04-15-2008, 16:50
|
#1 (permalink)
|
|
|
Dört şey için dünyayı terketmek
Dört şey için dünyayı kesben değil, kalben terketmek lâzımdır:
1 Dünyanın ömrü kısa olup, sür'atle zeval ve guruba gider Zevalin elemiyle, visalin lezzeti zeval buluyor
2 Dünyanın lezâizi zehirli bala benzer Lezzeti nisbetinde elemi de vardır
3 Seni intizar etmekte ve senin de sür'atle ona doğru gitmekte olduğun kabir, dünyanın ziynetli, lezzetli şeylerini hediye olarak kabul etmez Çünkü dünya ehlince güzel addedilen şey, orada çirkindir
4 Düşmanlar ve haşerat-ı muzırra arasında bir saat durmakla dost ve büyükler meclisinde senelerce durmak arasındaki muvazene, kabirle dünya arasındaki aynı muvazenedir Maahaza, Cenab-ı Hak da bir saatlik lezzeti terk etmeye davet ediyor ki, senelerce dostlarınla beraber rahat edesin Öyleyse, kayıtlı ve kelepçeli olarak sevk edilmezden evvel, Allah'ın davetine icabet et
Fesübhanallah, Cenab-ı Hakkın insanlara fazl ve keremi o kadar büyüktür ki, insana vedia olarak verdiği malı, büyük bir semeni ile insandan satın alır, ibka ve himaye eder Eğer insan o malı temellük edip Allah'a satmazsa, büyük bir belâya düşer Çünkü o malı uhdesine almış oluyor Halbuki kudreti taahhüde kâfi gelmiyor Çünkü, arkasına alırsa, beli kırılır, eliyle tutarsa, kaçar, tutulmaz En nihayet meccânen fena olur gider, yalnız günahları miras kalır ZEVÂL: Yok olma, sona erme
VİSÂL: Kavuşma
İNTİZAR: Birinin gelmesini, bir şeyin olmasını bekleme, gözleme
MUVAZENE: Dengeleme
FAZL: Faziletli, erdemli (kimse)
VEDİA:Saklanılması, korunması için birine veya bir yere bırakılan eşya, inam, emanet
SEMEN: Para
TEMELLÜK: Kendine mal etme
UHDE: Birinin yapmakla yükümlü olduğu iş, görev
MECCANEN: Parasız olarak, bedava 
|
|
|