EZiLENLER
Direnişin Farklılığı
Zapatista hareketini incelediğimizde, kendisinden önceki sol gerilla oluşumlarından daha farklı özelliklere sahip olduğunu görüyoruz.
İlk olarak Zapatistaların iktidarı ele geçirme gibi bir hedefleri yok. Yönetimi devirip kendi sistemini oturtma gibi bir amacı olmayan Chiapas isyancıları, yerli Maya kimliğinin tanınması ve özerklik isteğiyle yola çıkıyorlar. Amaçlarından biri yeni bir siyasal kültür yaratmak.
EZLN, iktidar isteğinin olmamasıyla birlikte, kendi içinde de geniş katılımlı bir demokratik düzen uyguluyor. Bünyesindeki tüm topluluklar fikirlerini temsilcileri aracılığıyla iletiyor ve böylece tüm kararlar bir bütünlük arzediyor. Bu doğrultuda, Zapatistaların özerklik talepleri ortaya çıkıyor. Çünkü yerli halk, (beş yüzyıl önce elinden alınmış) kendi toprağını istiyor ve bu toprak üzerinde yaşamayı, kendi geçimini sağlamayı arzuluyor. Bu bağlamda, yerli haklarının tanınması, toplumsal egemenlik, bu egemenliğin serbest seçimi ve kararlaştırılması ile eşitlik ve egemenlik önerilerinin hazırlanabilmesi; yani özgürlük, adalet ve demokrasi, EZLN nin bir başka sloganı oluyor.
Öte yandan Zapatista hareketinin kendini ifade ederken kullandığı yöntem de değişik ve ilginç. Öyle ki, Chiapasın isyancıları farklı bir dil kullanıyor. Getirdikleri, politik dil yerine şiir, felsefe ağırlıklı geniş sınırlı bir dil. Söylemlerindeki romantizmi büyük oranda Marcosa borçlular. Yardımcı komutan, ironik-mizahi anlatımıyla dikkat çekiyor. Söylemek istediklerini farklı araçlar kullanarak ortaya koyabiliyorlar.
Bu dili kullanırken, EZLN görsel olarak da bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Tüm üyeler kar maskeli. Dışardan bakıldığında sadece gözleri görünen insanlar olarak duruyorlar. Tanınmıyorlar ve ayırt edici özellikleri olmuyor.
Bu tarz her zaman (fotoğrafta, hükümet yetkilileriyle görüşürken v.s.) devam ediyor. Bunu belki de en iyi Marcos dile getiriyor:
Mücadele ve savaş bizi kahramanlaştırdı. İsimlerimizle, eylemlerimizle yerliler arasında kahramanlaştık. Biz EZLNnin ve kendimizin yüceltilmesini, isimlerimizin, yüzlerimizin tanınmasını istemiyoruz. Çünkü barış ve demokrasi sağlandığında, bizler maskelerimizi çıkarıp halkın arasına karıştığımızda onlarla eşit sivil yurttaş olarak beraber olmak istiyoruz. Kahramanlığımız, isimlerimiz ve yüzümüz bir ayrıcalık oluşturmasın diye maske takıyoruz.
Yine Marcosun bir diğer kar maskesi çıkarımı şöyle:
Evet, kar maskeleri var; çünkü bunlar Zapatistaların sembolü. Kar maskeleri, kendi yüzlerini gösterdiklerinde hükümetin onları görmediğine işaret ediyor. Ne kar maskesine ne silaha gerek kalmaması için Zapatistaların diğer yurttaşlar gibi siyaset yapmasına olanak sağlansın.
Öte yandan, EZLN, geçmişte uyuşturucu kaçakçılığının çok yoğun olarak yapıldığı bir bölgede üslenmesine karşın bir kez bile uyuşturucu ticaretiyle birlikte anılmadı. Üstelik ticaretin yapılmasına engel bile oldu.
EZLN nin farklı oluşu iletişiminde ve dünyayla irtibatında da kendini gösteriyor. Zapatistalar interneti çok iyi kullanıyorlar ve bu ağ üzerinde oldukça etkililer. İletişimin önemini bilen Marcos, bunun baskıcı rejimler için endişe verici olduğunu biliyor. EZLN bildirileri tüm dünyaya ulaştırılıyor. Zapatistalar, dünyanın birçok yerindeki oluşumlarla bağlantı kurdular. Bu ise, Zapatista hareketinin küresel bir özelliğinin olmasıyla, yani neoliberalizme karşı duruşuyla ortaya çıktı.
Neoliberalizm Karşıtlığı
EZLN nin neoliberalizm karşıtlığı, Chiapasın mahvolma sebebinin bu tür politikalar olduğu görüşünden doğuyor. Neoliberalizm Yeni Dünya Düzeniyle birlikte gelen kavramlardan biri. Bu yolla gümrük vergisi gibi korumacı önlemler uygulama alanlarını yitiriyor ve çok hızlı olan sermaye hareketleri sınır tanımıyor. Sermayenin aniden yer değiştirmesi, bıraktığı yerin ekonomik anlamda alt üst olmasına neden oluyor. Bu durum gelişmesini tamamlayamamış ekonomiler içinse tam bir felaket demek. Zapatistaların neoliberalizm karşıtlığı da bu sürecin işlemesine başkaldırılarında kendisini buluyor. Bu açıdan, yerel özelliklere sahip olan ayaklanma, nedeni küresel oluğu için kendi bölgesini aşıyor. Ayaklanmanın NAFTA nın yürürlüğe girdiği tarih olan 1 Ocak 1994 te başlamasını ve ayaklananların Ya Basta! / Artık Yeter! sloganıyla ortaya çıkmalarını dikkate almak, Zapatistaların neyin karşısında olduklarını kavramada kolaylık sağlar. Nitekim NAFTA, Meksika ekonomisini olduğundan daha kötü bir duruma getirdi. Ülke, NAFTA ya girişinden bir yıl sonra elli milyar dolar yardım almasına rağmen bununla borçlarının faizini bile ödeyemedi. Meksika da 1995 in ilk altı ayında sekiz yüz bin kişi işinden oldu. Marcos da üçüncü dünya savaşını kapitalizm-sosyalizm arasındaki mücadele olarak niteledikten sonra, dördüncü dünya savaşının büyük finans şirketleri arasında yaşandığını belirtiyor.
Neoliberal politikaların Meksika daki uygulamalarına isyan bayrağı açan Zapatistalar, 1996 da Chiapas ta ve 1997 de İspanya da Neoliberalizme Karşı İnsanlık İçin Buluşmaları düzenlediler. Davet ettikleri uluslararası sivil toplum yöneticileri konferanslar sonucu kendi hareketlerini dünya dayanışma ağıyla birleştirmeye başladılar.
|