Düzenleme bu haliyle Anayasamızın kamu tüzel kişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme araçlarından siyasi partilerin yararlanma hakkını düzenleyen 31 inci maddesi hükümlerine aykırı bulunmaktadır. Anayasamızın 31 inci maddesi “kişiler ve siyasi partiler, kamu tüzel kişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme ve yayım araçlarından yararlanma hakkına sahiptir” demekte ve “kanun 13 üncü maddede de yer alan genel sınırlamalar dışında bir sebebe dayanarak halkın bu araçlarla haber almasını, düşünce ve kanaatlere ulaşmasını ve kamuoyunun serbestçe oluşmasını engelleyici kayıtlar koyamaz” hükmünü öngörmektedir.
Bilimsel ve teknik gelişmelerin büyük bir hız kazandığı çağımızda kitle haberleşme araçlarından olan radyo ve televizyonun kamuoyu oluşmasında ne denli bir etkinliğe sahip bulunduğu açıktır. Özellikle radyo ve televizyon işletmelerinin devlet tekelinde bulunduğu ülkemizde bu araçlardan yararlanma daha büyük bir önem kazanmaktadır. Devlet elindeki basın dışı haberleşme araçlarının fonksiyonu Anayasamızın 31/2 inci maddesinde de belirtildiği gibi kamuoyunun serbestçe oluşmasını sağlamaktır. Bu fonksiyon önümüzdeki mahalli idareler seçimleri için hayati bir önem taşımaktadır. İktidar partisinin bizce bilinmeyen birtakım hesapları sonucu seçim tarihinin öne alınmış olması ve seçimlere ilişkin sürelerin kısaltılarak uygulanması gerçeği karşısında kamuoyunun oluşturulması için siyasi partilerin sahip olduğu olanaklar kendiliğinden kısıtlanmış olmaktadır. Bu ise siyasi partilerin vatandaşa seslerini duyurabilmeleri için radyo ve televizyondan yararlanma isteklerini büyük ölçüde haklı kılmaktadır. 298 sayılı Yasanın 52 nci maddesinin son fıkrasında verilen imkan yukarıda arzedilen nedenlerle yetersiz kalmaktadır.
.
- "İyi ki varsın can sıkıntısı,
Hiç olmazsa hatırlatıyorsun bir canım olduğunu.."
.
'..yok artık başımda aşkın belası
bir izin kalmadı kurduğum düşte..'
|