Yalnız Mesajı Göster
Eski 01-30-2008, 06:05   #7 (permalink)
Üye Bilgileri
Trouble_GirL
Forumcu
 
Trouble_GirL kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Sep 2007
Şehir : İstanbul
Yaş: 24
Mesaj: 2,578
Rep Gücü: 780
Rep Puanı : 77697
Rep Seviyesi: Trouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL RepstarTrouble_GirL Repstar
Varsayılan

3- Alman Hukuku
Alman Hukukunda isticvap hakkındaki bilgilere geçmeden önce Alman Usul hukuku hakkında biraz açıklamak yapmak gerekir.
Alman Medeni Yargılama Hukuku’nda taraf hakimiyeti esastır.Yargılamanın başlamasında esas olan ilke tasarruf ilkesidir. Re’sen harekete geçme ilkesi çekişmesiz yargı işlerinde caridir. Dava malzemesi taraflarca getirilir.18 Alman Medeni Usul Hukuku çeşitli maksimlere (ilkelere) dayanmaktadır. Bunlar yargılamaya hakim olan sözlülük ve yargılamanın doğrudanlığı ilkeleridir.19 Delillerin değerlendirilmesi açısından Alman Hukukunda ,delillerin serbestçe değerlendirilmesi ilkesi caridir.20
İsticvap ile ilgili şimdiye kadar yaptığımız açıklamalar ve Alman Medeni Yargılama Hukuku hakkında verdiğimiz bilgilerden sonra,Alman Hukukunda, Tarafın bilgi kaynağı olarak davada önemli bir yer işgal ettiğini söylemek doğru olacaktır.
Alman Hukukuna 1933 yılında girmiş olan “isticvap” kurumu şekli taraf yemininin yerini almış ve bu gün isticvap Alman Hukukunda tali bir delil olarak kabul edilmekte ve hâkim tarafından serbestçe değerlendirilmektedir. Alman Hukukunda isticvap,diğer Kıta Avrupa hukuklarında olduğu gibi yemin delilinin yerini almıştır. 21
Almanya’da tarafların mahkemede beyanda bulunmalarına ilişkin iki farklı kurum kabul edilmiştir. Bunlardan biri Tarafların dinlenmesi(Parteianhörung), diğeri ise Alman Medeni Usul Kanunu md.445-455 arasında düzenlenen isticvap(parteivernehmung) kurumudur. Bunlardan tarafların dinlenmesi ,tarafların beyan ve dilekçelerindeki belirsizlik ve eksiklikleri gidermek için başvurulan bir yoldur. İsticvap ise 27.10.1933tarihli değişiklikle Alman Yargılama Hukukuna yeminin yerine tali bir delil olarak girdi.22
20.yüzyılda ortaya çıkan, usul hukukundaki anlayış değişikliği İngiliz hukukundan esinlenerek,tarafın ifadesinin delil olarak kabul edilmesi ilk olarak Franz Klein’in Avusturya’sında olmuştur. 1895 tarihli Medeni Usul Kanunu ile isticvap Avusturya’da tali bir delil olarak kabul edilmiştir.23 İngiliz Hukukundan esinlenerek isticvabı kabul eden Avusturya Hukukunda alınan iyi sonuçlar ,yeminin kaldırılıp ,yerine isticvabın yerine getirilmesi sonucunda yukarıda bahsettiğimiz kanun değişikliği ile (27.10.1933) isticvap Alman Hukukuna girmiştir.
İsticvabın Alman Usul hukukuna ithali sonrasında ,olayın açıklanması amacıyla tarafın dinlenmesi ve isticvabı bir ikiliğe yol açmıştır. İsticvab için davet edilen taraf ,isticvabında gelmezse müeyyidesi,ifade vermekten kaçınma sayılır ve böylece iddia edilen ispatlanmış sayılır(HUMK.’da bu ikrar fiksiyonudur ve mevcut yasadaki bu durum HUMK tasarısında da muhafaza edilmiştir); taraf isticvabı tali nitelikte sayılırsa ,bu tarafın dinlenmesi kurumu ile de çelişecektir;zira taraf davanın başında dinlenir,isticvaba davada diğer deliller tüketildikten ,yani delil ikamesinden sonra başvurulur.Burada söz konusu olan sakınca sadece davanın uzaması değildir.24
Alman Hukukunda daha önce açıkladığımız gibi hakim delilleri serbestçe değerlendirir. Eğer isticvabın tali olduğu kabul edilirse, taraf beyanları açısından kanunda düzenlenmiş olan ,hakimin delilleri serbestçe değerlendirmesi ilkesini sınırladığı ve taraf isticvabının tali delil kabul edilmesinin ,hakimin az yukarda açıkladığımız onu serbestçe değerlendirmesi ilkesi arasında bir çelişkinin bulunduğunun kabulü gerekir.25
Yukarıda Alman hukukunda isticvabın tali bir delil olduğunun kabulü ile delillerin serbestçe değerlendirilmesinin kabulünün çelişkili durum yarattığı söylenebilirse de ve bu konuda görüşler mevcutsa da ,isticvab ,Alman Hukukunda tali delil olarak, yeminli olsun veya olmasın,diğer deliller gibi,mahkemenin delilleri serbestçe değerlendirmesi esasına tabidir. Alman Medeni Usul Kanunu 453’de, mahkemenin,taraf açıklamalarını 286’ya göre serbestçe değerlendireceği açıkça belirtilmiştir.26
Delillerin serbestçe değerlendirilmesi, sözlülük gibi ilkelerin hakim olduğu Alman Yargılama Hukukunda,önceleri ,maddi gerçeği amaçlayan usul hukuku açısından en iyi bilgi kaynağı olan taraf iradeleri , delil olarak kabul edilmemekte,bunun yerine,şekli bir delil olan yemin delili kabul edilmekteydi. İngiliz hukukundan esinlenerek ,Kıta Avrupa’sında ilk önce Avusturya’da tali bir delil olarak kabul edilen isticvab kurumu,1933 değişikliği ile Alman Yargılama Hukukuna girmiştir. Ve Alman Hukukunda isticvab tali delil olarak kabul edilmektedir.
Trouble_GirL Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla