06-01-2007, 20:12
|
#27 (permalink)
|
|
|
Doktora gitmeye başladım. Tabi günden güne kocaman oluyordu benim prensesim ve heyecanım gittikçe artıyordu.
Doğumdan hiç korkmuyordum ve ısrarla normal doğum olmasını istiyordum. Tabi zamanı gelince öğrenecektik nasıl olacağını…
Zaman geçiyordu ve doğum vakti de yaklaşıyordu, içimde sadece seni görebilmenin heyecanı vardı, o kadar…
9. ayıma girmiştim ve artık heyecan iyice fazlalaşmıştı. Ne zaman olacak, ne zaman olacak???
Doktor ‘9 Temmuz’ demişti doğum için. Ve 9 Temmuz geldi çattı ama sende tık yoktu.
O gün doktora gittik, beni muayene etti ve “daha hiçbir belirti yok” dedi (( Üzülmüştüm çünkü bir an önce seni kollarıma almak istiyordum artık. Konuştuk doktorla ve 1 hafta daha beklemeye karar verdik. O bir hafta nasıl geçti anlatamam, bir asır gibi geldi bana...
Ve 17 Temmuz’da doğum olacak yani sezaryene girecektim artık, çünkü zaman geçmiş ve benim korkularım olmaya başlamıştı.
17 Temmuz’da doktora gittik, ben normal doğum olmasını istiyordum hala. Doktor suni ağrı vermeyi önerdi, ben de kabul ettim ve hastaneye yattım.
Ağrılar gitgide fazlalaşmaya başladı ve heyecanım da tabi... Saat 1.30 sıraları doktorla konuştum ve doğumun akşam 8-9 gibi olabileceğini söyledi. “Ben bu kadar dayanamam” dedim ve sezaryen olmasına karar verdik.
Saat 14.00 sıraları doğuma girdim. Baban o kadar heyecanlıydı ki... Teyzen, anneannen, babaannen, halan...
Ve 14.35’te sen dünyaya geldin… Ben odaya alındım, o kadar ağrım vardı ki…
3.200gr doğdun, dünya güzeli bir kız ))
Seni kucağıma aldığım anı hiç unutamam... O an ağrım falan kalmamıştı.
Şimdi 7aylıksın prensesim… Senin bir gülüşün için canımı verecek kadar çok seviyorum seni...
İyi ki doğdun böceğim. İyi ki doğurmuşum seni UĞUR BÖCEĞİM...
Jale Kirişçi

Dünyada her millet, icraatine tahammül ettiği Hükümetin Mesuliyetine Ortak Sayılır...
|
|
|