Yalnız Mesajı Göster
Eski 02-16-2008, 11:11   #6 (permalink)
Üye Bilgileri
elvito
Bağımlı Üye
 
Giriş: Sep 2007
Şehir : Belirtilmedi
Yaş: 27
Mesaj: 1,193
Rep Gücü: 236
Rep Puanı : 23367
Rep Seviyesi: elvito Eski Repcilerdenelvito Eski Repcilerdenelvito Eski Repcilerdenelvito Eski Repcilerdenelvito Eski Repcilerdenelvito Eski Repcilerdenelvito Eski Repcilerdenelvito Eski Repcilerdenelvito Eski Repcilerdenelvito Eski Repcilerdenelvito Eski Repcilerden
Varsayılan

NAFTA VE CHIAPAS

Meksika ekonomisi, NAFTA (North American Free Trade Agreement / Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması) üyeliği ile esas ve kalıcı darbeyi yedi. Kanada, Amerika Birleşik Devletleri ve Meksika arasında yapılan anlaşma, üç ülke arasındaki gümrüklerin ve diğer ticaret engellerinin kaldırılmasını ve böylece ticaret, hizmet ve sermaye akışının hızlandırılmasını hedefliyordu. Fakat daha önceki neoliberal politikalarla büyüme(!) kaydeden Meksika, NAFTA bir yılını doldurmadan krizin içine düştü. Aralık 1994te 1980lerden bu yana en büyük çöküntüyü yaşadı. NAFTAnın ulusal sanayii destekleme imkanını ortadan kaldırması, Meksika gibi dış ortamda mücadele edemeyecek olan bir devleti bunalıma sürükledi. Oysa NAFTAyla gelen vaatler iş imkanlarının doğacağı, Meksikadan Amerika Birleşik Devletlerine göç akımının duracağı yönündeydi.

İlkin neoliberal politikalarla görünürde bir iyileşme sağlanmış, daha sonra 1988de IMF reçeteleriyle yük daha da artmış ve NAFTA da bu anlamda en öldürücü darbe olmuştur.

Meksikanın güneydoğusunda yer alan Chiapas eyaleti de, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durumdan ve süreçten etkilendi. Chiapas, Maya kökenli yerlilerin yaşadığı bir bölgedir. 74.211km2lik yüzölçümüne sahip olan eyalet, Meksikanın temel gıda maddesi mısırın üretiminde üçüncü, petrolde ikinci ve kahvede birinci sırada yer alıyor. Chiapas, ihracatının karşılığını ekonomik açıdan kendine yetme olarak bile alamıyor. Bu topraklarda çalışan köylülerin sadece %18,4ünün evinde su var, %2 ise, elektriği olanların oranı. Bununla beraber bölge halkı hükümet baskısı altında ve demokratik süreçten yoksun yaşıyor. Yerlilerin bu durumu, PRI nın politikaları ve bu politikalardan istifade eden Mestizolarla daha da kötüleşiyor.

ZAPATİSTA AYAKLANMASI

1970lerde çözülen Maoist FLN (Front for National Liberation / Ulusal Kurtuluş Gücü) örgütünden on kişi, 1982de Chiapasa gitti. Che Guevera tarzı bir devrimci örgüt kurma amacında olan bu gerillalar yerli dilini bilmediklerinden bölgeye yabancılaştılar ve sonrasında dağıldılar. Fakat bu gerillalardan bir olan Marcos, Chiapas ta kaldı. EZLN (Ejercito Zapatista de Liberacion Nacional / Zapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu) 1983te kuruldu. Marcosun çabaları sonucu 1990 larda hükümetin habersiz olduğu silahlı bir köylü örgütü vardı.

EZLN, sesini 1 Ocak 1994te duyurdu. Zapatista ayaklanması, Sen Cristobal de Las Casas taki askeri tesislere saldırıyla başladı. Aynı gün NAFTA yürürlüğe girmişti. Ya Basta! / Yeter Artık! sloganıyla baş gösteren ayaklanma on iki gün sürdü. Hükümetle ateşkes yapıldığında yaklaşık on iki bin Zapatista üç şehri; Margarita, Ocausinco ve Sen Cristobal de Las Casası kontrol altına almıştı. Meksika ordusunun saldırıya karşılık vermesiyle yüz kırk beş kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı. Daha sonra barış görüşmeleri yapıldı; fakat Zapatista toplulukları hükümetin önerisini reddetti. Durgunluk on bir ay sürdü ve gerginlik tekrar tırmandı. Meksika Kongresi diyalog zemini için Uzlaşma ve Derhal Barış Kanununu çıkardı. Aynı adı alan komisyon da görüşmelere yeniden başlamakla görevlendirildi. San Andres görüşmeleri sırasında yerli hakları ve kültürü konusunda Ulusal Reform Antlaşması imzalandı. Bu ilk adım hükümetin sertleşen politikasıyla gelişemedi. Bu arada Neoliberalizme Karşı I. Kıtalararası Buluşma Chiapasta kırk iki ülkeden beş bini aşkın temsilcinin katılımıyla gerçekleşti. Hükümet, Uyum ve Barış Komisyonu ile EZLN arasındaki süreç olumlu noktalanmadı.

Bununla birlikte egemen siyasi nüfuzun yumuşamayı kabul etmemesi iki suikastle açığa çıkıyordu. PRI içinde demokratik reformları savunan ve muhalefetle ilişkileri geliştirme yanlısı olan iki politikacı, Luis Donaldo Colosio Mart 1994, José Francisco Ruiz Massieu ise aynı yılın eylül ayında öldürüldü. Bu cinayetlerin arkasında PRI olduğundan şüphelenildi. Salinasın altı yıllık başkanlığından sonra Aralık 1994te yerine Ernesto Zedillo Ponce de León geçti. Zedillo, çöküşe doğru giden ekonomiye devalüasyonla müdahele etmek istedi. Fakat ekonomi politikasının zayıflığı, pesonun önce %12, daha sonra %50 değer kaybetmesine yol açtı. Bununla birlikte Zedillo, Chiapas politikasını da sertleştirdi ve Marcosu terörist ilan etti. Dahası, ayaklananları ne yerli ne Chiapaslı bir avuç gerilla tarafından yoldan çıkarılmış yoksul köylüler olarak niteledi. Ardından orduyu üzerlerine gönderdi. Zedillo döneminde ordu, Chiapasta sivilleri hedef alan düşük yoğunluklu savaş stratejisi izledi. Bu yöntem Salinas tarafından da benimsenmişti. Askeri harekatlarda 1998de Actealda kırk beş, 1999da San Cristobalde ise dört kişi öldü. Öte yandan, eski başkan Carlos Salinasın kardeşi Raúl Salinas, Ruiz Massieu cinayetiyle ilişkisinin kanıtlanması sonucu, Ocak 1999da elli yıl hapse mahkum edildi.
Göreve geldiğinde reformlardan söz eden Zedillo, bu konuya çok itinalı yaklaştı. Ancak Kongre&de ve uluslararası alanda oluşan baskı havası PRIyı bir dizi değişiklik yapmaya itti. Bu değişikliklerden biri, vatandaşların valiyi ve kent meclisi üyelerini seçmelerine olanak tanıyordu. 1997de PRI, yapmak durumunda kaldığı bu değişiklikten darbe yedi, başkentin valiliğini muhalefetteki PRDnin (Partido Revolucionario Democratico / Devrimci Demokratik Parti) adayı kazandı. Diğer yandan Zapatista hareketi, sesini gür bir şekilde duyurmuştu. Ülke içindeki yardımlar toplanıp Chiapasa gönderilirken dünyanın çeşitli yerlerinde (Avrupa, Latin Amerika, ABD, Avustralya) destek gösterileri ve eylemler yapıldı.

1997 seçimlerindeki değişim, Aralık 2000deki başkanlık yarışında kendini gösterdi. PRInın yetmiş bir yıllık saltanatı sona erdi. Yeni başkan Vicente Fox idi. Göreve gelince ilk olarak Zapatista topluluklarının yaşadıkları bölgelerden orduyu çekmek ve parlamentoya yerli halkları yasa tasarısını sunmak oldu. Bu tasarı onaylandı ve 15 Ağustos 2001de yürürlüğe girdi. Fakat yine de ekonomik yönelim anlamında Foxun, kendinden öncekilerden pek de farklı olmadığı görülüyor.

elvito Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla