Yalnız Mesajı Göster
Eski 06-04-2007, 12:17   #1 (permalink)
Profil
violet
Onursal Üye
 
violet kullanıcısının avatarı
 
Giriş: 11.10.2006
Şehir : İstanbul
Yaş: 24
Cinsiyet : Bayan
Mesaj: 131,464
Konular: 43414
Şukella : 10,651
Rep Gücü : 9769
Rep Puanı: 963486
Seviye : violet Rep Üstadviolet Rep Üstadviolet Rep Üstadviolet Rep Üstadviolet Rep Üstadviolet Rep Üstadviolet Rep Üstadviolet Rep Üstadviolet Rep Üstadviolet Rep Üstadviolet Rep Üstad
Varsayılan Evolüsyon-Envolüsyon...

Evolüsyon, Fransızca kökenli bir kelime olup, anlamı, "evrim, tekâmül"dür. Envolüsyon da aynı dile bağlı olup, "gerileme" anlamına gelmektedir. Okültizm ise, bu anlamlardan bir prensibin izahına doğru kaymakta ve çok geniş kapsamlı olabilecek bir ilkeyi araştırmaktadır. Şimdi değişik kaynaklardan da yararlanarak, evolüsyon ve envolüsyonun neler ifade edebileceğini anlamaya çalışalım.
Kaynak : yorumla.net - Linkleri Sadece Kayitli Uyelerimiz Gorebilir. Uye Olmak Icin Tiklayiniz...
İnsanda dolanmakta olan akışkanlar, bu hareketlerinde belirlenmiş pek çok istikamete yönelirler. Bu yönler, bu akışkanların başlıca etki merkezlerinin işlevleri ve karşılıklı konumlarına göre oluşurlar. Okültistlerin, insan bedenini baş, göğüs ve karın olmak üzere üç ana bölümde ele aldıklarını görmüştük. Bu üç merkezden her birinin, başlıca etki merkezim oluşturdukları üç akışkan vardır: sinir gücü, kan ve kilüs.

Bir akışkanın, aşağı bir merkezden, örneğin karından, daha yüksek bir merkeze, yani göğüse yükselmek için yaptığı harekete evolüsyon denir.

Bir akışkanın, bunun tam tersine olarak, daha üstün, daha yüksek derecedeki bir merkezden, daha aşağı seviyede bir merkeze, örneğin baştan göğüse alçalmak için yaptığı harekete de envolüsyon denir. Demek ki, insanda bir evolüsyon ve envolüsyon hareketi cereyan etmektedir. Bunları biraz daha genişletelim.

Her bir merkez (baş, göğüs veya karın) pek çok akışkan akımına uğrayan organlarla donatılmıştır. Her merkezde öncelikle dışarıdan gelen ve bu merkezden geçtikten sonra geldiği yere tekrar geri dönen bir akım vardır: Karın için besinler, göğüs için solunan hava, baş için duyumlar gibi.

Bundan başka, ayrıca, bir de aşağı merkezden gelen, evolüsyon hâlinde bir seyyal akım vardır: göğüse gelen kilüs, başa yükselen kan. Bir merkezin etkisinin sonucu şu üç faktöre bağlıdır:

1- Alıcı ya da transformatör organın kalitesi;
2- Dışarıdan gelen akımın kalitesi;
3- Gelişmiş (evolüsyon) akımın kalitesi.

Demek oluyor ki, örneğin kanın maddî ve dinamik kalitesi bir taraftan alıcı organların (ciğerler) kalitesine, diğer taraftan solunan havanın kalitesine bağlıdır. Evolüsyon doktrinini etüt eden okültistler, doğada (ve insanda) güçlerin alt plânlardan en yüksek plânlara doğru olan derece derece ilerlemeleri gözlemi üzerinde dururlar. Bu gelişimin sebebi nedir? Bu değişim neden olmaktadır?

Sindirim sistemi organları içine girmiş bir besin parçasını ele alalım. Bu besin parçası, ancak kendisini insanî organik madde, yani kilüs hâline dönüştürecek bir evolüsyona uğradığı takdirde sindirilebilecektir. Bu evolüsyonu, sadece organizmanın doğal fonksiyonunun bir sonucu olarak nitelendirip bırakmak eksik olur. Sindirim organlarının işleyişinin sebebi nedir? Bunun cevabını araştırdığımızda, sindirim organlarına bir yandan kanın, diğer yandan hareket ettirici sinir gücünün doluştuğunu görürüz.

Bu iki akım da yüksek merkezlerden gelmektedir, birincisi göğüsten, diğeri de baştan gelmektedir. Görüyoruz ki, alınan besin maddesinin evolüsyona uğrayıp kilüs hâline dönüşmesi, sindirim organına etki eden güçlerin çifte envolüsyonu ile gerçekleşebilmiştir. Bu, bir yasaya bağlıdır: Her evolüsyonun öncesinde bir envolüsyon mevcuttur.

Mikrokozmosta vuku bulanlar, benzer şekilde makrokozmosta da cereyan ederler. Çünkü "Yukarıdaki aşağıdakine, aşağıdaki de Yukarıdakine benzer." Ve doğal evolüsyonun anahtarı, formların uğradığı değişimlerin gözlenmesinde değil, bu şekil değişimlerinin sebebi olan envolüsyona uğramış (alçalan) güçlerin araştırılmasında yatmaktadır.


violet Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla