“Vatandaşlık Esasına Göre Yetkili Hukuk” başlıklı 4. maddenin ilk fıkrasında daha önce sadece vatansızlar için uygulanacak hüküm kapsamına, 1951 tarihli Mültecilerin Hukuki Durumuna Ait Sözleşme m.22 (Türkiye 1961’de onaylamıştır.) uyarınca, mültecilerin de alındığı görülmektedir. Böylece sözleşmeye göre uygulanacak hukuk, kanunla da düzenlenerek mevzuatla sözleşme arasında uyum sağlanmıştır. Bu bağlamda çeşitli nedenlerle ülkelerinin diplomatik himayesinden yararlanamayan kişilerin Türkiye’de yapacakları işlemler nedeniyle uygulanacak hukukun ne olduğu belirlenmiştir. Buna göre;
· “MADDE 4 (1) Bu Kanun hükümleri uyarınca yetkili olan hukukun vatandaşlık esasına göre tayin edildiği hâllerde, bu Kanunda aksi öngörülmedikçe;
a) Vatansızlar ve mülteciler hakkında yerleşim yeri, bulunmadığı hâllerde mutad mesken, o da yok ise dava tarihinde bulunduğu ülke hukuku,
b) Birden fazla devlet vatandaşlığına sahip olanlar hakkında, bunların aynı zamanda Türk vatandaşı olmaları hâlinde Türk hukuku,
c) Birden fazla devlet vatandaşlığına sahip olup, aynı zamanda Türk vatandaşı olmayanlar hakkında, daha sıkı ilişki hâlinde bulundukları devlet hukuku, uygulanır.”
|