriyor. Her gün litrelerce kanı pompalayıp, devri daimini sağlıyor. Böyle bir hal, böyle bir durum, böyle bir süreç geçirdiniz mi hiç? Sanki biraz depresife miAşk m yakın? Değil aslında... Yada kendi kabuğuna mı çekilmiş? O da değil Ama yorgun... Hatta biraz da bezgin... Epeyce de hevesini kaybetmiş... Yada toplamın da yaşanan şu oluyor bu durumda: Üşengeçlik Şimdiler o :Elini eteğini aşktan meşkten çekmiş; isteksiz değil ama hevessiz. Korkak değil ama, cesaret onun için gereksiz. İlk başta istenmeden verilen sözler, alacalı paketler içinde sunulan hoş vaadler, ardından gelsin kaçışlar, kovalamacalar, hep o eski bildik oyunlar... işte tüm bunlar için fazlasıyla isteksiz ve bezginim... “Aşk üç harfli bir bilmece” demiştim aylar, hatta yıllar önce. Sanırım ben bu bilmeceyi çözdüm. Hatta çözmek bir yana: Bir defa çözdükten sonra, tekrarına gerek var mı diye sorarar oldum? Bundan böyle aşk adına; yeni sorular ve yeni yeni cevap kombinasyonları, bir o kadara da (yanısıra ister istemez gelen) onlarca paranoya benzeri olasılık ve varyasyon hesapları çok gereksiz... Hepsi birbirine benziyor. Bir başlangıç ve bir son kesinken, aradakiler için bunca emek, bunca heves, bunca bile bile lades niye? Ee o halde: Aşkmı? Kalsın koy bir köşeye... Sahi orda mısın ?
|
|
|
|
|
|
|
#7 (permalink) |
|
Belkide aşk her zaman bile bile lades değildir.Uyandığımız için öyle görüyoruz belkide.Rüya'dayken nasılda farklı herşey..
Kimbilir bir gün onca heves onca emek yapılan fedakarlıklar değer kazanır.Aşk, aşığa gücünü gösterir..Her zaman, bir başlangıç ve bir son ile bitmiyor.Buna şahit olan şu anda evli bir çok arkadaşım var.En basitinden abim..Birbirlerini severek evlendiler ve hayatlarını birleştirdiler..1,5 yaşında yeğenim var..Mutlular ve mutluluk saçıyorlar. Hep kötü tarafından bakmamak gerek aşk'a bence..Sadece onun değerini keşke demeden, zamanında bilmek gerek. Yazı için sağol Saydam. .
Linkleri Sadece Kayitli Uyelerimiz Gorebilir. Uye Olmak Icin Tiklayiniz... |
|
|
|
|
|
|
#8 (permalink) |
|
İlk başta istenmeden verilen sözler, alacalı paketler içinde sunulan hoş vaadler, ardından gelsin kaçışlar, kovalamacalar, hep o eski bildik oyunlar... işte tüm bunlar için fazlasıyla isteksiz ve bezginim...
Hepsi birbirine benziyor. Bir başlangıç ve bir son kesinken, aradakiler için bunca emek, bunca heves, bunca bile bile lades niye? Ee o halde: Aşkmı? Kalsın koy bir köşeye... çok güsldi canm yaa... |
|
|
|
|
|
|
#9 (permalink) |
|
"....Aşk üç harfli bir bilmece” demiştim aylar, hatta yıllar önce.
Sanırım ben bu bilmeceyi çözdüm. Hatta çözmek bir yana: Bir defa çözdükten sonra, tekrarına gerek var mı diye sorarar oldum?....." artık aşka inanmıyan biri olarak bu yazı gerçekten süper oldu (: . Aşk denilen şey iyi günde hep gülmek kahkaha eğlenceymiş ama iş biraz yokuşa vurdummu çözüm üretmek yerine sevdiğinle beraber omuz omuza savaşmak yerine hep kaçmakmış adeta onu cephede kan revan içinde ölürcesine bırakırcasına...ki zaten geride kalanlar birer ölü oluyor acaba gidenler hep mutlumudu benim hikayemdeki gibi? ÖMRÜM SENİ BEKLEMEKLE GEÇECEKSE VE ÖLÜM SENİ BEKLERKEN GELECEKSE BİLKİ SENİ ORDADA BEKLEYECEĞİM... |
|
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| aşk, bir, koy, köşeye, mıkalsın |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|