Yalnız Mesajı Göster
Eski 02-16-2008, 10:10   #3 (permalink)
Üye Bilgileri
elvito
Bağımlı Üye
 
Giriş: Sep 2007
Şehir : Belirtilmedi
Yaş: 27
Mesaj: 1,193
Rep Gücü: 236
Rep Puanı : 23367
Rep Seviyesi: elvito Eski Repcilerdenelvito Eski Repcilerdenelvito Eski Repcilerdenelvito Eski Repcilerdenelvito Eski Repcilerdenelvito Eski Repcilerdenelvito Eski Repcilerdenelvito Eski Repcilerdenelvito Eski Repcilerdenelvito Eski Repcilerdenelvito Eski Repcilerden
Varsayılan

MEKSİKA DEVRİMİ

Meksikanın 19. yüzyılı genel hatlarıyla toprak reformu sorununa odaklanıyordu. İçerde sürekli mücadelelerin olması, adeta Meksikanın bir türlü gelişme yoluna girememesine neden olmuştu. Kapitalistleşme süreci, Meksikalılarca değil, yabancı kredi ve yatırımlarla yürütülüyordu. Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve Fransa, bu süreçte rol oynayan ve İspanyanın misyonunu üstlenen yeni devletlerdi. Demiryolu yapımı, bankacılık, özellikle petrolü de içeren yeraltı kaynaklarına bu ülkelerin büyük yatırımları vardı. Para, Meksikanın geleneksel tarım ürünleri olan mısır ve şeker kamışının yerine tümüyle pamuk, kenevir, kahve gibi sanayi ürünlerine eğilimi zorladı ve bunu başardı. Elbette bu dış etkenin içerde bir destekçisi vardı: Porfirio Díaz yönetimi. Díaz dönemi, baskının son derece yüksek olduğu yıllar olmuştur.

Kanlı biçimde bastırılan grevler, yönetimi zor duruma düşürdü. Díaz, 1910 da demokratik başkanlık seçimine izin vereceğini açıkladı. Bu seçime aday olanlardan biri Francisco Madero, halk arasında geniş bir destek buldu. Göz ardı edilemeyecek bu destek karşısında Diáz yönetimi yeniden sertleşti; Madero tutuklandı. Ekim 1910 da Temsilciler Meclisi Díazı tekrar başkan seçti. Madero hapisten kaçıp 20 Kasım’da halkı silahlı ayaklanmaya çağırdı. Coahuila eyaleti valisi Venustiano Carranza da ona katıldı. Bu ortamda kuzeyde Pancho Villa, güneyde Emiliano Zapata gibi önderler de bu hareketle birleşti ve orduyla çatıştı. Devrimcilerin ortak düşmanı Díaz dı. Kazanılan başarılarla Díaz yönetimi çözüldü. Madero 6 Kasım 1911 de başkan seçildi. Fakat Madero, hem devrimcilerin hem de eski rejim yandaşlarının tepkisini çekti. Demokrasiyi getirmek isterken alt yapının da yenilenmesi gerekliliğini unutmuştu. Üstelik Madero, Díaz ın ordusu ve bürokrasisi üzerinde herhangi bir değişiklik yapmamış, yönetime bu şekilde devam etmiştir. Gönülsüzlüğü ise, Zapata ve diğer devrimcilerle anlaşmaya yanaşmamasıyla göze çarpar. Zapata, ellerinden alınmış toprakların yerlilere hemen geri verilmesi isteğinin reddedilmesiyle Madero ya karşı tavır aldı. Kuzeyde de Orozco aynı yolu benimsedi. 1913 te General Victoriano Huerta, Madero yu devirdi ve yönetimi ele geçirdi. Bu yeni despotik yönetim ise Carranza’nın bir yıl içinde zorla yönetime gelmesiyle son buldu. Carranza yönetimi, malikâne yönetimine son veren, tarımda kapitalist kalkınmayı başlatan, topraksız köylere toprak kazandıran ve yabancı müdahalesini kırmayı amaçlayan adımlar attı. Hazırladığı yasada işçi hakları güvence altına alınıyor, Katolik Kilisesi ayrıcalıkları sınırlandırılıyordu. Muhaliflerini tasfiye eden Carranza, 1919 da da Zapata yı öldürttü. Villa ise mücadeleyi bıraktı. Böylece yerel direnişler son buldu. Yine de Carranza nın yönetimi fazla uzun sürmedi. Yandaşlarının desteğini yitirmesinin ardından 1920 de Obregon, yeni başkan oldu.
elvito Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla