![]() |
|
|
|
#201 (permalink) |
|
Su çiçeği Su çiçeği kaşıntılı deri döküntüleriyle beliren çok bulaşıcı bir hastalıktır. Çocuk kendini fazla hasta hissetmese de vücudunu saran döküntüler çok kaşıntı verecektir. Belirtiler çocuğun hastalığı kapmasından 2-3 hafta sonra görülür. Suçiçeği virüsü yetişkinlerde zona hastalığı yapar. Bu nedenle su çiçeği geçiren çocuğunuzu, özellikle yaşlılardan uzak tutmanız gerekir. Belirtiler 1. ve 6. Günler Arası · Küçük, kırmızı, ortasında su olan lekeler önce göğüste, karında ve sırtta görülür; sonra vücudun diğer yerlerine yayılır. · Kabartıların içindeki sıvı bulanık, beyaz renk alır · Ateş hafif yükselir. 5. ve 9. Günler Arası · Su dolu kabarcıklar patlar, geriye küçük oyuklar kalır. · Döküntüler kabuk bağlar ve birkaç gün sonra soyulur. 10. Gün · Çocuğunuz normale döner 11. ya da 12. Gün · Çocuğunuz artık bulaştırıcı değildir. Ne Yapmalı? 1. Çocuğunuzun ateşini düzenli aralıklarla ölçüp yükseldiğinde önerilen dozda parasetamol şurubu vererek düşürün. Ateşli olduğu süre içinde bol sıvı içmesini sağlayın. 2. Mikrop kapmaması için çocuğunuzun döküntüleri kaşımasına engel olun. Kaşınıp yolunan döküntüler iyileşirken iz bırakır. Çocuğun tırnaklarını kesip temiz tutun, böylece kaşısa bile mikrop kapma olasılığı azalabilir. Eline torba eldiven de giydirebilirsiniz. 3. Kaşıntıları azaltmak için ılık suda bir avuç yemek sodasını (bikarbonat) karıştırıp eriterek çocuğa banyo yaptırın. 4. Kaşıntıları çok fazla olduğunda bol pamuklu giysilerle daha rahat edecektir. Tedavi Doktor, çocuğun kaşıntıları çok fazlaysa bunları giderebilmek için antihistaminli krem ya da ilaç verebilir. Döküntüler mikrop kapmışsa antibiyotikli krem ![]() _AlMiNa_ kankim YOSHİMATO ..DesTinA..
|
|
|
|
|
|
|
#202 (permalink) |
|
Otistik bozukluğun genel anlamda belirgin belirtileri olmasına karşın, bazı durumlarda anne babalar tarafından geç farkedilebilmektedir. Otistik bozukluk, ilk 36 ayda bazı belirtiler vererek yavaş yavaş kendini göstermeye başlar. Normalde bebeklerin gelişim dönemleri içerisinde bebeklerin anne veya diğer insanlar ile iletişim ve etkileşim şekli önemlidir. Bebek ilk doğduğu andan itibaren etrafı ile iletişim ve etkileşime girmek ister . Bu iletişim ve etkileşim; göz ile nesneleri ve insanları takip ederek, agulama ile sinyal vererek, karşısındakine gülümsemede bulunarak, göz kontağı kurarak olabilir. Otistik bozukluğun başlangıcının, ilk 36 aydaki belli bir normal gelişim döneminden sonra görülebileceği gibi, doğumdan itibaren bazı belirtiler ile birlikte de görülebilir. Otistik bozukluğu olan çocuklarda üç temel belirti vardır. Bunlardan birincisi iletişim alanındadır. Yani konuşma, jest ve mimikler vb, araçlar ve etraf ile iletişimin olmaması veya çok kısıtlı ve sınırlı olmasıdır. Aileler çoğunlukla çocuklarını ''konuşmuyor'' diye kulak-burun-boğaz hekimine veya çocuk hastalıkları hekimine götürürler. Daha sonra da, yapılan tetkiklerin normal çıkması ile çocuk psikiyatristlerine giderler. İkinci bozulan alan ise çevre ve diğer insanlar ile etkileşim alanıdır. Yani çocuk başkaları ile duygularını, başarılarını, sevinçlerini paylaşmaz ve etrafındaki insanlar ile karşılıklı etkileşime girmek istemez. Zaten otizmin kelime anlamına uygun olarak '' kendi halinde, kendi kabuğunda davranır. İnsanların duygusal değişiklikleri ve sinyalleri onları etkilemez veya çok sınırlı olarak etkileşim görülür. Yaşıtlarının yanına gitmez, onlar ile ilgilenmezler. Üçüncü temel bozulma alanı ise ısrarla tekrarlayan davranışlar ( dönme, sallanma, zıplama vb.) ve çok sınırlı olan ilgi alanıdır. Bu durumdaki bir çocuk çamaşır makinasının dönen merdanesi karşısında saatlerce oturup bakabilir veya bir arabanın tekerleğini saatlerce çevirebilir veya bir eşyanın parçası ile saatlerce oturup uğraşabilir. Ek olarak ayak ucunda yürüme, yandan bakış, ağrıya dayanıklılık, yemek konusunda gıda seçimi vb belirtiler ile otistik çocuk diğer çocuklardan kolaylıkla ayırt edilir. Otizmin temel tedavisi eğitim olmakla birlikte erken tanı ve hastalığa başka sorunların eşlik edip etmediği önemlidir. Önemli olan anne babaların bu konuda uyanık olarak erken tanı ve tedavi açısından bilgili olmalarıdır. ![]() _AlMiNa_ kankim YOSHİMATO ..DesTinA..
|
|
|
|
|
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıtlar | Son Mesaj |
| Kardiyoloji ve kalp cerrahisi | Serseri_Prens | Sağlık | 408 | 02-15-2007 10:59 AM |
| Kardiyoloji ve kalp cerrahisi | Kayıp Ruh.. | Sağlık | 51 | 08-10-2006 12:19 AM |
| eger bir çocuk... | rapdioksit | Hayata Dair.. | 0 | 08-01-2006 11:42 AM |
| çocuk gelişimi | wodoo | Anne Bebek | 0 | 07-25-2006 04:46 PM |