“Taşıma Araçları” 2675 sayılı kanunda düzenlenmemiş olupyeni düzenleme ile kanunlaştırılmıştır.Önceki düzenlemede ayrı bir hüküm olmadığından ayni haklar hükmünün 2nci fıkrası dikkate alınmaktaydı. Dolayısıyla açık hüküm nedeniyle istisnai ve özellikli durumlarda adaletli olması açısından “en sıkı irtibatlı yer hukuku” kıstası da uygulanamamaktaydı. Gemiler bakımından ise, Türk Ticaret Kanunu m.866/2 maddesinde “Bir Türk gemi siciline kayıtlı gemi üzerindeki mülkiyetin iktisap ve ziyaı Türk Kanunlarına tabidir.”denilmekteydi. Bu madde doktrinde gizli bir milletlerarası hüküm olarak görülmekte vefakat sadece Türk gemi siciline kayıtlı gemileri konu aldığından tek yanlı idi. Bu yeni hükümle birlikte yukarıda adı geçen Türk Ticaret Kanunu m.866/2 fıkrası yürürlükten kaldırılarak; deniz, hava ve raylı taşıma araçları üzerindeki mülkiyet ve sair haklar, maliklerinin en sıkı ilişkili oldukları hukuka bağlanmıştır.
· “MADDE 22(1) Hava, deniz ve raylı taşıma araçları üzerindeki ayni haklar, menşe ülke hukukuna tabidir. (2) Menşe ülke, hava ve deniz taşıma araçlarında ayni hakların tescil edildiği sicil yeri, deniz taşıma araçlarında bu sicil yeri yoksa bağlama limanı, raylı taşıma araçlarında ruhsat yeridir.”
Yeni bir madde olan “Fikri Mülkiyete İlişkin Haklara Uygulanacak Hukuk” başlıklı madde ile fikri mülkiyete ilişkin haklarda kabul edilen “ülkesellik prensibi” ile uyumlu olarak düzenleme yapılmıştır. Bu bağlamda “korunmanın talep edildiği yer hukuku” esas alınmıştır. İkinci fıkra ile de taraflara sınırlı hukuk seçimi yetkisi tanınmıştır.
· “MADDE 23(1) Fikri mülkiyete ilişkin haklar, hangi ülkenin hukukuna göre koruma talep ediliyorsa o hukuka tabidir. (2) Taraflar, fikri mülkiyet hakkının ihlalinden doğan talepler hakkında, ihlalden sonra mahkemenin hukukunun uygulanmasını kararlaştırabilirler.”
|