ZAPATİSTALAR
1 Ocak 1994 te Meksika'nın Chiapas eyaletinde Zapatista ayaklanması başladı. Ayaklanma EZLN tarafından hazırlanmıştı. Tarih olarak NAFTA'nın yürürlüğe girdiği gün seçilmişti. Ayaklananların kendilerine Zapatista demeleri ise Emiliano Zapata'nın yolunda yürüdüklerinin göstergesiydi. Ağızlarında üç sözcük vardı: "özgürlük, adalet, demokrasi".
(...) Biz mücadele ediyoruz; ama dünyayı kendimize benzetmek için değil, bu dünyada herkesin yeri olması gerektiğine ve insanlığın mutlu olmaya hakkı olduğuna inandığımız için mücadele ediyoruz.
Yardımcı Komutan Marcos
Meksika’nın Chiapas eyaletindeki bu mücadele nedenlerini geçmişten getiriyor.
SÖMÜRÜNÜN TARİHİ MEKSİKA
Bugünkü Meksika topraklarında, Maya uygarlığının da aralarında bulunduğu büyük uygarlıklar M.S. 100-900 yıllarında yaşadı. 1325'te Aztekler diğerlerini de kapsayacak şekilde bir imparatorluk oluşturdu.. Bu uygarlıkların tümü ileri durumdaydı. 1517'de başlayan ve 1540 larda Meksika'nın neredeyse tamamının ele geçirilmesiyle sonuçlanan İspanyol yayılması, yerli uygarlıklara ölümcül bir darbe vurdu. Artık buraya verilen isim Nueva Espaa / Yeni İspanya idi. Yeni İspanya topraklarının kuzey sınırı bir belirsizlik döneminden sonra, 1819 Adams Onís Antlaşmasıyla kesin olarak çizildi ve bugünkü Texas, New Mexico ve California üzerindeki İspanyol egemenliği Amerika Birleşik Devletleri tarafından resmen tanındı. İspanya Veraset Savaşı sonrasında, hanedanla birlikte Yeni İspanyadaki politika da değişti; sömürge sistemi kurulması amaçlandı. Bununla beraber göçle gelen beyaz nüfus, etnik değişime yol açtı. Yerli-İber karışımı Mestizo lar nüfusa katıldı. Amerikan Bağımsızlık Savaşı ve Fransız İhtilalinin yayılan düşünceleri Meksikada 1808 de bağımsızlık hareketlerini başlattı. Mücadelenin sonucu 1821 de yapılan Córdoba Antlaşması idi ve böylece İspanyol sömürge yönetimi yıkıldı; meşruti monarşi ilan edildi.
Keyfi uygulamalar, iç çekişmeler ve sömürge kurumlarının ortadan kaldırılamaması, meşruti monarşinin ve daha sonra ilan edilen cumhuriyetin etkili olmasına imkân vermedi. Kötüleşen ekonomi ile birlikte bu ortamı fırsat bilen ABD, sınıra ilişkin dayatmalarına hız kazandırdı. Texas, 1836 da Meksika dan koptu, 1845 te ABD ye katıldı. Nisan 1846 da ise Meksika Savaşı çıktı. ABD nin üstün geldiği savaş sonunda 1848 Guadalupe Hidalgo Antlaşması imzalandı; bugünkü New Mexico, Nevada, Arizona, California, Colorado, Utah ve Wyoming ABD ye bırakıldı.
Meksika Savaşı sonrasında liberal görüşler yayıldı ve reform dönemine girildi. Askerlerin ve din adamlarının ayrıcalıklarının kaldırılması, kilise topraklarının satışa çıkarılması sonrasında, reformlara yasal dayanak kazandıran ve özgürlükleri genişleten bir anayasanın yapılması, tutucuların büyük tepkisini çekti. 1858 de İspanya, İngiltere ve Fransa nın desteklediği tutucular ile Amerika Birleşik Devletleri nin desteklediği iç savaş patladı. Reform yanlılarınca kazanılan iç savaş sonrası Juárez 1861 de başkanlığa seçildi.
Juárez in mali sorunları çözmek için dış borçları iki yıllığına ertelemesini fırsat bilen Fransa, ABD nin iç savaşta olmasından yararlanarak 1864 te İngiltere ve İspanya ile yönetimai cezalandırmak” niyetiyle Meksika yı kontrol altına aldı; fakat işgalci güçlere karşı zorlamalar üç yıl sonra Meksika&ya tekrar cumhuriyeti kavuşturdu.
1872 de Juárez in ölmesinden sonra, Porfirio Díaz, askeri darbeyle başkanlığa geldi. Díaz, 1877 den 1880 e, 1884 ten 1910 a kadar ülkeyi yönetti. Dönemleri arasındaki dört senede ise görevde Díaz ın gölge bir adamı başkanlık yaptı. Büyük toprak sahiplerinin ve kilisenin desteğini alan Díaz, bürokrasiyi de denetimi altına almasıyla ve özgürlükleri rafa kaldırmasıyla acımasız bir diktatör oldu. Geniş topraklı malikânelerin büyümesi, küçük çiftçilerin ve köylülerin topraklarını kaybetmesi karşılığında oluyordu. Bu ortamda borçlarından olayı çalışmak zorunda kalan “borç köleleri ortaya çıktı.
Öte yandan Díaz, yabancı sermayeyi ülkeye çekerek bütçeyi dengeledi. Ülkenin üst sınıflarına refah getirirken, bunu nüfusun çoğunluğunu oluşturan köylülerin sırtından yaptı. Gelir dağılımndaki dengesizlik adeta bir uçuruma dönüştü. Diktatörlüğe karşı gelen tepkilere de baskıların artmasıyla cevap verildi.
1910 da Meksikada kırsal yaşam sürdüren ailelerin %96 sının toprağı yoktu ve binden az sayıda olan güçlü toprak sahipleri, on iki milyonluk ülkede tarımsal kaynakları denetim alında bulunduruyordu. Ayrıca Díaz yönetiminin son zamanlarında Meksika nüfusunun %60ı borç kölesiydi. Yolsuzluk ve rüşvetin yaygın olduğu bu dönem, yoksulluk ve adaletsizlik içinde patlamayı bekleyen bir toplum oluşturdu. Meksika Devrimine giden yol böyle açıldı.
|