2-Adli Kontrol Kararının Verilmesi
Şüpheli, Cumhuriyet savcısının istemi ve sulh ceza hakiminin kararı ile soruşturma evresinin her aşamasında adli kontrol altına alınabilir.
Hakim, Cumhuriyet savcısının istemiyle, adli kontrol uygulamasında şüpheliyi bir veya birden çok yükümlülük altına koyabilir; bu yükümlülükleri kısmen veya tamamen kaldırabilir,değiştirebilir veya şüpheliyi bunlardan bazılarına uymaktan muaf tutabilir (CMK m.110/1 ve 2). Bu maddenin ilk iki fıkrasından adli kontrolün sadece kamu davası açılmadan önce uygulanacağı izlenimi uyanmamalıdır.Çünkü m.110/3’te adli kontrolün duruşma esnasında da uygulanabileceği belirtilmiştir.
CMK m.111, m.110’un Cumhuriyet savcısına verdiği yetkiyle orantılı olacak şekilde, şüpheli ve sanığa da adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını isteme hakkı vermiştir.Bu istem sonrasında Cumhuriyet savcısının görüşü alınarak, hakim veya mahkeme tarafından tedbirin kaldırılmasına karar verilebilir. CMK m.111/2’ye göre; adli kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir.
Kanunda bir açıklık bulunmamakla birlikte mahkeme tarafından sanık hakkında hüküm kurulurken hüküm anına kadar devam eden adli kontrol tedbiri var ise bu tedbire de son verildiğinin açıkça hükümde belirtilmesi işin niteliği icabıdır.Ancak mahkeme böyle bir karar vermemiş olsa bile dava hükümle sonuçlandığından artık adli kontrol tedbiri de hükümsüz kalmış sayılmalıdır.Hükmün kesinleşmesi aşamasında adli kontrol tedbirlerinin devamında kurumun niteliği gereği bir yarar yoktur. [8]

Sa Nu-mi Iei Niciodata Dragostea...
|