Yorumla.Net  


Geri Git   Yorumla.Net > Genel Bilgi > Bayanlara Özel > Anne Bebek

Yorumla.Net Forum'a Hoşgeldiniz

! FORUMDAN YARARLANMAK İÇİN ÜYE OLUN !


Yeni Konu Gönder  Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 06-01-2007, 12:15   #1 (permalink)
Üye Bilgileri
Süper Moderatör
 
Majeure kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Oct 2006
Şehir : İstanbul
Mesaj: 27,439
Blog Başlıkları: 3
Rep Gücü: 6000
Rep Puanı : 211806
Rep Seviyesi: Majeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure Repstar
Varsayılan ====Doğum Hikayeleri====




sizde doğum hikayenizi bizimle paylaşabilirisiniz



Yakışıklı Taylan Efe, sen de hoş geldin!
Doktorda kalbini duyup 2 aya yaklaşmakta olduğunu öğrenince, hele de artık ailemizden biri gibi olan doktorum ultrason resmini çıkarıp elime verince idrak ettim durumu…
Başak Baylan / 30052007 13:39:07
Hiç hesapta yokken yaşanan bir hamilelik, arkasından gelen düşük haberi ve aynı şeyleri bir film karesi gibi bir kez daha yaşamamın ardından güzel kızıma, Gülce'me kavuştuktan sonra ikinci bir çocuk yapmayı şiddetle isteyen ancak iş durumuyla bunu en az 2-3 sene sonrasına erteleyen ben; ilk hamileliğimden aldığım kiloları henüz verebilmiş ve halen daha spor salonunda 30 kiloluk ağırlıkların altına girerken tanıştım oğlumla, oğlumun varlığıyla

Her şeyden o kadar emindim ki; kendimi gerçekten kötü hissetmesem, kafamdan Türk filmi senaryolarıyla hasta olduğuma dair düşünceler geçirmesem test yapacağım bile yoktu

Doktorda kalbini duyup 2 aya yaklaşmakta olduğunu öğrenince, hele de artık ailemizden biri gibi olan doktorum ultrason resmini çıkarıp elime verince idrak ettim durumu

Benim durumumda olan diğer anneler ne yapar bilmem ama ben önce o an için sevgimi Gülce'den başkasına nasıl vereceğimi düşündüm Ne kadar yanıldığımı oğlumu her düşündüğümde anlıyorum, değil görmek!

Kızımın peşinde koşarak ve neredeyse hiç dinlenmeden, 8 ayımda taşınma telaşını yaşayarak, doğumdan 15 gün önce kızımın 2 yaş günü kutlamasını düzenleyerek fena halde koşturmalı geçti bu sefer hamileliğim 6 ayıma kadar spor salonunda koşu bandına çıktım ve hafif periyotta yürüdüm

Bebeğin sağlığına yönelik şeylerin yanı sıra canımın istediği, bebeğe zararsız ama bana fena halde kilo olarak geri dönebilecek her şeyi de yedim Ve benim, annesi 30 kiloluk ağırlıklar kaldıran, hatta bir ara antibiyotik kullanan (ama bilmiyordum ki!) oğluşum tüm gücüyle tutunmuştu bana O kadar atlayıp zıplamama, yorulmama rağmen gıkını çıkarmadı canımın içi Sadece son haftalarda boyunun uzunluğu yüzünden hareket sıkıntısı çekti

Neticede 2 Aralık'ta 1130 civarı 55 cm olarak dünyaya geldi oğlum

Sezaryene hazırlanışım, çıkışım, ertesi gün ayağa kalkışım, hiç oturmadan sürekli gezişim, oğlumu tutuşum kızımdaki acemiliklerle olmadı tabi ki, her şey daha bir yerine oturmuştu sanki

Ve eve gelişimiz… Kızımla oğlumun tanışmaları muhteşem bir duyguydu

Oğlum şu sıralar 5 ayına girmek üzere ve nasıl güler yüzlü anlatamam Allah ona ve kızıma hayata sımsıkı tutunacak güç ve şans versin

Şimdi eşim bana hiç kızmasın ama yüreğim tamamen ikiye bölünmüş durumda Bir yanı kızım, bir yanı oğlum Gerisi tüm konuştuğum, konuşmadığım halde bildiğim tüm annelerde olan o müthiş korku!

Dilerim herkes aynı duyguları yaşar

Sevgiyle kalın

Gülce&Taylan Efe ve pırpır yürekli anneleri N Başak Baylan






Dünyada her millet, icraatine tahammül ettiği Hükümetin Mesuliyetine Ortak Sayılır

Majeure Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Sponsored Links
Eski 06-01-2007, 12:18   #2 (permalink)
Üye Bilgileri
Süper Moderatör
 
Majeure kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Oct 2006
Şehir : İstanbul
Mesaj: 27,439
Blog Başlıkları: 3
Rep Gücü: 6000
Rep Puanı : 211806
Rep Seviyesi: Majeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure Repstar
Varsayılan

Merhabalar,
Oğlum şu anda 6 yaşını bitirmek üzere, 23 Kasım 2001 doğumlu balım

Benim hamileliğim çok sıkıntılı geçti Ta o zamandan belliydi demek ki ikimizin de çekecekleri sıkıtılar…

Normal doğum olmadı, sezaryen yapıldı 22 Kasım gece saat 0100’de sezaryene gün almıştık

Abim dolmuşta çalışıyordu, doğuma dolmuşla gittim Ayıp ya; abimin yanında bağıramadım bile

Hele bir annem var; ben sancılar içindeyken, o Ramazan diye oğlumun babasını falan doyuruyor! Allah’ım ne yapacağımı şaşırmıştım Nasıl kızıyorum; ben ne haldeyim, onlar ne düşünüyor diye…

Neyse, doğuma gittik Doktora ulaşılamadı ve en sonunda beni sabah 0500’te sezaryene aldılar Allah’ım nasıl dualar ettim, sağlıklı bir çocuk olsun diye…

Doğum 3,5 saat falan sürmüş Sıkıntılıydım çünkü nasıl tekmelemişse oğlum; (daha önce sağ yumurtalığımdan ameliyat olmuştum) dikişlerimi patlatmış, su yutmuş doğumdan sonra

Odaya almadan önce, beni dinlenme odasında bekletiyorlar Bir hanım sancılı Bende de sancı var ama merak ediyorum Doktora oğlumu sordum, ‘nerede benim yavrum?’ diye ‘İşte’ dedi! İlerideki çocuğa bakınca öyle bir bağırdım ki ‘Aman Allah’ım bu ne çirkin şey, bunun için mi bu kadar çektim’ diye!!!

Doktor, ‘o değil, arkada uyuyan bir çocuk var, işte o’ dedi Bir getirdi ki; aman Allah’ım bu ne tatlılık…

İtiraf edeyim mi? Diğer çocuk daha güzeldi aslında, ciğer benimki ama daha tatlı geldi o karalığına rağmen bana

Doktor getirdi, getirirken de ‘işte senin fındık faren’ dedi Evet, o benim cennet meyvem… Öyle tatlıydı ki, göğsümde uyurken o kadar masumdu ki anlatamam Çaresiz, yapacak hiçbir şeyi yok, her şeyi senden…

İşte o an dedim ki; ‘Allah’ım bana öyle bir güç ver ki onu sonuna kadar büyüteyim…’

Şimdi 6 yaşında oğlum 1 seneyi aşkındır da oğlumun babasından ayrıyız Hayat bize kötü davrandı ama ben hala oğlumlayım, onu hiçbir yere bırakmam Yalnız başıma onu büyütmek için çareler arıyorum, çalışıyorum

Yalnız bir kadınım, kendimce bir iş yeri açtım bir sürü borçla Fakat işler bazen kötü gidiyor Arada isyan ediyorum ama oğluma bakınca ‘bu da geçecek’ diyorum Ama ne zaman? Ne zaman ben de, oğlum da geceleri ağlamaktan kurtulacağız?

Hiç kimseyle paylaşamıyorum bunları Zayıf yönümü bulup, benim ve oğlumun canını acıtırlar diye kimseden de destek almadım annem hariç

Ama bazen dayanılmaz oluyor hayat Beni tek hayata bağlayan canım oğlum, Yağız’ım bana ‘anne’ dedikçe içim gidiyor

Babasını görmüyor Hem anne olmak hem baba olmak bu olsa gerek

Onunla beraber maç yapıyorum sahalarda bir sürü erkeğin içinde Ne yapayım, herkes babasıyla maç yaparken oğlum geride mi kalsın?

Bazen geceleri kalkıp bakıyorum, ‘acaba bu günler geride kalacak, ben ve oğlum mutlu olacak mıyız, ne olur duyun sesimi?’ diyorum kâinata

Ben oğlumsuz yapamam…

Rabbim işlerime düzen ver, mecburi evlilik yapmayayım, ortada kalmayalım Allah’ım yardım et, dayanılmaz acılardayım…

Ancak oğluma her baktığımda içimi huzur kaplıyor…

Sözün kısası, herkese sesleniyorum! Çocuk yaparken iyice düşünün Çünkü onun sorumluluğu hiçbir şeye benzemiyor

Rabbim herkese, bana ve oğluma da yardım et

Oğlum ve benim için bir mücadeledeyim, yolda kalmak istemiyorum

Seni seviyorum canım oğlum, cennet meyvem Yağız’ım…

Perihan Kaleli





Dünyada her millet, icraatine tahammül ettiği Hükümetin Mesuliyetine Ortak Sayılır

Majeure Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-01-2007, 12:21   #3 (permalink)
Üye Bilgileri
Süper Moderatör
 
Majeure kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Oct 2006
Şehir : İstanbul
Mesaj: 27,439
Blog Başlıkları: 3
Rep Gücü: 6000
Rep Puanı : 211806
Rep Seviyesi: Majeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure Repstar
Varsayılan

Ben de tüm annelerle ve anne adaylarıyla doğum hikayemi paylaşmak istedim

Eşimle üniversiteden arkadaştık, sene 1998 2004 Mayısında da evlendik Uzun bir arkadaşlık döneminden sonra evlendiğimiz için, bebek yapmaya hemen karar verdik

Ve canımın içi oğlum bizi hiç bekletmedi 2005'e girdiğimiz yeni yılda oğlum benimleydi, biliyordum İçimde öyle bir his vardı…

Nitekim yeni yıl gecesinin ertesinde yaptığım testle, ikincisi hafif silik de olsa oğlum varlığını ispatlamıştı Hemen hastaneden randevu aldım ve orada da kan tahlili ile durum açığa kavuştu Böylece heyecanlı bir hamilelik serüveni başlamış oldu…

İlk haftalarda, her hafta ultrason kontrolü istedi doktorumuz 6 haftaya geldiğimizde daha bebişimin kalbi atmaya başlamamıştı ve doktorumuz ‘önümüzdeki hafta son!’ dedi, ‘yine o minik kalp atmazsa bebeği almamız gerekecek’ O hafta nasıl geçti bilemezsiniz…

O gün gelip çattı! Hastanedeydik ve o minik kalp atışlarını duyduğumuzda sanki her yerde o sesler yankılanıyordu! Bebeğimiz, babasının doğum günü olan 31 Ocakta dünyaya tutunmuştu ama bu minik yaramazın maceralarının başlangıcıydı…

Üçlü test yapılana kadar yani 11 haftaya kadar her şey yolunda idi Ancak üçlü testi yaptırdığımızda, doktor sonuçların iyi olmadığını, amniyosentez yaptırmamız gerektiğini söyledi İşte o zaman dünya başıma yıkıldı! Bize, 1 hafta sonrası için gün verdi

O bir hafta boyunca eşimle düşündük taşındık ve sonuç olumsuz bile olsa onu dünyaya getirmeye karar verdik Bu kararı verdikten sonra da içim rahatladı çünkü her şekilde o artık benimdi ve ondan vazgeçmemiş olmak beni rahatlatmıştı

Bir hafta sonra gittik Operasyon çokta korkulacak bir şey değilmiş, hiç canım acımadı Sonrası ise hep heyecan, hep heyecan… Sonuçları almamız ise biraz problem oldu Ben korkumdan arayamıyordum, sağ olsun eşim arıyordu İlk dedikleri tarihte sonuçlar çıkmamıştı, ikinci aramamızda da çıkmadı

Neyse, aradan iki hafta geçti Eşim, benden habersiz hastaneye gitmiş, sonuçları almış ve iş yerime gelmişti Allah’ım eşimi karşımda görünce kalbim duracaktı, hiçbir şey de belli değildi yüzünden, ne iyi ne kötü

‘Sağlıklı bir oğlumuz olacak’ deyince dünyalar benim olmuştu Ama ikinci şoku yaşamıştım çünkü üçlü testi yaptırana kadar ki olan ultrasonlarda doktor kızımız olacağını söylemişti Fakat amniyosentezde kromozomlara bakıldığı için, bu kesin sonuçtu!

Bundan sonra her şey yoluna girdi Anlayacağınız bizim ufaklık o zaman da başlamıştı yaramazlıklara

8 aydaki kontrolümde, NST’de doktor bebeğin kalp atışlarını beğenmedi ve kontrol çarşamba günüydü, ‘cuma gel, bebeği alalım’ dedi Bizde yine bir telaş, bir panik…

Hemen annem geldi Bursa’dan Yatış işlemleri falan derken, bebeğim 26082005’te doğdu…

Ancak sezaryenin bir riski olarak ciğerlerinde su kalmıştı ve nefes alamıyordu yavrum O yüzden 10 gün yenidoğan yoğun bakımında kaldı

2870gr doğmuştu Yenidoğandan normal servise çıktığında ise 2300gr’lık küçücük bir melekti

Neyse, hemen emmeye başladı ve evimize gidebildik Allah’ım onu bize bağışlamıştı Çok şükür her şeyi yerinde, sapasağlamdı

Şimdi 20 aylık, konuşan ve koşan bir afacan benim canım oğlum, Erman’ım…

Allah isteyen herkese sağlıklı bebekler versin…


Fulya Tatbul





Dünyada her millet, icraatine tahammül ettiği Hükümetin Mesuliyetine Ortak Sayılır

Majeure Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-01-2007, 12:24   #4 (permalink)
Üye Bilgileri
Süper Moderatör
 
Majeure kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Oct 2006
Şehir : İstanbul
Mesaj: 27,439
Blog Başlıkları: 3
Rep Gücü: 6000
Rep Puanı : 211806
Rep Seviyesi: Majeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure Repstar
Varsayılan

Günlerden Cuma, tarih 6 Nisan idi Son bir aydır ‘ha doğdu ha doğacak’ diye yolunu gözlediğim, odasında kıyafetlerini okşayıp oyuncakları ile oynadığım, ‘al dudaklı, yakut kırmızısı’ kızım ‘Lalin’ doğdu

Onun içimden çıkışını hissetmeyi, ilk çığlığını duymayı çok istedim; bunun için hamile yogalarına gittim, yürüyüşlere çıktım ama olmadı Kuzucum sezaryenle doğdu ama olsun, hayırlısını istemiştim onun için, iyisi buymuş demek ki

Hamile olduğumu öğrendiğim günden beri bu siteye üyeyim, neredeyse tüm yazıları okuyorum ‘Bir gün ben de kendi hikayemi yazacağım’ diye bekledim, işte şimdi sırası…

Detayları, uzatmak için değil; her hikayeden benim gibi kendine ders çıkaranlar için yazıyorum…

Baştan beri hep normal doğum istedim, doktoruma da bunu her fırsatta belirttim O da bana hiç sezaryen teklif etmedi Ama yorum da yapmadı Sanki ‘dur bakalım ne olacak’ der gibiydi Gerçekten de bu doğum işlerinde hiç plan olmuyor, her şey kader kısmet

Bize verilen tahmini doğum tarihi 8 Nisan idi Ama ‘kızlar erken doğar’ diyen çok olmuştu, insanoğlu işte; bazı fikirlere hiçbir dayanağı olmasa da sarılabiliyor

Kendimi böyle şartlamam, son bir ayı sabırsızlık içinde geçirmeme sebep oldu Bu arada Mart başında çektirdiğim bir NST’de düzenli kasılmalar görülünce, doktorum öyle bir konuştu ki; sanki her an doğurabilirim havasına girdim

Bana istirahat veren “bebek 15 gün daha anne karnında kalsa iyi olur” diyen doktorumuzun söylemleri, bizi ‘doğum yakında’ havasına soktu Apar topar başka bir şehirde oturan annemi çağırdım Annem geldi, biz beklemeye başladık ama bir gelişme olmadı Her sabah gaz sancılarımı dinleyip, ‘acaba doğum başladı mı’ diye anlamaya çalışıyordum

29 Mart’taki doktor kontrolümde ‘rahim ağzında incelme var, bir sonraki buluşmamız hastanede doğum için olur’ diye konuşuldu ancak yine bir gelişme olmadı

4 Nisan sabahı ‘nişan’ gelince doğum başlıyor diye sevindim ama gece de bir şey olmayınca ertesi gün doktora gittik Kapıdan çıkarken annem ‘ister misin doktor bizi direkt hastaneye yollasın’ derken, ben de ‘boşa heveslenme, bu kızın doğmaya niyet yok anne’ diyordum Bu arada beklemekten sıkılan ve bir aydır da annemi özleyen babacığım hastaneden yıllık iznini almış (kendisi de doktordur), doğum olsun olmasın 1 hafta yanımda kalmak üzere o gün uçağa binmişti

Doktor, muayenede hafif kanama ve 1cm açıklık görülünce doğumun başladığını ama bebeğin kafasının halen mobil olduğunu yani rahim kanalına oturmadığını öğrendik Doktorum durumu netleştirmek için renkli dopler çektireceğini ama her halükarda o gün doğumu yaptırtacağını söyledi ve yatışım yapılsın diye beni zaten yakında olan ve doğumu yapmayı planladığım hastaneye yolladı Böylece annemin söylediği gerçekleşmiş oldu

Eşime, kayınvalideme, kardeşlere ve uçaktan yeni inen babama telefonlar açıp, hastane çantamı da eşime buyurup biz hastaneye gittik

Renkli doplerde bebeğin 4 kilo civarı olabileceği ama kanala oturmadığı belirlendi Radyolog, ‘siz bunu biraz zor doğurursunuz’ deyince, ‘aman ne güzel moral veriyorsunuz’ diye adamı tersledim Ayrıca tüm dopler boyunca bilmiş bilmiş sorular sorup adamın ‘bu kaçıncı doğum?’ diye sormasına sebep oldum

Akabinde bana suni sancı verdiler ve beklemeye başladık Normal doğum yapacağım diye doktorumu öyle bir baskı altına almışım ki, kadın sezaryenin lafını bile edemiyordu

Babamın hastaneye varıp doktorumla konuşması, saatler süren serum vermelere karşın doğum sancılarının başlamaması ve doktorun son el muayenesinden sonra ‘sezaryen yapalım’ dendi O anı hiç unutmayacağım, doktor bebeğin başına dokunca baş geriye kaçtı ve doktor da “Senacım normal olsun diye bekledik ama biraz zor görünüyor, sen de bebek de çok yıpranırsınız, sezaryene alalım’ dedi

4 kiloluk bir bebeği doğurma, epizyotomi (alt kesi), sancı çekme, bebeğin vakumlanması korkularım, yerini anestezi ve ameliyat korkusuna bıraktı Gözyaşları içinde ‘siz bilirsiniz’ dedim

Beni ameliyata götürürlerken ağlayıp, babam ve eşimi hayli üzdükten sonra, anestezi uzmanını “Nip Tuck” dizisinde seyrettiğim bir tam bayılmama vakasını anlatıp beni iyi bayıltmasını söyleyerek bunaltmayı ihmal etmedim Bu arada ameliyat masasında sonda taktılar; uyarayım, pek cici bir şey değil, çişinizi iyi yapın gerek kalmasın derim

Nihayetinde 2044 itibari ile 4025gr bir kız sahibi oldum, 1 saat sonra da bebeğimi emzirdim…

İki gece hastanede yattım Voltaren iğneler, serumuma bağlı “ağrı pompası” isimli ağrı kesici verme mekanizması, her açısı ayarlanan yataklar ve dünya tatlısı hemşireler sayesinde hastanede az acı, bol rahat içindeydim

Eve geldiğim ilk iki gece ise sezaryenin gerçek bir ameliyat olduğunu anladım Sizlere kıssadan hisse olarak şunları söyleyeceğim…

Birincisi; size verilen doğum tarihinden önce asla kendinizi havaya sokmayın, sonra günler geçmez, daha günü gelmemiş bebeğinize ‘niye doğmuyor?’ demeye başlarsınız

İkincisi; nasıl doğum yapacağınız konusunda önyargılı olmayın Tabi ki normal doğum yapmak önceliğiniz olsun ama bebeğin ve sizin sağlığınız için gerekli olursa sezaryenden çok korkmayın

Üçüncüsü; hastaneniz iyi ise tadını çıkarın, evde ‘bebek hemşiresi’ diye bir şey olmuyor malum

Son olarak da hiçbir acı sonsuza kadar sürmüyor Size ‘bir haftada geçer’ diyorlarsa, acınız asla bitmeyecek gibi gelse de bir hafta geçince gerçekten bitiyor

Şimdi kızım 12 günlük ve hayat ne çabuk geçiyor dedirtmeye başladı bile

Sevgiler…

Sena Türkmen Dolu





Dünyada her millet, icraatine tahammül ettiği Hükümetin Mesuliyetine Ortak Sayılır

Majeure Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-01-2007, 12:33   #5 (permalink)
Üye Bilgileri
Süper Moderatör
 
Majeure kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Oct 2006
Şehir : İstanbul
Mesaj: 27,439
Blog Başlıkları: 3
Rep Gücü: 6000
Rep Puanı : 211806
Rep Seviyesi: Majeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure Repstar
Varsayılan

Biz, eşimle 2005 yılında evlendik İlk önceleri eşim bir bebeğimizin olmasını çok istiyordu ama ben daha erken olduğunu düşünüyordum

Bu kadar güzel bir duygu olduğunu bilsem, herhalde hiç tereddüt etmezdim Aslında her zaman annelerimizin söylediği bir söz vardır ‘anne olunca siz de anlayacaksınız bizim kaygılarımızı ve korkularımızı’ derler Ben anneme hep kızardım ama şimdi onu çok iyi anlıyorum

Hamile kaldığımda çok sevindik, her ay düzenli kontrollere gittik; gerekli tahliller, her şey yapıldı

Ben biraz zor bir hamilelik geçirdim çünkü düşük tehlikesi vardı, çok dikkatli olmam gerekliydi

Son aylara girdiğimde, artık epey ağırlaşmıştım; ne rahat uyku uyuyabiliyordum ne de rahat hareket edebiliyordum Ama en güzeli de bebeğimin hareketlerini seyretmekti, çok güzel bir duyguydu

Ben en çok normal doğum taraftarıydım ama bebeğimin kafa yapısı biraz büyük olduğu için doktorum, eğer sancılar esnasında çatım açılmazsa beni hemen sezaryene alacağını söyledi Biz de eşimle, sezaryen olmama karar verdik

Doğumun gerçekleşeceği gün (6122006) gidip hastaneye yerleştik, artık çok heyecanlıydım…

Beni hazırlayıp ameliyathaneye aldılar ve orada epidural olmaya karar verdim Ameliyat başladıktan birkaç dakika sonra da bebeğimin sesini duydum… Ve onu gördüm! O kadar minikti ki… Tarifi imkansız duygu diye ben buna derim

Bebeğim 4kg 51cm doğdu Çok sağlıklıydı ve herkes mutluydu Birkaç gün sonra hastaneden taburcu olduk


Bebeğim şu an dört aylığı geçti, adı ‘Cemal’ Çok sevimli ve bizim bir tanemiz

Şu an bu yazıyı yazarken bile, onu düşündükçe içim titriyor, ‘anne olmak işte budur’ diyorum

Bu güzel duyguları paylaşmamız için, biz annelere fırsat verdiğiniz için Annelergrubucom’a teşekkür ediyorum

Seni çok seviyorum bebeğim…


Annen
Halide Göktaş





Dünyada her millet, icraatine tahammül ettiği Hükümetin Mesuliyetine Ortak Sayılır

Majeure Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-01-2007, 12:35   #6 (permalink)
Üye Bilgileri
Süper Moderatör
 
Majeure kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Oct 2006
Şehir : İstanbul
Mesaj: 27,439
Blog Başlıkları: 3
Rep Gücü: 6000
Rep Puanı : 211806
Rep Seviyesi: Majeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure Repstar
Varsayılan

Dört yıllık bir evliliğin devamında, beraberce çalıştığımız işimizde benim açımdan terfi etme zamanı gelmişti, anne olarak

Planlı olarak spiralimi çıkarttırmış, üç hafta sonrasında da hamile kalmıştım

Bebeğimi ultrasonda ilk gördüğüm an ağlamıştım ellerimi yüzüme kapatarak Çok heyecanlanmıştım Anneliği kendime yakıştıramamıştım

Bir hafta sonra sigaraya veda etmiştim, bütün hayat boyu bazında ve eşimden de bırakma sözü almıştım (elbette bu sözü tutmadı)

Hamilelik tüm sinirlerimi almıştı adeta Bana mutluluk hediye etmişti Beni tanıyan herkes “umarım hanımefendi gelince de böyle olursun” diyordu Sorunsuz bir hamilelikti, ta ki 7 aya gelene dek…

7 ayda çıkan gebeliğe bağlı diyabet yüzünden; artık hamileliğim diyetisyen, dahiliye uzmanım ve doktorum Sanem hanım arasında geçen bir maratona dönüşmüştü Kızımın sağlığı için diyet yapıyor, sabah akşam kendime insülin enjekte ediyor ve her gün yürüyordum Kilo kontrolüm çok önemliydi Her şey onun içindi…

Normal doğum istiyordum ancak doktorumuz diyabetli gebelerde yüzde altmış sezaryen olduğunu söylüyordu Ben ağlıyordum, istemiyordum ameliyat olmak Çünkü bana ve bebeğimize uzun uzun refakat edecek kimsemiz yoktu Eşimi de, kızımı da zavallı durumuna sokmak istemiyordum

8 aya girerken lila renginde odası, dolabında ütülü eşyaları, hastane çantamız, oyuncakları hazırdı Biz de hazırdık Ameliyata gireceğimden, korkuyla bir mektup anneme, bir mektup da eşime yazdım Anneme yazdığım mektupta eğer bana bir şey olursa kızımı ona emanet ettiğimi, onu beni sevdiğinden de çok sevmesine ihtiyacım olduğunu yazdım Eşime ise eğer bana bir şey olursa onun harika bir baba olacağını ama tekrar evlenmek isterse kızımıza annemin bakmasını istediğimi, her şey yolunda giderse bu mektubu beraber okuyacağımızı yazdım…

Ameliyathane soğuktu ve korkudan tansiyonum çıkınca yanıma eşimi istedim Az sonra kızımın babası yanımdaydı, ellerimi tutuyordu Belli ki o da korkuyordu, elleri buz gibiydi Ondan şarkımızı söylemesini istedim Utandı, söylemedi Onu sevdiğimi söyledim…

Cevabını alamadan rahmetli babam yanıma geldi… Oysa öleli 15 yıl geçmişti Bana gülümsedi ve arkasını dönüp gitti kızımın dedesi Sonra rüyasız bir uykudan kendi çığlık sesimle uyandım Canım çok yanıyordu ve çok fazla insan sesi vardı Gözlerimi açmaya çalışıyordum ama sadece sesleri duymaya yetiyordu gücüm Ama bebek sesi yoktu…

Gözlerimi zorlayarak açtım ve kuvözün içinde yatan bana göre minicik, tüm hastaneye göre kocaman bebeğimi gördüm…

Kızım Sude 4660gr, 52cm doğdu O, hastanenin en uzun ve en tombul kız bebeğiydi Tüm doktorların maskotu oldu

Şimdi Sude’m kızım, bademim 15 aylık oldu 15 ay; ay-ay, dizi gibi oldu Her gün bir macera, yeni bir heyecan dolu dolu geçti Sabırsızlığıma yenildiğim günlerim, uykusuzluktan ağladığım sabahlarım, ateşlenmesiyle kalbimin alev aldığı haftalarım, eğlenemediğim gezilerim, tadına varamadığım yemeklerimiz oldu Ama kızımın kalbime kattığı sıcaklık İşte bu sıcaklığı ancak gözlerime bakarsanız anlarsınız

Kalbimi avuçlarında eriten, müjdeli mucizem…

Hayatıma iyi ki geldin!

Ece Cengiz





Dünyada her millet, icraatine tahammül ettiği Hükümetin Mesuliyetine Ortak Sayılır

Majeure Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-01-2007, 12:40   #7 (permalink)
Üye Bilgileri
Süper Moderatör
 
Majeure kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Oct 2006
Şehir : İstanbul
Mesaj: 27,439
Blog Başlıkları: 3
Rep Gücü: 6000
Rep Puanı : 211806
Rep Seviyesi: Majeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure Repstar
Varsayılan

en, hamileliğimi evde yaptığımız testle öğrendim

Sağlık ocağına kayıt için gittiğimde tekrar test yaptılar, negatif çıktı Şaşırdık tabi! Polikliniğe gidip tekrar yaptırdık, sonuç negatif Evde yaptık ikinci kez; pozitif!!! Hastaneye gidip ultrasonla baktırdık, belli değil…

Bu arada ben inatla kan testi yaptırmıyorum, gerek duymadım

Neyse, 1 hafta sonra belli oldu bebişim…

3 aylıkken sancısız kanamam oldu, düştü sandık Hastaneye gittik, ‘yaşıyor’ dediler

İşimi bıraktım Bebeğimi bekledim…

Fazla bekletmedi 7,5 aylıkken kontrole gittim ve eve geldim Yattım, sancısız suyum geldi, şaşırdım!

Normal mi yoksa sezaryen mi henüz karar verememiştim Doktorumu alıp sezaryen için yola çıktık

Aslında normal de olabilirmiş…

Bebeğim geldi… Üç günlükken sarılıktan 3 gün hastanede kaldık

Biraz zor oldu ama şimdi mücadeleci bir kızım var…

Beril’im…

Burcu Aydemir





Dünyada her millet, icraatine tahammül ettiği Hükümetin Mesuliyetine Ortak Sayılır

Majeure Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-01-2007, 12:43   #8 (permalink)
Üye Bilgileri
Süper Moderatör
 
Majeure kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Oct 2006
Şehir : İstanbul
Mesaj: 27,439
Blog Başlıkları: 3
Rep Gücü: 6000
Rep Puanı : 211806
Rep Seviyesi: Majeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure RepstarMajeure Repstar
Varsayılan

Ankara’da ailemin yanındayım O sabah, farklı bir bel ağrısı hissi ile uyandım Annem hastanede olduğundan, babama durumu hissettirmeksizin kahvaltı yapıp tekrar odama çekildim

Bu defaki ağrı dinecek gibi değildi Ve dinmedi de Annemin hastaneden dönüşü 13:00’ü bulmuştu ve benim sancım artıyor, eksilmiyordu Takip edebildiğim kadarıyla 10 ile 15 dakikada bir geliyor, bir türlü de çıkmıyordu

Anneme sancılarımı söylediğimde, “olur olur, normal” deyip günlük işlerine döndü, ancak bir gözü de benim üstümdeydi Sürekli sancılarımı soruyor, ben de anlatmaya çalışıyordum O zamana kadar dinlediğim doğum hikayeleri aklımdan geçiyor, hiçbiri benim durumuma uymuyordu Bu, doğumun başlangıcıydı ama ben inanamıyordum Daha doğrusu aklımdan geçenlere bakılırsa, ben doğuramazdım…

Tahammülümü gittikçe zorlayan sancılar 5 dakikada birkaç kez girip, bir daha da çıkmıyordu Saat 19:00 civarı komşumuz Melek teyze ve annem beni hastaneye gitmem için ikna etmeye çalıştılar ve başardılar Serkan Yozgat’ta olduğu için arayıp haber verdim, ikinci bir habere kadar yola çıkmamasını da tembih ederek…

Adem abi, babam ve annem Etlik Hastanesinin yolunu tuttuk Kontroller yapıldı Pelvik muayene, ultrason, NST derken; “Pazartesi kontrole gel, açıklığın yok” deyip beni gönderdiler 20:30 suları eve dönüşümüzde biraz utanç, biraz kırgınlık hissi ve korkudan azalan sancılarımla eve geldim Bu arada Serkan’ı da arayıp gelmemesini söyledim

Sancılarım daha da arttı, artık nefes alamıyorum, tuvalet ve salon arasında mekik dokuyorum Annem, canım annem, eli elimde, beni yatıştırmaya çalışıyor Utancımdan babamın yüzüne bakamıyorum O da bir çare dövünüp duruyor, bir şeyler yapmaya çalışıyor

Gece 01:00 suları Artık canımı teslim ettiğim sancılarla yerde sürünmeye başladım Babam hastane için taksi arıyor ama nafile Alt komşumuz Salih imdadımıza yetişiyor ve Sincan Hastanesine gidiyoruz Orada doktor bulamayınca tekrar Etlik Hastanesine…

Bu arada Serkan’a haber verdiler Ben de aradım Tekrar muayeneye alınışım ve onca sancıdan sonra, sadece 1cm açıklıkla beni doğumhaneye göndermek üzere hazırlıklar başladı

Böylece annemin refakatinde doğumhaneye indim Giyinmemde yardımcı oluktan sonra, dualar ederek beni o uzun yolda bıraktı Arkama dönüp son kez bakmak istedim ama yapamadım Uzun, soğuk, loş bir koridorda tek başıma ilerliyordum

Kayıt için, bir odada epey bekledim