Akdeniz anemisi thalassemi talasemi
Thalassemi , önlemi alinabilir kalitsal geçisli bir kan hastaligidir
Thalassemi Hastaligi , önlemi alinabilir kalitsal geçisli bir kan hastaligidir

Dogum öncesi erken tani ile önlenebilen genetik geçisli (iki tasiyici ebeveynden çocuklar aktarilan) ciddi bir kan hastaligidir

Bulasici yada bir kanser türü degildir

Kesin bir tedavisi yoktur

Fakat thalassemi hastalarinin, yasam kalitesini arttirmak ve sürdürmek için ömür boyu tedavi gereksinimi vardir
Thalassemi tasiyicisi iki ebeveynin evlenmesiyle her gebelikte dogacak olan bebegin tasiyici olma riski %50, thalassemi majör olma riski %25 ve saglam bebek olma sansi ise %25 tir
THALASSEMI'nin Klinik Sekilleri Nelerdir?
A

) THALASSEMI MINÖR:
Thalassemi tasiyicilari olup hiçbir tedaiye ihtiyaç duymadan hayatlari sürdürebilirler

Thalassemi'nin gelecek nesillere aktariminda rol oynarlar

Bireylerde hafif bir kansizlik gözlenebilir

Bunun demir eksikligi anemisiyle karistirilmamasi gereklidir
• ÜLKEMIZDE TAHMINEN IKI MILYON THALASSEMI TASIYICISI VARDIR
B

) THALASSEMI INTERMEDIA:
Düzenli kan aktarimina gerek duymadan yasayabilen thalassemi hastaliginin (Thalassemi Major'ün) daha hafif bir türüdür

Sikayetler 2-4 yaslarda belirgin olur

Sarilik, dalak-karaciger büyüklügü, büyüme geriligi olabilir

Enfeksiyonlar sirasinda destekleyici kan transfüzyonlarina gereksinim olabilir
C

) THALASSEMI MAJÖR:
Thalassemi hastaligi dedigimiz grubu olusturur

Thalassemi‘nin agir ve siddetli seklidir

Bu grup bireyler Beta-Thalassemi Majör tanisi ile ömür boyu tedavi görürler
• Tanisi, tedavisi, seyri ve gelismeleriyle ilgili bilgi asagidadir
THALASSEMI MAJÖR Nasil Anlasilir?
Thalassemi hastasi olarak dogan bir bebek dogumda normaldir

3-4 ayliktan sonra kendileri için gerekli kirmizi kan hücresini (alyuvar) yapamadiklarindan dolayi kansizlik belirtileri ortaya çikar

Çocuklarda; renk soluklugu, istahsizlik, huzursuzluk, karaciger-dalak büyümesi sonucu karin sisligi, sik sik ateslenme, gelisme geriligi görülür
Hastalik çocugun yapisinda da bozulmaya neden olur

Kemik iligi, kemik içinde genisler ve gereginden çok kirmizi kan hücresi yapmak için ugrasir

Bütün bu çabalar bosunadir

Yaptigi alyuvarlar yeterli hemoglobin tasimazlar ve kemik iliginden disari çikmadan ölürler

Iligin bu asiri çabasi, kemiklerin genislemesine, zayif düsmesine ve seklin bozulmasina neden olur

Yanak ve alin kemikleri firlamaya baslar

Çocugun yüzü, herkesin fark edilebilecegi sekilde karakteristik bir görünüm alirlar
Tibbi olarak thalassemi tanisi “Hemoglobin Elektroforez” adi verilen kan testi ile konur

“Thalassemi Testi” dedigimiz bu test ayni zamanda tasiyici olup olmadiginizi da belirler
Thalassemi Testi (Hemoglobin Elektroforezi) Tüm Üniversite hastanelerinde, bazi arastirma hastanelerinde ve bazi özel laboratuarlarda yapilmaktadir
THALASSEMI MAJÖR'ün Tedavisi Nedir?
Tüm kalitsal hastaliklarda oldugu gibi thalassemi majörün de KESIN BIR TEDAVISI YOKTUR

Ancak hastalarin, yasamlarini sürdürebilmeleri ve yasam kalitelerini arttirabilmeleri için ömür boyu tedaviye ihtiyaçlari vardir
Suanda uygulanan en uygun tedavi;
Kan nakli, desferal tedavisi ve gerekli oldugunda dalagin ameliyatla alindigi kombine bir tedavidir
Hasta ömür boyu 2-3 haftada bir kan alir

Hemoglobin düzeyini normalde tutabilmek için alyuvar (eritrosit) aktarimi yapilir

Her kan aktarimindan sonra yeni kan içindeki kirmizi kan hücreleri bir sonraki kan aktarimina kadar yavas yavas parçalanir ve parçalanan kan hücrelerinden salinan demir, vücutta birikir

Biriken demir ise vücut disina atilmazsa, karaciger kalp ve diger organlara zarar verir

Çocugun büyüme ve gelisimini engeller

Eger bu zarar engellenmezse thalassemi hastalari ergenlik çaginda kaybedilebilir

Bu nedenle biriken demirin vücuttan atilmasi gerekir

Bu da DESFERAL isimli ilaç ile saglanir

Bu ilaç, her gece desferal pompasi ve özel bir igne araciligiyla 10-12 saat gibi uzun bir sürede deri altina verilerek vücuttan demiri toplar ve idrar ile atar

Dalagin asiri büyümesi durumunda ise cerrah tarafindan ameliyat ile dalak alinir (splenektomi)
Demir atilimini kolaylastirmak için günümüzde yeni arastirmalar ve çalismalar halan sürmektedir

Dijital olmayan, elastik ve tek kullanimlik infüzyon pompalari ile islem biraz daha etkili ve kolay hale gelmistir

Bunun yaninda desferal yerine agizdan hap kullanim çalismalari sürmektedir
• Tedavi ile ilgili son gelismeleri sitemizden takip edebilirsiniz
ALTERNATIF TEDAVI ;
KEMIK ILIGI NAKLI:
Bir thalasseminin, kemik iligi yeterli ve normal sayida alyuvar hücresi yapamaz

Çalismayan kemik iligi yerine normal kemik iligi yerlestigi takdirde problem çözümlenebilir

Tabi bu, iligin thalassemili vücudun reddetmeyecegi, hastanin doku yapisina uygun bir donör (verici)den alinmasi ile olur
KÖK HÜCRE NAKLI:
Son yillarda kemik iligi disinda periferik kan ve kord kaninin da kök hücre kaynagi olarak kullanilmasi, kök hücre naklini gündeme getirmisti
THALASSEMI MAJÖR'da Yasanan
Fiziksel, Ruhsal ve Ekonomik SORUNLAR!
Thalassemi hastalari her kan transfüzyonlarinda; transfüzyon esnasinda yasanabilecek reaksiyonlarin yani sira kan yolu ile bulasan hastaliklarin [Malarya parazitleri (sitma), Sifilis, AIDS, Hepatit Enfeksiyonlari vb…] bulasma riskiyle de karsi karsiya kalirlar
Düsük kan aktarimi ve asiri demir birikimi ile ciddi kalp komplikasyonlari sik görülür

Bu sorun erken yasta ölüm sebebi olarak karsimiza çikmaktadir
Asiri demir birikimi nedeniyle karaciger büyümesi olur

Ayrica kan aktarimi esnasinda geçebilecek hepatit enfeksiyonlari ki özellikle Hepatit C virüsü karacigerde yerlesirse Kronik Hepatite dönüsebilir

Hatta bu siroz ve karaciger kanserine kadar gidebilir
• Günümüzde Hepatit B virüsüne karsi asilama ile bagisiklik saglanabilirken Hepatit C asisi mevcut degildir!
Asiri demir birikimi, Endokrinolojik komplikasyonlara da neden olur

Demir vücut fonksiyonlarinin çogunu kontrol eden endokrin bezlerine girer ve onlari baskilar

Bu ergenlikte büyüme gelismeyi yavaslattigi yada engelledigi gibi yetiskinlerde seksüel yönden düsüs gözlenebilir

Bunun yaninda hipertriodizm ve hipoparatriodizm gelisebilir

Ayrica demir birikimi pankreasin islevini bozdugundan diabetes mellitüs (seker hastaligi) görülür
Asiri demir bikrimi, cilt üzerinde koyu bir rengin ve yama gibi noktalarin olusmasina neden olur
Thalassemi hastalarinda, osteoporoz (kemik erimesi) de görülmektedir

Buna sebep olan faktörler ise; kansizlik nedeniyle dokularin oksijensiz kalmasi, demir birikimi, desferrioxamine yan etkisi yaninda, endokrin faktörler ve genetik faktörlerdir
Bir thalassemi hastasi ve ailesi ayni zamanda ekonomik açidan da çok büyük sorunlar yasar

Çünkü aylik maliyeti çok ciddi rakamlara ulasan bir hastaliktir

Yasam boyu, her ay böyle bir maliyetin hastanin kendisi/ailesi tarafindan karsilanmasi mümkün degildir

Bu nedenle hiçbir saglik güvencesi olmayan hastalarin yasam süreleri ve yasam kaliteleri düsmektedir

Bu günün sartlarinda ortalama aylik tedavi maliyet, 1,5 – 2 milyardir ! Bunun yaninda hastanede oldugu gün için yeme-içme, ulasim ve sehir disindan geliyorsa gerektiginde konaklama ihtiyaçlari için yaptigi harcamalar da söz konusudur
Böyle bir hastaligi tasiyor olmak hasta ve yakinlari için hiçte kolay degildir

Özelliklede bireyin kendisi için bunu ömür boyu tasimak çok zor bir istir
Böyle bir tedaviye ömür boyu katlanmak, sonradan ortaya çikan diger fiziksel rahatsizliklara direnç gösterip onlarla bas edebilmek, bu maliyetin altindan kalkabilmek, kendi kisiligini ve benligini bulma çabalari, yasitlariyla arasinda olusan farkliliklari kabullenebilmek ve topluma kendini kabul ettirmek, egitim ve is hayatinda önüne konan büyük engellerle mücadele etmek, saglikli bireylerle arkadaslik kurabilmek ve karsi cinsle iliski olusturabilmek, daha da önemlisi ölüm kaygisiyla yasamak çok ama ÇOK ZORDUR !!!
THALASSEMI MAJÖR Nasil Önlenebilir?
Dogum Öncesi Tani (Prenatal Tani) Yöntemi ile hastaligi anne karninda erken dönemde tanimlayarak, aileye gebeligi sonlandirma sansi verebilir

Bu suretle thalassemi hastasi bebeklerin dogumu önlenmis olur
Iki tasiyicinin evlenmesi durumunda hamileligin 6

-8

haftasi koriyonik villustan (kordon bagindan) veya 18

-22

haftasinda bebekten alinan sivi örnegi ile bebegin hasta olup olmadigi ögrenilir

Bebek hasta ise anne- baba ile görüsülerek bebegin dogmasi engellenir

Dogum öncesi tani ile saglam olacagi belirlenen bebeginde dogmasina izin verilir
Dogum Öncesi Tani (Prenatal Tani) Tüm Üniversite hastanelerinde yapilmaktadir
THALASSEMİA’DE KEMİK İLİĞİ NAKLİ
GİRİŞ
Thalassemia,hemoglobin yapısındaki globin zincirlerinin yapımında bozukluğa yol açan heraditel hastalıklar grubuna betimlemekte kullanılan bir terimdir

Thalassemia dünyada en sık görülen tek gen bozukluğudur

Özellikle Akdeniz bölgesi,Orta Doğu ve Asya kıtasında Thalassemia’ye çok sık rastlanmaktadır

Sadece Akdeniz bölgesinde 200

000 Beta Thalassemia Majör’lü hasta olduğu varsayılmaktadır

Yunanistan,Güney İtalya,İran, Güney Rusya,Hindistan ve Güneydoğu Asya’da taşıyıcılık oranı % 10-15 arasındadır

Beta Thalassemia Majör’de erişkin tip Hemoglobin A’nın Beta zincirinde sentez bozukluğu söz konusudur

Bunun sonucunda zincir yapımında oluşan dengesizlik,eritroid prekürsörlerde ve eritrositlerde serbest Beta zincirlerinin birikimine neden olur

Bu durumda intramedüller parçalanma,apoptozis,ineffektif eritropoezis ve hemolitik anemiye yol açar
Son 30 yılda, Thalassemia’li hastaların izlem ve tedavisinde önemli değişiklikler olmuştur

Düzenli transfüzyon uygulamaları ve demir birikimine yönelik şelasyon tedavileri Thalassemia’li çocukların hayat kalitesini önemli ölçüde arttırmıştır

Düzenli eritrosit transfüzyonları anemi komplikasyonlarını ve kompansatuar kemik iliği genişlemesini engeller

Demir şelasyonunda kullanılan desferroksamine ile de demir birikimine bağlı komplikasyonlar büyük ölçüde engelleneceğinden sürvi uzar

Artık Thalassemia hızla ölüme yol açan bir hastalık değil uzun sürvi sağlanabilen kronik bir hastalık olarak tanımlanabilir
Ancak tüm bu tedavi yaklaşımları pahalı,temini zor,kişiye rahatsızlık verici ve zaman alıcıdır

Tüm bu nedenlerle tedaviye uyumda ciddi sorunlar yaşanmaktadır

Ayrıca yinede engellenemeyen demir birikimi sonucu gelişen organ yetersizlikleri ve özellikle gelişmekte olan ülkelerde kanla geçen viral infeksiyon etkenlerinin yol açtığı hepatitler hastalığı progressif ve fatal hale getirmektedir

Gelecekte belki kolay uygulanır oral kelatör ve genetik mühendislikle yapılabilecek gen manüplasyonları hastalığın tedavisinde önemli aşamalar sağlayabilecektir

Ancak bugün için uygulanabilecek en uygun tedavi yaklaşımı,hastalığın kemik iliğinde olduğu da göz önüne alınırsa,allojenik kemik iliği nakli (AKİT) dir
Son yıllarda özellikle gelişmekte olan ülkelerde tedavi yaklaşımları yanında koruyucu hekimlik de önem kazanmıştır

Genetik danışma ve prenatal tanı ile defektif gebeliklerin sonlandırılması konusunda başarılı çalışmalar yapılmaktaysa da,dini ve sosyal sorunlar bu yöntemlerin etkinliğini azaltmakta ve toplumsal bir eliminasyonu engellemektedir
KEMİK İLİĞİ NAKLİ
Kemik İliği Transplantasyonu (KİT) günümüzde onkolojide ve onkoloji dışı pek çok hastalığın tedavisinde başarıyla kullanılmaktadır

Onkolojide,özellikle cerrahi-kemoterapi-radyoterapi gibi diğer tedavi yöntemlerinin başarısız kaldığı olgularda KİT hayat kurtarıcı olabilir

Konjenital veya edinsel pek çok hematolojik ve immünolojik sorunun tedavisinde de KİT uygulanmaktadır

3 uygulama şekli vardır

Allojenik,otolog ve sinjenik KİT

Kök hücre kaynağı olarak da kemik iliği yanında periferik kök hücre, kordon kanı ve fetal karaciğer hücrelerinden yararlanılmaktadır
Thalassemia’de ilk başarılı uygulama 1981’de Thomas ve arkadaşları tarafından Seattle, ABD’de yapılmıştır

Hiç transfüze edilmemiş,18 aylık bir bebek olan bu olguya HLA uygun kız kardeşinden AKİT uygulanmış ve halen devam etmekte olan uzun,hastalıksız bir sürvi sağlanmıştır

İlk seri çalışmalar da Lucarelli ve arkadaşları tarafından Pesaro, İtalya’dan yayınlanmıştır

Öncü niteliğindeki ve hazırlama rejimi olarak Siklofosfamid (CY) + Tüm Vücut Işınlaması (TBI) kullanılarak yapılan AKİT’lerde en büyük sorun graft rejeksiyonu ve erken toksisite olmuştur

1983’ten beri ise Santos’un lösemili hastalar için önerdiği Busulfan (BU) + Siklofosfamid (CY) başarıyla kullanılmaktadır

Bugün Thalassemia’de,allojenik uygulamalarda,kardeş veya HLA uyumlu panel kaynaklı vericilerin kemik iliği,periferik kök hücre ve kordon kanı kaynak olarak kullanılmaktadır
SONUÇ
KİT ilk kez malignitelerde ve hızla fatal olabilecek durumlarda kullanılmıştır

Ancak hızla kullanım alanları artmış ve özellikle hemoglobinopatilerde önemli kullanım alanı bulmuştur

1982’deki ilk başarılı uygulamadan sonra dahi Thalassemia’de KİT’in yeri ciddi tartışmalara yol açmıştır

Başarılı sonuçlara rağmen pek çok yerde hayat kurtarıcı olarak değil elektif bir işlem olarak görülmektedir

Etik yönü de halen tartışılmaktadır

Pek çok hematoloji Thalassemia tedavisinde konservatif yaklaşımları benimserken,vericisi olanlarda bile gen tedavisinin yakın bir tarihte uygulanması olasılığı ile çekimser kalmaktadırlar

Ancak gen tedavisi henüz oldukça problemli ve pratik uygulamalardan uzaktır
Bugün için AKİT Thalassemia’de tek küratif yaklaşımdır ve Thalassemia’nin sık görüldüğü pek çok ülkede KİT programlarına alınmıştır

Özellikle HLA uygun aile içi vericisi olan Sınıf I hastalarda,erken dönemde yapılacak KİT büyük oranlarda küratiftir ve hastalara bu şans tanınmalıdır
KÖK HÜCRE NAKLI
Kemik iligi transplantasyonu yillardan beri bazi kanser türlerinde ve dogustan olan bazi hastaliklarin tedavisinde basari ile uygulanmaktadir

Son yillarda bu konudaki bilimsel çalismalara teknolojideki gelismelerinde eklenmesiyle önemli gelismeler saglanarak,kemik iligi transplantasyonunun birçok hastalikta tek tedavi sansi olarak kullanimi gündeme gelmistir

Kemik iligi disinda periferik kan ve kord kaninin da kök hücre kaynagi olarak kullanilmasi ile kemik iligi nakli yerine “kök hücre transplantasyonu” terimi tercih edilmektedir
KÖK HÜCRE KAYNAKLARI :
Kök hücre vericisi olarak tercih edilen doku gruplari tam uyumlu kardeslerdir

Bir veya birkaç antijeni uyumlu olmayan kardes,anne-baba veya doku gruplari tam uyumlu akraba olmayan vericilerden de kök hücre transplantasyonu yapilabilir

Ancak doku grubu tam uyumlu kardeslerden yapilan transplantasyonlar daha basarili ve sorunsuz seyretmektedir
TRANSPLANTASYONDA KULLANILACAK KÖK HÜCRE KAYNAGI OLARAK;
• Kemik Iligi
• Periferik Kan
• Kordon Kani kullanilabilmektedir
PERIFERIK KÖK HÜCRE TRANSPLANTASYON AVANTAJLARI:
• Daha hizli engrafman saglanmasi,
• Trombosit ve eritrosit ihtiyaci daha az,
• Daha az antibiyotik tedavisi,
• Hastanede kalis süresi daha kisa,
• Donöre genel anestezi ve invaziv teknikler gerekmiyor
I

KÖK HÜCRELERIN HAZIRLANMASI :
Periferik kök hücreler aferez ünitelerinde periferik kök hücre toplama programi kullanilarak toplanir

Kök hücre toplanacak hasta veya donör önceden hiçbir islem yapilmadan veya kemik iliginden kök hücreleri periferik kana çikarmak için mobilizasyon uygulanarak toplama islemine alinirlar
MOBILIZASYON YÖNTEMLERI VE KÖK HÜCRE TOPLANMASI:
• Kemoterapi
• Büyüme Faktörleri-GCSF,GMCSF
• Kemoterapi + Büyüme Faktörleri
Sadece kemoterapi veya sadece büyüme faktörleri kullanildiginda kök hücre sayisi normalin 10-30 kati kadar arttirilabilirken,kemoterapi + büyüme faktörleri kullanildiginda 50-200 kat kök hücre artisi saglanabilmektedir

Ancak kemoterapi sadece otolog transplantasyonlarda uygulanmaktadir
Kemoterapi amaciyla siklofosfamid,etoposid veya baska protokoller kullanilabilmektedir

Kemoterapi sonrasi beyaz küre 1500-2000/mm3 düzeyine gelince afereze baslanmaktadir
Mobilizasyon amaciyla büyüme faktörü olarak genellikle granülosit stimüle edici faktör (GCSF) veya granülosit-makrofaj stimüle edici faktör (GMCSF) kullanilmaktadir

Kök hücre toplamak için büyüme faktörü uygulanmasini takiben 5

günde aferez islemine baslanir

Afereze devam edilecek ise 6 ve 7

günlerde de büyüme faktörü kullanilabilir

Ancak 7

günden sonra periferik kandaki kök hücre sayisinin azaldigi bildirilmektedir
Aferez ünitelerinde yapilan kök hücre toplama islemine bir seansi yaklasik 3-4 saat kadar sürebilmektedir

Islem süresi ve seans sayisi toplanmasi hedeflenen hücre sayisina bagli olarak degisebilmektedir

Tek seans yeterli olabilecegi gibi bazen 3 veya 4 seansa gerek duyulabilmektedir

Periferik kök hücre toplama islemlerinin bir aferez ünitesinde hasta (veya donör) bir koltukta otururken yapilabilmesi ve kemik iligi toplanmasi için gerekli olan ameliyathane sartlari ve genel anesteziye gerek duyulmamasi önemli bir avantajdir
Toplanan kök hücreler eger alici hasta hazir ise hemen kateterden infüzyonla verilir

Otolog transplantasyon veya alici hastanin hazirlanacagi durumlarda özel koruyucu karisimlar ile (DMSO ve HES) karistirilan kök hücreler derin dondurucularla dondurulduktan sonra azot tankina konularak senelerce saklanabilir
II

ALICININ HAZIRLANMASI
• Biyokimyasal,mikrobiyolojik ve serolojik testler yapilir

Dis çürükleri gibi enfeksiyon kaynaklari tedavi edilir

Hastaya ve aileye yapilacak islemler hakkinda bilgi verilir

Transplantasyon için uygun ortam sartlarina sahip transplantasyon servisine yatirilir
• Çift lümenli Hickman kateter takilir

Antibakteriyel,antiviral ve antifungal proflaktik tedavi baslanir
• Conditioning (hazirlama) rejim: Yüksek doz kemoterapi veya total vücut isinlamasi ile yapilir

Altta yatan hastaligin tipine göre degisiklik gösterir

Talasemili hastalar için genellikle busulfan + siklofosfamid kullanilir

Bu tedavinin üç amaci vardir:
• Kemik iliginde bosluk açma,
• Immünosüpresyon,
• Hastaligin eredikasyonu
Hazirlama rejiminde kullanilan tedavilerin gastrointestinal,renal,hepatik, pulmonel ve kardiak sistemler üzerine yüksek toksik etkileri vardir
• GVH proflaksisi: Donör lenfositlerinin neden olabilecegi graft versus host hastaligina önlem olarak siklosporin A ve methotraxate kullanilmaktadir
PERIFERIK KÖK HÜCRE TRANSPLANTASYONU KOMPLIKASYONLARI:
1

KÖK HÜCRE TOPLANMASI ASAMASINDA :
• Trombositopeni,
• Anemi,
• Lökopeni,
• Hipokalsemi
• Mobilizasyon rejimlerinin komplikasyonlari
2

CONDITIONING – YÜKSEK DOZ HAZIRLAMA KEMOTERAPISI ASAMASIMDA :
• Nötropenik sepsis,
• Trombositopenik kanamalar,
• Hepatik veno-oklusive hastalik,
• Intertisiyel pnömoni,
• Geç engrafman,
• Greft basarisizligi,
• SSS toksisitesi
3

KÖK HÜCRE INFÜZYONU ASAMASINDA :
• Ates,titreme
• Tasikardi,
• Bulanti,kusma